<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/2256 E. , 2024/8100 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2024/2256<br>Karar No : 2024/8100 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı-ANKARA<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine dair ... Bölge İdare ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.<br><br>SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde: "Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." kuralı yer almaktadır.<br>Anılan Kanunun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde: "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:<br>a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.<br>c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>e) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.<br>f) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.<br>g) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar.<br>h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mev-zuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.<br>ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.<br>i) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.<br>j) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar.<br>k) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar.<br>l) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygu-lanmasından doğan davalar.<br>m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." hükmüne yer verilmiştir.<br>Aynı Kanunun 48. maddesinin 6. fıkrasında; "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren; merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü, 7. fıkrasında ise, "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir. " hükmü yer almıştır. <br> Dosyanın incelenmesinden; kimya mühendisi olan davacının laboratuvar denetçi belgesinin 18/02/2013 tarihinde düzenlendiği, 11/12/2020 tarih ve 31331 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Malzemeleri ve Zemin Laboratuvarları Uygulama Yönetmeliğinin 6. maddesinin 5. fıkrasında yapılan değişiklikle laboratuvarların kapsamında kimyasal deneylerin bulunması halinde ilgili kalite kontrolü deneyleri konusunda en az iki yıl meslek içi ihtisas alanında laboratuvar denetçi belgesine sahip kimya mühendisi de istihdam edilebileceği düzenlemesinin getirilmesi üzerine davacı tarafından iş alanının kısıtlandığından bahisle önceki gibi beton deneylerine katılıp katılamayacaklarının sorulmasına ilişkin yapılan başvuruya cevaben tesis edilen betona ve zemine ilişkin fiziksel ve mekanik deneylerde denetçi inşaat ve jeoloji mühendislerinin, kimyasal deneylerde ise kimya mühendislerinin görev alabileceğinin bildirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan davada dava konusu işlemin iptali yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararın davacı tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.<br>2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde, bölge idare mahkemesinin temyiz incelemesine tabi tutulacak davalar sınırlı olarak sayılmış olup bakılan davada; 11/12/2020 tarih ve 31331 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Malzemeleri ve Zemin Laboratuvarları Uygulama Yönetmeliğinin 6. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "Zemin laboratuvarlarında zemin deneyleri konusunda, en az iki yıl meslek içi ihtisas alanında laboratuvar denetçi belgesine sahip en az bir jeoloji mühendisi ile en az iki deney yapan eleman zorunlu olmak üzere denetçi belgesine sahip inşaat veya jeofizik mühendisi istihdam edilir. Bu koşullara ilave olarak laboratuvarların kapsamında kimyasal deneylerin bulunması halinde ilgili kalite kontrolü deneyleri konusunda en az iki yıl meslek içi ihtisas alanında laboratuvar denetçi belgesine sahip kimya mühendisi de istihdam edilir." düzenlemesine istinaden davacının başvurusunun reddedildiği, davacı tarafından çalışma alanının kısıtlandığından bahisle anılan işlemin dava konusu edildiği, dava konusu işlemin davacının faaliyetinin tamamen sonlandırmaya yönelik olmadığı da göz önünde bulundurulduğunda yukarıda aktarılan 46. maddede sayılan dava konuları arasında sayılmadığı bu nedenle, bölge idare mahkemesi idari dava dairesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen kararın temyiz edilmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Öte yandan, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında, temyiz yolunun açık olduğunun belirtilmesinin, kanunen temyiz yolu öngörülmeyen davalarda ilgilisine temyiz hakkı vermeyeceği açıktır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararın TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,<br> 2. Davacı tarafından yatırılan temyiz harçlarının istemi halinde aidesine,<br>3. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
naklen