<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/6891 E.  ,  2023/4080 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2022/6891<br>Karar No : 2023/4080 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLLERİ : Av. ... <br> Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN_KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN_KONUSU : İzmir Bakırçay Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Anabilim Dalında profesör unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, üniversitedeki çalışmalarına ek olarak mesai saatleri sonrasında serbest meslek icrasında bulunmak üzere adına muayenehane uygunluk belgesi düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü işleminin iptali istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; ilk derece mahkemesi tarafından verilen dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulması ve iptali kararları sonrasında birçok masraf yaparak muayenehane açtığı, bu nedenle meşru beklentisinin bulunduğu aynı üniversitede öğretim görevlisi unvanıyla görev yapan kişiler arasında salt unvan farklılıkları veya unvanı alma zamanlarının farklı olması nedeniyle ayrı uygulamaya gidilemeyeceği, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, 2014/15 sayılı Genelgenin uygulanmasının mümkün olmadığı, öğretim üyelerinin kendilerine özgü önem ve değerde bir meslek sınıfı olduğu, bu nedenle diğer kamu görevlileri gibi değerlendirilmelerinin mümkün olmadığı, hastaların sağlık hizmetine erişim hakkının engellendiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 36. maddesinde, öğretim elemanlarının çalışma esasları kısmi ve tam zamanlı çalışma esasına göre belirlenmişken, yaşanan hukuki süreç sonucunda 18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6514 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinde yapılan değişiklikle, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarının, maddede belirtilen ve profesör ve doçent kadrosunda olan öğretim üyeleri için getirilen bazı istisnalar hariç, mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmaları ve özel sağlık kuruluşlarında çalışmaları yasaklanmış, bu kural Anayasa Mahkemesince Anayasaya uygun bulunmuştur. <br>Diğer taraftan, aynı Kanun'un 14. maddesi ile 2547 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 64. maddede, bu maddenin yürürlüğe girdiği (18/01/2014) tarih itibarıyla mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmakta veya özel kuruluşlarda çalışmakta olan öğretim üyelerinin, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde bu faaliyetlerini sona erdirmeleri gerektiği, bu süre içinde faaliyetlerini sona erdirmeyen öğretim üyelerinin üniversiteyle ilişiklerinin kesileceği yönünde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu maddenin Anayasa Mahkemesinin 09/04/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/6 sayılı kararı ile esas hakkında karar verilinceye kadar yürürlüğü durdurulmuş ve akabinde Anayasa Mahkemesinin 07/11/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/166 sayılı kararı ile de iptaline karar verilmiştir.<br>Anılan karar; yargı kararları sonrası tam zamanlı çalışan öğretim üyelerinin, mesai saatleri sonrası serbest olarak çalışabilecekleri yönünde oluşan kanaat ve beklenti nedeniyle üniversite dışındaki serbest çalışmalarını planladıkları, ekonomik ve sosyal hayatlarını bu koşulları öngörmek suretiyle belirledikleri, var olan durumun devam edeceğine dair oluşan beklenti ve kanaate göre planladıkları faaliyet ve çalışmaları ile bunlar gereğince yaratılan hukuki durumlarını dava konusu kurallar gereğince sona erdirmek zorunda olmalarının hakkaniyete aykırı olduğu, öğretim üyelerinin bu statülerinin belli bir süre devam edeceğine ilişkin meşru bir beklentilerinin oluştuğu ve bu beklentinin hukuki güvenlik ilkesi gereğince korunması gerektiği, ayrıca kanun koyucunun aynı konuyla ilgili pek çok kanun çıkarmış olmasının da söz konusu öğretim üyelerinin hukuki durumları bakımından belirsizlik yarattığı, duraksamalara neden olduğu gerekçesine dayanmaktadır.