<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/2341 E. , 2023/1305 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2018/2341<br>Karar No : 2023/1305 <br><br>DAVACI : … Hizmetleri Ltd. Şti. <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALI : … Bakanlığı<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …<br><br>DAVANIN KONUSU : 18/08/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının ve bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen Organik Tarım Komitesinin … tarihli ve … sayılı kararının davacı şirketin uyarılmasına ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu'nda çalışma izninin askıya alınması yaptırımının düzenlenmediği, Kanun'da sayılmayan yaptırımların yönetmelik ile düzenlenemeyeceği, aynı şekilde çalışma izninin iptal edilmesi yaptırımının da Kanun’a aykırı olduğu, Keşap Ziraat Odası Başkanlığı’nın sözleşme kapsamındaki asli edim yükümlülüğü olan hizmet bedeli ödemesini yapmayarak temerrüde düştüğü, buna rağmen 2015 ve 2016 yıllarında eksiksiz bir şekilde hizmet verildiği, esasen sertifikasyon sürecini askıya alma hakları varken iyi niyetli bir şekilde edimlerini ifa etmeye devam ettikleri, 2017 yılı ilk taksitini ödemeyen Ziraat Odası’nın hizmet verilmesini istemeye hakkı olmadığı, davalı idarece dava konusu olaydaki maddi gerçekliğin değerlendirilmediği, Ziraat Odası ile olan sözleşmeleri feshedildikten sonra Oda tarafından başka bir firma ile sözleşme imzalandığı, bu firma tarafından 2017 kontrollerinin yapılmamasından kendilerinin sorumlu tutulamayacağı, üreticilerin statülerinin yükseltilmediği, OTBİS sistemindeki yoğunluk nedeniyle sistemin efektif çalışmadığı, bu nedenle güncellemelerin elle yapıldığı, bu sırada sehven yapılan işlemlerin de fark edilir edilmez düzeltildiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idarece, davacı tarafın 2017 yılına ilişkin kontrolleri yapmadığı ve kontrole gitmeden 3 adet üreticinin statü bilgilerini yükselttiği hususlarının denetim raporu ve davacının beyanları ile sabit olduğu, ödeme yapılmaması gerekçe gösterilerek fındık üretim sezonu içerisinde yapması gereken kontrolü yapmayarak üreticilerin mağduriyetine neden olunduğu, 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu’nun 4. maddesinde çalışma izninin askıya alınması ve iptali bakımından idarelerine yetki verildiği, dava konusu edilen düzenlemenin ve tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : 18/08/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yetkilendirilmiş kuruluşlar, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı faaliyette bulunmaları durumunda Bakanlıkça yazılı olarak uyarılır..." ibaresi ile Organik Tarım Komitesinin …tarihli ve …sayılı kararının davacı şirketin uyarılmasına ilişkin kısmı bakımından davanın reddi, 8/08/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının, ilk cümlesinde yer alan "...ve aykırılığın düzeltilmesi için iki ay süre verilir." ibaresi ile, devamındaki cümleleri bakımından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi ile 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : …<br>DÜŞÜNCESİ : 18/08/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasındaki "çalışma izninin askıya alınması" ve "çalışma izninin iptali" yaptırımlarının ve bu maddeye dayanılarak tesis edilen …tarih ve … sayılı davacı şirketin uyarılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.<br> 5262 sayılı Organik Tarım Kanunun "Komitelerin oluşumu, yetki, görev ve sorumlulukları"başlıklı 4. maddesinde" Bu Kanunun uygulanmasında; organik tarımın geliştirilmesi yönünde çalışmalar yapmak ve Bakanlık içi koordinasyon ve değerlendirme hizmetleri ile yetkilendirilmiş kuruluşların, işletmelerin, müteşebbislerin, kontrolör ve sertifikerlerin faaliyetlerini izlemek üzere Bakanlık bünyesinde Organik Tarım Komitesi kurulur."hükmü yer almış,"Yetkilendirilmiş kuruluşlar"başlıklı 5. maddesinde"Bu Kanunun uygulanmasında; organik tarım faaliyetlerinin her türlü kontrol ve sertifikalandırma işlemleri, Bakanlıkça veya Bakanlıkça yetkilendirilmiş kuruluşlarca yapılır. Yetkilendirilmiş kuruluşlar, yeterli ve tecrübeli personel ile teknik alt yapıya sahip olmak zorundadır.<br> Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya sertifikasyon kuruluşu tarafından sertifikalandırılmamış ürünler, organik ürün veya organik girdi adı altında satılamaz.<br>Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya sertifikasyon kuruluşu organik olmayan tarımsal ürün ve girdilere, organik ürün veya organik girdi sertifikası veremez.<br> Yetkilendirilmiş kuruluşlar ile kontrolör ve sertifikerler, Bakanlıktan çalışma izni almak zorundadır. Yetkilendirilmiş kuruluşların çalışma izni bittiğinde, Bakanlıktan süre uzatımı almadan tekrar faaliyette bulunamazlar.<br>Bakanlık tarafından verilen çalışma izni devredilemez.