<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/1310 E. , 2023/1983 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/1310<br>Karar No : 2023/1983 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. …<br> <br>İSTEMİN KONUSU : …Bölge Mahkemesi …İdari Dava Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen …tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:…sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Nevşehir ili, Gülşehir ilçesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacının, Gülşehir ve Kozaklı ilçelerine yapılan naklen atamalarının İdare Mahkemesince iptal edildiğinden bahisle hukuka aykırı atamalar nedeniyle oluşan maddi zararları karşılığı 10.000,00-TL maddi ve manevi zararları karşılığı olarak 25.000,00- TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararla; bir idari işlemin, Kanunlara ve hukuka aykırılığı kural olarak hizmet kusuru sayılmakta ise de, her aykırılığın tazminat sorumluluğuna yol açmayacağı, idari işlemlerin iptalini gerektiren nedenler ile tazminat ödenmesini gerektiren nedenler arasında tam bir özdeşlik bulunmadığı, başka bir deyişle, bir işlemin herhangi bir yönden hukuk kurallarına aykırı görülerek iptal edilmiş olmasının, tek başına hizmet kusurunun varlığının kabulü için yeterli olmadığı, idari işlemin tesis edilmesi ve uygulanmasında 'hizmet kusuru vardır' denilebilmesi için saptanan hukuki sakatlığın kasıt ve ağır ihmal derecesinde ağır ve önemli olmasının gerektiği de dikkate alındığında, davacının, iptal edilen işlem nedeniyle maddi veya manevi bir zarara uğradığının kabulüne imkan olmadığı, dolayısıyla uyuşmazlık konusu olayda, idarenin maddi ve manevi tazmin yükümlülüğünü doğuran bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.<br>Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine verilen kararın kesin olduğu ve 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyize tabi davalardan olmadığı anlaşıldığından, kesin olarak verilen karara karşı temyiz başvurusunda bulunulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka ve mevzuata aykırı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca Kayseri 1. İdare Mahkemesi tarafından adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesine rağmen, davacı tarafından temyiz aşamasında yeniden adli yardım talebinde bulunulmuş ise de, aynı Kanun'un 335. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder" düzenlemesi gereğince davacının temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle temyiz isteminin reddine ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:…sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden, temyiz giderlerinin davacıdan tahsili için İdare Mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,<br>5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 11/04/2023 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
naklen