<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2017/34 E. , 2023/2863 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2017/34<br>Karar No : 2023/2863<br><br>DAVACI : … Sendikası <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALI : … İdaresi Başkanlığı (…) - …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVANIN KONUSU : Davacı Sendika tarafından;<br>1- Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığının "Naklen atama işlemleri" konulu … günlü, … sayılı işleminin;<br>2- Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı İdari Hizmet Sözleşmesi'nin "Özel Hükümler" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "Personel rıza beyanında bulunmazsa KOSGEB, personelin her türlü hakkını vererek görevle ilişkisini kesebilir." cümlesinin;<br>3- 24/07/2009 günlü, 27298 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı İnsan Kaynakları Yönetmeliği'nin 48. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "veya Başkanlıkça uygun görülecek diğer sebeplerle " ibaresinin iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Yönetmelik hükmünde, objektif değerlendirme kıstaslarına yer verilmediği, somut kriterlere dayanması gereken rotasyon uygulamasının "Başkanlıkça uygun görülecek diğer sebepler" gibi bir kritere bağlanmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu,<br>"Naklen Atama İşlemleri" konulu dava konusu işlemde yer alan; "personelin etkileşim içinde olduğu ortam ile ilişkilerinin istenilen seviyede olmaması" kriterinin ya da "performansının" neye göre tespit edileceğinin belirli olmadığı, Kurum ile davası veya disiplin süreci olan personelin naklen atamaya tabi tutulacağını düzenleyen kuralın hak arama hürriyetini engelleyecek nitelikte olduğu, arşiv araştırmasına ilişkin düzenlemenin ise suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, <br>İptali talep edilen düzenlemelerin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, Anayasa'ya ve üst hukuk normu olan kanun hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmüştür.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu Yönetmeliğin, 3624 sayılı KOSGEB Kuruluş Kanunu'nun 9. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 13. maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak çıkarıldığı, Yönetmeliğin 48. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "veya Başkanlıkça uygun görülecek diğer sebeplerle" ibaresinin somut ve objektif kriterlere bağlanması amacıyla "Naklen atama işlemleri" konulu … günlü, … sayılı işlemin tesis edildiği,<br>İdari hizmet sözleşmesinde yer alan ve davacı tarafından iptali istenen "Personel rıza beyanında bulunmazsa KOSGEB, personelin her türlü hakkını vererek görevle ilişkisini kesebilir." cümlesini tek başına yorumlayan davacının, Mahkemeyi yanıltma çabası içinde olduğu, Sözleşmenin 5. maddesinin tamamı incelendiğinde, iptali istenen ifadenin, somut ve gerekçeli bir idari işlem doğuracak yapıda olduğunun görüleceği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmelik hükmünün ve buna dayalı işlemin, hukuki belirlilik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptali gerektiği, idari hizmet sözleşmesinin davaya konu kuralının ise, üst hukuk normuna aykırı şekilde idareye tek yanlı fesih yetkisi verdiği gerekçesiyle iptali gerektiği düşünülmüştür.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : …<br>DÜŞÜNCESİ : Davacı Sendika tarafından; Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığının "Naklen atama işlemleri" konulu … günlü, … sayılı işlemiyle, bu işleme dayanak olarak gösterilen "Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı'nın İdari Hizmet Sözleşmesi"nin "Özel Hükümler" başlıklı 5. maddesi, 1. fıkrası (c) bendinin son cümlesinde yer alan "Personel rıza beyanında bulunmazsa KOSGEB, personelin her türlü hakkını vererek görevle ilişkisini kesebilir." ibaresiyle, "Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı İnsan Kaynakları Yönetmeliği"nin 48. maddesi, 1. fıkrasında yer alan "... veya Başkanlıkça uygun görülecek diğer sebeplerle ..." ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.<br>"Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı İnsan Kaynakları Yönetmeliği" 24/07/2009 tarih ve 27298 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş, söz konusu Yönetmeliğin "Nakil" başlıklı 48. maddesinin 1. fıkrasında; "(1) Başkan; personeli, bulunduğu işyerinden Başkanlık içinde merkez ve/veya taşra teşkilatında yer alan başka yerdeki işyerine bulunduğu görevden daha üst, aynı, benzer veya daha alt göreve naklen atayabilir. Nakiller, hizmetin gereği olarak veya personelin isteği üzerine sağlık, eş durumu veya Başkanlıkça uygun görülecek diğer sebeplerle yapılabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.<br>3624 sayılı Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun'un 11. maddesinin 2. fıkrasında "Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanı müşterek kararname ile; Başkan yardımcıları, Başkanın teklifi, İcra Komitesinin onayı ile, diğer personel ise, Başkanın onayı ile atanır. Başkan bu yetkisini bir alt kademeye devredebilir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Hizmetin gerektirdiği hallerde, kamu yararı doğrultusunda davalı idare Başkanı tarafından personelin nakli konusunda mevzuata uygun şekilde işlem tesis edilmesi her zaman mümkün olduğundan, söz konusu Yönetmeliğin 48. