<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/46 E. , 2025/1709 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/46<br>Karar No : 2025/1709<br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... <br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hiçbir somut delil ve gerekçe sunulmadan ve soruşturma yapılmadan kamu görevinden çıkarıldığı, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği, varsayımsal nitelendirmeler ile soyut değerlendirmelerin idari veya adli tahkikatlarda delil olarak kullanılamayacağı, isnat edilen suçun manevi unsuru olan kast şartının tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerektiği, hakkında devam eden kovuşturma bulunmasının ret gerekçesi olarak gösterilemeyeceği ve bekletici mesele yapılması gerektiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br><br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.<br>Bununla birlikte, davada hükme esas alınan ve Yargıtay...Ceza Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onanmak suretiyle kesinleşen ceza yargılaması neticesinde verilen,... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararında yer alan; "...Sanığın kendi adına kayıtlı bulunan ve kullandığını beyan ettiği ... numaralı GSM hattının kolluk tarafından tanzim edilen 23/09/2018 tarihli inceleme tespit tutanağına göre Ankara genelinde bulunan Büfe-Market tarzı işyerlerine kayıtlı sabit hatlardan kullandığı ...numaralı GSM hattının kendi baz kayıtlarına göre; 2015 yılında 13 defa arandığı,<br>Sanık ...'nın kullandığı... numaralı telefonu ile;<br>-12/07/2015 tarihinde saat 14:17'de ...numaralı ankesör veya sabit (kontörlü) hattan sanık ile irtibat kurulduğunda, aynı gün saat 16:20'de aynı ankesör veya sabit (kontörlü) hattan hakkında aynı konuda soruşturma yürütülen S. K. isimli şahıs ve 21:44 'te hakkında aynı konuda soruşturma yürütülen Ö. B. isimli şahısla irtibat kurulduğu tespit edilmiştir.<br>Mahkememizce Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan sanığın kullandığı GSM hattının ve ilgili sabit ve kontörlü hatların HTS kayıtları celp edilmiş ve bilirkişi raporu aldırılmıştır. Alınan 05/04/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre; Sanık ... adına kayıtlı ... numaralı GSM hattının karşı baz kayıtlarına göre 2015 yılında 10 defa arama kaydının olduğu, sanık hakkında iddianamede belirtilen hususlar dosya kapsamında bulunan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan alınan GSM ve sabit hatların HTS verilerinin analizi neticesinde tutarlılık gösterdiği, ancak bazı aramaların tekrarlandığı tespit edilmiştir. <br>Mahkememizce dosyamıza celp edilen HTS kayıtları incelendiğinde ise; sanık ... 24/06/2015 tarihinde ... numaralı sabit hattan 18:35:13'te arandığı, sanık ile yapılan görüşmenin hemen öncesinde ve sonrasında 18:34:48 ve 18:36:01'de Ankara'nın telefon kodu olan 312 numarasının arandığı, yine dosyamız sanığı ... 11/07/2015 tarihinde... numaralı sabit hattan 13:26:35'te arandığında sanık ile yapılan görüşmenin hemen akabinde 13:27:32'de 312 numarasının arandığı, benzer uygulamaya 10/07/2015 ve 12/07/2015 tarihlerindeki aramalarda da gidildiği, sanığın sabit hattan aranmasının ardından hemen akabinde 312 numarasının aranmasının hayatın olağan akışına uymadığı ve örgüt mensuplarınca bir perdeleme yöntemi olarak kullanıldığı Mahkememizce değerlendirilmiştir. <br>Yargılama devam ederken Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında verilen ... soruşturma ... karar sayılı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararın gönderildiği, iş bu dosya içeriği incelendiğinde sanık hakkında E. S. Y. ile C. Y. isimli şahısların dosyamız sanığı hakkında beyanda bulundukları ve sanığı teşhis ettikleri görülmüş ve Mahkememizce segbis vasıtasıyla tanık sıfatıyla beyanları alınmıştır. <br>Tanık C. Y. ifadesinde; sanığı tanıdığını, FETÖ'nün Hava Kuvvetleri astsubay yapılanmasında öğretmen olarak görev yapmakta iken 2014 yılı sonlarında Etlik'te bir evde örgüt içerisinde ... olarak adlandırılan bir kişiden sanığı devraldığını, tarihin 2015 yılı başları da olabileceğini, darbe girişiminden 1 ay öncesine kadar sanık ile görüştüğünü, 1- 2 haftada bir sanığın evine gittiğini, darbe girişiminden 1 ay önce sanığı ismini bilmediği başka bir kendisi gibi öğretmen pozisyonunda olan şahsa devrettiğini, sanık ile ilgilendiğinde sanık Hava Kuvvetleri Karargahında görevli olduğunu, kendi grubunun Hava Kuvvetleri Karargahındaki personel ile ilgilendiğini, sanığın karargah dışında başka bir yere görevlendirilmesi sebebiyle ... kod isimli V.K.'nin isteğiyle sanığı başka bir kişiye devrettiğini, sanıktan yaklaşık 3 kez 50'şer lira tutarında para aldığını beyan etmiştir. <br>Tanık E. S. Y. ise ifadesinde; sanığı tanıdığını, örgüt içerisinde FETÖ nün Hava Kuvvetleri Komutanlığı Astsubay yapılanmasında öğretmen olarak görevli iken sanıkla ilgilenmesi için ... kod isimli şahsın sanığı kendisine devrettiğini, ...'un asıl ismi İ. Ç. U. olduğu ve İ. Ç. U.'nun müdür yardımcısı olduğunu, bir yıl içerisinde sanık ile en fazla 3 kez görüştüğünü, sanıkla kendisini kazanmak için görüşmeleri olduğunu, sorumluluğundaki asker şahısları ankesörlü hatlardan aradığını sanığı da ankesörlü hattan aradığını beyan etmiştir. <br>Kolluk tarafından tanzim edilen 12/04/2019 tarihli analiz inceleme tutanağına göre; E. S. Y. adına kayıtlı ... numaralı GSM hat ile E. S. Y. tarafından kullanılan S. S. adına kayıtlı... numaralı operasyonel GSM hattın 2928 ortak baz verdiği, Sanık Sinan Kaya adına kayıtlı hatlar ile mahrem imam olduğu değerlendirilen E. S. Y. tarafından kullanılan S. S. adına kayıtlı ... numaralı GSM hat ve E. S. Y. adına kayıtlı hatların toplamda 1063 kez ortak baz verdiği..." tespitleri dikkate alındığında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
personel