<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/2176 E. , 2024/4740 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/2176<br>Karar No : 2024/4740 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacının, Ankara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda ... olarak görev yapmakta iken Gebze Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklen atamasına ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br>... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; adli veya idari herhangi bir suç teşkil etmeyen bir eylemin hizmet gereği olarak kamu personelinin görev yerinin değiştirilmesine dayanak teşkil edebileceği kuralından hareketle 20/02/2013 tarihli denetim raporundaki davacı ile ilgili tespitlere bakıldığında; tanık beyanlarının, Kurum 1. Müdürünün davacıya iltimas geçtiği, davacının, da Kurum 1. Müdüründen aldığı bu destek ile kurum hiyerarşisine aykırı bir tavır içine girdiği, kurum içinde diğer personel üzerinde tahakküm kurduğu, diğer personele karşı kırıcı ve baskıcı bir tavır takındığı, Kurum 2. Müdürünün otoritesini tanımadığı iddialarını desteklediği; bu durumun, Kurum personeli arasında hoşnutsuzluğa yol açtığı ve Kurum içindeki iş barışını bozduğu kanaatine ulaşılmış olup, ilgili kanun ve yönetmelik hükmü uyarınca davacının hizmet gereği olarak görev yerinin değiştirilmesi için yeterli ve geçerli bir neden olduğunun anlaşıldığı; bu duruma göre; Kurum içinde bir takım huzursuzluklara neden olduğu anlaşılan davacının, hizmetin daha iyi işleyebilmesi için mevzuatın verdiği takdir yetkisi çerçevesinde Ankara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Gebze Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklen atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>Danıştay Beşinci Dairesinin 27/10/2020 tarih ve E:2016/18580, K:2020/4753 sayılı kararıyla; davacı hakkındaki iddialara ilişkin olarak suç duyurusunda bulunulması üzerine Sincan Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; öte yandan, davacı hakkında, kurum personeline, .... adlı bir derneğe üye olmaları konusunda baskı uyguladığı iddiasıyla yapılan disiplin soruşturması neticesinde ceza tayinine mahal olmadığına karar verildiği; hakkında olumsuz değerlendirmeye yol açan nedenlerin ve bu olumsuzluğun hizmete etkisi somut olarak ortaya konulamadığı gibi, üzerine atılı eylemlere ilişkin somut herhangi bir bilgi ve belgeye de yer verilmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiş; anılan Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. <br>Anılan karara karşı davacı tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 29/03/2023 tarih ve E:2021/3619, K:2023/587 sayılı kararla, ... İdare Mahkemesinin ısrar kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29/03/2023 tarih ve E:2021/3619, K:2023/587 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu işlemin dayanağı olan raporda, Kurum birinci müdürü olan İ.Y.'nin davacının infaz ve koruma başmemuru olarak görevlendirilmesi için teklifte bulunduğu, ilgili Yönetmeliğe göre bu göreve atanabilmek için en az 2 yıllık yüksek okul mezunu olunması gerektiğinin belirtildiği, ancak, ceza infaz kurumlarındaki personel eksikliği sebebi ile kıdemli personelin vardiya düzenlemesi, koordinasyon gibi işleri yürütmek üzere başmemur olarak görevlendirilmesi uygulaması kapsamında, davacının başmemur olarak görevlendirilmesi işleminin bizzat dava konusu atama işlemini de teklif eden Adalet Komisyonu tarafından tesis edildiği, davacının, herkesin sicil amiri gibi davrandığı, tehditkar ve emir cümleleri ile konuştuğu, ikinci müdür Ö.Ö.'nün makam odasındaki koltuğuna oturduğu, davacının kurumda sigara içmenin yasak olduğu alanlarda ağzında sigara ile dolaştığı, bir memuru saçından çekip azarladığı, davacının da içerisinde yer aldığı ve birlikte hareket eden kurum çalışanlarının bazı mahkumlara ideolojik sebeplerle ayrım yapıp, hak etmedikleri halde açık görüş yapmalarını sağladıkları şeklinde beyanlara yer verildiği görülmekle birlikte, bu hususların somut bilgi ve belgeler ile ortaya konulamadığı, tanıklığı aktarılan kişilerin beyanına göre koltuğuna oturulduğu ve kendi makam odasından çıkmak zorunda kaldığı iddia edilen Ö.Ö.'nün ifadesinde bu iddiayı destekler bir beyanda bulunulmadığı; dava konusu işlemin dayanağı olan raporda, davacı ile aynı lojmanda oturan Kurum birinci müdürünün, böbrek rahatsızlığı olan davacıyı yağmurlu bir günde araca almasının ve lojmana kadar beraber gitmelerinin, hangi yönüyle hukuka aykırılık içerdiğinin idarece ortaya konulamadığı, bunun yanı sıra, kurum müdürü ile ikinci müdür arasındaki diyalogdan davacı sorumlu tutulamayacağı gibi, boş kalan lojmanların Adalet Komisyonunca davacının da aralarında bulunduğu personele kullandırılmaya devam ettirilmesinden dolayı davacıya kusur atfedilemeyeceği; davacı hakkındaki iddialara ilişkin olarak suç duyurusunda bulunulması üzerine, Sincan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına; davacının, kurum personeline, .... adlı derneğe üye olmaları konusunda baskı uyguladığı iddiasıyla ilgili yapılan disiplin soruşturması sonucunda ise ceza tayinine mahal olmadığına karar verildiği; bu durumda, davacı hakkındaki olumsuz değerlendirmelerin dayanağının somut olarak ortaya konulamaması karşısında, davacının görevinde başarısızlığı ya da yetersizliği kanıtlanmadan veya kamu yararı amacı ve hizmet gerekleri yönünden, il dışına atanmasını gerekli kılacak hukuken geçerli bir neden gösterilmeden tesis edilen işlemde, sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının sicil dosyası itibarıyla kurumunda görevine devamının uygun görülmediği bildirildiğinden hizmet gereği olarak naklen atanmasına karar verildiği, dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olarak tesis edildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Hakkındaki adli ve idari soruşturmaların kendi lehine sonuçlanması ve hakkında olumsuz değerlendirmeye yol açan değerlendirmelerle olumsuzluğun hizmete etkisinin somut olarak ortaya konulamadığı, üzerine atılı eylemlerin somut herhangi bir bilgi ve belgeye dayandırılmadığı ve dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin beşinci fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur." hükmüne yer verilmiştir. <br>Olayda, ... İdare Mahkemesince, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29/03/2023 tarih ve E:2021/3619, K:2023/587 sayılı bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,<br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br>5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 06/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. <br><br><br><br></font></p></body></html>
naklen