<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/6234 E.  ,  2023/5930 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/6234<br>Karar No : 2023/5930 <br><br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALI YANINDA MÜDAHİL : …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…., K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: … Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, Av. … hakkında yapılan şikayet üzerine kısmen soruşturma izni verilmemesine, kısmen de genel hükümler kapsamında işlem yapılması gerektiğine ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapan davacı hakkında yapılan disiplin soruşturması sonunda 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 53.maddesinin (b) bendinin (6-b) alt bendinde belirtilen "amirine, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak" fiilinin işlendiği gerekçesiyle kamu görevinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, soruşturma raporunda maddenin sonundaki "cinsel tacizde" kısmının "(...)" şeklinde yazıldığı, … Üniversitesi Rektörlüğü'nün Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na ceza teklifi yazısında ise maddenin tam metninin yazıldığı, bu şekilde yazılmasının Rektörlük hukuk müşaviri tarafından yapıldığı, yine davacıya verilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı açtığı davada … İdare Mahkemesine verilen savunma dilekçesinde de aynı şekilde cevap verildiği, "cinsel tacizde bulunmak" fiili olmamasına rağmen dilekçeye yazılması, gerçeğe aykırı belge düzenlenmesi ve tarafına mobbing uygulanması iddiaları ile ilgili olarak yapılan şikayet sonucunda Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemiyle Av. … hakkında soruşturma izni verilmemesine karar verilmesi üzerine işlemin iptali talebiyle görülmekte olan davanın açıldığı, davanın çözümlenebilmesi için isnat edilen her iki fiil için ayrı ayrı inceleme yapılması gerektiği, birinci iddia olan şikayetli avukatın … İdare Mahkemesi'ne verilen dilekçede davacının fiilinin "amirine, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak" şeklinde savunma sunulmasının, davacı tarafından "cinsel tacizde" bulunmadığı halde Mahkemeyi yanıltmak amacıyla yazıldığı iddiasının incelenmesinden; disiplin cezasına ilişkin fiil için belirtilen madde metninin "cinsel tacizde" kısmının da eklenmek suretiyle tam metin olarak Mahkemeye sunulmasının davacının "cinsel tacizde bulunduğu" şeklinde anlamlandırılamayacağı gibi Mahkeme tarafından soruşturma raporu ve ekleri incelenerek karar verileceğinden Mahkemenin bu şekilde yanıltılmasının mümkün olmadığı, bu şekilde yazılmasının davacıyı da itham etmediği, disiplin suçuna ilişkin fiilin girdiği düzenlemenin açıklanmasından ibaret olduğu, savunma sınırları içinde kaldığından, davacının iddiasının bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının ikinci iddiası olan Yükseköğretim Kurulu'na yazılan yazının ise Rektörlük tarafından yazılan teklif yazısı olduğu, her ne kadar müdahil tarafından hazırlanmış olduğu, görüş bildirildiği iddia edilse de avukatlık görevi yerine getirilmekte iken işlenmiş bir fiil olmadığı, Devlet memurluğu görevinin yerine getirilmesi neticesinde meydana gelen görevden kaynaklandığı, avukatlık görevinden kaynaklanmaması sebebiyle soruşturma izni verilmemesine ilişkin işlemin bu yönüyle de hukuka uygun olduğu, kaldı ki yazı içeriğinde suç teşkil edecek bir durumun da bulunmadığı görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Mahkeme kararının dava konusu işlemin (1) nolu iddia bakımından soruşturma izni verilmemesine dair kısmı hakkındaki davanın reddine yönelik kısmında usul ve hukuka aykırılık ve kararın kaldırılmasını gerektiren bir husus bulunmadığından istinaf isteminin bu kısım yönünden reddi gerektiği; Mahkeme kararının dava konusu işlemin (2) nolu iddia bakımından genel hükümler uyarınca işlem yapılmasının uygun olacağına dair kısmı hakkındaki davanın reddine yönelik kısmı yönünden; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca alınan soruşturma izni, kovuşturma izni, son soruşturmanın açılmasına ilişkin kararlar çerçevesinde korunan avukatlar olduğundan, Adalet Bakanlığınca avukatlar hakkında genel hükümler uyarınca işlem yapılmasına yönelik olarak alınan kararların şikayetli avukatlar aleyhine ve onların menfaatini ihlal eden kararlar olduğu ve ancak bu güvencelerden yararlandırılmayan ilgili avukatlar tarafından dava edilebileceğinin açık olduğu, buna karşılık, avukatların genel hükümler kapsamında takip edilebileceklerine yönelik bu kararların avukatlar hakkında şikayette bulunan ilgililer bakımından menfaat ihlaline yol açmadığı, tam tersine bu kişilerin soruşturma izni verilmesi ile ulaşabilecekleri aşamada olduklarını tespit eden ve bu kişiler lehine verilmiş kararlar olduğu, dolayısıyla bu durumdaki şikayetçilerin dava açmakta hukuken korunacak bir menfaatlerinin olmadığının açık olduğu, buna göre; dava konusu işlemin, şikayet edilen avukat hakkındaki iddiaların avukatlık görevi ile ilgisinin bulunmadığı ve genel hükümler kapsamında işlem yapılması gerektiğine yönelik kısmı hakkında, davacının 2577 sayılı Yasanın 2. maddesinde yer alan "menfaatleri ihlal edilenler" kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın bu kısmının ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, bu nedenle bu kısım hakkındaki davanın reddine yönelik idare mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmediği gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun reddine, kesin olarak karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.<br>3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.<br>6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Aynı Kanunun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:<br>a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>b) Konusu yüz bin Türk lirasının aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.<br><br>c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>e) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.<br>f) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.<br>g) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar.<br>h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.<br>ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.<br>i) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.<br>j) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar.<br>k) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar.<br>l) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar.<br>m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." hükmü yer almaktadır. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararları dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.<br><br>Uyuşmazlıkta, … Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, Av. … hakkında yapılan şikayet üzerine kısmen soruşturma izni verilmemesine, kısmen de genel hükümler kapsamında işlem yapılması gerektiğine ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesi kapsamında bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br> <br>Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, <br>2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 16/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>

naklen