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "...veya Başkanlıkça uygun görülecek diğer sebeplerle..." ibaresinde hukuka aykırılık bulumadığı sonucuna varılmıştır. <br>Dava konusu … günlü, … sayılı işlem yönünden;<br>3011 sayılı "Resmi Gazete'de Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanun"un 1. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin; a) İşbirliğine, yetki ve görev alanlarına ait hükümleri düzenleyen, b) Kamu personeline ait genel hükümleri kapsayan, c) Kamuyu ilgilendiren Yönetmeliklerin Resmi Gazete'de yayımlanacağı kurala bağlanmıştır. <br>Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 3624 sayılı Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun'un 13. maddesinde; "Başkanlığın asli personeli, idari hizmet sözleşmesi ile sözleşmeli olarak istihdam edilir. Başkanlığın daimi ve aslilik arz eden görevleri ile bunların unvan ve adetleri, bu görevlerde çalışacak personelin tabi olacakları idari, sosyal ve ücret hükümleri, Başkanlığın hazırlayıp İcra Komitesinin onayı ile yönetmelik ile düzenlenir" hükmü düzenlenmiş; anılan Kanun'un 18. maddesinde ise Başkanlığın çalıştıracağı personelin 657 sayılı Devlet Memurları Kanuna tabi olmadığı belirtilmiştir.<br>Ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun, Devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel şartları düzenleyen 48. maddesinin (A) bendine, 29/10/2016 günlü, 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 676 sayılı KHK'nın 74. maddesiyle eklenen (ve 08/03/2018 günlü, 30354 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7070 sayılı Kanun'un 60. maddesiyle aynen kabul edilen) 8. alt bentte, "Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak." hükmü bulunmaktadır.<br>Yukarıda değinilen Yasa hükmü uyarınca, 24/07/2009 günlü, 27298 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı İnsan Kaynakları Yönetmeliği'nin 48/1. maddesinde; "Başkan personeli, bulunduğu işyerinden Başkanlık içinde merkez ve/veya taşra teşkilatında yer alan başka yerdeki işyerine bulunduğu görevden daha üst, aynı, benzer veya daha alt göreve naklen atayabilir. Nakiller, hizmetin gereği olarak veya personelin isteği üzerine sağlık, eş durumu veya Başkanlıkça uygun görülecek diğer sebeplerle yapılabilir" düzenlemesine yer verilmiştir.<br> Bu yetki kapsamında çıkarılan dava konusu … günlü, … sayılı işlemin "davalı idare tarafından personelin çalışmasını değerlendirmek ve personel ile ilgili yapılacak atamalarda anılan yönetmelikte geçen "başkanlıkça uygun görülecek diğer sebeplerle ifadesi"nden sonra gelen maddelerin incelemesine geçildiğinde; <br><br>2. maddesinde, "Başarılı performansından dolayı yeni birimde daha faydalı olacağı" hükmüne;<br>3. maddesinde, "Personel, işletmeler, ve/veya yerel aktörler/paydaşlar ile ilişkilerinin istenilen seviyede olmaması" hükmüne, <br>4. maddesinde, "Uzun yıllardır yönetici olmasına rağmen destek ve/veya idareci olarak yeterli performansı gösterememesi, etkin proje/fikir/başarılı çalışma ve vb. Önerileri olmaması, sorunlara çözüm üretememesi" hükmüne, <br>6. maddesinde, "Yeni kurulan müdürlüğün görev, bilgi ve tecrübe gerekliliklerinin farklı olması" hükmüne yer verilmiştir. <br>Yukarıda anılan bu hükümlerin Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı İnsan Kaynakları Yönetmeliği’nin 48. maddesi, 1. fıkrasında belirtilen “Başkanlıkça uygun görülecek diğer sebeplerle” hükmü uyarınca Kurum Başkanına personelin nakli konusunda verilen yetki çerçevesinde, somut ve objektif olarak düzenlendiği görülmektedir.<br>Bu durumda, kamu hizmetinin eksiksiz ve düzenli olarak yürütülmesinden sorumlu olan idare tarafından, mevzuatın öngördüğü şekilde hizmetin gereklerini esas alarak, bu hizmeti yürütecek personelin yürüttüğü görevde performansından, motivasyonundan, bilgi ve tecrübesinden en üst seviyede yararlanılması, netice itibarıyla hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi ve yaygınlaşmasını temin etme amacına yönelik olarak düzenlendiği anlaşılan dava konusu 2.,3.,4. ve 6. maddelerinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Kaldı ki, anılan hükümlere dayanılarak idari işlem tesis edilmesi halinde, bu işlemlerin kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka uygunluğunun denetlenebilmesi için yargı yoluna başvurulabileceği de açıktır.<br> 1. maddesinde belirtilen; "en az 5 yıldır aynı ilde/birimde görev yaptığı için rotasyon", ifadesine ilişkin olarak;<br>Kamu hizmetlerinin özel nitelik, verimlilik ve gerekliliğine göre, Türkiye'nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren illeri gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında, adil ve dengeli bir sistem içinde yer değiştirme ile ilgili esasları belirleme noktasında davalı idarenin düzenleme yapma yetkisi bulunduğu, idarenin, kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak, personelin bir hizmet biriminde uzun süre görev yapmasının, gerek personel ve gerekse hizmet yönünden ortaya çıkarabileceği olumsuzlukları gidermek ve yine personelin, ekonomik, kültürel ve coğrafi koşulları bakımından farklı yurt bölgelerinde hizmet yapmalarını sağlamak gibi amaçlarla "rotasyon" uygulaması yapabileceği açık olmakla birlikte, bu düzenlemelerin üst hukuk normlarına aykırılık taşımaması gerekmektedir.