<br> Anayasa Mahkemesinin yukarıda bahsi geçen 07/11/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/166 sayılı kararının gerekçesi ile birlikte tüm hukuksal süreç değerlendirildiğinde; 2547 sayılı Kanun'un Anayasa Mahkemesince iptal edilen Geçici 64. maddesi, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla muayenehanesi bulunan veya özel sağlık kuruluşlarında çalışan öğretim üyelerine ilişkin olduğundan, 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihi itibarıyla meri mevzuata/usulüne uygun olarak muayenehane işletmekte olan veya özel sağlık kuruluşlarında çalışan öğretim üyelerinin, Geçici 64. maddenin Anayasa Mahkemesince yürürlüğünün durdurulması ve akabinde iptali üzerine bu faaliyetlerine devam edebilecekleri sonucuna varılmaktadır. <br>Bununla birlikte, anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla muayenehanesi bulunmayan ya da özel bir sağlık kuruluşunda çalışmayan öğretim üyesi tabipler ise, Geçici 64. maddenin kapsamında olmadıklarından, bu alanda yapılan yeni düzenlemelere, yani 2547 sayılı Kanun'un 6514 sayılı Kanun'la değişik 36. maddesi hükmüne tabi olacaklardır. Buna göre de, anılan kişilerin 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihinden sonra serbest meslek icralarına hukuki olanak bulunmamaktadır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, 6514 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesi dönemde açılmış ve muayenehane uygunluk belgesi alınarak serbest hekimlik faaliyeti yapılmış bir muayenehanesi olmayan ve Anayasa Mahkemesi'nin 2547 sayılı Kanun'un geçici 64. maddesine ilişkin iptal kararının gerekçesi bakımından hukuksal güvenlik ilkesi uyarınca korunması gereken "meşru bir beklentisi" bulunmadığı açık olan davacının; yürürlükteki yasa kuralları uyarınca muayenehane açmasına yasal olanak bulunmadığından, muayenehane açma başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmakla birlikte; İdare Mahkemesine sunulan hizmet cetveli ile birlikte dava dosyasının incelenmesinden, davacının 24/07/1986 tarihinde Erzincan ... Sağlık Ocağında tabip olarak göreve başladığı, 31/10/1988-20/04/1993 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Anabilim Dalında araştırma görevlisi olarak görev yaptığı, ardından 02/09/1994-31/10/2000 tarihleri arasında Aksaray Devlet Hastanesi, ... Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Adana ... Ocağında uzman hekim olarak görev yaptığı, 31/10/2000 tarihinde İzmir ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine baş asistan olarak atandığı, 02/09/2010 tarihinde aynı hastanede klinik şef yardımcısı olarak çalışmaya başladığı, ardından aynı hastaneye eğitim görevlisi olarak atandığı ve 02/11/2011-29/03/2017 tarihleri arasında görev yaptığı, aynı hastanede 30/03/2017 tarihinde profesör unvanıyla görev yapmaya başladığı, 06/10/2020 tarihinde İzmir Bakırçay Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Cerrahisi Anabilim Dalına profesör olarak atandığı ve halen anılan üniversitede profesör unvanıyla öğretim üyesi olarak görev yaptığı anlaşılmaktadır. <br>Buna göre; davacı 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 18/01/2014 tarihine kadar geçen süreçte yükseköğretim kurumunda öğretim üyesi olarak görev yapmamış, ilk olarak tabip olarak görev yapmış, ardından belli bir süre araştırma görevlisi olarak görev yaptıktan sonra naklen atama yoluyla kamu hastanelerinde uzman hekim olarak çalışmış, ardından İzmir ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde baş asistan, klinik şefi ve eğitim görevlisi unvanıyla görev yaptıktan sonra, anılan hastanede profesör unvanıyla öğretim üyesi olarak çalışmaya 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra 30/03/2017 tarihinde başlamıştır. <br>Bu durumda, 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihi itibarıyla yükseköğretim kurumunda öğretim üyesi olarak görev yapmayan, serbest meslek icra edebilmek bakımından öğretim üyesi olarak çalışmaya başladığı 30/03/2017 tarihinde yürürlükte olan düzenlemelere, yani 2547 sayılı Kanun'un 6514 sayılı Kanun'la değişik 36. maddesi hükmüne tabi olan davacının, muayenehane açmak suretiyle serbest meslek icra etmesine yasal düzenlemeler karşısında olanak bulunmamaktadır. <br>Bu itibarla, davacının mesai saatleri sonrasında serbest meslek icrasında bulunmak üzere adına muayenehane uygunluk belgesi düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü, istinafa konu kararın kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,<br>2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, istinafa konu kararın kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, <br>3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücreti ile kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının iadesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.<br></font></p></body></html>

naklen