<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2024/1392 E.  ,  2024/5893 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2024/1392<br>Karar No : 2024/5893 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı/... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Enerji Maden Üretim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Muğla ili, Milas ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazda ruhsatsız güneş enerjisi panelleri yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca ruhsatsız panellerin yıkılması için yapı tatil zaptının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay süre verilmesi ve aynı Kanunun 42/2. maddesinin (a) ve (c) bentleri uyarınca 42.260,56-TL ve (ç) bendi uyarınca 7.071,49-TL olmak üzere toplam 49.332,05-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Milas Belediye Encümeni kararında arsa m² birim değerinin hatalı ve eksik hesaplandığı belirtilerek anılan encümen kararı düzeltilerek, 3194 sayılı Kanunun 42/2. maddesinin (a) ve (c) bentleri uyarınca 42.260,56-TL ve (ç) bendi uyarınca 283.379,18-TL olmak üzere toplam 325.639,74-TL idari para cezası verilmesine, diğer hususlarda ... sayılı encümen kararının aynen uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Milas Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin 283.379,18-TL'lik ve yıkım için bir ay süre verilmesine ilişkin kısımlarının iptali, 42.260,56-TL'lik kısmı yönünden davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin bu kısmının iptaline dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. <br><br>SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde: "Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır." kuralı yer almaktadır.<br>Anılan Kanunun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin temyize konu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan şeklinde: "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları. b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar. (Anılan Kanunun Ek 1. maddesine göre 2023 yılı için 581.000 TL) c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları. e) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları. f) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar. g) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar. h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar. ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar. i) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar. j) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar. k) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar. l) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar. m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." hükmüne yer verilmiştir.<br>Anılan mevzuat hükümleri uyarınca, konusu para ile değerlendirilen uyuşmazlıklara ilişkin 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde belirlenen miktarı aşmayan davalar ve aynı fıkranın diğer bentlerinde sayılan dava konuları dışında kalan davalar hakkında idare mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu; dolayısıyla, bu kararların temyiz istemine konu edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Bu durumda, uyuşmazlığın yıkım için bir ay süre verilmesi ve 325.639,74-TL'lik idari para cezası işleminden kaynaklandığı, yıkım için süre verilmesinin 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde sayılan temyize tabi dava konuları arasında bulunmadığı ve idari para cezasının ise 2023 yılı için belirlenen temyiz parasal sınırının altında kaldığı dikkate alındığında, işbu davaya ilişkin olarak verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istemiyle yapılan temyiz başvurusunun incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.<br>Öte yandan, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında, temyiz yolunun açık olduğunun belirtilmesinin, kanunen temyiz yolu öngörülmeyen davalarda ilgilisine temyiz hakkı vermeyeceği açıktır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,<br>2.Davalı idare tarafından yatırılan temyiz harçlarının istemi halinde iadesine,<br>3.2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

naklen