<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/2645 E. , 2023/17777 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2020/2645<br>Karar No : 2023/17777 <br><br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br><br>İSTEMİN KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Tokat İl Koordinatörlüğü'nde sözleşmeli uzman kadrosunda görev yapmakta iken, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'nun ... tarih ve E....sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın … soruşturma numaralı dosyası ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma başlatıldığı, anılan soruşturma sonucunda davacının üzerine atılı suçtan delil yetersizliği nedeniyle "kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına" karar verildiği, anılan süreçte davacının terör örgütünün haberleşme ağı olan ByLock kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı vakıf, dernek üyeliğinin bulunmadığı, KHK ile kapatılan kurum ve kuruluşlarda sosyal güvenlik kaydının bulunmadığı, Bank Asya hesabının olduğu ancak hesap hareketlerinde artış olmadığı, soruşturma açılmasına sebep olan şahısların beyanı haricinde dosya kapsamında başka delilin yer almadığı, dava konusu işlemin hukuki sebebinin (davacının terör örgütü ile irtibatını, iltisakını, üyeliğini ispata yarayan bilgi ve belgelerin) işlem tesis edilirken ortaya konulamadığı, öte yandan işlemin sebebi olabilecek bilgilerin Tokat Cumhuriyet Başsavcılığınca değerlendirilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:., K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/10982 soruşturma numaralı dosyası ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma başlatıldığı, anılan soruşturma sonucunda, delil yetersizliği nedeniyle "kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına" karar verildiği, anılan süreçte davacının terör örgütünün haberleşme ağı olan ByLock kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı vakıf, dernek üyeliğinin bulunmadığı, KHK ile kapatılan kurum ve kuruluşlarda sosyal güvenlik kaydının bulunmadığı, Bank Asya hesabının olduğu ancak hesap hareketlerinde artış olmadığı, soruşturma açılmasına sebep olan şahısların beyanı haricinde dosya kapsamında başka delilin yer almadığı, dosyaya sunulan muhtelif tarihli ara kararlarına verilen cevaplardan, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğu noktasında kanaat edindirecek herhangi bir bilgi ve belgenin temin edilemediği, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yönünden de bir bilginin bulunmadığı, ayrıca halen Pazar Mal Müdürlüğü'nde memur olarak görevine devam ettiği belirtilmiş ve dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, hakkında FETÖ/PDY ile bağlantısı olduğu yönünde kanaat oluşturacak herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılan davacının sözleşmesinin feshedilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk, işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.<br><br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği savunulmaktadır.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir bağının bulunmadığı, savunması alınmadan ve hakkında somut tespite yer verilmeden tesis edilen dava konusu işlem hukuka aykırı olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması talebi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br><br> MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: <br> Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. <br>Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.<br>MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.<br>Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 121. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinde yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlardan; 4. maddesinde ise bunlar dışındaki tüm kamu personelinden (işçiler dâhil) “terör örgütlerine veya MGK’ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara” üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir.<br> Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Tokat İl Koordinatörlüğü'nde sözleşmeli uzman kadrosunda görev yapan davacının sözleşmesi, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Olağanüstü Hal Koordinasyon Kurulu'nun 12/08/2016 tarihli kararının Bakan tarafından onaylanması suretiyle tesis edilen ... tarih ve E....sayılı işlemle feshedilmiştir.<br>Bunun üzerine, söz konusu sözleşme feshi işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br> Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan açılan adli soruşturma sonucunda Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın … tarih ve Soruşturma No:…, Karar No:… sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. <br> AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).<br> Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. <br> Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. <br> Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan açılan adli soruşturma sonucunda, Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda; davacının, "...Sohbet ortamlarında Y.G. ve Y.Ü. isimli şahıslar bizi sohbete çağırdıktan sonra sohbet ortamına daha önceden tanımadığım ve isimlerini bilmediğim şahısları getirirdi, bu şahıslar bize dini konular hakkında bilgiler verirlerdi, sohbetlerde yine fetullah gülenin ismini andıracak herhangi bir şey olmazdı. Bahsettiğim dönem 2010 yılından 2013 yılının Ağustos ayına kadar sürdü. Bu tarihler arasında isimlerini belirttiğim şahısların evinde sohbet ortamı olduğu gibi benimde evimde de sohbet ortamı oldu..." yönünde beyanda bulunduğu, soruşturma kapsamında şüpheli olarak savunması alınan O.T.'nin, ...: Kurumumuzda idari işlerden sorumlu olarak görev yapardı. İşletme mezunu idi. 17/25 olaylarından sonra kendisi ile konuştuğumuzda bıraktığını belirtmişti. Sonrasında devam edip etmediğini bilmiyorum. Tokat ilinde çalıştığımız kurumdan çıkarıldı. 15 Temmuz olaylarına kadar çocuğunun yapıya ait okulda okuduğunu biliyorum..." şeklinde beyanda bulunduğu, yine soruşturma kapsamında şüpheli olarak savunması alınan M.