<br> Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu, kontrol ve sertifikasyon olmak üzere iki ayrı birimden oluşur. Kontrol biriminde görev yapanlar sertifikasyon biriminde, sertifikasyon biriminde görev yapanlar da kontrol biriminde görev yapamazlar.<br>Yetkilendirilmiş kuruluşlar, bu Kanuna uygun olarak çıkarılacak yönetmelikte belirlenen dönemlerde Bakanlığa rapor vermek, bilgi ve belgelerini Bakanlık yetkililerine göstermek zorundadırlar.<br> Yetkilendirilmiş kuruluşlar ile kontrolör ve sertifikerlerin; çalışma izni, izin süresi, süre uzatımı, izinlerinin iptali, görev ve yetkileri, yetki kullanımı, kontrol ve sertifikasyon sistemi ile kontrolör ve sertifiker çalıştırmaya ilişkin usul ve esaslar, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir."düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41/2. maddesinde "Yetkilendirilmiş kuruluşlar, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı faaliyette bulunmaları durumunda Bakanlıkça yazılı olarak uyarılır ve aykırılığın düzeltilmesi için iki ay süre verilir. Yetkilendirilmiş kuruluşlar verilen bu süre içerisinde yapılan düzeltmeleri Bakanlığa bildirir. Aykırılığın zamanında düzeltilerek Bakanlığa bildirilmemesi durumunda konu Organik Tarım Komitesinde değerlendirilir ve yetkilendirilmiş kuruluşa verilen çalışma izni azami altı ay süre ile askıya alınır. Bu süre içerisinde yetkilendirilmiş kuruluş, yeni müteşebbislerle sözleşme yapamaz, kontrol ve sertifikasyon faaliyetinde bulunamaz. Yetkilendirilmiş kuruluş askıya alınma tarihi itibarıyla geçerlilik süresi devam eden sertifikalara ilişkin görev ve sorumluluklarını yerine getirir. Ancak, bu sertifikalarda hiçbir şekilde yeni süre uzatımına gidemez. Askı süresi sonunda aykırılığın giderilmemesi durumunda Organik Tarım Komitesince yetkilendirilmiş kuruluşun yetkisi iptal edilir. "düzenlemesi yer almaktadır.<br>Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin, Keşap Ziraat Odası Başkanlığı ile organik tarımda kontrol ve sertifikasyon faaliyetinde bulunmak üzere 06.09.2017 tarihine kadar organik tarım faaliyetlerinde bulunduğu, Keşap Ziraat Odasının 2015 ve 2016 faturalarını ödememesi nedeniyle 06.09.2017 tarihinde kontrol ve sertifikasyon hizmetinin sonlandırıldığı, davacı şirketin sözleşme gereği yapması gereken zorunlu kontrolleri yapmadığı, kontrol formlarını Organik Tarım Bilgi Sistemine girmediği, üç adet üreticinin statülerinin kontrole gitmeden yükseltildiği gerekçesiyle …tarih ve E…sayılı işlemle uyarıldığı anlaşılmaktadır.<br>Dava konusu edilen ilgili Yönetmeliğin 41.maddesindeki düzenlemede dayanağı Yasaya aykırıık görülmediği gibi, bu düzenlemeye dayalı olarak kontrol ve denetim sorumluluğunu yerine getirmeyen davacı şirket hakkında tesis edilen dava konusu işlemde de dayanağı mevzuata aykırılık saptanmamıştır.<br>Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:<br><br>Davacı tarafından dava dilekçesinin konu kısmında 18/08/2010 tarihli ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasındaki "çalışma izninin askıya alınması" ve "çalışma izninin iptali" yaptırımlarının, dilekçenin netice ve talep kısmında ise anılan Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının tamamının iptalinin istenildiği görülmüş ise de; davacı hakkında tesis edilen uygulama işleminin uyarma mahiyetinde olduğu da değerlendirilerek, iptal isteminin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının tamamına yönelik olduğu sonucuna varılmış ve maddenin tamamına yönelik olarak inceleme yapılmasına karar verilmiştir.<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br>Dava dosyasının incelenmesinden,<br> 1. Davacı firma ile Keşap Ziraat Odası Başkanlığı arasında 06/02/2015 tarihli Organik Tarım Kontrol ve Sertifikasyon Sözleşmesi imzalanmasını müteakip odaya üye olan fındık üreticileri tarafından (oda nezdinde grup çalışması olarak) organik tarım faaliyetlerine başlanıldığı,<br>2. Davalı idare personeli tarafından düzenlenen 23/03/2018 tarihli raporla; <br>- Keşap Ziraat Odası tarafından 2016 yılı ödemelerinin eksik yapılması, 2017 ödemelerinin ise hiç yapılmaması gerekçe gösterilerek davacı şirket tarafından 06/09/2017 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiği, bunun üzerine Keşap Ziraat Odası tarafından 08/09/2017 tarihinde dava dışı ECAS Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşu ile sözleşme imzalandığı, davacının sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar yapması gereken zorunlu kontrolleri yapmadığı, yeni sözleşme imzalanan ECAS firmasına da ilgili müteşebbislerin bilgilerini vermediği, verilerin OTBİS'e (Organik Tarım Bilgi Sistemi) girilememesi sebebi ile grup üyesi müteşebbislerin o yıl hak ettikleri organik tarım desteğinden faydalanamadığı, <br>- Keşap Ziraat Odası tarafından; 06/09/2017 tarihine kadar davacı tarafından herhangi bir uyarı ve ikaz almadıklarının belirtildiği, bu tarihe kadar davacı ile yapılan görüşmelerde bir problemin olmadığı düzenlenecek kontrol formlarının şirket merkezinde tasdik