<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/680 E. , 2023/3369 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/680<br>Karar No : 2023/3369 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Tic. Ltd. Şti. <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/09/2022 tarih ve E:2022/3498, K:2022/5242 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Ortaöğretim kurumları arasındaki nakil ve geçişlerin, açık kontenjan bulunması ve öğrencinin yerleştirmeye esas puanının naklen gitmek istediği okulun sınıf seviyesindeki yerleştirmeye esas taban puanından az olmaması kaydıyla puan üstünlüğüne göre yapılması yolundaki İstanbul Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı "Taban Puanı Uygulaması" konulu yazısında belirtilen Bakanlık işleminin iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/09/2022 tarih ve E:2022/3498, K:2022/5242 sayılı kararıyla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/01/2022 tarih ve E:2021/1081, K:2022/2 sayılı bozma kararına uyularak;<br>Anayasa'nın 138. maddesinin 4. fıkrası ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin 1. fıkrasına yer verildikten sonra,<br>İdari yargı yerlerince verilen kararların uygulanmasının, Anayasa'da ve kanunlarda yer alan düzenlemelerle teminat altına alındığı, kararların gereklerinin değiştirilmeksizin ve geciktirilmeksizin uygulanmasının hukuk devletinin temel unsurlarından olduğu,<br>Mahkeme kararlarının uygulanmasında; gerekçesinin ve idari işlemin niteliğinin değerlendirilmesinin önem arz ettiği,<br>Bir düzenleyici işlemin yargı yerince yürütmesinin durdurulması veya iptal edilmesinin, düzenlemeyi tesis edildiği tarihten itibaren hukuk aleminden kaldırsa da, bu hukuki durumun; o düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen ve süresinde dava konusu edilmeyen veya dava konusu edilerek haklarında ret kararı verilen bireysel işlemleri, hukuk aleminden kendiliğinden kaldırmayacağı hususunun, İdare Hukukunun bilinen ilkelerinden olduğu, söz konusu ilkeyi Gözübüyük'ün "... Düzenleyici bir işlem iptal edilmiş ise iptal edilen düzenleyici işleme dayanılarak, iptalden önce yapılmış olan bireysel işlemler bundan etkilenmezler. Bunların da iptali isteniyorsa süresi içerisinde iptalleri için dava açılması gerekir..." (Gözübüyük, Ş., Yönetsel Yargı, 7. Baskı, S Yayınları, Sevinç Matbaası, Ankara 1990, s.224); Özeren ve Bayhan'ın da "...İptal kararından önce o yönetmeliğe dayanılarak tesis edilip bireysel hukuki durumlara dönüşmüş bulunan işlemler varlıklarını korurlar. Bunları yok saymak hukuken olanaksızdır..." (Özeren. A., Bayhan T., İdari Yargı Kararlarının Uygulanması, Kasım 1992, s.49) şeklinde ifade ettikleri,<br>Yürütmenin durdurulması veya iptal kararı sonrasında o düzenleyici işlem uyarınca tesis edilen bireysel işlemlerin kendiliğinden hukuk aleminden kalkmayacağı tespit edilmekle birlikte bireysel işleme karşı dava açılmış ise söz konusu kararların bu davalarda dikkate alınacağının da tabii olduğu,<br>İdari işlemlerin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle açılan davalarda, yürütmenin durdurulması yolunda verilen tedbir niteliğindeki kararların, tıpkı esasa ilişkin olarak verilen iptal kararları gibi, dava konusu idari işlemin hukuka aykırı olduğunu ortaya koyan, işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararlar doğmasını engelleyen, Anayasa ve 2577 sayılı Kanun gereğince, idarece, icaplarının gecikmeksizin yerine getirilmesi gereken yargısal karar niteliğinde olduğu,<br>Somut uyuşmazlıkta, ortaöğretim kurumları arasında nakil ve geçişlerde, "öğrencinin yerleştirmeye esas puanının naklen gitmek istediği okulun yerleştirmeye esas taban puanından az olmaması" şartı varken 13/09/2014 tarih ve 29118 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile söz konusu taban puan şartının kaldırıldığı, anılan Yönetmelik değişikliğine karşı açılan davada Dairelerinin 11/02/2015 tarih ve E:2014/10087 sayılı kararı ile bu düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği,<br>Yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca, davalı idarenin anılan yürütmenin