<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/3924 E. , 2024/4659 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/3924<br>Karar No : 2024/4659 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kaymakamlığı<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... tarihinde yapılan Burdur ili, ... Odası delege seçiminin iptali için yapılan başvurunun reddine ilişkin Gölhisar İlçe İdare Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı ve beraberindeki vatandaşlar tarafından verilen itiraz dilekçeleri incelendiğinde, yapılan itirazın "6964 sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanunu kapsamında ikamet adreslerinin farklı olması veya değiştirilmesi, çiftçilikle uğraşanların daha önce Ziraat Odasında Çiftçi Kayıt Sisteminde kayıtlı olup oy kullanmış olmasına rağmen bu delege seçiminde oy kullanamadığı veya bilgileri dışında farklı seçim çevresine kayıtlarının yapıldığı, seçim çevresi değişikliklerinin ikamet adresleri dikkate alınmadan veya herhangi bir talebin olmamasına rağmen yapıldığı" hususlarına ilişkin olduğu görülmekle birlikte, uyuşmazlık; Ziraat Odası delege seçimlerinde delege adayı olan davacının seçim çevresindeki değişikliklere ilişkin itirazının, Kaymakamlığın itirazen incelemekle görevli olduğu konular arasında yer alıp almadığı ile ilgili olduğu, Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Nizamnamesi hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, azalık durumu kesinleşenlere hangi seçim çevresinde oy kullanacağı bilgisini de içeren bir azalık karnesi verileceği, azalık durumu katileşen seçim çevrelerine ait kati azalık cetvellerinin her yıl oda tarafından o seçim çevresindeki muhtarlığa gönderileceği ve azalık cetvelinde ismi bulunmayanların azalık karnesini ibraz ederek cetvele ilave olunacağı ve seçime iştirak ettirilebileceğinin açık olduğu; buna göre, azalığa kayıt ve azaların seçim çevrelerinin belirlenmesi işlemlerinin seçimden önceki bir aşamaya ilişkin olduğu ve ziraat odalarınca bu belirlemelerin yapıldığının anlaşıldığı, öte yandan, delege seçimlerine ilişkin olarak kaymakamlık ve valiliklere yapılacak itiraz ve şikayetlerin, seçim sandık kurullarının kararları aleyhine yapılabilecek itirazlar ve tutanakların tanzim işlemlerinden kaynaklı itirazlar olmak üzere iki hal ile sınırlandırıldığı, bu durumda; davacının ... tarihinde seçim günü yaptığı itirazın niteliği değerlendirildiğinde söz konusu itirazın seçim çevrelerine ve oy kullanacak kişilerin seçim çevrelerinin iradesi dışında değiştirildiğine ilişkin olması dikkate alındığında, sandık kurulu kararı ve tutanakların tanzim işlemleri ile ilgili olmayan işbu itirazın, delege seçimleri öncesi ... Odasının bir tasarrufuna ilişkin olduğu anlaşıldığından, davalı Kaymakamlığın itirazı incelemekle görevli olmadığı gerekçesiyle talebin reddedilmesine yönelik işleminde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.<br>3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.<br>6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Aynı Kanunun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:<br>a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>b) (İptal bent: Anayasa Mahkemesi 26.07.2023 tarih ve E. 2023/36, K. 2023/142) (Yeniden düzenlenen bent: 28.07.2024 - 7524 S.K/madde 53) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.<br>c) (Ek bent: 28.07.2024 - 7524 S.K/madde 53) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar.<br>d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>f) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.<br>g) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.<br>h) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar.<br>ı) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.<br>i) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.<br>j) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.<br>k) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar.<br>l) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar.<br>m) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar.<br>n) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." hükmü yer almaktadır. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararları dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.<br>Uyuşmazlık, davacının ... tarihinde yapılan Burdur ili, ... Odası delege seçiminin iptali için yapılan başvurunun reddine ilişkin Gölhisar İlçe İdare Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararın iptali isteminden doğmuş olup bakılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesi kapsamında bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. <br> <br>KARAR SONUCU: <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, <br>2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 19/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
naklen