Ş.'nin, "... şüpheli ... Tokat Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunda destek hizmetleri uzmanıydı. 2013 yılında NT kırtasiye isimli yerin üst katında katılmış olduğum sohbete katılan şahıstı. Bu şahsın yapı içerisinde olduğunu biliyorum. Ancak ne görevi olduğunu ve ne zaman kadar devam ettiğini bilmiyorum...." yönünde beyanda bulunduğu belirtilmiştir.<br> Bu durumda, davacının örgüt içerisinde olduğuna, örgütün sohbet adı verilen toplantılarına katıldığına ve çocuğunun örgüte müzahir okulda öğrenim gördüğüne yönelik yukarıda yer verilen tanık ifadeleri ile örgütün sohbet toplantılarına katıldığına ve bu toplantıların kendi evinde de yapıldığına yönelik kendi beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br> Bu itibarla dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; <br> 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:., K:.. sayılı kararının BOZULMASINA, <br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 29/11/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br><br>(X)KARŞI OY :<br>Temyiz isteminin reddi ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br><br> <br>(XX)KARŞI OY :<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değiştirilen "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu kurala bağlanmıştır.<br>2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dâhi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:<br>a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idarî işlemler hakkında açılan davalar.<br> c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>e) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.<br>f) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.<br>g) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun uygulanmasından doğan davalar.<br>h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.<br>ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.<br>i) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.<br>j) 08/06/1994 tarih ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun'un uygulanmasından ve 16/07/1997 tarih ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un uygulanmasından doğan davalar.<br>k) 06/06/1985 tarih ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu'nun uygulanmasından doğan davalar.<br>l) 03/07/2005 tarih ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun uygulanmasından doğan davalar.<br>m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." kuralına yer verilmiştir.<br> 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin altıncı fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, 6. fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır. <br> 5648 sayılı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 14. maddesinin 1. fıkrasında, "Kurumda hizmetler 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın istihdam edilen sözleşmeli personel eliyle yürütülür. Kurum personeli, sosyal güvenlik yönünden 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümlerine tâbidir." kuralına, aynı maddenin 5. fıkrasında, "10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (IV) sayılı cetvellerde sayılan kurum ve kuruluşlarda çalışanlardan durumları, bu maddede sayılan nitelik ve şartlara uygun olanlar, kendilerinin isteği ve kurumlarının muvafakati ile kurumda sözleşmeli olarak istihdam edilebilir. Bu şekilde istihdam edilecek personel sayısı toplam personel sayısının yüzde ellisini aşamaz. Bu şekilde görevlendirilen personel kurumundan aylıksız izinli sayılır ve asıl kadrosuyla ilgisi devam eder. Bunların terfileri başkaca bir işleme gerek kalmaksızın kurumlarınca yapılır. Bu hükme göre görevlendirilenler, görevde kaldıkları sürece, malî ve sosyal haklarını Kurumdan alırlar..." kuralına; 7. fıkrasında ise, "... Kamu kurum ve kuruluşlarından Kurumda istihdam edilen kamu görevlileri, görevleri sona erdiğinde kurumlarında mükteseplerine uygun bir göreve atanırlar. Bunların Kurumda geçen hizmet süreleri kazanılmış hak aylıklarının tespitinde dikkate alınır." kuralına yer verilmiştir. <br> Dosyanın incelenmesinden, davacının, Ankara Defterdarlığı'nda veznedar olarak çalışmakta iken, 5648 sayılı Kanun ve anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan yönetmelik hükümleri uyarınca 20/08/2009 tarihinden itibaren Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Tokat İl Koordinatörlüğü'nde sözleşmeli uzman olarak istihdam edildiği, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'nun ... tarih ve E....sayılı işlemi ile 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-f. maddesi uyarınca sözleşmesinin feshedildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br> 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde temyiz yolu açık olan kararlar tahdidî olarak sayılmış olup, " belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları"na ilişkin olarak idare mahkemelerince verilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine bölge idare mahkemelerince verilen kararların temyize tabî olduğu anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, 667 sayılı KHK'nin 4/1-f. maddesi uyarınca tesis edilen sözleşme feshi üzerine, davacının asıl kadrosunun bulunduğu kurumunda durumuna uygun bir göreve atanacağına ilişkin 5648 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen düzenlemeleri uyarınca asli kadrosu olan (Ankara Defterdarlığı'nda) memur kadrosunda kamu görevine döneceği dikkate alındığında, davanın konusunun "belli bir meslekten veya kamu görevinden çıkarılma işlemine karşı açılan bir dava" niteliğinde bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusu üzerine Bölge İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kesin olduğu sonucuna varılmıştır.<br> Bu itibarla, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:.. K:… sayılı kararının kesin olması nedeniyle bu karara yönelik temyiz istemi incelenemeyeceğinden, davalı idarenin temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle usul yönünden çoğunluk kararına katılmıyorum.</font></p></body></html>
naklen