<br> Öte yandan, rotasyon uygulamasının Anayasa ve 657 sayılı Yasanın öngördüğü şekilde hukuki güvenlik ilkesine uygun olarak objektif ölçütlere bağlanması ve personel arasında herhangi bir nedenle ayrıma yol açacak şekilde uygulanmasından kaçınılması gerekmektedir. <br> Yukarıda yer verilen ilgili yasa metninde ve yönetmelikte bölge hizmeti ve rotasyon uygulamasına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmemekle birlikte, dava konusu işlemle Kurum Başkanına en az 5 yıl aynı ilde ya da birimde görev yapan personel için rotasyon kapsamında atama yetkisi verildiği, ancak anılan işlemle Başkana verilen atama yetkisinin, bireyler ve idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir şekilde düzenlenmediği gibi, bu uygulamanın eşitliğe ve hakkaniyete uygun olarak objektif biçimde hayata geçirilmesine yönelik kriterler de belirlenmediği, bu şekilde atamaya tabi tutulacak personel hakkında öngörülen rotasyon uygulamasının subjektif uygulamalara ve hukuki güvenlik ilkesinin ihlaline neden olacağı sonucuna varılmaktadır.<br>Bu çerçevede; idari işlemlerin, kendilerinden önce gelen ve nesnel kurallarla belirlenmiş bir sebebe (idareyi işlem yapmaya iten etken) dayanması zorunluluğu karşısında; Kurum başkanına personeli somut ve hukuken kabul edilebilir bir nedene dayanma gereği olmadan, salt 5 yıl aynı ilde ya da birimde görev yaptığı gerekçesiyle naklen atama yetkisi veren dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına ve hukuka uyarlık görülmemiştir.<br>"Naklen atama işlemleri" konulu 11/11/2016 günlü, 14204 sayılı işlemin 5. maddesi yönünden; <br>Dava konusu işlemin 5. maddesinde; "Kurum ile hukuki ve/veya disiplin süreçlerinin bulunması ve/veya yönetici motivasyonunun düşük olması," atama sebebi olarak düzenlenmiştir.<br>Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrasında "Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Bu bağlamda, davalı idare personelinin hak arama hürriyeti Anayasal hakkı çerçevesinde, görev yaptığı kuruma dava açması, icra takibi gibi hukuki süreç başlatması durumunda, görev yerinin değiştirilmesi tehdidiyle karşı karşıya kalabileceği, bu durumun da personelin hak arama hürriyetini olumsuz etkileyeceği göz önüne alındığında, söz konusu düzenlemenin hak arama hürriyetini kısıtlayıcı bir düzenleme olduğu, Anayasanın 13. maddesinde yer verilen temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunulmaksızın yalnızca kanunla sınırlanabileceği ilkesine aykırı olduğu anlaşılmaktadır.<br>Ayrıca, yürütülen bir disiplin soruşturması nedeniyle Kurum başkanının personeli naklen atayabileceğine ilişkin düzenleme yönünden ise; disiplin soruşturması durumunda, personelin görevi başında kalmasında sakınca görülen hallerde kamu personel hukukumuzda görevden uzaklaştırma tedbiri kabul görmüş olup, yürütülen soruşturma sonucunda ilgilinin görev ve/veya görev yeri değişikliği zorunluluğunun ortaya çıkması durumunda da atamasının yapılabileceği açıktır. Halihazırda yürütülen disiplin soruşturması nedeniyle mevzuatımızda personelin naklen atanabileceğine ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, üst hukuk normlarında açık bir düzenlemeye yer verilmediği durumlarda ise bir hakkın kullanılmasının engellenmesi ya da kısıtlanması sonucunu doğuran bir başka düzenleme yapılması hukuken mümkün bulunmadığından söz konusu düzenlemede de hukuka uyarlık görülmemiştir.<br>"Naklen atama işlemleri" konulu 11/11/2016 günlü, 14204 sayılı işlemin 7. Maddesi yönünden;<br>İşlemin 7. maddesinde; "Verilen destekler ile çeşitli kurum ve kuruluşların yayınlamış olduğu sosyo-ekonomik gelişmişlik vb. endeks sıralamalarının ve Başkanlığımızın ilgili biriminin yayınladığı il özet bilgilerindeki verilerin karşılaştırılması," sonucunda personelin naklen atama işlemine tabi tutulabileceği kurala bağlanmıştır.<br> Hukuki güvenlik ile belirlilik ilkeleri, hukuk devletinin ön koşullarındandır. Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir. <br>Dava konusu işlemin 7. maddesinde yer alan; davalı idarece verilen destekler ile kurum ve kuruluşlarca yayınlanan gelişmişlik endeks sıralamalarının ve davalı idarenin ilgili biriminin yayınladığı il özel bilgilerinin karşılaştırılması sonucunda personelin atanabileceği yolundaki düzenlemede; karşılaştırmada çıkacak hangi sonuçların personel için atama sebebi sayılacağı, karşılaştırmanın ne şekilde yapılacağı gibi hususların somut olarak ortaya konulmadığı görülmektedir.<br>Bu itibarla, söz konusu düzenlemede hukuk devletinin temel ilkelerinden olan belirlilik ve hukuki güvenlik ilkeleri yönünden hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>"Naklen atama işlemleri" konulu 11/11/2016 günlü, 14204 sayılı işlemin 8. Maddesi yönünden;<br>Söz konusu 8. maddede; "Güvenlik soruşturması, Arşiv taraması gibi araştırma sonuçları" atama sebepleri arasında sayılmıştır.