<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/1471 E.  ,  2024/3514 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/1471<br>Karar No : 2024/3514 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ : Ankara ili, MEBS Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında ... olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta; davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasında, kendisi ile ilgili bir tespitin bulunmadığı, kız kardeşi ile ilgili tespitlerden hareketle güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirildiği ve dava konusu işlemin tesis edildiğinin görüldüğü, davacının yapacağı görevin niteliği de dikkate alındığında, yakın aile çevresi ile ilgili tespitlere dayanılarak güvenlik soruşturmasının olumsuz değerlendirilebileceği açık ise de; ilgilinin bizzat kendisi ile ilgili olmayan bu tespitlere dayanılması halinde yakın aile çevresinde bulunan kişiler hakkındaki olumsuz durumun davacıya ve yürüteceği göreve ne şekilde etki edeceğinin somut olarak ortaya konulmasının gerektiği, bu kapsamda ara kararına gelen cevabi yazıda, davacının kız kardeşinin Muş İl Sağlık Müdürlüğünde tabip olarak görev yapmakta iken 28/07/2016 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı, yeniden yapılan değerlendirme neticesinde 03/11/2016 tarihinde görevine iade edildiğinin ve Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesine araştırma görevlisi olarak naklen atandığının belirtildiği görülmekle, bunun dışında başkaca bir somut tespit de olmadığından davacının sözleşmesinin feshine yönelik işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından iptaline; öte yandan, davanın, davacının, parasal haklarının ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemine yönelik kısmına gelince, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan, Anayasanın 125. maddesi uyarınca, davacının parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ve özlük haklarının iadesi isteminin kabulüne, yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 08/11/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;<br> İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı sonucu itibarıyla hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, bu kısma yönelik davalı idarenin istinaf isteminin gerekçeli olarak reddine; davacının yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi ve özlük haklarının iadesi isteminin kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına ve bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 11/12/2023 tarih ve E:2022/845, K:2023/6499 sayılı kararıyla; <br>Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, <br>Bununla birlikte, ilgili mevzuat hükümleri ve dava konusu uyuşmazlık birlikte incelendiğinde, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi nedeniyle, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı haklarının ödenmesine ilişkin isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı,<br>Bu itibarla, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı haklarının ödenmesine ilişkin istemi hakkında verilen karar verilmesine yer olmadığı yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onanmasına, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;<br>İdare Mahkemesi Kararının davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının ödenmesi isteminin kabulüne ilişkin kısmının kaldırılarak, bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına yönelik ilk kararında ısrar edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığı için işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuatta yer alan şartları taşımaması nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiği, önemli görevlerde çalıştırılacak kişiler hakkındaki her türlü bilginin bilinmesinin toplumun ve Devletin güvenliği açısından hayati öneme sahip olduğu, bu nedenle TSK bünyesindeki personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesi gerektiği, Türk Silahlı Kuvvetlerine alınacak personel hakkında güvenlik soruşturması yapılması ve bu soruşturmanın müspet sonuçlanması şartının aranmasının kamu yararına uygun olduğu, davacı hakkındaki güvenlik soruşturması sonucunda elde edilen bilgilerin; üstleneceği görevin sıradan bir kamu görevi olmadığı dikkate alınarak ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmasını riskli hale getireceği değerlendirilerek dava konusu işlemin tesis edildiği, kamu yararı gözetilerek tesis edilen işlemde yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanunun 20. maddesiyle değişik "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sınırlı olarak sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kuralı yer almış; aynı Kanun'un 45/6. maddesinde Bölge İdare Mahkemelerinin 46. maddeye göre temyiz yolu açık olmayan kararlarının kesin olduğu, 48. maddesinin 6. fıkrasında temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren mercii tarafından temyiz isteminin reddine karar verileceği, anılan maddenin 7. fıkrasında ise; temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2. ve 6. fıkralarda sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği belirtilmiştir.<br>Öte yandan, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 6110 sayılı Kanunla değişik 13. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştayın dokuzu dava, biri idari daire olmak üzere on daireden oluştuğu; "İdari İşlerde Görev" başlıklı 41. maddesinde, idari işlere ilişkin idari uyuşmazlıklar ve görevlerin Birinci Daire ile İdari İşler Kurulunda görüşüleceği kurala bağlanmıştır.<br>2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun idari ve vergi dava daireleri kurullarının görevlerini belirleyen 38. maddesinin 1. fıkrasında; İdari Dava Daireleri Kurulunun, idare mahkemelerinden verilen ısrar kararlarını ve idari dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği hükme bağlanmış olup; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 7. fıkrasında, Danıştay idari dava dairelerince yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna itiraz edilebileceği hüküm altına alınmıştır. <br> Yukarıda hükümlerine yer verilen Danıştay Kanunu'nda yer alan hükümlerden de açıkça anlaşılacağı üzere; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, idare mahkemelerince verilen ısrar kararlarının yanı sıra Danıştay idari dava dairelerinin yalnızca ilk derece mahkemesi olarak baktıkları davalarda verdikleri nihai kararları temyiz yoluyla incelemekle görevli kılınmıştır.<br> Dosyanın incelenmesi; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı sonucu itibarıyla hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından bu kısma yönelik davalı idarenin istinaf isteminin gerekçeli olarak reddine; davacının yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi ve özlük haklarının iadesi isteminin kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davacının ödenmeyen özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve bu kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının da Danıştay Onikinci Dairesinin 11/12/2023 tarih ve E:2022/845, K:2023/6499 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olduğu, davalı idarenin ise temyiz dilekçesinde dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ve onanarak kesinleşen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını talep ettiği anlaşıldığından, kanun yolları tüketilen uyuşmazlıkta, yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalı idarenin temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,<br>2.25/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

naklen