edildikten sonra OTBIS sistemine girilip Keşap Ziraat Odasına gönderileceğinin söylendiğinin belirtildiği, davacı tarafından ise, Keşap Ziraat Odası Başkan ve yetkilileri ile yapılan görüşmelerde Odanın; 2016 yılı için ödenmesi gereken ücretin yarısını ödediği, 2017 yılı için ise herhangi bir ödeme yapmadığı, sözleşme kurallarına uyulması ve ödeme yapılması durumunda Ağustos ayında asıl rutin kontrolün gerçekleştireceğinin anlatıldığı, söz konusu ödemenin yeterli miktarda ve zamanında gerçekleşmeyeceğinin kesinleşmesi üzerine Oda başkanı ile görüşülerek başka KSK ile sözleşme yapmaları konusunda uyarıldığı ve bunun üzerine başka bir kuruluşa geçecekleri konusunda Oda başkanı ile mutabık kalındığının belirtildiği, <br>- Bazı çiftçilerin statüsü yükseltilerek OTBIS sistemine girilmesi ve daha sonra silinmesi ile sözleşme iptal tarihinden önce Keşap Ziraat Odası ile yazışma yapılıp yapılmadığı hususunda; davacı tarafından, OTBIS sisteminden kaynaklanan problemlerin olduğu, statü yükseltmelerinin sehven yapılmış olabileceği, 06/09/2017 tarihinden önce Keşap Ziraat Odasına yazılı bir uyarının yapılmadığını fakat telefon görüşmeleri ile uyarıldığının belirtildiği,<br>- Keşap Ziraat Odası Başkanlığı tarafından, davacının, üreticilere ait arazileri kontrol ettiği iddia edilse de, davacı çalışanı kontrolör'ün 25-26-27/01/2017 tarihlerinde 3 gün Keşap Öğretmenevi'nde misafir edildiği, ancak bu faturadan arazilerin kontrol edildiği anlamı çıkmayacağı, yönetmeliğin 39. maddesi 1. fıkrasının (a) bendine göre; 3 günde 178 müteşebbisin arazilerinin kontrol edilmesi mümkün olmadığı, ayrıca Keşap Ziraat Odası Başkanlığı grup üyelerinin arazilerin üretim sezonu içerisinde kontrol edilip edilmediğini takipten sorumlu olduğu, <br>- Sonuç olarak; davacının kontrol yapmadığını açıkça beyan etmesi, yapılması gereken zorunlu kontrollerin yapılmaması, kontrol formlarının organik Tarım Bilgi Sistemine girmediğinin tespit edilmesi nedeniyle, grup üreticilerinin destekleme ödemelerinden yararlanmalarının mümkün olmadığı, mağduriyetini yasal olarak arayabileceği, davacının ise, Keşap Ziraat Odası Başkanlığının kendilerine yapılması gereken ödemelerin yapılmamasını gerekçe göstererek, fındık üretim sezonu içerisinde yapması gereken kontrolleri yapmayarak üreticilerin mağduriyetine neden olduğu (ödemelerin gecikmesi yada ödenmemesi üretim alanlarının, ya üretim sezonu başlamadan sözleşmesini yazılı olarak iptal etmesi ya da üretim sezonu başlamış ise ödemeye bakılmaksızın organik tarımın devamlılığı açısından alanların kontrolünün gerçekleştirmesi gerektiği, sözleşme gereği kendilerine yapılması gereken ödemeleri yasal olarak tahsil etmeleri gerektiği de belirtilerek), bazı üreticilere ait alanların statü bilgilerini yükseltilmesinin, yanlışlık ve sehven yapılmış olsa bile yapılmaması gereken bir husus olduğu, Organik Tarım Kanunu'nda bu kusurlardan dolayı cezai yaptırım uygulanması yönünde bir düzenleme bulunmadığı, ancak davacının iş ve işlemlerini Kanun ve Yönetmelik hükümleri doğrultusunda zamanında, eksiksiz, dikkatli bir şekilde yapması gerektiği konusunda uyarılmasının önerildiği,<br>3. Organik Tarım Komitesinin … tarihli ve … sayılı kararı ile 23/03/2018 tarihli rapordaki tespitlere yer verilerek davacının iş ve işlemlerini kanun ve yönetmelik hükümleri doğrultusunda, zamanında, eksiksiz ve dikkatli bir şekilde yapması gerektiği konusunda uyarılmasına karar verilmesi üzerine de görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> USUL YÖNÜNDEN:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, davacının, iptali istenen işlem yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.<br>İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak aramaktadır.<br>İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir.<br>İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idari işlemlerin; ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği kabul edilmektedir.<br>Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisinin varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin, hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunması dava açma ehliyeti için gerekli sayılmaktadır.<br>Davacı tarafından, 18/08/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının tamamının iptali istenilmesine rağmen, anılan düzenlemede yer alan; yazılı olarak uyarma, aykırılığın düzeltilmesi için iki ay süre verilmesi, çalışma izninin azami altı ay süre ile askıya alınması ve yetki iptali yaptırımlarından sadece uyarmaya ilişkin kısmının davacıya uygulandığı, düzenlemede yer alan diğer yaptırımların ise davacıya uygulanmadığı görülmektedir.