<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/21715 E.  ,  2025/1069 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/21715<br>Karar No : 2025/1069<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... <br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br>İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın Anayasa'ya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne, usule, yasaya aykırı ve gerekçesiz olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakının bulunmadığı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkının, gerekçeli karar hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, öngörülebilirlik ilkesinin, kıyas yasağının ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.<br><br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. <br>Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararında yer alan; "... sanık (davacı) savunması ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın (davacının) Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde asker olarak görev yaptığı dönemde üzerine kayıtlı ve kullanımında olan ... numaralı GSM hattına ilişkin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün ankesör/kontörlü/sabit hatlardan arama sistemine yönelik yapılan araştırma kapsamında düzenlenen inceleme tutanağında Erzincan ilinde bulunan büfe ve marketlerdeki kontörlü telefonlardan 13/06/2013-29/04/2014 tarihleri arasında farklı zamanlarda İ.Y. ve H.E. isimli askeri personeller ile aynı örgüt suçundan haklarında soruşturma veya kovuşturma yapılan O.K., H.G., E.E., A.M.B. isimli askeri personeller ile ardışık olarak arandığının ve yine Erzincan ilinde bulunan büfe ve marketlerdeki kontörlü telefonlardan tekil olmak üzere kırk sekiz kez aranma kaydının bulunduğunun tespit edildiği, sanığın (davacının) savunmasında örgütle tanışma sürecini, örgüt içerisinde bulunduğu süre zarfında temas halinde olduğu örgüt mensuplarını, örgütsel faaliyetleri detaylı olarak anlattığı ve A. kod adını kullandığını, ankesörlü hatlardan arandığını beyan ettiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün tüm askeri birliklerde birim yapılanması adıyla ülke genelinde olduğu gibi mahrem yapılanma anlamında bir yapılanmaya gittiği, örgüte yönelik Türkiye çapında yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda, mahrem hizmetler abilerinin, örgüt üyesi askeri personel ile mutat iletişim yöntemlerini kullanarak irtibat kurmayıp takibi önlemek için büfe, market gibi iş yerlerinde kurulu bulunan kontörlü telefonlardan örgüt üyesi askeri personeli zaman zaman bireysel, zaman zaman ise aynı hücreye dahil olanları ardışık olarak aramak suretiyle irtibata geçtiği ve onları örgütsel toplantıya çağırdığı anlaşıldığı, nitekim 15 Temmuz gecesi örgütün gerçekleştirmeye çalıştığı anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs eylemi faillerinin de bu tür hatlardan arandıkları, sanık (davacı) savunması, değerlendirme ve tespit tutanağı, emniyetin ardışık aranan şahıslarla ilgili araştırma yazısı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın (davacının) TSK yapılanması içinde yer alan sivil imam tarafından örgütsel talimatların iletilmesi için buluşma gerçekleştirmek amacıyla arandığının belirlendiği, aramaların sistematik ve düzenli olması gerekmediği, nitekim örgütsel toplantıların tarihlerinin önceki yapılan toplantıda kararlaştırılmış olması durumunda örgüt mensubunun ona göre hareket ettiği, toplantının farklı yer veya tarihte yapılacak olması durumunda örgüt mensubunun haberdar edilmesi için bu şekilde gizlilik esasına uygun arama yapıldığı, sanığın kimliği tespit edilemeyen FETÖ silahlı terör örgütünün askeri şahısları takip ve idare ile görevlendirdiği 'mahrem imam' ile irtibatının olduğu, bu duruma göre de sanığın (davacının) örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasa ve kanunlarına göre değil, amacı ülkemizi sömürgeci devletlerin arzusuna göre şekillendirmeye çalışan yukarıda nitelikleri ve yöntemleri anlatılan ve uzun yıllardır yurt dışında dünyayı kendi amaçları doğrultusunda yönetip şekillendirmek olan istihbarat kuruluşlarının emrinde bulunan örgüt elebaşı Fethullah Gülen tarafından kurulan ve yönetilen örgütün amacını bilerek örgüt hiyerarşisine katılmakla iradesini sorgusuz sualsiz örgütün belirlediği üst konumdaki mahrem imama terk ettiği, normal yollarla iletişim kurma imkanı konusunda sayısız yol ve yöntem olmasına rağmen, bunun yerine iletişimin tespitinden kurtulmak gayesiyle arayanın belli olmaması için sabit hatla görüşen ve buluşan kişinin yaptığının illegal bir davranış olduğunun farkında olduğu, bu itibarla sanığın (davacının) eylemlerinin çeşitlilik, yoğunluk ve süreklilik arz ettiği, örgüt hiyerarşisine tabi olduğu anlaşılmakla, sanığın (davacının) üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kanaatine varılmıştır. ..." tespitleri ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler bir arada değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br> <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>

personel