<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/3425 E. , 2022/5259 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2018/3425<br>Karar No : 2022/5259<br><br>DAVACI : … Odası Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALI : … Bakanlığı / …<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …<br> <br>DAVANIN_KONUSU : Davacı Oda tarafından; 23/02/2018 tarihli ve 30341 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yurt İçinde Canlı Hayvan ve Hayvansal Ürünlerin Nakilleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerinin iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenlemeler ile yapılan değişikliklerin, yetiştiricilik yoluyla elde edilen balıkçılık ürünlerinin nakillerinde gerekli olan muayene ve kontrol hizmetlerinin ilgili Yönetmeliğin dayanağı olan 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu dışında 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu ve Su Ürünleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenmesinin öngörüldüğü, böylece balıkçılık ürünlerinin canlı veya işlenmiş olarak nakillerinin, kanunen muayenede tek yetkili olan veteriner hekimler yerine konu hakkında bilgisi veya tecrübesi olmayan herhangi bir çalışan tarafından imzalanacak belgeye bağlandığı, bu durumun gerek 5996, gerekse 6343 sayılı Kanunlara aykırı olduğu gibi halk sağlığı açısından da ciddi riskleri bulunduğu ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idarece, balıkçılık tesislerinin genel olarak coğrafi şartlar nedeniyle ulaşımın güç olduğu akarsu, göl, baraj gölü, açık deniz gibi yerlerde bulunduğu, yetiştiricilik faaliyetleri sonucunda elde edilen ürünlerin veya canlı olanların bozulmaya veya ölümlere sebebiyet vermeyecek şekilde hızlı bir şekilde hasat edilmesi ve ilk varış noktasına hızlı bir şekilde nakillerinin gıda güvenilirliği ve hayvan refahı açısından büyük önemi olduğu, ancak hasat edilecek balıkçılık ürünleri veya canlı olanlara nakil belgesi alınabilmesi için il/ilçe müdürlüklerinde görevli resmi veteriner hekimlere zamanında ulaşılabilmesi, resmi veteriner hekimin tesise gelmesi veya canlı ürünlerin kontrol amacı ile il/ilçe müdürlüklerine götürülmesinde olumsuzluklar yaşandığı, bozulmaya ve ölüme karşı hassas olan balıkçılık ürünleri ile canlı olanların nakliye süreçlerinde sıkıntılar doğduğundan mevzuat değişikliği yapılmasına ihtiyaç duyulduğu, Yurt İçinde Canlı Hayvan ve Hayvansal Ürünlerin Nakilleri hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) bendinde nakil beyannamesinin tanımının yer aldığı, tanımdan hareketle nakil beyannamesinin sorumlu veteriner hekim ile hayvan veya hayvansal ürün sahibi tarafından düzenlenen bir belge olduğu, nakil beyannamesini her veteriner hekim değil, sadece sorumlu veteriner hekimin düzenleyebildiği, Yönetmeliğin 4. maddesinin (p) bendinde sorumlu veteriner hekimin tanımlandığı, tanımdan anlaşıldığı üzere su ürünleri yetiştiricilik tesisleri için sorumlu veteriner hekimin söz konusu olmadığı, bu nedenle eski düzenlemeye göre de su ürünleri yetiştiricilik tesisinde sorumlu olan veteriner hekim olmadığından nakil beyannamesinin hayvan veya hayvansal ürün sahibi tarafından düzenlenebildiği, bu nedenle veteriner hekimlerin yetiştirilen balıklar üzerindeki tüm denetim ve belge düzenleme yetkilerinin kaldırılmasının söz konusu olmadığı, düzenlemeler dikkate alındığında balıkların nakillerinden önce ve nakil sırasında veteriner hekimlerin ve bilgisi olmayan kişilerin belge düzenlemesinin mümkün olmadığı, su ürünlerinin avcılık veya yetiştiricilik yoluyla elde edilmesine bakılmaksızın, ilk satış sonrası veteriner zorunluluğu getirildiği, sağlık raporu düzenleme zorunluluğunun devam ettiği, önceki düzenlemede veteriner sağlık raporu il veya ilçeler arası sevklerde nakil beyannamesine istinaden düzenlenen bir belge iken, yapılan değişiklik sonrası su ürünleri toptan satış merkezinden veya su ürünleri halinden başka illere nakillerde veteriner