<br>Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı İnsan Kaynakları Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 1. fıkrasına 18/06/2017 tarih ve 30100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik ile eklenen (h) bendinde, 657 sayılı Kanunun 48. maddesinin (A) bendinin 8. alt bendinde yer verilen hükümle aynı doğrultuda "güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak" kuralına yer verilmiştir.<br>Hukuk düzenimizde var olan normlar belli bir sıralamaya ve hiyerarşiye, yani astlık-üstlük ilişkisine tabi tutularak düzenlenmiştir. Bu hiyerarşi gereği, her normun kendisinden bir üstteki norma uygun olarak düzenlenmesi ve bu normlara aykırı hükümler taşımaması, başka bir anlatımla, üst normla getirilen hukuksal sınırın içinde kalması zorunlu olup, üst norma aykırı veya bu normu değiştirici nitelikte bir hüküm içermesi durumunda hukuka aykırı olacağı tabiidir.<br>Bu kapsamda idarenin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağı da İdare Hukuku'nun en temel ilkelerindendir. Dolayısıyla, sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir düzenleme yetkisine sahip olan idarenin, Anayasa'da öngörülen ayrıksı durumlar dışında, yasalarla düzenlenmemiş bir alanda, düzenleme yapmak suretiyle kural koyması mümkün değildir.<br>Anılan mevzuat uyarınca, dava konusu işlemin 8. maddesinde düzenlenen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, personelin kamu görevine atanabilmek için sahip olması gereken koşul olarak belirlenmiş olup, üst mevzuatta personelin naklen atama sebebi olarak herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.<br>Bu bağlamda, dava konusu edilen işlemin 8. maddesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br>Dava konusu, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı'nın İdari Hizmet Sözleşmesinin "Özel Hükümler" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "KOSGEB, dilediği takdirde ücrette indirim yapılmaksızın eşdeğer ve niteliği benzer olan kadroya sahip bir başka göreve, personeli nakledebilir. Bu şekilde bir görevlendirme dışında veya daha az ücret verilmesi gereken bir göreve personeli nakil, personelin rızasına bağlıdır. Personel rıza beyanında bulunmazsa KOSGEB personelinin her türlü hakkını vererek görevle ilişkisini kesebilir" kuralı sözleşmeye bağlanmıştır.<br>Uyuşmazlığa konu sözleşme hükmünde, personelin çalıştığı görevden daha alt bir kadroya veya daha az ücret verilmesi gereken bir göreve atanmasının rızasına bağlı olduğu belirtilmekle birlikte, personelin anılan atamaya rıza göstermemesinin doğrudan görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurabildiği dikkate alındığında, anılan sözleşme hükmü nedeniyle sözleşmesinin sona erdirebileceği baskısı altında kalan personelin daha alt bir görevde çalışmayı kabule mecbur bırakıldığı; bu durumun ise, özü itibarıyla sözleşmenin sona erdirilme hallerini belirleyen ve yukarıda anılan Yönetmelik hükmüne aykırı olarak davalı idareye, tek yanlı tasarrufuyla hizmet sözleşmesini sona erdirme yetkisi getirdiği görülmektedir.<br>İdari işlemlerin normlar hiyerarşisine göre üst hukuk normlarına uygun biçimde tesis edilmesi gerekmektedir. Dayanağı üst hukuk normu yönetmelikte sözleşmenin sona erme nedenleri arasında yer verilmediği halde söz konusu maddede yeralan bu belirlemenin, Anayasa ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan çalışma hak ve özgürlüğünün ihlal edilmesi sonucunu doğuracağı da açıktır.<br>Bu durumda, personelin çalıştığı görevden daha alt bir kadroya veya daha az ücret verilmesi gereken bir görevde çalışmaya zorlayıcı nitelikte ve idareye tek yanlı olarak sözleşmeyi fesih yetkisi veren düzenlemenin üst hukuk normu olan yönetmelik ile getirilen düzenlemeleri genişletici özellik taşıdığı görüldüğünden, dava konusu sözleşme maddesinde de hukuka uyarlık görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, "Naklen atama işlemleri" konulu 11/11/2016 günlü, 14204 sayılı işlemin 1.,5., 7. ve 8. maddelerinin iptaline, diğer maddeler yönünden ve "Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı İnsan Kaynakları Yönetmeliği"nin 48. maddesi, 1. fıkrasında yer alan "... veya Başkanlıkça uygun görülecek diğer sebeplerle ..." ibaresi yönünden davanın reddine, "Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı'nın İdari Hizmet Sözleşmesi"nin "Özel Hükümler" başlıklı 5. maddesi, 1. fıkrası (c) bendinin son cümlesinde yer alan "Personel rıza beyanında bulunmazsa KOSGEB, personelin her türlü hakkını vererek görevle ilişkisini kesebilir." ibaresininde iptaline karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.