<br>Bu durumda, Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının, "...ve aykırılığın düzeltilmesi için iki ay süre verilir. Yetkilendirilmiş kuruluşlar verilen bu süre içerisinde yapılan düzeltmeleri Bakanlığa bildirir. Aykırılığın zamanında düzeltilerek Bakanlığa bildirilmemesi durumunda konu Organik Tarım Komitesinde değerlendirilir ve yetkilendirilmiş kuruluşa verilen çalışma izni azami altı ay süre ile askıya alınır. Bu süre içerisinde yetkilendirilmiş kuruluş, yeni müteşebbislerle sözleşme yapamaz, kontrol ve sertifikasyon faaliyetinde bulunamaz. Yetkilendirilmiş kuruluş askıya alınma tarihi itibarıyla geçerlilik süresi devam eden sertifikalara ilişkin görev ve sorumluluklarını yerine getirir. Ancak, bu sertifikalarda hiçbir şekilde yeni süre uzatımına gidemez. Askı süresi sonunda aykırılığın giderilmemesi durumunda Organik Tarım Komitesince yetkilendirilmiş kuruluşun yetkisi iptal edilir." şeklindeki düzenlemesinin, davacının kişisel menfaatini doğrudan etkilemesinin söz konusu olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Bu itibarla, 18/08/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının, ilk cümlesinde yer alan "...ve aykırılığın düzeltilmesi için iki ay süre verilir." ibaresi ile devamındaki cümleleri bakımından davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br> ESAS YÖNÜNDEN:<br> İlgili Mevzuat:<br> Tüketiciye güvenilir, kaliteli ürünler sunmak üzere organik ürün ve girdilerin üretiminin geliştirilmesini sağlamak için gerekli tedbirlerin alınmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla 03/12/2004 tarihli ve 25659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu'nun 2. maddesinde, Kanun'un, organik tarım faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin kontrol ve sertifikasyon hizmetlerinin yerine getirilmesi ve Bakanlığın denetim usul ve esasları ile yetki, görev ve sorumluluklara dair hususları kapsadığı belirtilmiş; 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Organik tarım faaliyetleri"nin, toprak, su, bitki, hayvan ve doğal kaynaklar kullanılarak organik ürün veya girdi üretilmesi ya da yetiştirilmesi, doğal alan ve kaynaklardan ürün toplanması, hasat, kesim, işleme, tasnif, ambalajlama, etiketleme, muhafaza, depolama, taşıma, pazarlama, ithalat, ihracat ile ürün veya girdinin tüketiciye ulaşıncaya kadar olan diğer işlemlerini; (c) bendinde, "Kontrol ve sertifikasyon kuruluşu"nun, organik ürünün veya girdinin, üretiminden tüketiciye ulaşıncaya kadar olan tüm aşamalarını kontrol etmek ve sertifikalandırmak üzere Bakanlık tarafından yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişileri; (f) bendinde, "Yetkilendirilmiş kuruluş"un, kontrol ve sertifikasyon kuruluşu, kontrol kuruluşu veya sertifikasyon kuruluşu olarak Bakanlık tarafından yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişileri; (g) bendinde, "Kontrol"ün, organik tarım faaliyetlerinin bu Kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, düzenli kayıtların tutulması, sonuçların rapor edilmesi, gerek görülmesi halinde ürünün organik niteliğinin laboratuvar analizleri ile test edilmesini; (l) bendinde, "Müteşebbis"in, organik tarım faaliyeti yapan gerçek veya tüzel kişiyi; (m) bendinde, "Sertifikasyon"un, bütün kontrol yöntemlerinin uygulanması sonucu işletmenin, organik ürünün ve girdinin mevzuata uygun olarak belgelendirilmesini ifade ettiği düzenlemesine;<br> "Komitelerin oluşumu, yetki, görev ve sorumlulukları" başlıklı 4. maddesinde, "Bu Kanunun uygulanmasında; organik tarımın geliştirilmesi yönünde çalışmalar yapmak ve Bakanlık içi koordinasyon ve değerlendirme hizmetleri ile yetkilendirilmiş kuruluşların, işletmelerin, müteşebbislerin, kontrolör ve sertifikerlerin faaliyetlerini izlemek üzere Bakanlık bünyesinde Organik Tarım Komitesi kurulur.<br>Organik tarımın ticaretini, tanıtımını, araştırmalarını ve diğer organik tarım faaliyet stratejilerini belirlemek ve Bakanlık dışı kurum ve kuruluşlarla koordinasyon ve izleme hizmetlerini yapmak üzere Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesi kurulur. Bu Komite; ilgili kamu kurum ve kuruluşları, meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve özel sektör temsilcilerinden olmak üzere en az on kişiden oluşur.<br>Bu komitelere bağlı olarak, yeter sayıda alt komite oluşturulabilir.<br>Organik Tarım Komitesi ve Organik Tarım Ulusal Yönlendirme Komitesinin oluşumu ve çalışma şekli ile ilgili usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." kuralına; <br>"Yetkilendirilmiş kuruluşlar" başlıklı 5. maddesinde, "Bu Kanunun uygulanmasında; organik tarım faaliyetlerinin her türlü kontrol ve sertifikalandırma işlemleri, Bakanlıkça veya Bakanlıkça yetkilendirilmiş kuruluşlarca yapılır. Yetkilendirilmiş kuruluşlar, yeterli ve tecrübeli personel ile teknik alt yapıya sahip olmak zorundadır.<br>...<br>Yetkilendirilmiş kuruluşlar, bu Kanuna uygun olarak çıkarılacak yönetmelikte belirlenen dönemlerde Bakanlığa rapor vermek, bilgi ve belgelerini Bakanlık yetkililerine göstermek zorundadırlar.