sağlık raporu bulundurulması gerektiği, veteriner hekimlerin su ürünleri konusundaki muayene, teşhis ve tedavi yetkilerinin devam ettiği, ilk varış noktasından başka illere yapılacak nakiller konusunda da veteriner sağlık raporu düzenleme yetkilerinin devam ettiği, dolayısıyla veteriner hekimlerin balıklar üzerindeki tüm denetim ve belge düzenleme yetkilerinin kaldırılmadığı, yetiştiricilik ürünlerinin üretim tesisinden ilk varış noktasına kadar olan nakilleri ile ilgili düzenlenen nakil belgesinin sağlık raporu niteliği taşımadığı, bu nedenle veterinerlik ile ilgili mevzuata aykırılık olmadığı savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : …<br>DÜŞÜNCESİ : Dava; 23.2.2018 tarih ve 30341 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yurt İçinde Canlı Hayvan ve Hayvansal Ürünlerin Nakilleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1 ve 2'nci maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır.<br> Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 124'üncü maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkartabileceği hüküm altına alınmıştır.<br>Uyuşmazlığın çözümü bakımından, Yönetmelikle yapılan düzenlemenin üst normlara ve hukuka uygun olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir. Buna göre;<br>5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun "Canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerin sevkleri ile hayvan satış yerleri ve satışa ilişkin sağlık koşulları" başlıklı 8'inci maddesinde, "(1) Canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin sevklerine ilişkin hususlar ile canlı hayvan ticareti yapanlar, nakliyeciler ve nakil ile ilgili şartlar ve bunlara ilişkin işlemler Bakanlıkça belirlenir. Bu hususlarla ilgili Bakanlıkça belirlenen şartlara uyulması zorunludur. (4) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir." kuralına yer verilmiştir.<br>5996 sayılı Kanuna dayanılarak hazırlanan dava konusu yönetmeliğin iptali istenilen 1'inci maddesinde, "17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yurt İçinde Canlı Hayvan ve Hayvansal Ürünlerin Nakilleri Hakkında Yönetmeliğin 4'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (n) bendinde ve 6'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında yer alan “denizlerde ve iç sularda bulunan üretim tesislerinden yetiştiricilik yoluyla elde edilen balıkçılık ürünleri,” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır."; 2'nci madesinde, "Aynı Yönetmeliğin 11'inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.<br>“MADDE 11 – (1) Yetiştiricilik veya avcılık yoluyla elde edilen balıkçılık ürünlerinin su ürünleri toptan satış merkezine, su ürünleri haline veya işleme tesisine nakilleri ile canlı olanlarının nakillerinde 10/3/1995 tarihli ve 22223 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Su Ürünleri Yönetmeliği kapsamında belirlenen belgeler kullanılır.<br>(2) Yetiştiricilik veya avcılık yoluyla elde edilen canlı balık ve balıkçılık ürünlerinin su ürünleri toptan satış merkezinden veya su ürünleri halinden başka illere nakillerinde birinci fıkrada belirtilen belgelere istinaden düzenlenen veteriner sağlık raporunun bulundurulması zorunludur.” kuralarına yer verilmiştir.<br> Dava konusu yönetmelik hükümleriyle, balıkçılık ürünlerinin su ürünleri toptan satış merkezine, su ürünleri haline veya işleme tesisine nakillerinin Su Ürünleri Yönetmeliği kapsamında belirlenen belgelerle yapılmasına imkan sağlandığı görülmektedir.<br>Bilindiği üzere, su ürünlerinin korunması, istihsali ve kontrolu 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda, su ürünleri avcılığı yolu ile elde edilen ürünlerin naklinde 1380 sayılı Kanuna dayanılarak yayımlanan Su Ürünleri Yönetmeliği kapsamında belirlenen belgeler kullanılmakla birlikte; yetiştiricilik yoluyla elde edilen ürünlerin naklinde Yurt İçinde Canlı Hayvan ve Hayvansal Ürünlerin Nakilleri Hakkında Yönetmelik ile belirlenen belgelerin istenmesinin önüne geçmek suretiyle, uygulamada ortaya çıkabilecek olan karışıklığın önlenmesi gerekmektedir.