<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/2542 E.  ,  2023/4072 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2023/2542<br>Karar No : 2023/4072 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği <br>VEKİLİ : Av. …<br><br><br>İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN_KONUSU : Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi … Hastalıkları Ana Bilim Dalında doçent unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, mesai saatleri sonrasında mesleki faaliyette bulunmak üzere muayenehane açma istemiyle Tekirdağ Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne 28/05/2021 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, Anayasa Mahkemesinin dava konusu uyuşmazlık ile ilgili iptal kararının hatalı yorumlandığı, mevcut muayenehanesini yeniden açabileceği düşüncesiyle kapatmış olduğu, var olan hukuki duruma güvenmiş olmasının aleyhine yorumlanamayacağı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 36. maddesinde, öğretim elemanlarının çalışma esasları kısmi ve tam zamanlı çalışma esasına göre belirlenmişken, yaşanan hukuki süreç sonucunda 18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6514 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinde yapılan değişiklikle, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarının, maddede belirtilen ve profesör ve doçent kadrosunda olan öğretim üyeleri için getirilen bazı istisnalar hariç, mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmaları ve özel sağlık kuruluşlarında çalışmaları yasaklanmış, bu kural Anayasa Mahkemesince Anayasa'ya uygun bulunmuştur. <br>Diğer taraftan, aynı Kanun'un 14. maddesi ile 2547 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 64. maddede, bu maddenin yürürlüğe girdiği (18/01/2014) tarih itibarıyla mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmakta veya özel kuruluşlarda çalışmakta olan öğretim üyelerinin, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde bu faaliyetlerini sona erdirmeleri gerektiği, bu süre içinde faaliyetlerini sona erdirmeyen öğretim üyelerinin üniversiteyle ilişiklerinin kesileceği yönünde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu maddenin Anayasa Mahkemesinin 09/04/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/6 sayılı kararı ile esas hakkında karar verilinceye kadar yürürlüğü durdurulmuş ve akabinde Anayasa Mahkemesinin 07/11/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/166 sayılı kararı ile de iptaline karar verilmiştir.<br>Anılan karar; yargı kararları sonrası tam zamanlı çalışan öğretim üyelerinin, mesai saatleri sonrası serbest olarak çalışabilecekleri yönünde oluşan kanaat ve beklenti nedeniyle üniversite dışındaki serbest çalışmalarını planladıkları, ekonomik ve sosyal hayatlarını bu koşulları öngörmek suretiyle belirledikleri, var olan durumun devam edeceğine dair oluşan beklenti ve kanaate göre planladıkları faaliyet ve çalışmaları ile bunlar gereğince yaratılan hukuki durumlarını dava konusu kurallar gereğince sona erdirmek zorunda olmalarının hakkaniyete aykırı olduğu, öğretim üyelerinin bu statülerinin belli bir süre devam edeceğine ilişkin meşru bir beklentilerinin oluştuğu ve bu beklentinin hukuki güvenlik ilkesi gereğince korunması gerektiği, ayrıca kanun koyucunun aynı konuyla ilgili pek çok kanun çıkarmış olmasının da söz konusu öğretim üyelerinin hukuki durumları bakımından belirsizlik yarattığı, duraksamalara neden olduğu gerekçesine dayanmaktadır.<br> Anayasa Mahkemesinin yukarıda bahsi geçen 07/11/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/166 sayılı kararının gerekçesi ile birlikte tüm hukuksal süreç değerlendirildiğinde; 2547 sayılı Kanun'un Anayasa Mahkemesince iptal edilen Geçici 64. maddesi, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla muayenehanesi bulunan veya özel sağlık kuruluşlarında çalışan öğretim üyelerine ilişkin olduğundan, 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihi itibarıyla meri mevzuata/usulüne uygun olarak muayenehane işletmekte olan veya özel sağlık kuruluşlarında çalışan öğretim üyelerinin, Geçici 64. maddenin Anayasa Mahkemesince yürürlüğünün durdurulması ve akabinde iptali üzerine bu faaliyetlerine devam edebilecekleri sonucuna varılmaktadır. <br>Bununla birlikte, anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla muayenehanesi bulunmayan ya da özel bir sağlık kuruluşunda çalışmayan öğretim üyesi tabipler ise, Geçici 64. maddenin kapsamında olmadıklarından, bu alanda yapılan yeni düzenlemelere, yani 2547 sayılı Kanun'un 6514 sayılı Kanun'la değişik 36. maddesi hükmüne tabi olacaklardır. Buna göre de, anılan kişilerin 