<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2020/950 E.  ,  2023/2287 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2020/950<br>Karar No : 2023/2287<br><br>DAVACI: …'yi temsilen … Sendikası (…) <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>DAVALI: … Bakanlığı<br>VEKİLİ: Av. …<br><br>DAVANIN KONUSU: Mersin ili Toros Devlet Hastanesinde sağlık memuru olarak görev yapan davacı tarafından, öğrenim durumu nedeniyle Aksaray iline naklen atanma talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığının … günlü, … sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 08/06/2004 günlü, 25486 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin "Olağanüstü ve Özel Durumlarda Yer Değişikliği" başlıklı 21. maddesinde yer alan "dört yıllık" ibaresinin iptali istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ: <br> Danıştay Beşinci Dairesince verilen 30/09/2014 günlü, E:2012/3555, K:2014/6455 sayılı kararla; 08/06/2004 günlü, 25486 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin 21. maddesinde yer alan "dört yıllık" ibaresinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının öğrenim durumu nedeniyle Aksaray iline naklen atanma talebinin reddine ilişkin Sağlık Bakanlığının … günlü, … sayılı işleminin iptali istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.<br>Anılan kararın, taraflarca temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/05/2017 günlü, E:2015/4152, K:2017/2358 sayılı kararıyla; öncelikle Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin 21. maddesindeki ibarenin hukuka uygun olup olmadığının değerlendirmesi yapılmak suretiyle bir karar verilmesi ve ayrıca dava konusu bireysel işlemin hukuka uygunluk denetiminin dayanağı olan Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin 21. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle Danıştay Beşinci Dairesi kararının bozulmasına hükmedilmiştir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından; Mersin ili Toros Devlet Hastanesinde sağlık memuru olarak görev yaptığı, Aksaray Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar Teknikleri Programını kazandığı, anılan bölümde öğrenimini görmek için Aksaray iline atanma talebinde bulunduğu, idarece; öğrenim görmek istediği bölümün önlisans (iki yıllık) olması nedeniyle Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin 21. maddesi uyarınca reddedildiği, Aksaray ili ile hiçbir bağlantısının olmadığı, mesleği için üst öğrenim sayılan okulunu bitirmek için bu ile atanma isteğinde bulunduğu, başkaca bir amacının olmadığı, zaten öğrenim süresi bittikten sonra tekrar Mersin'deki görevine döneceği, Yönetmelik ile getirilen 4 yıllık yükseköğrenim sınırının kişilerin öğrenim hakkını kısıtlayıcı nitelikte olduğu ve dava konusu düzenlemenin Anayasa'da yer alan sosyal devlet ilkesi ile eşitlik ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI: Davalı idare tarafından; üst hukuk normlarında öğrenim mazeretine dayalı olarak naklen atanma talep edilebileceği yolunda bir düzenlemeye yer verilmediği, dava konusu Yönetmeliğin ise dayanağı olan üst hukuk normlarını daha da genişletmek suretiyle personel lehine düzenleme getirdiği, davacının iki yıllık bölümde öğrenim görmesi nedeniyle talebinin reddedildiği, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmüştür.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …<br>DÜŞÜNCESİ: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak, dava konusu Yönetmeliğin 21. maddesinde yer alan "dört yıllık" ibarenin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacının öğrenim durumu nedeniyle Aksaray iline naklen atanma talebinin reddine ilişkin işleminin iptali istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>DANIŞTAY SAVCISI: …<br>DÜŞÜNCESİ: Mersin İli Toros Devlet Hastanesinde sağlık memuru olarak görev yapan davacı tarafından, Aksaray Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu'nda öğrenci olduğundan bahisle öğrenim durumu nedeniyle Aksaray iline yer değiştirme suretiyle atanma talebinin, önlisans (iki yıllık) programda öğrenim görmesi nedeniyle reddine ilişkin … Tarih ve … sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan 8.6.2004 günlü ve 25486 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliğinin "Olağanüstü ve Özel Durumlarda Yer Değişikliği" esaslarını düzenleyen Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliğinin 21. maddesinde yer alan "dört yıllık" ibaresinin, anayasanın 42. maddesine aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinden; Danıştay 5. Dairesinin 30.09.2014 tarih ve E.2012/3555: K.2014/6455 sayılı kararıyla Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliğinin 21. maddesinde yer alan "dört yıllık" ibaresinin iptali istemi hakkında, 26.3.2013 gün ve 28599 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 32. maddesi uyarınca, dava konusu edilen Yönetmelik yürürlükten kaldırıldığı, ortada hukuki değerlendirmeye tabi tutulacak bir düzenleyici işlemin varlığından söz etmeye olanak kalmadığı gerkçesiyle Yönetmeliğin iptali istenilen 21. maddesinde yer alan "dört yıllık" ibaresi hakkında karar verilmesine yer olmadığınaki yıl süreli yüksek öğrenim gören davacının öğrenim gördüğü yere naklen atanma isteğinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacının, öğrenim durumu nedeniyle Aksaray İline naklen atanma talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemi yönünden davanın reddine karar verildiği, anılan kararın karşılıklı olarak temyiz edilmesi üzerine Danıştay İDDK'nun 31.05.2015 tarih ve E.2015/4152:K.2017/2358 sayılı kararıyla, Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliğinin 21. maddesindeki ibarenin hukuka uygun olup olmadığının değerlendirmesi yapılmak suretiyle bir karar verilmesi ve ayrıca dava konusu bireysel işlemin hukuka uygunluk denetiminin, dayanağı olan Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliğinin 21. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken, Yönetmelik hükmü hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde ve bireysel işlemin dayanağı olan Yönetmelik hükmüne uygun olup olmadığı yönünde bir irdelemeye girilmeksizin hüküm kurulmasında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle anılan kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, temyiz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen kararlara uyulması zorunlu olduğundan, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma gerekçesi gözetilerek davanın esasının incelenmesine geçildi.<br>Dava konusu yönetmelik hükmü 26.3.2013 tarih ve 28599 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 32. Maddesi ile yürürlükten kaldırılmakla birlikte, daha sonra 4 Nisan 2015 tarih ve 29316 sayılı resmi gazetede yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 4.maddesi ile anılan yönetmeliğin 16 ncı maddesi başlığı ile birlikte değiştirilerek ''İsteğe bağlı yer değiştirme ''başlıklı 16/g maddesinde ''Sağlık ile ilgili bir alanda en az iki yıllık öğrenim gördüğünü belgelendirmesi hâlinde, öğrenim süresi ile sınırlı olmak kaydıyla, öğrenim gördüğü yere, bir defaya mahsus olmak üzere atanabilir.'' düzenlemesi getirilmiş, bundan sonra da 30.09.2016 tarih ve 29843 sayılı resmi gazetede yayımlanan değişiklik ile anılan yönetmeliğin 16/g maddesi ''Sağlık ile ilgili bir alanda en az dört yıllık örgün öğrenim gördüğünü belgelendirmesi hâlinde, öğrenim süresi ile sınırlı olmak kaydıyla, öğrenim gördüğü yere,'' atama yapılabileceği şeklinde değiştirildiği, böylece daha önce 26.03.2013 tarihinde kaldırılan dava konusu düzenleme ile aynı içerikte yeniden düzenleme yapıldığı görülmüştür.<br>Uyuşmazlık konusu olayda, davacı hakkında tesis edilen atanma isteminin reddine ilişkin işlem, işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliğinin 21. maddesine dayalı olarak tesis edilmiş olup, davacı tarafından, yönetmeliğin anılan maddesinin yanında, bu yönetmelik hükmüne dayanılarak tesis edilen işlemin de dava konusu edilmesi nedeniyle, bireysel işlemin hukuka uygunluğu konusunda karar verilebilmesi için öncelikle Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliğinin 21. maddesindeki iptali istenen ibarenin hukuka uygunluğunun irdelenmesi gerekmektedir.<br>Anayasa'nın "Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi" kenar başlıklı 42. maddesinin birinci fırkasında ''Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tesbit edilir ve düzenlenir. " hükmüne<br>Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek Cümle: 7/5/2010-5982/12 md.) Ancak, mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır." hükmüne,<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Yer değiştirme suretiyle atanma''' kenar başlıklı 72/1. maddesinde ''Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiyenin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır." hükmüne yer verilmiş, aynı maddenin son fıkrasında yer değiştirme ile ilgili atama esaslarının Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmış; bu