<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/2989 E. , 2023/5161 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/2989<br>Karar No : 2023/5161 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI): … <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br> Dava konusu istem : Erzurum Büyükşehir Belediyesinde Muhtarlık İşleri Daire Başkanı olan davacının, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun ilgili maddelerine istinaden 30 hizmet yılını ve 61 yaş sınırını doldurduğundan bahisle re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; somut olayda davalı idarece davacının re'sen emekli edilmesi yönünde kullanılan takdir yetkisinin kamu yararına ve mahalli idari hizmetlerin gereğine uygun olarak kullanıldığı sonuç ve kanaatine varıldığından, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun ilgili maddelerine istinaden 30 hizmet yılını ve 61 yaş sınırını doldurduğundan bahisle re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hizmetlerini aksattığı ya da etkin ve verimli çalışmadığına ilişkin somut bir tespit veya rapor bulunmadığı, Mahkeme kararının, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu, hakkında hiçbir sebep ve gerekçe gösterilmeksizin işlem tesis edildiği, ne davalı idare nezdindeki ne de öncesindeki hizmetleri esnasında, hiçbir şekilde disiplin ve benzeri bir cezayla karşılaşmadığı, herhangi bir soruşturmaya tabi tutulmadığı, her ne kadar davalı idarece dosyaya sunulan cevap dilekçesinde 01/01/2020-23/02/2022 tarihleri arasında toplamda 13 gün işe gittiği, sürekli olarak çeşitli bahanelerle izne ayrıldığı ve çoğu zaman mazeretsiz olarak mesaiye gelmediği iddia edilmekteyse de bu durumun gerçek dışı olduğu, 01/01/2020-23/02/2022 tarihleri arasında görevini aksatmadığı, mazeretsiz işe gitmeme durumunun söz konusu olmadığı, belirtilen tarihlerin bir kısmında aktif olarak görevini yürüttüğü, geriye kalan süreçte ise ilgili Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri doğrultusunda idari izinli sayıldığı, davalının dosyaya sunduğu PKDS sistemini 09/10/2020 tarihi öncesinde kullanmadığı, kayıtların o tarihe kadar olan kısmının geçersiz olduğu, 01/09/2020 tarihi itibarıyla da yönetici pozisyonundan alındığı, 60 yaş üstü olduğu ve ayrıca kronik hastalıkları da bulunduğundan, ilgili Genelgeler doğrultusunda idari izinli sayılacağı, dolayısıyla göreve gitmediği hususunun doğru olmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Daha önce sunulan işe devam çizelgesi incelendiğinde davacının 01/01/2020 tarihinden 23/02/2022 tarihine kadar olan süre zarfında 13 gün işe geldiği, yıllık izinli olduğu süreler dışında bazen mazeretli olarak çoğu zamanda mazeretiz olarak imesaiye gelmediği, sağlık sorunları sebebiyle çalışamadığı/çalışmadığı görülmüş olup, 65 yaş haddini doldurmasına kadar geçecek süre zarfında da yine bu şekilde devamsızlığının sürebileceği, davacının çeşitli bahanelerle işe gelmeden maaş almaya devam edeceği anlaşıldığından, çalışana özel koşullar nazara alınarak kanunun vermiş olduğu takdir yetkine istinaden kanunen emekliliğe sevk işlemi tesis edildiği, davacının 65 yaşını ikmal etmiş olup, 10/01/2023 tarihinde re'sen emekliye sevk edileceği, şeker, tansiyon ve kalp rahatsızlığı gibi kronik rahatsızlıkları bulunduğundan aktif olarak çalışamadığı ve Belediyeye katkı sağlayamadığı açık ve net olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …<br>DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY : <br>Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı Muhtarlık İşleri Dairesinde daire başkanı kadrosunda görev yapmakta olan davacının, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun ilgili maddelerine istinaden 30 hizmet yılını ve 61 yaş sınırını doldurduğundan bahisle re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.<br> <br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı Geçici 4. maddesinde; ''Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.'' hükmü öngörülmüştür.<br> 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun "Yaş Hadleri" başlıklı 40. maddesinde, iştirakçilerin görevleriyle ilgilerinin kesilmesini gerektiren yaş haddinin 65 yaşını doldurdukları tarih olduğu, bu görevlere, 65 yaşını dolduranların açıktan veya naklen atamalarının yapılamayacağı, "Emekli Aylığı Bağlanacak Haller" başlıklı 39. