<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2024/891 E.  ,  2024/5461 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/891<br>Karar No : 2024/5461<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Davacı, Milli Eğitim Bakanlığı ... Genel Müdürlüğü ... olarak görev yapmakta iken, Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü bünyesine eğitim uzmanı olarak atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Milli Eğitim Bakanlığı işleminin iptali ile parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; 657 sayılı Kanun'un 76'ncı maddesiyle atama yapma ve görevden alma konusunda idareye takdir yetkisi tanınmış olduğu, dosya kapsamına göre davacının üst düzey yöneticilik görevine atanmadan önce bulunduğu görevlere herhangi bir mesleki yarışma sınavı veya kurum içi görevde yükselme sınavında başarılı olmak suretiyle gelmediği, bir başka deyişle kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde daire başkanlığı kadrosuna atanmadığı, idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görevini değiştirme konusunda yasalarla ve idare hukuku ilkelerine dayalı olarak sahip olduğu takdir yetkisini dava konusu işlemin tesisi sırasında kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif nedenlerle kullandığına dair dosyada herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı anlaşıldığından, kadro derecesi de korunmak suretiyle davacının daire başkanlığı görevinden alınarak, yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine uygun olarak Genel Müdürlük bünyesinde uzman kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı temyize konu kararıyla; alt görevlerde bulunduktan sonra görevde yükselerek daire başkanlığına atanan ve bu görevi yürüten davacının, görev süresi içerisinde görevinde başarısız ya da yetersiz olduğuna veya daire başkanlığı görevini mevzuat çerçevesinde yapamadığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmamış olması, davacının disiplin cezasının bulunmaması, idari ve adli soruşturma geçirmemiş olması nedeniyle davalı idarece somut bir sebep gösterilmeden, salt takdir yetkisine dayanılarak, daire başkanlığı görevinden alınarak eğitim uzmanı olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi kapsamında idarelere tanınan takdir yetkisinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının ispatlanması ya da bu hususun idari yargı merciince saptanması halinde dava konusu idari işlemin neden ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalinin söz konusu olacağı, görevde yükselme sınavına tabi olmayan yönetici kadrolarına atama konusunda idarenin geniş bir tercih ve yetkisinin olduğu, yargı mercilerince verilecek kararlarda idarenin bir tercihe zorlanamayacağı, dava konusu işlemin üst düzey kamu yöneticilerinin atanması ve görevden alınması hususunda idareye tanınan geniş takdir yetkisi kapsamında tesis edildiği, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair hukuken geçerli herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> <br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br> <br> <br>(X) KARŞI OY : <br>Dava; Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünde daire başkanı olarak görev yapan davacı tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü bünyesine eğitim uzmanı olarak atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br>657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususu yerleşmiş yargı içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.<br>Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Tekstil Eğitimi / Dokuma Öğretmenliği Bölümünden 1991 yılında mezun olduğu, 1992 yılında aday öğretmen olarak göreve başladığı, 1994 ile 2015 yılları arasında Adana ili Seyhan ilçesinde öğretmen olarak görev yaptığı, 30/04/2015 tarihinde 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesinin 9. fıkrası gereğince Adana Olgunlaşma Enstitüsüne müdür olarak atandığı, 26/06/2019 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne daire başkanı olarak atamasının yapıldığı, ... günlü, ... sayılı dava konusu işlemle, daire başkanlığı görevinden alınarak Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü emrine eğitim uzmanı olarak atandığı anlaşılmaktadır.<br>Hizmet cetveli incelendiğinde, davacının öğretmen olarak görev yapmakta iken, gerek daire başkanlığı kadrosuna gerekse Adana Olgunlaşma Enstitüsü müdürlüğü kadrosuna takdir yetkisi kapsamında atandığı görülmekte olup, davalı idarenin atama konusunda sahip olduğu bu yetkisinin davacıyı görevden alma konusunda da mevcut olduğunun kabulü noktasında tereddüt bulunmamaktadır.<br>Bu durumda, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği gözönünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz talebinin kabulüyle temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum. <br><br></font></p></body></html>

naklen