<br><br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek-1. maddesi uyarınca Danıştay İkinci ve Onikinci Dairelerinden oluşan Müşterek Heyetçe; duruşma için belirlenen 24/05/2023 günü, davacı vekilinin gelmediği, davalı idareyi temsilen Av. … 'in geldiği görülerek, Danıştay Savcısı … 'nun hazır bulunduğu açık duruşmaya başlanıldı. Duruşmada hazır bulunan tarafa usulüne göre söz verilip dinlenildikten ve Savcının düşüncesi alındıktan sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY :<br>Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı İnsan Kaynakları Yönetmeliği'nin 48. maddesinin 1. fıkrasına dayalı olarak tesis edilen 11/11/2016 günlü, 14204 sayılı işlem üzerine davacı Sendika tarafından, bu işlemler ile birlikte KOSGEB İdari Hizmet Sözleşmesi'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin son cümlesinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT : <br>Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir hukuk devleti olduğu; 8. maddesinde, yürütme yetkisi ve görevinin, Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılacağı ve yerine getirileceği; 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği; 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu; 125. maddesinde ise, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu kuralına yer verilmiştir.<br>4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığını düzenleyen Onsekizinci Bölümünün "Personel Rejimi" başlıklı 235. maddesinin 1. fıkrasında; "(1) Başkanlığın asli personeli, 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 27 nci maddesine göre istihdam edilen sözleşmeli personeldir. (Ek cümle: RG-26/12/2019-30990- CK-55/2 md.) Bu şekilde istihdam edilen personel 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabidir." kuralı yer almaktadır. <br>375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Sözleşmeli personel istihdamı" başlıklı Ek 27. maddesinde; "14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi kapsamında personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetler 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen personel eliyle yürütülür.<br>... Bu kapsamda istihdam edilecek personelde kurumsal hizmetlerin gerektirmesi halinde aranacak öğrenim ve yabancı dil bilgisi şartı ile diğer şartlar, bunların işe alınmaları, sınav ve istisnaları, sözleşme süre, usul ve esasları, görev, yetki ve yükümlülükleri, sözl eşmelerinin feshi ile istihdamlarına dair diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınarak kurumlarca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmü kurala bağlanmıştır.<br>3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Atama usulü" başlıklı 2. maddesinin 2. fıkrasında; "Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı kararıyla, (II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı onayı ile atama yapılır. Bu cetvellerde sayılmayan kadro, pozisyon ve görevlere, ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı, bakan veya atamaya yetkili amirler tarafından atama yapılır. Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakan bu yetkisini alt kademedeki yöneticilere devredebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 04/10/2018 günlü, 2018/17 sayılı "Yetki devri ve atama izni" konulu Genelge'si uyarınca, Bakan'a ait olan atama yetkisinin KOSGEB Başkanına devredildiği görülmektedir.<br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun, Devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel şartları düzenleyen 48. maddesinin (A) bendine, 29/10/2016 günlü, 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 676 sayılı KHK'nin 74. maddesiyle eklenen (08/03/2018 günlü, 30354 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7070 sayılı Kanun'un 60. maddesiyle aynen kabul edilen) 8. alt bentte, "Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak." hükmü bulunmaktadır.<br>3011 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin;<br><br>a) İşbirliğine, yetki ve görev alanlarına ait hükümleri düzenleyen,<br>b) Kamu personeline ait genel hükümleri kapsayan, <br>c) Kamuyu ilgilendiren Yönetmeliklerin Resmi Gazete'de yayımlanacağı kurala bağlanmıştır. <br>24/07/2009 günlü, 27298 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı İnsan Kaynakları Yönetmeliği'nin "Nakil" başlıklı 48. maddesinin 1. fıkrasında; "(1) Başkan; personeli, bulunduğu işyerinden Başkanlık içinde merkez ve/veya taşra teşkilatında yer alan başka yerdeki işyerine bulunduğu görevden daha üst, aynı, benzer veya daha alt göreve naklen atayabilir. Nakiller, hizmetin gereği olarak veya personelin isteği üzerine sağlık, eş durumu veya Başkanlıkça uygun görülecek diğer sebeplerle yapılabilir." kuralı yer almıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br><br>I- Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı İnsan Kaynakları Yönetmeliği'nin 48. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "veya Başkanlıkça uygun görülecek diğer sebeplerle" ibaresine yönelik olarak; <br>Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca, hizmetin gerektirdiği hallerde, kamu yararı doğrultusunda davalı idare Başkanı tarafından personelin nakli konusunda mevzuata uygun şekilde işlem tesis edilmesi her zaman mümkün olduğundan, söz konusu Yönetmeliğin 48. