<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/7922 E. , 2024/7916 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2024/7922<br>Karar No : 2024/7916 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Bursa ili, Gemlik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz maliki davacı tarafından, davalı idarenin 1/1000 ölçekli uygulama imar planını hazırlarken imar mevzuatına aykırı davrandığı, gerektiği şekilde jeoloji-jeoteknik etütleri yapmadığı ve arsa vasfı ile satın aldığı taşınmazın arazi niteliğine dönüşmesine neden olduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 100,00-TL (ıslah sonrası 895.491,00-TL) maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tazmini istemiyle açılan davada, davacının maddi tazminat isteminin kabulüne,895.491,00-TL maddi tazminatın davanın açıldığı 03/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında: "Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır." kuralı yer almaktadır.<br>Anılan Kanunun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde: "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları. b) (İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 tarihli ve E.:2023/36 K.:2023/142 sayılı Kararı ile) (Yeniden Düzenleme:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar. c) (Ek:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar. d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları. f) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları. g) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar. h) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar. ı) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar. i) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar. j) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar. k) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar. l) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar. m) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar. n) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." hükmüne yer verilmiştir.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Parasal Sınırların Artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında: "...45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır. Ancak nihai karar tarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin kaldırma veya Danıştayın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmaz." hükmü yer almıştır.<br>Anılan mevzuat hükümleri uyarınca, konusu para ile değerlendirilen uyuşmazlıklara ilişkin olarak bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarih itibariyle 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bendinde belirlenen miktarı aşmayan davalar ve aynı fıkranın diğer bentlerinde sayılan dava konuları dışında kalan davalar hakkında idare mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu; dolayısıyla, bu kararların temyiz istemine konu edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Bu durumda, uyuşmazlığın 895.491,00-TL'lik maddi tazminat isteminden kaynaklandığı ve bu miktarın 2024 yılı için belirlenen temyiz sınırının altında kaldığı dikkate alındığında, işbu davaya ilişkin olarak verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istemiyle yapılan temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.<br>Öte yandan, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında, temyiz yolunun açık olduğunun belirtilmesinin, kanunen temyiz yolu öngörülmeyen davalarda ilgilisine temyiz hakkı vermeyeceği açıktır.<br><br> KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:...,K:... sayılı kararının TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,<br>2- Davalı tarafından yatırılan temyiz harçlarının istemi halinde iadesine,<br>3- 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/12/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
naklen