<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/3148 E. , 2025/912 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/3148<br>Karar No : 2025/912 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: 1- (DAVACI) ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> 2- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 3- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, İzmir ili, Çeşme ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde bulunan maliki olduğu II. Grup Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı olarak tescilli evinin, 20/02/2016 tarihinde Çeşme Belediye Başkanlığı ilaçlama ekipleri tarafından rögar ilaçlaması yapılırken yanması olayında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek meydana gelen zarar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi (09/03/2020 tarihli miktar artırım dilekçesi sonrası 170.545,57 TL) ve 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyada bulunan bilirkişi ve yangın raporları ile diğer bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan tazmin sorumluluğunda, binada oluşan yıpranma payı da dikkate alınmak ve yangının gerçekleştiği tarih (2016 yılı) esas alınmak suretiyle, gerçek zararın tespiti gerektiği kanaatına varıldığı; davacının uğradığı toplam 102.712,17 TL zararın maddi tazminat olarak davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği, davacının uğradığı zararı aşan 67.833,40 TL'lik maddi tazminat isteminin ise yerinde olmadığı, hükmedilen tazminatın, 50.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 18/11/2016 tarihinden itibaren, arta kalan 52.712,17 TL'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 09/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesi gerektiği, yanan evin sit alanı içersinde yer alan korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğu anlaşılmakla beraber; yangın raporlarında belirtildiği üzere, dört aile tarafından depo olarak kullanıldığı ve içerisinde kullanılmayan muhtelif eşyalar bulunduğu göz önüne alındığında, davacının manevi zarara uğramadığı, uğradığı maddi zararın da talebiyle bağlı kalınarak tazminine karar verilmiş olması nedeniyle manevi tazminat istemi yerinde görülmediği gerekçesiyle davacının 170.545,57 TL maddi tazminat talebinin, 67.833,40 TL'lik kısmının reddine, 102.712,17 TL'lik kısmının ise kabulüne, kabul edilen miktarın 50.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 18/11/2016 tarihinden itibaren, arta kalan 52.712,17 TL'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 09/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, 30.000,00 TL'lik manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, tarihi eser niteliğindeki evin restorasyonunun da binanın bu özelliği dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken hesaplamanın bu özellik dikkate alınmadan yapıldığı, maddi tazminat açısından ıslah edilen kısma ilişkin faizin idareye başvuru tarihinden itibaren başlatılması gerektiği, maddi tazminat talebinin bilirkişi raporunda tespit edilen 170.545,57 TL üzerinden verilmesi gerektiği, manevi tazminat talebinin reddinde hukuka uygunluk olmadığı, dava konusu evin ve içindeki eşyaların babaanneden kalma, manevi değeri olduğu ileri sürülmektedir.<br>Davalı idare tarafından, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin yokluklarında keşif yaparak yangının çıkış nedenini belirlemeksizin zarar tespiti yaptığı, bu nedenle tespite itibar edilemeyeceği, dosyada yer alan bilirkişi raporlarının varsayımsal sonuca vararak yazıldığı, ilaçlamanın taşınmazlara yapılmadığı, yangının çıkış nedenini hem yangın uzmanı hem de ilaçlama makineleri konusunda uzman bir makine mühendisinin değerlendirmesi gerektiği, tazminat miktarının fahiş olduğu, dava konusu evin atıl durumda, yaşayanın olmadığı, kurul izin verdiği takdirde davacının bu yapıyı çoktan yıkacağı, bu nedenle tazminatın haksız kazanca yol açacağı ileri sürülmektedir.<br>Müdahil tarafından, dosyada yer alan bilirkişilerin yangın konusundan bilimsel yeterliliği olmadığı, bu nedenle bilirkişi raporlarındaki kişilerin alanlarına itiraz ettikleri, bunun dikkate alınmadığı, her ne kadar evde elektrik su tesisatı olmadığı belirtilse de, Google Eart uygulaması üzerinden dava konusu eve bakıldığında iki adet enerji kablosunun görüldüğü, ilaçlamanın sis olarak püskürtme şeklinde yapıldığı, iddia edilen kıvılcım çıkması ve yangına sebep olmanın mümkün olmadığı, çalışan personelin yeterlilik belgelerinin mevcut olduğu, personelin kanalizasyon, logar, menfez ilaçladığı, davacıların dava konusu binayı bakıpsız bırakarak müterafik kusurlu olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idare ve müdahil tarafından, davacının temyiz istemlerinin usul ve mevzuata aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde "temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı" hükme bağlanmıştır.<br> Temyize konu istinaf mahkeme kararı taraflarca karşılıklı temyiz edilmiş olup; uyuşmazlıkta, talep edilen tazminatın miktar artırım dilekçesiyle artırılan kısmına yürütülecek faizin başlangıç tarihi yönünden değerlendirme yapılmıştır.<br> Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 24/10/2024 tarih E:2021/5, K:2024/2 sayılı kararı, idari işlem veya eylemlerden doğan zararın faiziyle birlikte tazminine hükmedilmesi istemiyle açılan tam yargı davalarında, miktar artırımında bulunulması halinde dava dilekçesinde talep edilen miktar için hangi tarihten itibaren faize hükmedilecekse, artırılan miktara da aynı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği yönünde içtihadın birleştirilmesine ilişkin karar verilmiştir.<br>Bu durumda; dava konusu maddi tazminat talebinin artırılan miktarına ilişkin faiz başlangıcına ilişkin temyize konu kararda yer alan; "Diğer yandan, hükmedilen tazminatın, 50.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 18/11/2016 tarihinden itibaren, arta kalan 52.712,17 TL'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 09/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesi gerektiği de açıktır." kısmının, "Diğer yandan hükmedilen toplam 102.712,17 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 18/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği de açıktır." şeklinde; hüküm fıkrasında yer alan; "102.712,17 TL'lik kısmının ise kabulüne, kabul edilen miktarın 50.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 18/11/2016 tarihinden itibaren, arta kalan 52.712,17 TL'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 09/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine," kısmının, "toplam 102.712,17 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 18/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek kararın onanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; hüküm fıkrasında yer alan; "102.712,17 TL'lik kısmının ise kabulüne, kabul edilen miktarın 50.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 18/11/2016 tarihinden itibaren, arta kalan 52.712,17 TL'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 09/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine," kısmının, "toplam 102.712,17 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 18/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalı Çeşme Belediye Başkanlığı'na iadesine, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 14/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
personel