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; 25 fiili hizmet yılını dolduran iştirakçilerden kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını dolduranların istekleri üzerine, aynı bendin ikinci paragrafında, seçilmiş belediye başkanları ve illerin daimi komisyonu üyeleri hariç olmak üzere 30 hizmet yılını tamamlamış olanların, kurumlarınca lüzum görüldüğünde yaş kaydı aranmaksızın re'sen emekli edilebilecekleri kurala bağlanmıştır.<br>08/07/2003 tarih ve 4919 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile, 5434 sayılı Kanun'un 40. maddesinin, iştirakçilerin görevleri ile ilgilerinin kesilmesini gerektiren yaş haddinin 61 yaşını doldurdukları tarih olarak değiştirilmesi ve bu değişikliğin iptali istemiyle yapılan başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesinin 28/02/2004 tarih ve 25387 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2003 tarih ve E:2003/67, K:2003/88 sayılı kararıyla; anılan değişikliğin 65 yaşını doldurmayanlar yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olup, Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararı gereğince dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla 5434 sayılı Kanun'un 40. maddesinde belirlenen yaş haddi 65 olarak uygulanmaya devam edilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Yukarıda yer verilen mevzuat ve açıklamaların birlikte değerlendirilmesinden; 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nda, mevzuatımızda genel olarak kabul edilmiş bulunan memur güvencesinin doğal sonucu olarak emeklilik uygulaması isteğe bağlanmış olup, re'sen emekliye sevk uygulaması ise, istisnai nitelik taşımakta, çalışana ve hizmete yönelik birtakım koşullara bağlı bulunmaktadır.<br>Diğer taraftan, 5434 sayılı Kanun'un anılan maddeleri ile idarelere, 30 hizmet yılını tamamlamış olanlar ile 61 yaşını dolduranların re'sen emekliye sevki konusunda takdir yetkisi verilmiş ise de, bu yetki mutlak ve sınırsız olmayıp, emekliye sevk işleminin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğunun hukuken geçerli, somut bilgi ve belgelerle kanıtlanması gerekmektedir.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davalı idare tarafından, davacının 01/01/2020 tarihinden 23/02/2022 tarihine kadar olan süre zarfında 13 gün işe geldiği, yıllık izinli olduğu süreler dışında bazen mazeretli olarak çoğu zamanda mazeretsiz olarak mesaiye devam etmediği, sağlık sorunları sebebiyle çalışamadığı/çalışmadığı belirtilerek, davacının işe gelmediğine ilişkin Personel Takip Sistemi (PDKS) kayıtları sunulmuş ise de, davacının sağlık sorunları olmakla birlikte görevini yapamayacağına dair somut bir tespit veya sağlık kurulu raporunun mevcut olmadığı, öte yandan, davacının 01/09/2020 tarihi itibarıyla Muhtarlık Daire Başkanlığı görevinden ayrıldığı ve yönetici pozisyonunda olmadığı göz önüne alındığında, Covid-19 kapsamında kamu çalışanlarına yönelik alınacak tedbirlere ilişkin olarak yayımlanan 2020/8, 2021/8, 2021/13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgeleriyle, Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik rahatsızlığı bulunan 60 yaş ve üzeri çalışanların (yönetici pozisyonundakiler hariç) idari izinli sayılacakları açıkça belirlendiğinden davacının söz konusu Genelgelere göre idari izinli sayılması gerektiği, bununla birlikte davacının Genelgeler kapsamında olup olmadığının tespitinin davalı idarenin sorumluluğunda olduğu, bu kapsamda olmadığının tespiti halinde ise, disipline ilişkin kuralların işletilmesi gerektiği, oysa davacının özürsüz ve mazeretsiz olarak işe gelmediğine ilişkin herhangi bir tutanak bulunmadığı gibi, hakkında açılmış disiplin soruşturmasının da olmadığı, ayrıca davacının işe gelmemesi veya başka bir fiilinden dolayı disiplin cezası aldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin de sunulmadığı anlaşılmış olup, Anayasa Mahkemesince, iştirakçilerin görevleriyle ilgilerinin kesilmesini gerektiren yaş sınırının 61 yaş olarak değiştirilmesine ilişkin düzenlemenin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği de göz önüne alındığında, davacının re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir. <br>Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br> <br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine, <br>4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/10/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
naklen