<br>Yetkilendirilmiş kuruluşlar ile kontrolör ve sertifikerlerin; çalışma izni, izin süresi, süre uzatımı, izinlerinin iptali, görev ve yetkileri, yetki kullanımı, kontrol ve sertifikasyon sistemi ile kontrolör ve sertifiker çalıştırmaya ilişkin usul ve esaslar, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." kuralına;<br> "Müteşebbis" başlıklı 6. maddesinde, "Müteşebbisler, yetkilendirilmiş kuruluş kontrolünde çalışmak zorunda olup, bu Kanun kapsamında Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelik hükümlerine aykırı faaliyette bulunamazlar.<br>Müteşebbisler, kontrol veya denetim amacı ile Bakanlık yetkilileri ile Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş kuruluşların yetkililerine; işletmeye giriş izni vermek ve muhasebe kayıtları ile diğer ilgili dokümanlarını göstermek zorundadırlar. Yetkilendirilmiş kuruluşlar, elde ettikleri bu bilgi ve belgeleri, Bakanlık dışında üçüncü şahıslara veremezler." kuralına yer verilmiştir.<br>Anılan Kanun'a dayanılarak; ekolojik dengenin korunması, organik tarımsal faaliyetlerin yürütülmesi, organik tarımsal üretimin ve pazarlamanın düzenlenmesi, geliştirilmesi, yaygınlaştırılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla 18/08/2010 tarihli ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (z) bendinde, "Organik Tarım Bilgi Sistemi (OTBİS)"in, Organik tarım yapan müteşebbis, arazi, ürün, hayvansal üretim, su ürünleri üretimi ve sertifika bilgilerinin bulunduğu Bakanlıkça oluşturulan veri tabanını; (aa) bendinde, "Organik tarım faaliyetleri"nin, toprak, su, bitki, hayvan ve doğal kaynaklar kullanılarak organik ürün veya girdi üretilmesi ya da yetiştirilmesi, doğal alan ve kaynaklardan ürün toplanması, hasat, kesim, işleme, tasnif, ambalajlama, etiketleme, muhafaza, depolama, taşıma, pazarlama, ithalat, ihracat ile ürün veya girdinin tüketiciye ulaşıncaya kadar olan diğer işlemlerini; (bb) bendinde, "Organik tarım metodu"nun, organik tarım uygulamaları esnasında yapılması gereken bilimsel ve teknik uygulamaların tamamını veya bölümlerin her birini ifade ettiği kuralına; "Organik tarımın genel kuralları" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Organik tarım faaliyetleri, müteşebbis ile yetkilendirilmiş kuruluş arasında imzalanan sözleşmeye dayalı olarak yürütülür. Bu sözleşme; tarımsal faaliyetin bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılacağını belirleyen yazılı anlaşmayı ifade eder. Yetkilendirilmiş kuruluş sözleşme yaptığı müteşebbis ile ilgili bilgileri kırk beş gün içerisinde OTBİS’e kaydeder." düzenlemesine; "Kontrol sisteminin özellikleri" başlıklı 33. maddesinde, "Organik üretimin özelliği, her aşamasının kontrollü olması ve ürünün sertifikalandırılmasıdır. Bu Yönetmelik hükümlerine göre, ürünün güvence altına alınmasındaki iki temel unsur, kontrol ve sertifikasyondur. Kontrol ve sertifikasyon işlemi, aynı kuruluş tarafından yapılabileceği gibi ayrı ayrı kuruluşlar tarafından da yapılabilir." düzenlemesine; "Kontrol yetkisi" başlıklı 34. maddesinde, "Bakanlık kontrole ilişkin yetkisini, yetkilendirilmiş kuruluşa devredebilir. Kontrol yetkisi verilen kuruluşlar ve kontrolörler yetkilerini başka bir kurum ve/veya kuruluşa veya kişiye devredemez." düzenlemesine; "Kontrol işlemi" başlıklı 36. maddesinin 1. fıkrasında, "Kontrol işlemi; yazılı belgeleri, planları, defterleri, raporları, kayıtları, arazi, işletme ve depo gibi kritik kontrol noktaları ve gözlemleri içerir." kuralına; "Yetkilendirilmiş kuruluşların çalışma esasları" başlıklı 41. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde, yetkilendirilmiş kuruluşların, bitkisel ve hayvansal ürünler ile su ürünleri üretimi yapan, orman alanlarından ve doğadan ürün toplayan, ürün işleyen, ambalajlayan, depolayan, nakleden, pazarlayan, sözleşme yaptığı geçiş sürecindeki veya bu süreci tamamlamış bütün müteşebbisleri ve müteşebbislere ait her türlü bilgi ve belgeyi kontrol edeceği düzenlenmesine; (i) bendinde, "Kontrol sisteminden ayrılan müteşebbislere ait faaliyetin statüsünü gösteren onaylı üretici listesi, üretim ve ürün bilgileri, parsel bilgileri, sertifika bilgileri, uygunsuzluk ve düzeltici faaliyetler, ilgili yıla ait varsa onaylı stok raporu önceki yetkilendirilmiş kuruluş tarafından müteşebbisin yeni sözleşme yaptığı yetkilendirilmiş kuruluşa bildirilir." düzenlenmesine; aynı maddenin 2. fıkrasında, "Yetkilendirilmiş kuruluşlar, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı faaliyette bulunmaları durumunda Bakanlıkça yazılı olarak uyarılır ve aykırılığın düzeltilmesi için iki ay süre verilir. Yetkilendirilmiş kuruluşlar verilen bu süre içerisinde yapılan düzeltmeleri Bakanlığa bildirir. Aykırılığın zamanında düzeltilerek Bakanlığa bildirilmemesi durumunda konu Organik Tarım Komitesinde değerlendirilir ve yetkilendirilmiş kuruluşa verilen çalışma izni azami altı ay süre ile askıya alınır. Bu süre içerisinde yetkilendirilmiş kuruluş, yeni müteşebbislerle sözleşme yapamaz, kontrol ve sertifikasyon faaliyetinde bulunamaz. Yetkilendirilmiş kuruluş askıya alınma tarihi itibarıyla geçerlilik süresi devam