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "veya Başkanlıkça uygun görülecek diğer sebeplerle" ibaresinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Kaldı ki, değinilen kurala dayanılarak idari işlem tesis edilmesi halinde, bu işlemlerin kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka uygunluğunun denetlenebilmesi için yargı yoluna başvurulabileceği de açıktır. <br><br>II- Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı'nın İdari Hizmet Sözleşmesi'nin "Özel Hükümler" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "Personel rıza beyanında bulunmazsa KOSGEB, personelin her türlü hakkını vererek görevle ilişkisini kesebilir." cümlesine yönelik olarak;<br>İdari Hizmet Sözleşmesi'nin 5. maddesinde; "İşbu idari işlemle birlikte ........ görev unvanı ile çalışmaya başlayacak personel hakkında: ...<br>c) KOSGEB, dilediği takdirde ücrette indirim yapmaksızın eşdeğer ve niteliği benzer olan kadroya sahip başka bir göreve personeli nakledebilir. Bu şekilde bir görevlendirme dışında veya daha az ücret verilmesi gereken bir göreve personeli nakil, personelin rızasına bağlıdır. Personel rıza beyanında bulunmazsa KOSGEB, personelin her türlü hakkını vererek görevle ilişkisini kesebilir." kuralı düzenlenmiştir.<br> Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı İnsan Kaynakları Yönetmeliği'nin "Sözleşmenin Son Bulması" başlıklı 63. maddesinde yer alan; "(1) Disiplin hükümlerini içeren Yönetmelik gereğince, sözleşmenin feshinden başka; emeklilik, hastalık, iş kazası, meslek hastalığı veya ölüm gibi nedenlerle sözleşme son bulabilir.<br>(2) Açıktan ataması yapılan ilgilinin, 13 üncü maddede belirtilen süre içerisinde göreve başlamaması veya 9, 10 ve 11 inci maddelerde yer alan bilgi ve belgeleri kuruma veren personelin, bu bilgi ve belgelerde gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun tespit edilmesi halinde hizmet süresine bakılmaksızın hiçbir tazminat ödenmeden sözleşmesi feshedilir.<br>(3) (Ek:RG-1/12/2011-28129) Personelin atanma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya görev yaptığı süre içerisinde bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi halinde görevine son verilir." hükmü ve "Personelin kendi isteği ile ayrılması " başlıklı 64. maddesinde yer alan; "(1) Personel kendi talebi ile görevden ayrılabilir.<br> (2) Ayrıca, personelin izinsiz veya kabul edilen mazereti olmaksızın görevini terk etmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde yazılı müracaat şartı aranmaksızın personel kendi isteği ile ayrılmış sayılır." hükmü ile sözleşmenin sona erme ve fesih nedenleri ayrıntılı olarak belirtilmiştir. <br>Diğer taraftan, İdari Hizmet Sözleşmesi'nin 3. maddesinde "KOSGEB İnsan Kaynakları Yönetmeliği ve ekleri hükümlerinin bu sözleşmenin asli hükümleri niteliğinde olduğu taraflarca peşinen kabul edilir." kuralı düzenlenmiştir.<br>İdari işlemlerin, normlar hiyerarşisine göre üst hukuk normlarına uygun biçimde tesis edilmesi gerekmektedir. Üst hukuk normunda açık bir düzenlemeye yer verilmediği durumlarda, bir hakkın kullanımının engellenmesi ya da kısıtlanması sonucunu doğuran yeni bir kuralın alt düzeydeki norm ya da işlemle getirilmesi hukuken mümkün değildir.<br>Uyuşmazlığa konu sözleşme hükmünde, personelin çalıştığı görevden daha alt bir kadroya veya daha az ücret verilmesi gereken bir göreve atanmasının rızasına bağlı olduğu belirtilmekle birlikte, personelin anılan atamaya rıza göstermemesinin doğrudan görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurabileceği dikkate alındığında, anılan sözleşme hükmü nedeniyle sözleşmesinin sona erdirebileceği baskısı altında kalan personelin daha alt bir görevde çalışmayı kabule mecbur bırakıldığı; bu durumun ise, özü itibarıyla sözleşmenin sona erme hallerini belirleyen Yönetmelik hükmüne aykırı olarak davalı idareye, tek yanlı tasarrufuyla hizmet sözleşmesini sona erdirme yetkisi getirdiği görülmektedir.<br>Öte yandan, dayanağı üst hukuk normunda yer verilmediği halde söz konusu maddede yer alan bu belirlemenin, Anayasa ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan çalışma hak ve özgürlüğünün ihlal edilmesi sonucunu doğuracağı da açıktır.<br>Bu durumda, personelin çalıştığı görevden daha alt bir kadroda veya daha az ücret verilmesi gereken bir görevde çalışmaya zorlayıcı nitelikte ve idareye tek yanlı olarak sözleşmeyi fesih yetkisi veren düzenlemenin, üst hukuk normu olan Yönetmelik ile getirilen düzenlemeleri personel aleyhine genişletici özellik taşıdığı görüldüğünden, dava konusu sözleşme maddesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.