<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/3021 E. , 2023/4380 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/3021<br>Karar No : 2023/4380<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI): …<br>VEKİLİ: Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ: <br>Dava Konusu İstem: Mersin Büyükşehir Belediyesi … Başkanlığında … olarak görev yapan davacı, Ulaşım Daire Başkanlığı bünyesine şube müdürü olarak atanmasına ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davalı idare tarafından tesis edilen işlemin gerekçesi, takdir yetkisi olarak belirtilmiş ise de; davacının hangi objektif ve somut gerekçe ile daire başkanlığı görevinden alınarak şube müdürü olarak atamasının yapıldığı hususunun idare tarafından ortaya konulamadığının görüldüğü, bu durumda; üst düzey yönetici atama ve görevden alma konusunda geniş bir tercih ve takdir yetkisine sahip olan idarenin, her türlü takdire dayalı işlemlerinde takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun hareket etmesi gerektiği, davacının daire başkanlığı görevi ile ilgili olarak hakkında hiçbir adli ve idari soruşturma açılmadığı gibi, disiplin cezası da almadığı ve görevinde başarısız ve yetersiz olduğu ya da görevinden alınmasını gerektirecek bir fiili, tutum ve davranışı ile hizmete etkisi olan herhangi bir olumsuzluğu bulunduğu yönünde somut, nesnel ve hukuken kabul edilebilir bilgi, belgenin veya tespitin bulunmadığı, ayrıca davacının Şube Müdürü kadrosuna atanmasını gerektiren hukuken geçerli herhangi somut bir sebebin de davalı idarece gösterilmediği dikkate alındığında, davacı hakkında benzer nitelikteki atama işlemleri hakkında verilen iptal kararlarını da etkisiz kılacak şekilde, salt takdir yetkisinin kullanıldığı ileri sürülerek tesis edilen dava konusu işlemde gerek mevzuat gerekse de Anayasa Mahkemesi ve Danıştay içtihatlarında vurgulanan temel ilkeler bağlamında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvursunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, görevde yükselme sınavına tabi olmayan yönetici kadrolarına atama konusunda idarenin geniş bir tercih ve takdir yetkisi bulunduğu; dava konusu işlemin, kamu yararı amacı ve hizmet gereği ilkeleri doğrultusunda hukuken geçerli sebeplere dayanılarak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 68 ve 76. maddeleri hükmü ile idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında tesis edildiği ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI: Cevap verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …<br>DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlar görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.<br>5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun "Personel istihdamı" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasında; "Büyükşehir belediyesi personeli büyükşehir belediye başkanı tarafından atanır. Personelden müdür ve üstü unvanlı olanlar ilk toplantıda büyükşehir belediye meclisinin bilgisine sunulur." hükmü düzenlenmiştir.<br>Yukarıda yer verilen hükümler ile memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.<br>Buna karşılık, sözü edilen takdir yetkisinin, ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususunun yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunduğunu da vurgulamak gerekir.<br>Uyuşmazlık konusu olayda, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ışığında, geçmiş hizmetlerinin değerlendirilmesinden, liyakat ve kariyer ilkelerine uygun olarak daire başkanlığı kadrosuna atandığı sonucuna varılan davacının, görevinden alınmasını gerektirecek somut bir tespitin davalı idarece sunulamaması ve daha önceki atama işleminin iptali yolunda verilen yargı kararını etkisiz kılacak şekilde işlem tesis edilmesi karşısında kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak davacının daire başkanlığı görevinden alınarak, şube müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesine dayanılarak hüküm kurulması gerekirken, ... İdare Mahkemesince verilen kararda; bu gerekçenin yanı sıra, "daire başkanlığı kadrosunun da üst düzey kadro olduğunun kabulüyle, bu kadrolara ilişkin olarak davalı idarenin atama ve görevden alma konusunda takdir yetkisinin daha geniş olduğu..." değerlendirmesine yer verilmiş olmasında hukuki isabet bulunmamakta ise de; kararda yer verilen diğer gerekçenin hukuka uygun bulunması karşısında, bu husus; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen karara yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU: <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı İdare üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>
naklen