<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6233 E. , 2023/5929 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/6233<br>Karar No : 2023/5929 <br><br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … San. ve Tic. A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALI YANINDA MÜDAHİL : …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, … Barosunda kayıtlı Av. … hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin Adalet Bakanlığı'nın … olur tarihli işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; şikayete konu … Anadolu ... İcra Ceza Mahkemesinin … esasına kayden görülen davada, dava dilekçesinin Av. …'nun eski ortağı Av. ... tarafından verildiği ve davayı Av. ...'nun takip ettiği anlaşılmakta ise de, mahkemeye sunulan vekaletnamede her iki avukatın da isminin yer aldığı, bu nedenle duruşma davetiyesinin, dava dilekçesinde ismi geçmeyen ancak müşterek vekaletnamede ismi geçen Av. ...'na 08/05/2019 tarihinde gönderildiği ve aynı tarihte tebligatın alıcısı tarafından açıldığı, duruşmanın 08/10/2019 günü saat 10:35'te olduğu, duruşma tutanağının hakim tarafından saat 13:39'da onaylandığı, Av. ... tarafından ise duruşma günü saat 15:17'de Mahkemeye sunulan dilekçesiyle müştekinin vekili olmadığını, bu nedenle UYAP'tan vekillik kaydının silinerek yetkili avukata tebligat yapılmasını talep ettiği görülmekte olup Av. ...'nun duruşma davetiyesini 08/05/2019 tarihinde tebliğ aldığı halde aradan geçen 5 aylık süre zarfında tebligatı iade etmediği, duruşma saatinden sonra beyanda bulunarak davanın düşmesine sebebiyet verdiği sonucuna varıldığından, Av. ... hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; şikâyetli avukatın, davayı vekil sıfatıyla takip etmediği, dilekçelerde isim ve imzasının bulunmadığı, tebligatın, mahkemeye ibraz edilen vekâletnamede ismi bulunması nedeniyle kendisine gönderilmesi sebebiyle avukata kusur izafe edilemeyeceği, kaldı ki adı geçen mahkemeye durumu bildirir beyanda bulunduğu, öte yandan tebligatın geçersiz olması nedeniyle davanın düşürülmesine ilişkin mahkeme kararının … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi tarafından kaldırıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, dosyada soruşturma yapılmasını gerektirecek mahiyet ve ağırlıkta bilgi ve belgenin mevcut olmadığı ve bu nedenle şikayetli avukat hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, kesin olarak karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.<br>3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.<br>6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Aynı Kanunun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:<br>a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>b) Konusu yüz bin Türk lirasının aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.<br>c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>e) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.<br>f) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.<br>g) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar.<br>h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.<br>ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.<br>i) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.<br>j) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar.<br>k) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar.<br>l) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar.<br>m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." hükmü yer almaktadır. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararları dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.<br>Uyuşmazlıkta, İstanbul Barosunda kayıtlı Av. ... hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin Adalet Bakanlığı'nın 25/12/2020 tarihli Olur işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesi kapsamında bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. <br> <br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, <br>2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 16/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>
naklen