<br>Bu itibarla, balıkçılık ürünlerinin canlı veya işlenmiş olarak nakillerinin, Su Ürünleri Yönetmeliğinde belirlenen belgeler ile yapılması gerektiğini düzenleyen dava konusu yönetmelik maddelerinde dayanağı Kanuna, hukuka ve kamu yararına aykırılık bulunmamaktadır.<br>Davacı Oda başkanlığı tarafından, dava dilekçesinde ileri sürülen diğer iddialarda da yasal isabet görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br>5996 sayılı Kanuna dayanılarak hazırlanan Yurt İçinde Canlı Hayvan ve Hayvansal Ürünlerin Nakilleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesinde, "17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yurt İçinde Canlı Hayvan ve Hayvansal Ürünlerin Nakilleri Hakkında Yönetmeliğin 4'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (n) bendinde ve 6'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında yer alan 'denizlerde ve iç sularda bulunan üretim tesislerinden yetiştiricilik yoluyla elde edilen balıkçılık ürünleri,' ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır." düzenlemesine; 2. maddesinde ise, "Aynı Yönetmeliğin 11'inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.<br>“MADDE 11 – (1) Yetiştiricilik veya avcılık yoluyla elde edilen balıkçılık ürünlerinin su ürünleri toptan satış merkezine, su ürünleri haline veya işleme tesisine nakilleri ile canlı olanlarının nakillerinde 10/3/1995 tarihli ve 22223 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Su Ürünleri Yönetmeliği kapsamında belirlenen belgeler kullanılır.<br>(2) Yetiştiricilik veya avcılık yoluyla elde edilen canlı balık ve balıkçılık ürünlerinin su ürünleri toptan satış merkezinden veya su ürünleri halinden başka illere nakillerinde birinci fıkrada belirtilen belgelere istinaden düzenlenen veteriner sağlık raporunun bulundurulması zorunludur.” düzenlemesine yer verilmesi üzerine, davacı Oda tarafından anılan düzenlemelerin iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> ESAS YÖNÜNDEN:<br> İlgili Mevzuat:<br> Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkartabileceği hüküm altına alınmıştır.<br>5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun "Canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerin sevkleri ile hayvan satış yerleri ve satışa ilişkin sağlık koşulları" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, "Canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin sevklerine ilişkin hususlar ile canlı hayvan ticareti yapanlar, nakliyeciler ve nakil ile ilgili şartlar ve bunlara ilişkin işlemler Bakanlıkça belirlenir. Bu hususlarla ilgili Bakanlıkça belirlenen şartlara uyulması zorunludur." kuralına; aynı maddenin 4. fıkrasında, "Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir." kuralına yer verilmiştir.<br>Ülke içindeki sperma, ovum, embriyo, göçer hayvanlar hariç olmak üzere hayvansal ürünler ve canlı hayvan nakillerinde uygulanacak kuralları belirlemek amacıyla 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 7., 8., 31., 32., 36. ve 43. maddelerine dayanılarak 17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yurt İçinde Canlı Hayvan ve Hayvansal Ürünlerin Nakilleri Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesinin dava konusu düzenleme tarihindeki halinde, Yönetmeliğin kapsamı, "ülke içindeki sperma, ovum, embriyo hariç olmak üzere hayvansal ürünler ve canlı hayvan nakillerini, nakillerde kullanılacak belgeleri, hayvanların yüklenmesi, boşaltılması ve taşınmasını, hayvan sürülerinin hareketini, hayvan alım ve satımlarını, hayvanların hastalıklı yerlerden geçirilmesini, hayvan nakil araçları ve hayvanla nakliyecilik yapanlar ile ilgili hususları, nakil araçlarının dezenfeksiyonunu, görevlilerin yükümlülüklerini, belgesiz ve tanımlanmamış hayvanların nakilleri ile nakillerle ilgili diğer işlemler" olarak açıklanmaktadır.