eden sertifikalara ilişkin görev ve sorumluluklarını yerine getirir. Ancak, bu sertifikalarda hiçbir şekilde yeni süre uzatımına gidemez. Askı süresi sonunda aykırılığın giderilmemesi durumunda Organik Tarım Komitesince yetkilendirilmiş kuruluşun yetkisi iptal edilir." düzenlemesine; "Yetkilendirilmiş kuruluşların göndermekle yükümlü oldukları bilgi ve belgeler" başlıklı 43. maddesinde, "... (2) Yetkilendirilmiş kuruluş ile müteşebbisin sözleşme imzalamasını müteakip yetkilendirilmiş kuruluş tarafından müteşebbisin OTBİS’te tanımlanmış bilgileri kaydedilir ve güncel tutulur. Yetkilendirilmiş kuruluşlar sözleşme kapsamındaki gerekli kontrolleri gerçekleştirir. Yetkilendirilmiş kuruluşlar, OTBİS’de kayıtlı bilgilerdeki her türlü güncellemeler ile sözleşmesi iptal edilen müteşebbise ait silme işlemlerini on beş gün içerisinde yapar. ..." düzenlemesine; "Organik Tarım Komitesinin oluşumu, görevleri, çalışma usul ve esasları" başlıklı 48. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, Organik Tarım Komitesinin görevleri arasında, "1) Yetkilendirilecek kuruluşlara faaliyet göstereceği kapsamlarda çalışma izni vermek, çalışma iznini uzatmak, askıya almak, iptal etmek ve/veya gerekli idari para cezasının uygulanması için karar almak" sayılmıştır.<br>Hukuki Değerlendirme:<br>A) Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. Maddesinin 2. Fıkrasında Yer Alan "Yetkilendirilmiş kuruluşlar, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı faaliyette bulunmaları durumunda Bakanlıkça yazılı olarak uyarılır..." İbaresinin İncelenmesi:<br>Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının dava konusu "Yetkilendirilmiş kuruluşlar, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı faaliyette bulunmaları durumunda Bakanlıkça yazılı olarak uyarılır..." ibaresiyle, yetkilendirilmiş kuruluşların uyarılması yaptırımı düzenlenmiştir.<br>Davacı tarafından, idari yaptırımların ve hangi fiillerin idari yaptırımı gerektirdiğinin 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu'nda belirtilmesi gerektiği, bu belirlemenin Yönetmelik ile yapılmasının kanunilik ilkesine aykırı olacağı ileri sürülmektedir.<br>Öncelikle, 5262 sayılı Kanun hükümlerine göre davalı idarenin, yetkilendirilmiş kuruluşlar ile kontrolör ve sertifikerlerin; çalışma izni, izin süresi, süre uzatımı, izinlerinin iptali, görev ve yetkileri, yetki kullanımı, kontrol ve sertifikasyon sistemi ile kontrolör ve sertifiker çalıştırmaya ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda yetkili olduğu açıktır. <br>Dava konusu düzenleme incelendiğinde; söz konusu kuralın, yetkilendirilmiş kuruluşların Yönetmelik hükümlerine aykırı faaliyette bulunmaları durumunda, doğrudan izinlerinin askıya alınması veya iptali yerine öncelikle uyarılmalarını öngörerek ihlale daha hafif bir yaptırım uygulanması amacına yönelik olduğu ve 5262 sayılı Kanun'da yer verilen izin iptali yaptırıma ilişkin hükmün tamamlayıcısı niteliğinde bulunduğu, daha açık bir ifadeyle, dayanak Kanun'da yetkilendirilmiş kuruluşların izninin iptali konusunda davalı idareye yetki verildiği gözetildiğinde, dava konusu Yönetmelik düzenlemesiyle, yetkilendirilmiş kuruluşların uyarılmasının evleviyetle (çoğun içinde az da vardır) mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca düzenlemenin, yetkilendirilmiş kuruluşların Yönetmelik hükümlerine aykırılığı gidermesine fırsat tanınması ve doğrudan cezalandırılmaması amacına da hizmet ettiği anlaşıldığından, bu haliyle düzenlemede dayanağı Kanun'a ve kamu yararı amacına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>B) Organik Tarım Komitesinin …Tarihli ve …Sayılı Kararının Davacı Şirketin Uyarılmasına İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br>Davacı firmanın, Keşap Ziraat Odası ile imzaladığı Organik Tarım Kontrol ve Sertifikasyon Sözleşmesi kapsamında 2017 yılında yapması gereken zorunlu kontrolleri yapmadığı ve bazı çiftçilere ait alanların statü bilgilerini -sehven de olsa- yükselttiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. <br>Davacı firma tarafından, Keşap Ziraat Odası ile aralarında imzalanan sözleşmeden doğan haklarını kullanmasına müdahale edildiği ve bu hakların kullanılması nedeniyle cezalandırıldığı, sözleşme ile her iki tarafa da karşılıklı asli edimler yüklendiği, kontrol ve sertifikasyon hizmetlerine ilişkin ücret ödenmeden hizmet etmelerinin mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.<br>Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikle, organik tarım faaliyetlerinin, müteşebbis ile yetkilendirilmiş kuruluş arasında imzalanan sözleşmeye dayalı olarak yürütüleceği düzenlenmekle birlikte; tarafların, sözleşme hükümlerine dayanarak, Organik Tarım Kanunu ve Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik düzenlemeleri ile kendilerine yüklenen ödevlerden kaçınamayacağı açıktır. Daha açık bir ifade ile, taraflar arasında imzalanan ve özel hukuk hükümlerine tabi sözleşmeden bağımsız olarak, tarafların Organik Tarım Kanunu ve Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik hükümlerine de uyma mecburiyeti bulunmaktadır. Bu nedenle, taraflardan birinin sözleşme hükümlerine uymaması hâli, diğer tarafın mevzuatla kendisine yüklenen ödevlerden kaçınmasına gerekçe olamayacaktır.