<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2024/1799 E.  ,  2025/214 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/1799<br>Karar No : 2025/214<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı/... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı üniversite tarafından, muhasebe programı hatası nedeniyle 2012 yılının Nisan ila 2021 yılının Eylül dönemlerinde akademik personelinin ücretinden sehven fazla ve yersiz tevkif edilmek suretiyle beyan edilip ödenen gelir (stopaj) vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikâyet başvurusunun, düzeltme zaman aşımına uğrayan 2016 yılı ve önceki dönemlere ilişkin kesintiler yönünden reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 2012 ila 2016 yıllarında doğan vergi alacağının düzeltme zaman aşımı süresinin, ilgili yıllara ilişkin vergi alacağının doğduğu takvim yıllarını takip eden 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarından itibaren işlemeye başladığı ve beş yıllık zaman aşımı sürelerinin sırasıyla 31/12/2017, 31/12/2018, 31/12/2019, 31/12/2020 ve 31/12/2021 tarihleri itibarıyla sona erdiği, düzeltme zaman aşımı süresini uzatan hâllerin de mevcut bulunmadığının anlaşıldığı; olayda, davacı tarafından, fazladan tahsil edilen tutarın iadesi amacıyla 28/04/2022 tarihinde Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Müdürlüğüne düzeltme başvurusu yapıldığı görüldüğünden, düzeltme ve şikâyet başvurusu için öngörülen beş yıllık zaman aşımı süresi geçtikten sonra yapılan başvurunun zaman aşımına uğrayan vergiler yönünden reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 126. maddesinin iptali için mülkiyet hakkını ihlâl etmesi nedeniyle Anayasa mahkemesine başvurulması gerektiği, kamu gücü bulunmayan özel hukuk kişilerinin birbirleri ile olan ilişkisini düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda dahi 10 yıl olarak belirlenmiş olan zamanaşımı süresinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda 5 yıl olarak belirlenmesinin hukuka uygun düşmediği, vergi alacağının doğduğu takvim yılını izleyen yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve yükümlüye tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağına dair maddede geçen vergi alacağı ifadesinin devleti bağlayan bir yanının olduğu, mükellefler açısından vergi alacağından bahsedilemeyeceğinden düzeltme zamanaşımı süresi geçtikten sonra da fazla ve yersiz olarak beyan edilerek ödenen vergilerin mahsubu ya da iadesinin istenebileceği, 5 yıllık zamanaşımı süresinin devletin vergi alacağına ilişkin olduğu ve tarh ve tebliğ edilmemiş olan vergiler için bir sınır getirdiği, ancak Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğünden düzeltilerek iadesi istenen 2012 ila 2016 dönemlerine ait fazla ve yersiz ödenen gelir (stpoaj) vergisinin tarh ve tahakkuk ederek vergi dairesine ödendiği dolayısıyla düzeltme talebinin, tahakkuk zamanaşımına ilişkin 5 yıllık zamanaşımı süresiyle sınırlandırılmaması gerektiği, mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden hatalı bir şekilde fazla ve yersiz hesaplanıp tarh edilen vergilere karşı 5 yıllık zamanaşımı süresi gerekçe gösterilerek dava açamamalarının, mahkemeye erişim hakkına ve dolayısıyla adil yargılanma hakkına yönelik bir müdahaleye sebebiyet verdiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda zamanaşımı süresinin 10 yıl olarak belirlenmesi nedeniyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 126. maddesinin Anayasaya aykırı olduğundan söz edilemeyeceği, ilgili kanunlarda düzenlenen konuların birbirinden bağımsız olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile hukuka uygun Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 28/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

personel