<br>Su ürünleri stoklarını korumak ve su ürünleri kaynaklarından ekonomik olarak yararlanmak üzere, su ürünleri ruhsat tezkereleri, sportif amaçla yapılacak avcılık, istihsal yerlerinin değiştirilmesi, avcılıkta patlayıcı ve zararlı maddelerin kullanılması, su ürünleri istihsal yerlerine dökülmesi yasak olan zararlı ve kirletici maddeleri, istihsal vasıtalarının vasıf, şartları ve bunların kullanılması, su ürünleri avcılığının düzenlenmesi, trol avcılığı, arızi olarak istihsal edilen su ürünleri, su ürünleri sağlığı, su ürünlerinden yapılacak mamül ve yarı mamül maddelerin üretimi, su ürünlerinin pazarlaması ile ilgili usul, esas, yasak, sınırlama, yükümlülük, tedbir, kontrol ve denetimine ait hususları düzenlemek üzere 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'na dayanılarak çıkarılan Su Ürünleri Yönetmeliğinin 16. maddesinin son fıkrası, "Denizlerden ve iç sulardan avcılık yoluyla elde edilen su ürünlerinin, ilk satışının yapıldığı yere, su ürünleri toptan satış merkezine, su ürünleri haline, işleme veya başka bir yetiştiricilik tesisine nakilleri ile canlı olanlarının nakillerinde kullanılacak belgeler, bu belgelerin düzenlenmesi ve düzenlenmesinden istisna tutulacak miktar, tür ve yerler Tebliğ ile belirlenir.” şeklinde iken; 19/04/2018 tarih ve 30396 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile "Yetiştiricilik veya avcılık yoluyla elde edilen su ürünlerinin, ilk satışının yapıldığı yere, su ürünleri toptan satış merkezine, su ürünleri haline, işleme veya başka bir yetiştiricilik tesisine nakilleri ile canlı olanlarının nakillerinde kullanılacak belgeler, bu belgelerin düzenlenmesi ve düzenlenmesinden istisna tutulacak miktar, tür ve yerler Tebliğ ile belirlenir.” şeklinde değiştirilmiştir. <br>Bu değişiklik ile birlikte, aynı tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 4/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ (Tebliğ No: 2016/35)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2018/19)'in 45. maddesinin 1. fıkrası, “Yetiştiricilik veya avcılık yoluyla elde edilen su ürünlerinin ilk satışının yapıldığı yere, su ürünleri toptan satış merkezine, su ürünleri haline, soğuk hava deposuna, işleme veya başka bir yetiştiricilik tesisine nakillerinde ve canlı olanlarının naklinde Ek- 8’de yer alan Nakil Belgesinin bulunması zorunludur.” şeklinde; aynı maddenin 4. fıkrası ise, “Nakil belgesi il/ilçe müdürlükleri tarafından düzenlenir. Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, nakil belgesi düzenleme yetkisini, il/ilçe müdürlüklerinin yetkisi saklı kalmak şartıyla avcılık yoluyla elde edilen ürünlerde su ürünleri kooperatif, birlik, üretici birlikleri veya üst birliklerine, yetiştiricilik tesislerinden nakledilecek ürünler için ise, Bakanlıkça belirlenecek esaslar çerçevesinde yetiştiricilik tesislerine verebilir.” şeklinde değiştirilmiştir. <br>Yönetmeliğin Dava Konusu Maddelerinin İncelenmesi:<br>Dava konusu Yönetmelik değişikliklerinden önce, denizlerde ve iç sularda bulunan üretim tesislerinde yetiştiricilik yoluyla elde edilen balıkçılık ürünlerinin sevkinde, 5996 sayılı Kanun kapsamında çıkarılan Yurt İçinde Canlı Hayvan ve Hayvansal Ürünlerin Nakilleri Hakkında Yönetmelik uyarınca hazırlanan nakil beyannamesinin, denizlerden ve iç sulardan avcılık yoluyla elde edilen su ürünlerinin sevkinde ise 1380 sayılı Kanun kapsamında çıkarılan Su Ürünleri Yönetmeliği uyarınca hazırlanmış nakil belgesinin düzenlenmesi gerekmekte iken; yapılan değişiklikler ile denizlerde ve iç sularda bulunan üretim tesislerinde yetiştiricilik yoluyla elde edilen balıkçılık ürünlerinin de Su Ürünleri Yönetmeliği uyarınca hazırlanmış nakil belgesi ile sevk edilebilmesinin sağlandığı anlaşılmaktadır.<br>Davalı Bakanlığın, 5996 sayılı Kanun'un yukarıda yerilen hükmü uyarınca canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin sevklerine ilişkin hususlar ile canlı hayvan ticareti yapanlar, nakliyeciler ve nakil ile ilgili şartlar ve bunlara ilişkin işlemleri belirlemek bakımından yetkili olduğu açıktır.