<br><br>III- "Naklen atama işlemleri" konulu 11/11/2016 günlü, 14204 sayılı işleme yönelik olarak;<br>Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı İnsan Kaynakları Yönetmeliği'nin 48/1. maddesi kapsamında çıkarılan dava konusu 11/11/2016 günlü, 14204 sayılı işlemde yer alan ve Yönetmelik hükmünde geçen "Başkanlıkça uygun görülecek diğer sebeplerle" ifadesini açıklayıcı nitelik taşıyan maddeler sırasıyla incelendiğinde; <br> 1. maddesinde belirtilen; "en az 5 yıldır aynı ilde/birimde görev yaptığı için rotasyon" ifadesine ilişkin olarak;<br>Kamu hizmetlerinin özel nitelik, verimlilik ve gerekliliğine göre, Türkiye'nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren illeri gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında, adil ve dengeli bir sistem içinde yer değiştirme ile ilgili esasları belirleme noktasında davalı idarenin düzenleme yapma yetkisi bulunduğu, idarenin, kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak, personelin bir hizmet biriminde uzun süre görev yapmasının, gerek personel gerekse hizmet yönünden ortaya çıkarabileceği olumsuzlukları gidermek ve yine personelin, ekonomik, kültürel ve coğrafi koşulları bakımından farklı yurt bölgelerinde hizmet yapmasını sağlamak gibi amaçlarla "rotasyon" uygulaması yapabileceği açık olmakla birlikte, bu düzenlemelerin üst hukuk normlarına aykırılık taşımaması gerekmektedir.<br> Öte yandan, rotasyon uygulamasının Anayasa ve 657 sayılı Yasa'nın öngördüğü şekilde hukuki güvenlik ilkesine uygun olarak objektif ölçütlere bağlanması ve personel arasında herhangi bir nedenle ayrıma yol açacak şekilde uygulanmasından kaçınılması elzemdir. <br> Yukarıda yer verilen mevzuatta bölge hizmeti ve rotasyon uygulamasına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmemesine rağmen dava konusu işlemle Kurum Başkanına, en az 5 yıl aynı ilde ya da birimde görev yapan personel için rotasyon kapsamında atama yetkisi verildiği; anılan işlemle Başkana verilen atama yetkisinin, bireyler ve idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir şekilde düzenlenmediği gibi, bu uygulamanın eşitliğe ve hakkaniyete uygun olarak objektif biçimde hayata geçirilmesine yönelik kriterler de belirlenmediği görülmekle bu şekilde atamaya tabi tutulacak personel hakkında öngörülen rotasyon uygulamasının subjektif uygulamalara ve hukuki güvenlik ilkesinin ihlaline neden olacağı sonucuna varılmıştır.<br>Bu çerçevede; idari işlemlerin, kendilerinden önce gelen ve nesnel kurallarla belirlenmiş bir sebebe dayanması zorunluluğu karşısında; Kurum Başkanına personeli somut ve hukuken kabul edilebilir bir nedene dayanma gereği olmadan, salt 5 yıl aynı ilde ya da birimde görev yaptığı gerekçesiyle naklen atama yetkisi veren dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına ve hukuka uyarlık görülmemiştir.<br>Öte yandan, sözü edilen düzenlemenin, 3011 sayılı Kanun'un 1/b. maddesi gereğince Resmi Gazete'de yayımlanması gereken bir "yönetmelik" ile düzenlenmesi gerektiği açık olduğundan, dava konusu işlemin 1. maddesinde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br> Dava konusu işlemin 5. maddesinde; "Kurum ile hukuki ve/veya disiplin süreçlerinin bulunması ve/veya yönetici motivasyonunun düşük olması" atama sebebi olarak düzenlenmiştir.<br>Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrasında "Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Bu bağlamda, davalı idare personelinin; görev yaptığı kuruma dava açması, icra takibi gibi hukuki süreç başlatması durumunda, görev yerinin değiştirilmesi tehdidiyle karşı karşıya kalabileceği sonucunu doğuran düzenlemenin hak arama hürriyetini kısıtlayıcı bir düzenleme olduğu, Anayasa'nın 13. maddesinde yer verilen temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunulmaksızın yalnızca kanunla sınırlanabileceği ilkesine aykırı olduğu anlaşılmaktadır.<br>Diğer taraftan, disiplin soruşturması sürecinde, tahkikat altındaki personelin görevi başında kalmasında sakınca görülmesi halinde görevden uzaklaştırma tedbirinin uygulanacağı ve yürütülen soruşturma sonucunda ilgilinin görev ve/veya görev yeri değişikliği zorunluluğunun ortaya çıkması durumunda atamasının yapılabileceği açık olmasına karşın; mevzuatımızda, halihazırda yürütülen disiplin soruşturması nedeniyle personelin naklen atanabileceğine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamasına rağmen, Kurum Başkanına, salt soruşturma geçirmesi nedeniyle personeli naklen atama yetkisi veren kuralda bu yönüyle de hukuka uyarlık görülmemiştir.<br> Dava konusu işlemin 7. maddesinde; "Verilen destekler ile çeşitli kurum ve kuruluşların yayınlamış olduğu sosyo-ekonomik gelişmişlik vb. endeks sıralamalarının ve Başkanlığımızın ilgili biriminin yayınladığı il özet bilgilerindeki verilerin karşılaştırılması" sonucunda personelin naklen atama işlemine tabi tutulabileceği kurala bağlanmıştır.<br> Hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri, hukuk devletinin ön koşullarındandır. Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Belirlilik ilkesi ise, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir. <br>Dava konusu işlemin 7. maddesinde yer alan düzenlemede; karşılaştırmada çıkacak hangi sonuçların personel için atama sebebi sayılacağı, karşılaştırmanın ne şekilde yapılacağı gibi hususların somut olarak ortaya konulmadığı; ayrıca davalı idare tarafından savunma dilekçesinde bu maddeye ilişkin aydınlatıcı bir bilgiye de yer verilmediği görülmektedir.<br>Bu itibarla, söz konusu düzenlemede hukuk devletinin temel ilkelerinden olan belirlilik ve hukuki güvenlik ilkeleri yönünden hukuka uygunluk bulunmamaktadır. <br> Dava konusu işlemin 8. maddesinde ise; "Güvenlik soruşturması, Arşiv taraması gibi araştırma sonuçları" atama sebepleri arasında sayılmıştır.