<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/5271 E. , 2024/4990 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/5271<br>Karar No : 2024/4990 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, Erzincan İli, Merkez İlçesi, ... Köyü, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan derin su sondaj kuyusuna ait, adına düzenlenen ... numaralı yeraltısuyu kullanma belgesinin iptal edilerek yerine arazi sahibi adına belge düzenlenmesine yönelik işlemin geri alınarak bahse konu yeraltısuyu belgesinin tekrar adına düzenlenmesi talebiyle yapılan 24/11/2022 tarihli başvurunun reddine ilişkin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 8. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; her arazi sahibinin, arazisinde yeraltı suyu aramak, suyu bulduktan sonra, bunun kendi faydalı ihtiyaçlarına yetecek miktarını kullanmak hakkına sahip olduğu, arazisinde yeraltı suyu bulunan kimsenin, arama belgesine dayanarak bu suyu kullanabileceği, kaynakların arazinin bütünleyici parçası olduğu ve bunların mülkiyetinin ancak kaynadıkları arazinin mülkiyeti ile birlikte kazanılabileceği, başkasının arazisinde bulunan kaynaklar üzerindeki hakkın ise, bir irtifak hakkı olarak tapu kütüğüne tescil ile kurulabileceği, aynı zamanda mirasçıların kendilerine miras yoluyla intikal eden taşınmazlar üzerinde ancak birlikte tasarrufta bulunabileceği, davacının adına YSKB düzenlenmesi talebiyle yaptığı başvuru ile birlikte davalı idareye sunduğu tapu kaydının, öncesinde Y.E. adına kayıtlı taşınmaza yönelik olduğu, yani bahse konu tapu kaydının davacıya, müdahil ile diğer hissedara ait taşınmazda bulunan kaynağı kullanma hakkı sağlayamayacağı, zira kaynağın bulunduğu taşınmaza davacının malik olmadığı, öte yandan, kaynak üzerinde davacı lehine kurulmuş bir irtifak hakkı bulunduğuna yönelik bilgi ve belge sunulmadığı gibi müdahil tarafından sahte olduğu ileri sürülen 01.01.2007 tarihli kira sözleşmesinde bütün hissedarların imzası bulunmadığı, yine diğer hissedarların muvafakatlerinin alındığına yönelik herhangi bir bilgi ve belgeninde dosya kapsamında yer almadığından Erzincan İli, Merkez İlçesi, ... Köyü, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza malik olmadığı gibi taşınmaz üzerinde bulunan kaynağı kullanma hakkını sağlayacak şekilde irtifak hakkına da sahip olmayan ve aynı zamanda bütün hissedarlarca imzalanan bir kira sözleşmesi de ibraz edemeyen davacının, taşınmaz içerisinde bulunan derin su sondaj kuyusuna ait, adına düzenlenen ... numaralı yeraltısuyu kullanma belgesinin iptal edilerek yerine arazi sahibi adına belge düzenlenmesine yönelik işlemin geri alınarak bahse konu yeraltısuyu belgesinin tekrar adına düzenlenmesi talebiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararıyla, davacı tarafından 1996 yılından itibaren devam eden süreçte sondajda çeşitli vesileler ile hak sahibi olduğu, 1997 yılında yapılmış intifa hakkı sözleşmesi ile hak sahipliğinin kayıt altına alındığı, sondaj kuyusunun kullanımı ile ilgili idare aleyhine tazminat davası açıldığı iddia edilmiş ise de, ara kararına cevaben sunulan bilgi, belgeler ve açıklamaların tetkikinden bahsi geçen arazide ilk olarak 02/09/1996 yılında ...'in 275 numaralı yer altı suyu kullanma belgesine haiz olduğu, devam eden süreçte davacı tarafından arazi ve kuyunun ...'den satın alındığı beyan edildiğinden davacı adına ... numaralı Yeraltı Suyu Kullanma Belgesinin tanzim edildiği, lakin başvuruya ait evrakların tetkikinde kuyunun bulunduğu parsele ait tapu kaydı yerine başka parsele ait tapu kayıtlarının kullanıldığının anlaşıldığı, bu sebeple davacı adına tanzim edilen yeraltı suyu kullanım belgesinin iptal edilerek arazi sahipleri olan ... ve ... adına ... tarih ve ... sayılı yer altı kullanma belgesinin tanzim edildiği, davacı tarafından yapılan intifa hakkı sözleşmesinin ise adi yazılı sözleşme şeklinde yapıldığı, anılan sözleşmede arazi maliki diğer 3 hak sahibinin imzasının (muvafakatının) bulunmadığı, tapuda resmi şekilde yapılmayan intifa hakkının geçerli olmadığı, idareye davacı tarafından açılan tazminat davası/davalarının bulunmadığının beyan edildiği anlaşıldığından bahisle bu yönleri ile de davacının itirazlarına itibar edilmediği, intifa hakkı sözleşmesinin yasal mevzuatın aradığı şartlara haiz olmadığı, davacı adına tanzim edilen yeraltısuyu kullanma belgesinin geçici bir dönem için davacının sunduğu belgelere itibar edilmesi kaynaklı olarak sehven tanzim edildiği, davalı idare tarafından durum farkedilir farkedilmez arazinin hak sahipleri adına yeni bir yeraltı suyu kullanma belgesinin düzenlendiği anlaşıldığından dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak bu gerekçe eklenmek suretiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br> <br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde; "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:<br>a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları. <br>b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.<br>c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>e) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.<br>f) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.<br>g) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar.<br>h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.<br><br>ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.<br>i) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.<br>j) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar.<br>k) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar.<br>l) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar.<br>m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." hükümlerine yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Uyuşmazlık, davacı tarafından Erzincan İli, Merkez İlçesi, ... Köyü, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan derin su sondaj kuyusuna ait, adına düzenlenen ... numaralı yeraltısuyu kullanma belgesinin iptal edilerek yerine arazi sahibi adına belge düzenlenmesine yönelik işlemin geri alınarak bahse konu yeraltısuyu belgesinin tekrar adına düzenlenmesi talebiyle yapılan 24/11/2022 tarihli başvurunun, taşınmaz üzerinde bulunan kaynağı kullanma hakkını sağlayacak şekilde intifa hakkı devri işleminin ancak yetkili merciler huzurunda yapılması ve elbirliğiyle mülkiyette her paydaşın rızasının gerektiği, bahse konu ruhsat alınırken yapılan hileli davranışlar da göz önüne alınarak reddedilmesine ilişkin işlemden kaynaklanmaktadır.<br>Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan davalardan hiçbirine uymadığı, Bölge İdare Mahkemesinin temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, <br>2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 02/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
naklen