<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/4065 E.  ,  2025/1136 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/4065<br>Karar No : 2025/1136 <br><br>TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR) :<br>1- ...<br>2- ...<br>3- ...<br>...<br>28- ...<br>29- ...<br>30- ...<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br> 31- ...<br> 32- ...<br> 33- ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Muğla İli, Marmaris İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, ... ve ... sayılı parseller ve bu parsellerin önünde gerçekleştirilmesi planlanan "Yat Yanaşma İskelesi ve Turizm Konaklama Tesisi" projesine ilişkin olarak Muğla Valiliği tarafından verilen 27/01/2023 tarih ve 202333 sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyada yer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu "Yat Yanaşma İskelesi" ve "Turizm Konaklama Tesisi" hakkında Muğla Valiliği’nin vermiş olduğu 27/01/2023 tarih ve E:202333 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının, Arkeoloji, Su Ürünleri ve Hidrobiyoloji, Çevre Mühendisliği, Flora, Orman Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Jeoloji ve Hidrojeoloji bilimleri açısından uygun olduğu göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1-Davacılardan ... ve ... tarafından, proje sahasının ... tarih ve ... sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü kararıyla 1.Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edildiği, bu karar dosyaya sunulmuş olmasına ve keşif sırasında davacılar tarafından beyan edilmiş olmasına rağmen bilirkişi raporunda bu karar hakkında hiçbir değerlendirmenin yapılmadığı, proje sahasının tamamının 1.derece Arkeolojik Sit Alanında kaldığı, proje sahasının iç içe olduğu Amnistos antik kentinden proje tanıtım dosyasında bahsedilmemiş olduğu tespitine bilirkişi raporunda yer verilmediği, başka bir marina kapasite artırımı projesine ilişkin verilen ÇED Olumlu kararının proje sahasının 1.derece Arkeolojik Sit Alanında kaldığı gerekçesiyle iptali yolunda verilen Mahkeme kararının Danıştay tarafından onandığı, proje sahasının ayrıca akdeniz foku, kum köpek balığı, caretta caretta, sığla ağacı ve poseidonia çayırlarının yaşam alanı olduğu, hidrobiyoloji bilimi aracılığıyla sucul ekosistemlerde yaşayan canlıların taksonomisi, biyolojisi, filogenisi, biyoçeşitliliği, koruma biyolojisi ve yaşadıkları çevreyle olan etkileşimleri göl, sulak alan ve akarsu yönetimi ile ilgili konulara açıklık getirilmediği, deniz tabanında yaşayan bentik organizmaların tür çeşitliliğinin nasıl etkileneceği üzerine değerlendirme yapılmadığı, proje alanındaki müsilaj varlığının belgelenmiş olmasına rağmen buna ilişkin bir analiz, kirleticiler üzerine bir değerlendirme, ... Koyu'nun durgun yapısının getirdiği yüklerden ve sınırlamalardan bahsedilmediği, kapasite artışıyla birlikte insan etkisi ve yeni kirleticilerin sisteme dahil olmasının etkileri üzerine değerlendirme yapılmadığı, poseidonia çayırlarının iskeleye bağlanan teknelerin güneş ışığını kesmesi nedeniyle varlıklarını sürdüremedikleri üzerine bir değerlendirme yapılmadığı, Özel Çevre Koruma Bölgesi içindeki bir alanda gerçekleştirilecek ve koruma statüsünü geriye götüreceği açık olan projenin Barcelona Sözleşmesi ile eki protokole aykırı olduğu, Karacasöğüt Koyu'nun tekne taşıma kapasitesinin hesaplanmadığı, projenin 560 metre mesafedeki endemik tür olan sığla ormanı için tehdit oluşturduğu, güneşlenme ve sportif amaçla izin alınan mevcut iskelelerin halihazırda ticari amaçla kullanıldığı, 1.derece deprem bölgesinde yer alan proje sahasındaki yapılaşmaların depreme uygun olup olmadığının değerlendirilmediği, bilirkişilerin bazılarının yüzer iskeleyi bazıların ise kazıklı iskeleyi değerlendirdiği, bilirkişi raporuna itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir.<br>2- ... ve ... dışındaki davacılar tarafından, proje sahsının 1.derece Arkeolojik Sit Alanı olduğunun ÇED sürecinde dikkate alınmadığı, proje tanıtım dosyasında arkeolojik sit alanından bahsedilmediği, keşif sırasında kıyının ve 1.derece Arkeolojik Sit Alanının görülmediği, yatırımcı firma müdürü hakkında 2981 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet suçundan ceza davası açıldığı, dava konusu proje sahasına ilişkin tapu kayıtlarının güncel olmadığı, bu parsellere ilişkin Marmaris Kadastro Mahkemesinde açılan davanın derdest olduğu, proje sahasına yakın mesafede gerçekleştirilmesi planlanan projeye ilişkin olarak verilen ÇED Olumlu kararının proje sahasının 1.derece Arkeolojik Sit Alanında kalığı gerekçesiyle iptali yolunda verilen Mahkeme kararının Danıştay tarafından onandığı, proje sahasında yapılaşmayı engelleyen arkeolojik eserlerin bulunup bulunmadığının, bu eserlerin korunması için proje tanıtım dosyasında yeterli önlemin öngörülmüş olup olmadığının bilirkişi raporunda değerlendirilmediği, proje tanıtım dosyasında yer alan en yakın arkeolojik sit alanının 2,2 km mesafede olduğuna dair bilginin gerçeği yansıtmadığı, tesisin dibindeki surların Amnistos antik kentine ait olduğu ancak proje tanıtım dosyasında bundan bahsedilmediği, Kültür Varlıklarını Koruma Kurulundan görüş sorulmadığı, mevcut iskele için verilmiş iznin yat bağlamayı kapsamadığı söz konusu iznin imarsız alanda eğitim ve sportif amaçlı olarak kurumlar tarafından sporun geliştirilmesi amacıyla verilmiş bir izin olduğu, bakılan dava konusu projeyle ise yat limanı ve restorandan oluşan bir ticari işletmenin gerçekleştirileceği, rekreatif iskele ile ticari iskele izin esaslarının birbirine karıştırıldığı, mevcut yapı kayıt belgelerinin hak sağlayıcı nitelikte olup olmadığının bilirkişi raporunda değerlendirilmediği, mevcut yat bağlama iskelesine eklemlenmek istenen 240 m2 yüzer pantonun hangi statikle diğer iskelelere akuple edileceği bilgisinin proje tanıtım dosyasında yer alamadığı, eklenen bölüm için 1.derece Sit Alanında tonoz sisteminin ne şekilde oluşturulacağının belirsiz olduğu, yelken okulunda izin verilen yelken eğitimi teknelerinin kolaylıkla karaya alınarak istiflenebilen ve iskele zorunluluğu olmayan tekneler olduğu, keşif sırasında görülen teknelerin ise eğitim tekneleri olmadığı, bilirkişi raporunda alandaki tekne yoğunluğunun önemsenmediği, proje sahasının bulunduğu koya yakın Boncuk Koyu'nda Kum Köpekbalığı ile Akdeniz Fokunun belgelendiği, proje tanıtım dosyasında yer alan atık kabul tesisi ve işletme atığı için arıtma tesisi teknik bilgilerinin yetersiz olduğu, ormanla çevrili alanda yat limanı ve turistik tesis işletilmesinin orman bütünlüğü açısından sakıncalı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : 1-Muğla Valiliği tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br>2- Davalı yanında müdahil tarafından, cevap verilmemiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ :Temyize konu Mahkeme kararının karşı oyda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Temyiz istemlerinin reddine,<br> 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br> 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 25/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY : <br> Dosyanın incelenmesinden, Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... mahallesi, ... ve ... parsellerin kara ve deniz tarafında yapılması planlanan dava konusu yat yanaşma iskelesi ve turizm konaklama tesisi proje sahasında, daha önce Muğla Valiliği tarafından ... tarihli yazı ile konaklama-kafe-restoran olarak kullanılacak olan geri tesis alanı, 696,97 m2 kıyı alanı, 11.564,78 m2 deniz alanı ve 30 adet tekne bağlama kapasiteli Uluslararası Yelken ve Denizcilik Eğitim Merkezi/Güneşlenme ve Sportif Amaçlı İskele Alanını içeren bir proje için ÇED Kapsam Dışı kararı verildiği, söz konusu ÇED Kapsam Dışı kararında "kapsam dışı olarak değerlendirilen iskeleye sportif amaçlı tekne dışında özel yat veya teknenin kabul edilmemesi" gerektiğinin belirtildiği, proje sahası içinde kara alanında mevcut durumda toplam 3.567 m2 lik yapı alanı bulunduğu, bu yapı alanında 5 odalı turizm konaklama tesisi, restaurant, atölye, yönetim binası, personel lojmanı, 4 adet bungalov, 3 adet konteynır yatakhane, bekçi evi, sosyal tesis alanı (toplantı odası, kapalı yüzme havuzu, masaj