<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/957 E.  ,  2024/23024 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/957<br>Karar No : 2024/23024<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): ... Bakanlığı / ...<br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı Taraf (Davacı) : ...<br>Vekilleri : Av. ...<br> <br>İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davalı İdarenin İddialarının Özeti: FETÖ/PDY’nin kuruluşundan 15 Temmuz 2016 sürecine kadar örgüt lideri Fetullah Gülen tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek için hareket ettiği, FETÖ/PDY tarafından Devletin tasarrufunda bulunması gereken kamu gücünün kendi örgütsel çıkarları lehine kullanıldığı, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlü olduğu, Devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal eden kişilerin kamu kurumları bünyesinde görevlerine devam etmelerinin hukukun üstünlüğü, demokrasi, insan hakları ve Devletin güvenliği açısından büyük bir tehdit oluşturduğu, FETÖ/PDY terör örgütünün Devlet içerisindeki mensuplarının Anayasa ve kanunlar uyarınca kamu görevlisi sıfatıyla uymak zorunda oldukları sadakat, tarafsızlık ve eşitlik gibi en temel ilkeleri örgütsel ve gizli bir dayanışma ile çiğneyerek kamuda görevlerini sürdürme imkânını kendi fiilleriyle ortadan kaldırdığı, terör örgütleri veya MGK’ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplar ile ilgili personel arasında mutlak bağ kurulmasının aranmadığı, böyle bir bağın olduğunun değerlendirilmesinin yeterli görüldüğü, kamu görevlisi olan davacının katlanması gereken külfet ve sorumluluklardan birisinin de Devlete karşı sadakat yükümlülüğüne uymak olduğu, davacının adalet hizmetinin yürütüldüğü birimlerde çalışması, işin niteliğinin çok önemli ve gizlilik barındırması, hiçbir şekilde bağımsızlığının ve tarafsızlığının zedelenmemesi gerektiği, yapılan inceleme ve araştırmalarda davacının örgütün ideolojisi ve stratejisi doğrultusunda hareket ettiği ve FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğunun değerlendirildiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.<br><br>Davacının Savunmasının Özeti: Hakkındaki adli soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, söz konusu soruşturmanın sonucu beklenmeden kamu görevinden çıkarıldığı, idarece gerekçe olarak gösterilen evinde yapılan arama kayıtlarının aslında var olmadığının ilk derece mahkemesince ortaya konulduğu, idarece yargılamanın her aşamasında yeni bir söylemde bulunulmasının mahkemeyi yanıltma ve yönlendirme amacı taşıdığı ve itibar edilmemesi gerektiği, ilk kez istinaf dilekçesinde dile getirilen iddianın gerçeklikten uzak olduğu ve kendisini bağlamayacağı, isnat edilen eylemlerin soyut nitelikte olduğu, eşi hakkındaki beraat kararı yok sayılarak işlem tesis edildiği ve eşi hakkındaki iddiaların asılsız olduğu, suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı hareket edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br><br></font></p></body></html>

personel