<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/17753 E. , 2025/1818 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/17753<br>Karar No : 2025/1818<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... <br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında adli veya idari soruşturma olmadığı halde kamu görevinden çıkartılmasının hukuka aykırı olduğu, mahkeme kararında dayanılan tüm delillerin kamu görevinden çıkarıldığı tarihten sonra elde edilen deliller olduğu, dava konusu işlemi hukuka uygun hale getirmeyeceği, çocuklarının FETÖ/PDY'ye müzahir okullarda kaydının bulunmasının örgütle bir bağlantısı olduğunu gösteren somut bir delil olmadığı, kapatılan müzahir kuruluşlara olan ödemelerin çocuklarının özel okul ücretine ait olduğu, B5 seviyesinde kodlandırıldığı iddiasının fişleme olduğu ve delil niteliği bulunmadığı, personel bilgi dosyasında örgüt üyeliği, irtibatı ve iltisakı bulunanlarla ilgili olarak yürütülen tevdi raporunda isminin yer aldığından bahisle kamu görevinden çıkarılmasının kanun usul ve esaslarına aykırı olduğu, terör örgütü üyeliği suçlamasıyla iki kez yargılama yapılmasının hukuka aykırı olduğu, ölçülülük, suç ve cezaların kanuniliği, ilkelerine aykırı hareket edildiği, irtibat ve iltisak kavramlarının muğlak terimler olduğu, 15 Temmuz 2016 tarihi öncesi eylemleri nedeniyle kendisine herhangi bir suçlama yöneltilemeyeceği, OHAL sürecinde alınan tedbirlerin OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL süresince sınırlı olacağı, OHAL sona erdiği için kamu görevinden çıkarılmasının anayasal dayanağı kalmadığı, OHAL KHK'sının Resmi Gazetede yayımlandığı gün Meclisin onayına sunulması ve 30 gün içinde onaylanmasının zorunlu olduğu, FETÖ/PDY'nin ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararında terör örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki faaliyetlerden sorumlu tutulamayacağı, terör örgütü suçlamasıyla kamu görevinden çıkarılması nedeniyle kişisel ve sosyal ilişkilerinin zedelendiği, şeref ve itibarının kaybolduğu, özel sektörde dahi iş bulamayacak hale gelerek adeta sivil ölüme mahkum edildiği, bu durumun ise özel hayata saygı hakkının ihlaline neden olduğu, sürekli olarak kamu görevinden çıkarılması nedeniyle eğitimi neticesinde kazandığı tüm belgelerin geçersiz kılındığı ve eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine dönmemek üzere memurluktan çıkarılması nedeniyle maaş, emeklilik ve sosyal güvence haklarından mahrum bırakıldığı, mülkiyet hakkının ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. <br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br></font></p></body></html>
personel