<br> Davalı idarece, dava konusu değişikliğin gerekçesi, aynı tür balıkçılık ürünü için avcılık veya yetiştiricilik durumuna göre iki ayrı mevzuatta düzenlenen belgelerin düzenlenmesinin istenilmesinin karmaşaya neden olduğu, değişiklik ile tüm su ürünlerinin aynı belge ile nakledilmesi sağlanılarak ürünlerin takibi ve kontrolünün de daha etkin bir şekilde yapılabileceği şeklinde açıklanmaktadır.<br>Davacı tarafından ise, dava konusu düzenlemeler ile veteriner hekimlerin kontrol yetkilerinin daraltıldığı, halk sağlığının tehlikeye atıldığı ileri sürülmektedir.<br>Dava konusu Yurt İçinde Canlı Hayvan Ve Hayvansal Ürünlerin Nakilleri Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendinde, "nakil beyannamesi", cinsi ve türü Bakanlıkça belirlenen canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin sevkinde kullanılan, sorumlu veteriner hekim, hayvan veya hayvansal ürün sahibi tarafından düzenlenen, Ek-1’de örneği verilen beyanname şeklinde; sorumlu veteriner hekim ise, yalnızca kanatlı işletmelerde istihdamı zorunlu olan ve buralardaki üretimin sağlıklı yapılmasından sorumlu bulunan hekim olarak tanımlanmış; 6. maddesinin 2. fıkrasında da, nakil beyannamesinin nakle konu hayvan veya hayvansal ürünlerin menşei hakkında bilgi veren bir belge olduğu öngörülmüş; dolayısıyla nakil beyannamesinin, sağlık raporu niteliğinde bulunmayan ve bu nedenle hayvan veya hayvansal ürün sahibi tarafından da düzenlenebilen bir belge olduğu, kanatlı işletmeler bakımından sorumlu veteriner hekimce düzenlenebileceği kabul edilmiştir. Nitekim, anılan Yönetmeliğin 11. maddesinin gerek değişiklikten önceki halinde gerekse değişiklikten sonraki halinde, resmi veteriner hekim veya Bakanlıkça yetkilendirilmiş veteriner hekim tarafından düzenlenen ve hayvan ya da hayvansal ürünün naklinin sağlık açısından uygunluğunu denetleyen veteriner sağlık raporunun, nakil beyannamesi/belgesi üzerine düzenleneceği belirtilmiştir. <br>Dava konusu değişiklik sonrası, denizlerde ve iç sularda bulunan üretim tesislerinde yetiştiricilik yoluyla elde edilen balıkçılık ürünlerinin -avcılık yoluyla elde edilenler gibi- nakil bakımından tabi tutulduğu Su Ürünleri Yönetmeliği'nde de, nakil belgesinin il/ilçe müdürlükleri tarafından veya Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün vereceği yetkiye istinaden yetiştiricilik tesisleri tarafından düzenlenebileceği ve menşe belgesi niteliğinde olduğu kurala bağlanmıştır.<br>Buna göre, gerek Yurt İçinde Canlı Hayvan ve Hayvansal Ürünlerin Nakilleri Hakkında Yönetmelik'in ilk halinde, gerekse dava konusu değişiklik sonrasındaki halinde, denizlerde ve iç sularda bulunan üretim tesislerinde yetiştiricilik yoluyla elde edilen balıkçılık ürünlerinin naklinde aranan nakil beyannamesi/nakil belgesinin yalnızca hayvanın ya da hayvan ürününün menşeine yönelik bilgi verme amacına hizmet ettiği ve sağlık raporu niteliğinde olmadığı, bu nedenle veteriner hekimlerce düzenlenmesinin öngörülmediği açıktır.<br>Bu haliyle, dava konusu düzenlemeler ile nakil beyannamesi/nakil belgesi yönünden veteriner hekimlerin kontrol yetkilerinin daraltılmadığı gibi, yetiştiricilik veya avcılık yoluyla elde edilen canlı balık ve balıkçılık ürünlerinin su ürünleri toptan satış merkezinden veya su ürünleri halinden başka illere nakillerinde nakil belgesine istinaden düzenlenen veteriner sağlık raporunun bulundurulması zorunluluğuna da yer verilerek, veteriner hekimlerin yetkisinin korunduğu görülmektedir. <br>Bu itibarla, davalı idarece, mevzuatta kendisine verilen yetki kullanılarak, uygulamada görülen aksaklıkları gidermek üzere kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun bir şekilde tesis edildiği görülen dava konusu işlemde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2..Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br> <br><br></font></p></body></html>
naklen