<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/1941 E. , 2023/4901 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/1941<br>Karar No : 2023/4901 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davalı Üniversite bünyesinde uzman kadrosuna başvuran davacı tarafından, başvurusunun reddine ilişkin … tarih ve E… sayılı işlemin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Olayda, hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda davacının, 01.09.2012 tarihinde Şanlıurfa İli, Birecik İlçesi'nde işlemiş olduğu "Hakaret, Görevi Yaptırmamak İçin Direnme" suçundan … Asliye Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "Görevi yaptırmamak için direnmek" suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve "Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret" suçundan 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve davalı idarece davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A/5 maddesindeki şartları taşımadığından bahisle başvurmuş olduğu kadroya başvurusunun kabul edilmediği, güvenlik soruşturmasında elde edilen bilgiler ve kişilerin atanmak istediği görevin nitelikleri göz önüne alındığında, kamu görevine atama yapmak konusunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, söz konusu bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanılması ile sınırlı olduğu, takdir yetkisini kullanması hususunda idarenin yargı kararı ile zorlanamayacağı, uyuşmazlıkta takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığı ve davacının yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin aradığı "Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak" hükmünü karşılamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin yasal dayanağı olan, 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin A-8 bendinde yer alan Devlet memurluğuna alımlarda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması gerektiğine ilişkin düzenlemenin, Anayasaya ve hukuka aykırı olduğunun Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen 24.07.2019 gün ve E: 2018/73; K: 2019/65 sayılı kararı ile ortaya konularak iptal edilmesi karşısında, yapılan sınav sonucunda atanmaya hak kazanmasına karşın güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle davacının atamasının uygun bulunmamasına ilişkin dava konusu işlemde ve bu işleme karşı açılan davayı reddeden idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmediği, bununla birlikte; davacının 657 sayılı Kanunun 48. maddesinde sayılan diğer şartları taşıyıp taşımadığı hususunun davalı idarece her zaman değerlendirilebileceği ve bu değerlendirme sonucunda yapılacak tespitler doğrultusunda yeniden işlem tesis edebileceğinin tartışmasız olduğu sonucuna varılarak, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesi'nin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı idare tarafından, davacının Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Naklen Veya Açıktan Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav İle Giriş Sınavlarına İlişkin usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte aranan şartları taşımaması nedeniyle başvurusunun kabul edilmesinin mümkün olmadığı, ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti kısmının karardan çıkarılarak onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>İLGİLİ MEVZUAT<br> Danıştay nezdinde temyize tabi kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.<br> Yine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının b bendinde "temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı" hükme bağlanmıştır.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun ''Kararlarda bulunacak hususlar'' başlığını taşıyan 24/f maddesinde; kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama ücreti kapsamında olduğu; 326. maddesinde, kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı, 330. maddesinde ise, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin, taraf lehine hükmedileceği kurala bağlanmıştır.<br>1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade edeceği kuralı yer almıştır. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Temyiz istemine konu kararda; "dava kısmen iptal kısmen ret kararıyla sonuçlandığından, ....Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine...." şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>Dava sürecinde davacı taraf vekil ile temsil edilmediğinden; temyize konu kararda davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>Yukarıda anlatılanlardan bahisle; temyize konu kararda yer alan "...Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,.." ifadesinin, karardan çıkarılarak düzeltilmesi gerekmektedir.<br> Temyize konu kararın diğer kısımları yönünden ise; karar hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 18/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>
naklen