<br>Uyuşmazlık konusu olayda da, davacı şirket ile Keşap Ziraat Odası arasında imzalanan sözleşmede, tarafların hak ve yükümlülüklerine yer verilerek, sözleşmenin uygulanmasından doğabilecek uyuşmazlıkların çözümünde Muğla Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun belirtildiği, nitekim, davacı tarafından 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin olarak hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının ödenmediği iddiasıyla açılan dava neticesinde de … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin …tarihli ve E:…, K:…sayılı kararıyla 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin 14.000,00 TL hizmet bedelinin Keşap Ziraat Odasından alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği görülmektedir. <br>Ayrıca, anılan kararın gerekçesinde, Keşap Ziraat Odası tarafından 2017 yılına ilişkin olarak 14/02/2017 tarihinde 6.500,00 TL ödeme yapıldığına ve taraflar arasındaki sözleşmenin 2017 yılı 5. ayı itibarıyla sona erdiğine de yer verilmiştir.<br>Bu nedenle, sözleşmeden kaynaklı alacaklarını alamadığı gerekçesiyle sözleşmeyi feshederek alacaklarının tahsili için yargı yoluna başvurabilecek olan davacının, sözleşmeyi feshettiği 5. aya kadar kontrol ve sertifikasyon hizmetine ilişkin olarak bütün yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekmekteyken, yapması gereken zorunlu kontrolleri yapmayarak üreticilerin mağduriyetine sebep olduğu sonucuna varılmıştır.<br>Kaldı ki, davacı tarafın bazı çiftçilere ait alanların statü bilgilerini önce yükseltip, sonra bu durumun sehven yapıldığı fark edilerek düzeltiğine yönelik tespitin bile tek başına davacının uyarılması bakımından yeterli olduğu da anlaşılmaktadır. Ayrıca, uygulama işlemine konu "uyarma" kararının, dayanak Yönetmelik kuralındaki gibi düzeltme süresine ve dolayısıyla askı ile iptal yaptırımına bağlanmadığı, bu açıdan idari cezalardan farklı olarak cezalandırma değil, kamu hizmeti alanında kurulan düzeni korumak; sistemin işleyişinin bozulmasını önlemek, kısaca davacının eksik/yanlış yaptığı iş ve işlemlerin tekrarlanmamasını sağlamaktan ibaret idari bir tedbir olduğu kanaatine varılmıştır. <br>Öte yandan; her ne kadar Yönetmelik kuralında, yetkilendirilmiş kuruluşların "Bakanlık" tarafından uyarılacağı belirtilmiş ise de; Yönetmeliğin genel sistematiğine, Organik Tarım Komitesinin görev, yetki ve oluşumuna bakıldığında; daha geniş katılımın olduğu, kurul usulü inceleme ve oylamanın gerçekleştirildiği, yetkili kuruluşların çalışma iznini iptal etmeye yetkili bulunan Komite tarafından uyarma kararı verilebileceği değerlendirilmiştir.<br>Son olarak, 23/03/2018 tarihli raporda, davacının, odanın yeni sözleşme imzaladığı ECAS Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşu'na ilgili müteşebbis bilgilerini vermediği yönünde bir tespite yer verilmişse de, hem raporun sonuç kısmında bu tespite yönelik bir yaptırım önerisinde bulunulmamış olması hem de dava konusu Organik Tarım Komitesi kararında bu hususa yer verilmemiş olması göz önüne alındığında, bu hususun işlemin sebep unsurları arasında yer almadığı anlaşıldığından, davacının ECAS Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşu'na ilgili müteşebbis bilgilerini verip vermediği yönünde bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.<br>Bu itibarla, Organik Tarım Komitesi tarafından alınan kararın, 2017 yılında yapması gereken zorunlu kontrolleri yapmadığı ve bazı çiftçilere ait alanların statü bilgilerini -sehven de olsa- yükselttiği görülen davacının uyarılmasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 18/08/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yetkilendirilmiş kuruluşlar, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı faaliyette bulunmaları durumunda Bakanlıkça yazılı olarak uyarılır..." ibaresi bakımından DAVANIN REDDİNE, oy birliği ile, <br>2. 18/08/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının, ilk cümlesinde yer alan "...ve aykırılığın düzeltilmesi için iki ay süre verilir." ibaresi ile devamındaki cümleleri bakımından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi ile 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca ehliyet yönünden DAVANIN REDDİNE, oy çokluğu ile, <br>3. Organik Tarım Komitesinin …tarihli ve …sayılı kararının davacı şirketin uyarılmasına ilişkin kısmı bakımından DAVANIN REDDİNE, oy çokluğu ile, <br>4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>6. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 15/03/2023 tarihinde karar verildi.