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihinden sonra serbest meslek icralarına hukuki olanak bulunmamaktadır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının, Anayasa Mahkemesinin anılan kararına göre, ancak 18/01/2014 tarihi itibarıyla usulüne uygun olarak muayenehane açmak suretiyle serbest meslek icra eden öğretim üyelerinin haklı beklentilerinin varlığından söz edilebileceğinden, yine ancak bu öğretim üyelerinin beklentilerinin korunması gerektiği, 18/01/2014 tarihi itibarıyla öğretim üyelerinin, aynı akademik unvanda olmalarının, her anlamda eşit statüde oldukları anlamına gelmediği gibi bu uyuşmazlık bağlamında da eşit statüde olduklarının kabul edilemeyeceği, 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesi uyarınca muayenehane açması hukuken mümkün olmayan davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde Anayasa'nın 10. maddesinde ifade edilen eşitlik ilkesine ve hakkaniyete aykırı bir yön de bulunmadığı yönündeki gerekçesinde hukuki isabetsizlik bulunmamakla birlikte, kararda somut uyuşmazlık bakımından yer verilen "Namık Kemal Üniversitesi … Hastalıkları Anabilim Dalında doçent kadrosunda görev yapan davacının 01/01/2005 tarihinde Bitlis ili, Tatvan ilçesi, Cumhuriyet Caddesi, Pınar İş Merkezi, No:5 adresinde muayanehane açarak mesleki faaliyetini yürütmekte iken kendi isteği ile muayenehanesini 29/04/2006 tarihinde kapatarak, çeşitli kurumlarda görev yaptıktan sonra 16/08/2017 tarihinden itibaren Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde göreve başladığı ve 18/01/2014 tarihi itibarıyla muayenehanesinin bulunmadığı, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla, davacının daha önceden kendi rızası ve talebiyle kapattığı özel muayenehanesini yeniden açmasına imkan tanıyan mevzuatta herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi, Anayasa Mahkemesinin 07/11/2014 tarih ve E: 2014/61 K:2014/166 sayılı kararının gerekçesinde de buna imkan tanıyan herhangi bir değerlendirme bulunmadığı, bu duruma göre, herhangi bir yasal veya idari zorlama olmaksızın kendi rızası ve talebi ile özel muayenehanesini kapatan davacının, yeniden özel muayene açma talebinin reddi yönünde tesis edilen dava konusu zımni ret işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı" yönündeki gerekçede isabet bulunmamaktadır. <br>Zira, davacıya ait hizmet cetveli ile birlikte dava dosyasının incelenmesinden, davacının 23/03/1996 tarihinde Afyon Dazkırı Yüreğil Sağlık Ocağında tabip olarak göreve başladığı, 02/12/1999 tarihinde Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesine araştırma görevlisi olarak naklen atandığı, 08/11/2004 tarihinde istifa ettikten sonra farklı kurumlarda uzman tabip ve araştırma görevlisi kadrolarında çalıştığı, 16/08/2017 tarihinde Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesine yardımcı doçent olarak atandığı, 06/03/2018 tarihinde unvanının doktor öğretim üyesi olarak değiştirildiği ve 29/09/2020 tarihinde de doçentliğe atamasının yapıldığı anlaşılmaktadır. <br>Buna göre; davacı 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 18/01/2014 tarihine kadar geçen süreçte yükseköğretim kurumunda öğretim üyesi olarak görev yapmamış, öğretim üyesi olarak çalışmaya 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra 16/08/2017 tarihinde başlamıştır.<br>Bu durumda, 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihi itibarıyla yükseköğretim kurumunda öğretim üyesi olarak görev yapmayan, serbest meslek icra edebilmek bakımından öğretim üyesi olarak çalışmaya başladığı 16/08/2017 tarihinde yürürlükte olan düzenlemelere, yani 2547 sayılı Kanun'un 6514 sayılı Kanun'la değişik 36. maddesi hükmüne tabi olan davacının, muayenehane açmak suretiyle serbest meslek icra etmesine yasal düzenlemeler karşısında olanak bulunmamaktadır. <br>Bunun yanı sıra, davacının 2005-2006 yılları arasında muayenehane işletmek suretiyle yürüttüğünü iddia ettiği serbest meslek faaliyeti, üniversite öğretim üyelerinin tam gün çalışmalarına ilişkin hukuksal süreç öncesinde ve öğretim üyesi olmadığı döneme ilişkin olduğundan, davacının 2547 sayılı Kanun'un geçici 64. maddesi kapsamında bir meşru beklentisinin varlığından ve anılan hükmün iptali sebebiyle serbest meslek icra edebileceğinden söz etmek de mümkün değildir.<br>Bu itibarla, davacının mesai saatleri sonrasında mesleki faaliyette bulunmak üzere muayenehane açma istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,<br>2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, <br><br>3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istemi halinde iadesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>

naklen