<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2024/3950 E.  ,  2024/4522 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/3950<br>Karar No : 2024/4522 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVACI YANINDA MÜDAHİL : ... Vakfı Yönetimi<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İzmir İli, Konak İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan kilisede pazar günleri müsait olan herhangi bir saatte pazar ayini yapılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Konak Belediye Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; hukuk sistemimizde Devlet yapılanmasında yönetimin merkezi yönetim ve yerel yönetimler olarak ayrıldığı, bazı kamu hizmetlerinin görülmesi ve sürdürülmesi işi merkezi idareye bırakılmışken, bölgede yaşayan halkın mahalli ve günlük ihtiyaçlarının ve hizmetlerinin görülmesi işinin bir yerel yönetim birimi olan belediye tüzel kişiliklerine verildiği, bu hizmetlerin 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda ayrıntılı olarak düzenlendiği, buna göre belediyelere din hizmetleri konusunda sadece mabetlerin yapım, bakım ve onarım işinin verildiği; bakılan uyuşmazlıkta dava konusu taşınmazın arsa vasfında tescil edildiği, üzerindeki kilise yapısının tescile konu olmadığı, beyanlar hanesine üzerinde kültür varlığı olduğu şerhinin işlendiği, arsa mülkiyetinin Konak Belediye Başkanlığına ait olduğu, kilisenin Hollanda Konsolosluğu ile Yunanistan Konsolosluğu arasında imzalanan kira sözleşmesi (idarelerin yazışmalarına göre geçerliliği şüpheli olarak geçen) ile Fener Patrikhanesi tarafından Ortodoks Hristiyanları tarafından kullanıldığı; bu durumda, mevzuat hükümleri uyarınca herkesin din ve düşünce hürriyetine sahip olduğu, ibadet hürriyetinin din hürriyetinin ayrılmaz bir parçası olduğu, öte yandan davalı Konak Belediye Başkanlığının dini mabetler ile ilgili tek görevinin mabet yapımı, bakımı ve onarımı olduğu, bunun haricinde herhangi bir dinin mensuplarına ibadete izin vermek ya da herhangi bir yerde ya da kilisede veya ibadethanede ayin ya da ibadet izni vermek ya da vermemek yetkisinin bulunmadığı açık olup, bu kapsamda davacının arsa mülkiyeti davalı idareye ait olan kilisede pazar ayini yapılması amacıyla izin verilmesi talebinin, tereddütlü hususlar giderilmeden ve ilgili Bakanlıkların nihai görüşleri bildirilmeden idari tasarrufta bulunulamayacağından bahisle reddedilmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. <br> 3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne yer verilmiştir.<br> Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde ise; "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:<br>a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları,<br>b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar,<br>c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları,<br>d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları,<br>e) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları,<br>f) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar,<br>g) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar,<br>h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar,<br>ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar,<br>i) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar,<br>j) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar,<br>k) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar,<br>l) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar,<br>m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar" hükümlerine yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Davacı tarafından; İzmir ili, Konak ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan kilisede pazar günleri müsait olan herhangi bir saatte pazar ayini yapılması istemiyle yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden dava konusu işlemin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan davalardan hiçbirisine uymadığı, Bölge İdare Mahkemesinin temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.<br> <br>KARAR SONUCU: <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, <br>2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacı tarafın adli yardım talebi İdare Mahkemesince kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, <br>3- Posta gideri avansından varsa artan tutarın istemi halinde taraflara iadesine, <br>kesin olarak, 13/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

naklen