salonu, spor salonu vb.) wc, duş bulunduğu, deniz alanında ise mevcut 3 adet toplam 630 m2 lik iskelenin bulunduğu, bakılan dosya konusu proje kapsamında mevcut ÇED Kapsam Dışı Kararlı alanda faaliyetin sürdürülmesine devam edileceği, proje ile mevcut Güneşlenme ve Sportif Amaçlı İskelelerinin uygun şekilde revize edilerek kullanım amacı değiştirilerek iskelelerin yat yanaşma iskelesi olarak kullanılmasının ayrıca mevcut 3 adet toplam 630 m2 'ik iskelenin 870 m2'ye çıkartılmasının ve firmaya ait sportif amaçlı kullanılan 30 adet tekneye hizmet verilirken, iskelede tekne boyu 24 metreye kadar olan 48 adet tekneye hizmet verilmesinin, mevcut turizm konaklama tesisinin iskeleye yanaşan tekne sahiplerine hizmet etmesi böylelikle projenin yat turizmine hizmet etmesinin planlandığı anlaşılmaktadır.<br> Diğer taraftan, Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun ... tarih ve ... nolu kararı ile ... ve ... parsellerin Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanında; taşınmazların doğusundaki kıyı bandı ve denizel alanda kalan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanın ise Nitelikli Doğal Koruma Alanında kaldığı, proje sahasının deniz üzerindeki kısmının Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile I. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmesine karar verildiği, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapılan itirazın Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile reddedildiği, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile dava konusu alana ilişkin I. derece arkeolojik sit sınırlarının son şeklini aldığı görülmektedir.<br> Gerçekleştirilmek istenilen projeye ilişkin proje tanıtım dosyasında kıyıda mevcut yapılara ilave yapılaşmaya gidilmeyeceği taahhüt edilmiş ise de farklı üniteleri barındıran bir turistik tesis niteliğinde olan ve yat turizmine hizmet etmesi planlanan tesiste verilecek hizmetin yatlara/ yat kullanıcılarına verilecek barınma ve bağlama gibi hizmetlerle sınırlı kalıp kalmayacağı, projenin yalnızca tekne bağlama iskelesinin amacında değişiklik ve kapasitesinde artış olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, söz konusu amaç ve kapasite artışının tekne/yat kullanıcılarına hizmet verecek kıyıda mevcut konaklama tesisi, restaurant vs. tesislerin kapasitelerinde de artışa neden olup olmayacağı, dolayısıyla gerçekleştirilmek istenilen projenin mevcut kara yapıları ile birlikte “Yat Limanları” statüsünde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususlarının bilirkişi raporunda değerlendirilmediği, öte yandan, proje kapsamında iskelelerin yapılacağı deniz alanının Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile ilan edilen I. Derece Arkeolojik Sit Alanı içinde kaldığı ancak ne proje tanıtım dosyasında ne de Mahkeme kararına esas bilirkişi raporunda projenin gerçekleştirilmesinin I. Derece Arkeolojik Sit Alanı ilanını gerektiren, su altında tespit edilen kültür varlıkları üzerine olası etkilerine ilişkin herhangi bir değerlendirmeye yer verilmediği, Arkeolog bilirkişi tarafından "davaya konu koyun deniz kısmında ise yapılan su altı çalışmaları araştırılmış ve burada dağınık vaziyette keramik parçalarının bulunduğu ve bazı mimari parçaların kısmen deniz tabanında durduğu görülmüştür." tespitine rağmen dava konusu projenin su yüzeyinde yoğunlaşması ve kalıcı bir taban üzerinde olmadan gerçekleşeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptalinin uygun olmadığı yolunda kanaat bildirilmiş ise de yapılması planlanan yüzer iskelelerin sabitlenmesi için deniz dibine yerleştirilecek beton tonozların deniz dibinde varlığı tespit edilen kültür varlıklarına zarar verip vermeyeceğinin değerlendirilmediği, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulundan projenin gerçekleştirilmesinin uygunluğu hususunda görüş sorulmadığı görülmektedir.<br> Bu durumda, yukarıda belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla, öğretim üyelerinden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanacak bilirkişi raporu değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>

personel