durdurulması kararını gerekçelerini de dikkate alarak uygulamak zorunda olduğunun açık olduğu, bu kararın gereği olarak idarenin, hem yürütmesi durdurulan düzenleyici işlem uyarınca işlem tesis etmemek (taban puan uygulaması olmaksızın nakil ve geçişler yapmamak) hem de taban puan uygulaması hakkında yeniden düzenleme yapmak, madde metnini bu doğrultuda düzenlemekle yükümlü olduğu,<br> Nitekim davalı idarece, 22/04/2015 tarihli dava konusu işlem ile taban puan uygulamasını kaldıran düzenleme hakkındaki dava sonuçlanıncaya kadar; öğrencinin yerleştirmeye esas puanının naklen gitmek istediği okulun sınıf seviyesindeki yerleştirmeye esas taban puanından az olmaması koşuluna yer verilerek nakil ve geçişlerin yapılmasının öngörüldüğü ve devam eden süreçte, Yönetmelik maddesinde düzenleme yapılarak, sınıf seviyesindeki taban puan uygulamasına, 01/09/2018 tarih ve 30522 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile esas Yönetmelik'in 38. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde;<br>"Merkezi sınavla öğrenci alan okulların açık kontenjanlarına, öğrencinin merkezi sınav puanının naklen gitmek istediği okuldaki aynı sınıf seviyesinde yerleştirme sonucunda oluşan en düşük puanlı öğrencinin puanından az olmaması kaydıyla puan üstünlüğüne göre yapılır."<br> kuralı ile yer verildiği ve anılan düzenlemeye karşı açılan davada; Dairelerinin 29/05/2019 tarih ve E:2018/6867 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulması isteminin reddedildiği; davacının bu karara karşı itiraz isteminin de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/11/2019 tarih ve YD İtiraz No:2019/1038 sayılı kararı ile reddedildiği,<br>Bu kapsamda, davalı idare tarafından taban puan uygulamasının kaldırılmasına ilişkin Yönetmelik değişikliğinin yürütmesinin durdurulması üzerine, kamu hizmetinin sürekliliği ilkesi uyarınca, hiçbir nakil ve geçiş işlemini yapmaması söz konusu olamayacağından nakil ve geçişlerin sağlanması amacıyla sınıf seviyesinde taban puan uygulamasını öngören dava konusu işlemin tesis edildiği, nitekim bu uygulamaya, yukarıda metnine yer verilen 2018 yılı değişikliği ile Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nde de yer verildiği ve bu düzenlemenin de hem Dairelerince hem Kurulumuzca hukuka uygun bulunduğu, bu haliyle yürütmenin durdurulması kararını gecikmeksizin uygulamakla yükümlü olan idare tarafından kararın gereği yerine getirilerek taban puan uygulaması olmadan nakil ve geçişlerin yapılmadığı, yargı yerlerince hukuka uygun bulunan sınıf seviyesindeki taban puan uygulaması dikkate alınarak işlemlerin gerçekleştirildiğinin görüldüğü,<br>Bu durumda, yargı kararlarının gerekliliklerinin yerine getirilmesini sağlayarak kişiler aleyhine oluşabilecek hak kayıplarını engellemekle, bu yolla kişilerin kamu otoritelerine ve hukuk sistemine olan güven ve saygılarını korumakla yükümlü olan davalı idare tarafından, yargı kararının gerekçesi dikkate alınarak dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,<br>davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesinin E:2014/10087 sayılı dosyasında, Yönetmelik maddesinin yarışma esasına dayanan sınav usulünün özünü zedeleyeceği ve adaletsiz uygulamalara yol açarak, ortaöğretim kurumlarındaki sınav usulü ile oluşturulmak istenilen homojen yapının bozulmasına neden olacağı gerekçesiyle iptal kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, aynı nitelikteki dava konusu uyuşmazlıkta ise davanın reddine karar verildiği, aynı olayla ilgili farklı karar verilmesi nedeniyle temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br><br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br>b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br>c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.<br>Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/01/2022 tarih ve E:2021/1081, K:2022/2 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 29/09/2022 tarih ve E:2022/3498, K:2022/5242 sayılı kararının ONANMASINA,<br>3. Kesin olarak, 28/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br> <br><br></font></p></body></html>
naklen