<br> <br> (X)-KARŞI OY :<br><br>Davacı firma ile Keşap Ziraat Odası Başkanlığı arasında imzalanan 06/02/2015 tarihli Organik Tarım Kontrol ve Sertifikasyon Sözleşmesinin davacı tarafından feshedildiği, davalı idare personeli tarafından düzenlenen 23/03/2018 tarihli raporla; davacının kontrol yapmadığını açıkça beyan ettiği, yapılması gereken zorunlu kontrolleri yapmadığı, kontrol formlarını Organik Tarım Bilgi Sistemine girmediği ve bazı üreticilere ait alanların statü bilgilerini yükselttiği tespitlerine yer verilmesi üzerine, Organik Tarım Komitesinin …tarihli ve …sayılı kararı ile davacının iş ve işlemlerini kanun ve yönetmelik hükümleri doğrultusunda, zamanında, eksiksiz ve dikkatli bir şekilde yapması gerektiği konusunda uyarılmasına karar verilmesi üzerine de, 18/08/2010 tarih ve 27676 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının ve bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen Organik Tarım Komitesinin …tarihli ve …sayılı kararının davacı şirketin uyarılmasına ilişkin kısmının iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>USUL YÖNÜNDEN:<br>Organik Tarım Komitesinin …tarihli ve … sayılı kararında, Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yetkilendirilmiş kuruluşlar, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı faaliyette bulunmaları durumunda Bakanlıkça yazılı olarak uyarılır..." ibaresine yer verilerek davacı şirketin uyarılmasına karar verildiği görülmektedir.<br>Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasında, yetkilendirilmiş kuruluşların, bu Yönetmelik hükümlerine aykırı faaliyette bulunmaları durumunda Bakanlıkça yazılı olarak uyarılacağı ve aykırılığın düzeltilmesi için iki ay süre verileceği, aykırılığın zamanında düzeltilerek Bakanlığa bildirilmemesi durumunda çalışma izninin azami altı ay süre ile askıya alınacağı, askı süresi sonunda aykırılığın giderilmemesi durumunda ise yetkilendirilmiş kuruluşun yetkisinin iptal edileceği düzenlenmiştir. Görüleceği üzere anılan fıkrada, sadece uyarma yönünde bir yaptırıma yer verilmemiştir. Bu nedenle, "...uyarılır ve aykırılığın düzeltilmesi için iki ay süre verilir." şeklindeki düzenlemenin yetkilendirilmiş kuruluşun sadece uyarılması şeklinde uygulanması mümkün görülmemiştir.<br>Bu itibarla, her ne kadar dava konusu kararda, Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının tamamına yer verilmemişse de, anılan Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının, "...ve aykırılığın düzeltilmesi için iki ay süre verilir." ibaresi ile devamındaki cümleleri de davacıya uygulanabileceğinden, anılan düzenlemelere karşı da davacının dava açma ehliyeti olduğu sonucuna varılmaktadır.<br><br>ESAS YÖNÜNDEN:<br>Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikle, organik tarım faaliyetlerinin, müteşebbis ile yetkilendirilmiş kuruluş arasında imzalanan sözleşmeye dayalı olarak yürütüleceği düzenlenmiştir. Nitekim, davacı şirket ile Keşap Ziraat Odası Başkanlığı arasında da Organik Tarım Kontrol ve Sertifikasyon Sözleşmesi imzalanarak organik tarım faaliyetlerine başlanmıştır.<br>Taraflar arasında imzalanan 06/02/2015 tarihli Organik Tarım Kontrol ve Sertifikasyon Sözleşmesi incelendiğinde, anılan sözleşme ile davacı firmaya yılda en az bir defa müteşebbisin işletmesini kontrol etme yükümlülüğü yüklendiği gibi Keşap Ziraat Odası'na da davacı şirket tarafından düzenlenen faturaları ödeme yükümlülüğü yüklendiği görülmektedir.<br> Uyuşmazlık konusu olayda, Keşap Ziraat Odası tarafından 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin ödemelerin eksik yapıldığı, 2017 yılına ilişkin ödemenin ise yapılmadığı açıktır. Bu nedenle, kontrol ve sertifikasyon hizmetine ilişkin ödemesini alamayan davacı şirketten sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmesi beklenemeyeceği, sözleşmede yer alan yükümlülüklerin karşılıklı olarak yerine getirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacının uyarılması yönündeki işlemde hukuka uyarlık bulunmamıştır. Her ne kadar davalı idarece, davacı firmanın kontrol yükümlülüğünü yerine getirmemesi neticesinde organik üretim yapan çiftçilerin mağdur olduğu ileri sürülmekteyse de; anılan mağduriyet, çiftçileri müteşebbis olarak temsil eden Keşap Ziraat Odasının sözleşme uyarınca ödemesi gereken ücreti ödememesinden kaynaklanmaktadır.<br>Öte yandan, davacı tarafın bazı çiftçilere ait alanların statü bilgilerini önce yükseltip, sonra bu durumun sehven yapıldığını fark ederek düzelttiğine yönelik tespit de, davacının uyarılması bakımından tek başına yeterli görülmemektedir.<br>Açıklanan nedenlerle, Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesinin 2. fıkrasının tamamının incelenmesi suretiyle Yönetmelik kuralının kalan kısmının da esası hakkında bir karar verilmesi; Organik Tarım Komitesinin …tarihli ve …sayılı kararının davacı şirketin uyarılmasına ilişkin kısmının ise iptali gerektiği oyuyla, Daire kararının aksi yöndeki bu kısımlarına katılmıyoruz.</font></p></body></html>
naklen