<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/1908 E.  ,  2023/3132 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2023/1908<br>Karar No:2023/3132<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Bölge Müdürlüğü<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … İletim A.Ş. (…) Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nce davanın kabulü yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile davanın süre yönünden reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değiştirilen "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dâhi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiştir.<br>2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dâhi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:<br>a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idarî işlemler hakkında açılan davalar.<br>c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br>e) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.<br>f) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.<br>g) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun uygulanmasından doğan davalar.<br>h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.<br>ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.<br>i) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.<br>j) 08/06/1994 tarih ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun'un uygulanmasından ve 16/07/1997 tarih ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un uygulanmasından doğan davalar.<br>k) 06/06/1985 tarih ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu'nun uygulanmasından doğan davalar.<br>l) 03/07/2005 tarih ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun uygulanmasından doğan davalar.<br>m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." kuralına yer verilmiştir.<br>2577 sayılı Kanun'un "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin altıncı fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; yedinci fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, altıncı fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır. <br>Aktarılan düzenlemelere göre, ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı kural olarak istinaf kanun yoluna başvurulabileceği, ancak 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidî olarak sayılan uyuşmazlıklarla ilgili kararlara karşı istinaf kanun yolundan sonra temyiz kanun yoluna da başvurulabileceği açıktır.<br>Dosyanın incelenmesinden, davacı ile davalı idare arasında 09/07/2009 tarihinde imzalanarak 01/08/2009 tarihinde yürürlüğe giren, daha sonra da 04/08/2009, 28/12/2009, 25/03/2011, 13/10/2011, 30/01/2012 ve 25/04/2012 tarihlerinde revize edilen Sistem Kullanım Anlaşması uyarınca, davacının, anılan Anlaşmada yer verilen "İletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip tüzel kişilerin iletim sisteminin her bir ölçüm noktasında çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması" kuralını ihlâl ettiğinin tespit ettiğinden bahisle söz konusu ihlâlle ilgili olarak dava konusu Ekim 2010-Aralık 2012 dönemleri için 29/04/2013 tarih ve I 79526, I 79596,1 79664. I 79728, I 79793, I 79860, I 79929, I 80006, I 80092, I 80177, I 80281, I 80390, I 80501, I 80623, I 80741,1 80860,1 80971,1 81098,1 81222,1 81349,1 81478,1 81600,1 81737,1 81872,182013, I 82140, I 82268 seri ve sıra no'lu sistem kullanım ceza faturaları düzenlenerek 14/05/2013 tarihli ve 4732 sayılı yazı ekinde davacıya tebliğ edildiği, anılan ceza faturalarının iptal edilerek, 247.641,37 TL'nin tarafına iade edilmesi istemiyle ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/664 sayılı dosyasında açılan dava sonucunda Mahkemenin … tarih ve … sayılı davanın kabulüne dair kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, … Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin … tarih E:…, K:… sayılı kararıyla esastan reddi sonrasında yapılan temyiz başvurusunun, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile yargı yolunun caiz olmaması, kanuni değişiklik nedeniyle idari yargının görevli olması nedeniyle bozulması üzerine, anılan Mahkemece bozma kararına uyularak davanın usulden reddine karar verildiği, akabinde davacı tarafından toplamda 27 adet ceza faturasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek ihtirazi kayıtla ödenen 247.641,37 TL'nin ödeme tarihi olan 14/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… kararıyla davanın kabulüne karar verildiği, davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce istinaf başvurusunun kabulü ile davanın süre yönünden kesin olarak reddine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın verildiği ve anılan karara karşı davacı tarafından temyiz başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.<br>Bölge İdare Mahkemelerinin hangi davalar hakkında verdikleri kararların temyiz edilebileceği 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidî olarak sayılmış olup, 27 adet ceza faturasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek ihtirazi kayıtla ödenen 247.641,37 TL'nin ödeme tarihi olan 14/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın bu kapsamda değerlendirilmesinin mümkün olmadığı; davanın konusunun yüz bin (İstinaf Mahkemesi kararının verildiği 2023 yılı itibarıyla 581.000,00) Türk Lirası'nı aşan tam yargı davası olmadığı da dikkate alındığında, Bölge İdare Mahkemesi'nce istinaf başvurusu üzerine verilen 16/02/2023 tarihli kararın kesin olduğu sonucuna varılmıştır.<br><br>Bu itibarla, istinaf incelemesi üzerine kesinleşen kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması hukuken mümkün olmadığından, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik temyiz isteminin incelenemeyeceği kuşkusuzdur.<br><br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,<br> 2. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 3. Dairemiz kararının bir örneği Mahkeme'ce … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmek üzere dosyanın …. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine,<br> 4. 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesin olarak 19/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

naklen