<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/2079 E.  ,  2024/348 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2019/2079<br>Karar No:2024/348<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI): … A.Ş.<br>VEKİLİ: Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurumu <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nce davanın reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değiştirilen "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiştir.<br>2577 sayılı Kanun'un, 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:<br>a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.<br>c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>e) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.<br>f) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.<br>g) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar.<br>h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.<br>ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.<br>i) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.<br>j) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar.<br>k) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar.<br>l) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar.<br>m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." kuralına yer verilmiştir.<br>2577 sayılı Kanun'un "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin altıncı fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; aynı maddenin yedinci fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, altıncı fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır. <br>Dosyanın incelenmesinden, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının 6. maddesi ile bu madde çerçevesinde davacı hakkında düzenlenen idari para cezası karar tutanağının ... İdari Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine, davacının 01/08/2016 tarihinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Hukuk Müşavirliği'ne başvurarak, davalı idareye peşin ödeme indirimi ile ödenen ve yargı kararı üzerine iade edilen tutar için ödeme tarihi olan 23/01/2015 tarihinden itibaren işleyen T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için belirlediği değişebilir oranlardaki avans faiz tutarının ve anılan mahkeme kararı ile hüküm altına alınan yargılama gideri ile vekâlet ücreti alacaklarına uygulanacak faiz tutarının ödenmesi talebinin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile, dava konusu işlemin idareye peşin ödeme indirimi ile 23/01/2015 tarihinde ödenen tutar için ödeme tarihinden (23/01/2015) itibaren işleyen T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için belirlediği değişebilir oranlardaki avans faiz tutarının ödenmesi başvurusunun zımnen reddine yönelik kısmının iptali, Mahkeme yargılama gideri ve vekâlet ücretinin faiz tutarının ödenmesine yönelik başvurunun zımnen reddine ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verildiği; tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile, davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının iptale dair kısmının kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun'un değişik 46. maddesi uyarınca otuz gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, bunun üzerine davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine Dairemizin 30/05/2018 tarih ve E:2018/1714, K:2018/1909 sayılı kararıyla temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verildiği; bu karar sonrasında … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile, 2577 sayılı Kanun'un değişik 46. maddesi uyarınca otuz gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, bunun üzerine davacı tarafından temyiz başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.<br>Bölge idare mahkemelerinin hangi davalar hakkında verdikleri kararların temyiz edilebileceği 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidi olarak sayılmış olup, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Hukuk Müşavirliği'ne başvurarak, davalı idareye peşin ödeme indirimi ile ödenen ve yargı kararı üzerine iade edilen tutar için ödeme tarihi olan 23/01/2015 tarihinden itibaren işleyen T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için belirlediği değişebilir oranlardaki avans faiz tutarının ve anılan Mahkeme kararı ile hükme bağlanan yargılama gideri ile vekâlet ücreti alacaklarına uygulanacak faiz tutarının ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın bu kapsamda değerlendirilemeyeceği; başka bir anlatımla, konusunun yüz bin Türk lirasını aşan idari işlemlere ilişkin olmaması ve düzenleyici ve denetleyici kurul tarafından alınan kararlara karşı açılan bir dava niteliğinde bulunmaması bakımından Bölge İdare Mahkemesince istinaf başvurusu üzerine verilen işbu kararın kesin olduğu açıktır.<br>Bu itibarla, istinaf incelemesi üzerine kesin olarak verilen kararlar aleyhine temyiz isteminde bulunulması hukuken mümkün olmadığından, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı karara yönelik temyiz isteminin incelenemeyeceği kuşkusuzdur.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,<br>2. Bölge İdare Mahkemesi'nce, kesin olarak verilmesi gereken karara karşı temyiz yolunun açık olduğu belirtilerek, davacının yanlış yönlendirilmesi nedeniyle temyiz başvuru ve karar harçları toplamı olan …-TL'nin istemi hâlinde davacıya iadesine; posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, <br>3. Dairemiz kararının bir örneği Mahkeme'ce … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmek üzere dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesin olarak 23/01/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br> <br>(X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından, davalı idareye peşin ödeme indirimi ile ödenen ve yargı kararları üzerine iade edilen 581.709,71-TL'nin ödeme tarihi olan 23/01/2015 tarihinden itibaren işleyen T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için belirlediği değişebilir oranlardaki avans faiz tutarının ve mahkeme kararları ile hükme bağlanan 290,60-TL yargılama gideri ile toplam 1.500,00-TL vekâlet ücretinin karar tarihinden (22/12/2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, bölge idare mahkemelerinin konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında verdikleri kararların temyize tâbi olduğu kuralına yer verilmiş olup, anılan Kanun maddesinde yer verilen yüz bin Türk Lirasını aşan iptal davaları ibaresinin, idari işlemin içeriğinde yüz bin Türk Lirasını aşan bir miktarın bulunması veya hesaplanabilir nitelikteki olan idari işlemin miktarının yüz bin Türk Lirasını aşması şeklinde anlaşılması gerekmektedir.<br>Dava konusunun parasal değerinin hesaplanabilir nitelikte olduğu, bu bağlamda dava konusu faizin miktarı hesaplanarak, dava konusunun temyiz sınırını aşıp aşmadığı yönünden bir değerlendirme yapılması gerekirken, davanın konusu yüz bin Türk lirasını aşan idari işleme karşı açılan bir dava niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle verilen temyiz isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin karara katılmıyorum.</font></p></body></html>

naklen