<br>Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı İnsan Kaynakları Yönetmeliği'nin "Atamada aranacak genel şartlar" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasına, 18/06/2017 günlü, 30100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile eklenen (h) bendinde, 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (A) bendinin 8. alt bendinde yer verilen hükümle aynı doğrultuda "güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak." kuralına yer verilmiştir.<br>Hukuk düzenimizde var olan normlar [Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve adsız düzenleyici işlemler (genel tebliğler, tebliğler, genelgeler vs.)] belli bir sıralamaya ve hiyerarşiye, yani astlık-üstlük ilişkisine tabi tutularak düzenlenmiştir. Bu hiyerarşi gereği, her normun kendisinden bir üstteki norma uygun olarak düzenlenmesi ve bu normlara aykırı hükümler taşımaması, başka bir anlatımla, üst normla getirilen hukuksal sınırın içinde kalması zorunlu olup, üst norma aykırı veya bu normu değiştirici nitelikte bir hüküm içermesi durumunda hukuka aykırı olacağı tabiidir.<br>Bu kapsamda, idarenin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağı açık olduğundan; sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir düzenleme yetkisine sahip olan idarenin, Anayasa'da öngörülen ayrıksı durumlar dışında, yasalarla düzenlenmemiş bir alanda, düzenleme yapmak suretiyle kural koyması mümkün değildir.<br>Mer'i mevzuat uyarınca, personelin kamu görevine atanabilmek için sahip olması gereken koşul olarak belirlenmiş olan "güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumlu sonuçlanması" şartını, üst hukuk normuna aykırı şekilde personelin naklen atama sebebi olarak belirleyen dava konusu kuralda hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br><br>Dava konusu "Naklen atama işlemleri" konulu 11/11/2016 günlü, 14204 sayılı işlemin;<br> 2. maddesinde, "Başarılı performansından dolayı yeni birimde daha faydalı olacağı" hükmüne,<br>3. maddesinde, "Personel, işletmeler ve/veya yerel aktörler/paydaşlar ile ilişkilerinin istenilen seviyede olmaması" hükmüne, <br>4. maddesinde, "Uzun yıllardır yönetici olmasına rağmen destek ve/veya idareci olarak yeterli performansı gösterememesi, etkin proje/fikir/başarılı çalışma ve vb. önerileri olmaması, sorunlara çözüm üretememesi" hükmüne, <br>6. maddesinde, "Yeni kurulan müdürlüğün görev, bilgi ve tecrübe gerekliliklerinin farklı olması" hükmüne yer verilmiştir. <br>Bu kuralların, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı İnsan Kaynakları Yönetmeliği’nin 48. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen “Başkanlıkça uygun görülecek diğer sebeplerle” hükmü uyarınca Kurum Başkanına personelin nakli konusunda verilen yetki çerçevesinde, somut ve objektif olarak düzenlendiği görülmektedir.<br>Bu durumda, kamu hizmetinin eksiksiz ve düzenli olarak yürütülmesinden sorumlu olan idare tarafından, mevzuatın öngördüğü şekilde hizmetin gereklerini esas alarak, bu hizmeti yürütecek personelin yürüttüğü görevde performansından, motivasyonundan, bilgi ve tecrübesinden en üst seviyede yararlanılması, netice itibarıyla hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi ve yaygınlaşmasını temin etme amacına yönelik olarak düzenlendiği anlaşılan dava konusu hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 24/07/2009 günlü, 27298 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı İnsan Kaynakları Yönetmeliği'nin 48. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "veya Başkanlıkça uygun görülecek diğer sebeplerle " ibaresinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE; <br>2. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı İdari Hizmet Sözleşmesi'nin "Özel Hükümler" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "Personel rıza beyanında bulunmazsa KOSGEB, personelin her türlü hakkını vererek görevle ilişkisini kesebilir." cümlesinin İPTALİNE;<br>3. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığının "Naklen atama işlemleri" konulu 11/11/2016 günlü, 14204 sayılı işleminin 1, 5, 7 ve 8. maddelerinin İPTALİNE;<br>4. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığının "Naklen atama işlemleri" konulu 11/11/2016 günlü, 14204 sayılı işleminin 2, 3, 4 ve 6. maddelerinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE; <br>5. Aşağıda dökümü yapılan … -TL yargılama giderinin haklılık oranına göre yarısı olan … -TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen … -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>6. Yargılama giderinin yarısı olan … -TL'nin, davalı idare tarafından yatırılan … -TL'lik kısmının davalı idare üzerinde bırakılmasına, kalan … -TL'lik kısmı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre (davacı yan duruşmaya katılmadığından) duruşmasız işler için belirlenen … -TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kararın kesinleşmesinden sonra posta ücretinden artan … -TL'nin davacıya, … -TL'nin davalı idareye iadesine; <br>7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
naklen