hükme dayanılarak çıkartılan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin yer değiştirme suretiyle atamalarda göz önünde bulundurulacak hususları düzenleyen dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan; 9.maddesinde ''Yer değiştirme suretiyle atanmalar, Devlet Memurlarının dengeli bir şekilde dağılımını sağlamak için öğrenimi, uzmanlığı, iş tecrübesi, mesleki bilgisi gibi özellikleri ile boş kadro durumu gözönünde bulundurularak kurumlarınca hazırlanan bir plan dahilinde yapılır. Yapılacak atamalarda; aile birimini muhafaza etmek bakımından, eş ve sağlık durumları ilgili kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak dikkate alınır. ...''10. maddesinde ''Hizmetin gereği olarak 11 inci maddede ya da memurun isteği üzerine, 12 nci maddede belirtilen nedenlerle bu Yönetmeliğin 5 ncı maddesinde belirtilen zorunlu çalışma süreleri tamamlanmadan yer değiştirme suretiyle atanma yapılabilir.'', 12. maddesinde ''Aşağıda belirtilen özürlerin belgelendirilmesi halinde, bölgelerdeki ve/veya hizmet alanlarındaki zorunlu çalışma süreleri tamamlanmadan memurun isteği üzerine yer değiştirme suretiyle atama yapılabilir: <br>A Özür Grubu: Sağlık Durumu,<br>B Özür Grubu: Eş Durumu, ...'' hükmüne,28.maddesinde de '' Kurumlar bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde halen görevde bulunan memurların geçmiş hizmetlerinin bu Yönetmelik çerçevesinde nasıl değerlendirileceğini ve bu Yönetmeliğin çeşitli maddelerinde kurumlarca tesbiti öngörülen diğer hususları kapsıyan özel Yönetmeliklerini Devlet Personel Dairesinden olumlu görüş alınmak sureti ile çıkarırlar.'' düzenlemelerine yer verilmiştir.'<br>Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliğinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan "Olağanüstü ve Özel Durumlarda Yer Değişikliği" başlıklı 21. maddesinde ise, "Personelin sağlık ile ilgili bir alanda en az dört yıllık lisans öğrenimi gördüğünü belgelendirmesi halinde, münhal kadro olması ve öğrenim süresi ile sınırlı olmak kaydıyla, öğrenim gördüğü yere yer değiştirme suretiyle atanma talebi değerlendirilir." düzenlemesine yer verilmiştir. <br>Anayasanın 42. maddesi, kimsenin, eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamıyacağı hükmünü içermekte ve davacı tarafından, tesis edilen dava konusu işlem ile bu işlemin dayanağı yönetmelik hükmünün anayasanın 42. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; <br>Bu noktada, somut uyuşmazlıkta, aynı zamanda sağlık ile ilgili alanda eğitim veren bir okulda öğrenci olan bütün sağlık personeli kamu görevlilerinin eğitim mazeretine dayalı olarak başka yere veya kuruma atanma taleplerinin karşılanmasının, devletin eğitim hakkı kapsamındaki bir pozitif yükümlülüğü olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin tartışılması gerekir. <br>Anayasa'da yer alan eğitim ve öğrenim hakkı, kamu otoritelerine bireyin eğitim ve öğrenim almasını engellememe negatif ödevini yüklemekle birlikte, bütün bireylere her alanda eğitim ve öğrenim sağlaması şeklinde pozitif bir ödev yüklememektedir. Bu doğrultuda devletin, yükseköğrenim görmek isteyen herkese, bunu sağlama şeklinde pozitif bir Ödevi de bulunmamaktadır (Anayasa Mahkemesi, Bireysel B. No: 2012/1334,17/9/2013 Tarihli karar ).<br> ''Kişinin kamu görevlisi olması, kendisine sağladığı bir takım ayrıcalıklar ve avantajların yanında, bir takım külfet ve sorumluluklara katlanmayı ve diğer kişilerin tabi olmadığı bir takım sınırlamalara tabi olmayı gerektirmektedir. Kişi, kamu görevine kendi isteği ile girmekle, bu statünün gerektirdiği ayrıcalıklardan yararlanmayı ve külfetlere katlanmayı kabul etmiş sayılmakta olup, kamu hizmetinin kendine has özellikleri, bu avantaj ve sınırlamaları zorunlu kılmaktadır.<br>Bazı kamu görevlilerinin, hizmetin niteliği gereği belirli aralıklarla başka yerlere atanmaları; bazılarının ise başka yer veya kurumlara atanmamaları zorunlu olabilir. Bu konuda idareye, belirli bir takdir alanı tanınması makul karşılanmalıdır. Kişilerin bir takım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur.<br>Eğitim hakkının korunması gerekçesiyle idareden, atamaya ilişkin bütün işlemlerde personelin eğitim mazeretlerini kayıtsız şartsız karşılamasının beklenmesi, idarenin üstlendiği kamu hizmetinin yürütülmesini imkansız hale getirecektir. Ayrıca düzenleniş şekli itibarıyla eğitim hakkının kapsamının, kamu görevlisinin devam etmek istediği bir eğitim programının, atanma veya atanmama taleplerinde mazeret olarak dikkate alınması ve atanma talebinin eğitim mazereti doğrultusunda yerine getirilmesi gibi pozitif yükümlülükler içerecek kadar geniş olduğu sonucuna ulaşılması mümkün değildir.'' (Anayasa Mahkemesi, Bireysel B. No :2012/606,20/2/2014 tarihli karar) <br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik'te özür grupları arasında öğrenim durumuna yer verilmemiş ise de;<br>Bu düzenlemelere rağmen anılan genel yönetmeliğin 28. maddesi kapsamında, bazı kurumların özel yönetmeliklerinde eş ve sağlık durumu dışında, öğrenim görme durumununda yer değiştirme suretiyle atamada gözönüne alınarak atama yapılabilmesine imkan tanıyan kurallar getirilmiş, ancak kamu görevlilerinin öğrenim durumundan yararlanma talebinin karşılanması geniş ölçüde idarenin takdirine bırakılmıştır.<br>Yukarıda belirtildiği üzere Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliğinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan "Olağanüstü ve Özel Durumlarda Yer Değişikliği" başlıklı 21. maddesinde ise, "Personelin sağlık ile ilgili bir alanda en az dört yıllık lisans öğrenimi gördüğünü belgelendirmesi halinde, münhal kadro olması ve öğrenim süresi ile sınırlı olmak kaydıyla, öğrenim gördüğü yere yer değiştirme suretiyle atanma talebi değerlendirilir." hükmüne yer verilmiştir.<br> Genel Yönetmelikte eş ve sağlık durumları özür grupları olarak belirlenmiş ve öğrenim durumuna atamalarda gözetilecek bir özür durumu olarak yer verilmemiş olması, kurumların kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alarak kendi hazırlayacakları yönetmelik ile personel lehine de olacak şekilde personelin sağlıkla ilgili bir alanda öğrenimi gördüğünü belgelendirmesi halinde belli koşullarla öğrenim gördüğü yere atanmasına imkan tanınmasına engel teşkil etmemektedir.<br>Yukarıdaki açıklamalar ve belirtilen Anayasa Mahkemesi kararları karşısında, personelin hizmet bölgelerinde dengeli dağılımının sağlanması ve sağlık hizmetlerinin aksamadan yürütülmesinin gerekli olduğu, eğitim hakkının korunması gerekçesiyle idareden, atamaya ilişkin bütün işlemlerde personelin eğitim mazeretlerini çok geniş bir çerçevede kayıtsız ve şartsız bir biçimde karşılamasının beklenmesinin, idarenin üstlendiği kamu hizmetinin yürütülmesini önemli ölçüde zorlaştırabileceği dikkate alındığında, dava konusu düzenlemeyle öğrenim görme durumu gözetilerek atanma imkanının sınırlı bir biçimde, yalnızca sağlık alanında dört yıl süreli yüksek öğrenim görenlere tanınmasında kamu yararı, hizmet gerekleri ve normlar hiyerarşisine aykırılık görülmemiştir.<br>Bu durumda, iki yıl süreli yüksek öğrenim gören davacının öğrenim gördüğü yere yer değiştirme suretiyle atanma isteğinin reddine ilişkin dava konusu işlemde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle,<br>1- 8.6.2004 günlü ve 25486 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliğinin 21. maddesinde yer alan "dört yıllık" ibaresinin iptali istemi ve dava konusu bu yönetmelik hükmüne dayanılarak tesis edilen yer değiştirme suretiyle atanma talebinin reddine ilişkin 5.9.2011 Tarih ve 252057 sayılı işlemin iptali istemine yönelik davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesinin 13/01/2020 günlü, E:2019/6473, K:2020/23 sayılı gönderme kararıyla Dairemize iletilen dosyada; Danıştay Beşinci Dairesinin 30/09/2014 günlü, E:2012/3555, K:2014/6455 sayılı kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/05/2017 günlü, E:2015/4152, K:2017/2358 sayılı kararı ile bozulduğundan ve 2577 sayılı Kanun'un 49/4 maddesi uyarınca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyulması zorunlu olduğundan, bozma kararına uyularak işin gereği görüşüldü: <br><br>MADDİ OLAY: <br>Davacı, Mersin ili Toros Devlet Hastanesinde sağlık memuru olarak görev yapmaktadır.<br>Aksaray Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar Teknikleri Programını kazandığından dolayı anılan Üniversitede öğrenim görmek amacıyla Aksaray iline naklen atanma talebinde bulunmuştur.<br>Davalı idare tarafından; davacının öğrenim görmek istediği bölümün önlisans (iki yıllık) olması nedeniyle Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin 21. maddesi uyarınca başvurunun reddine karar verilmiştir.<br> Davacı tarafından, öğrenim durumu nedeniyle Aksaray iline naklen atanma talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 08/06/2004 günlü, 25486 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin "Olağanüstü ve Özel Durumlarda Yer Değişikliği" başlıklı 21. maddesinde yer alan "dört yıllık" ibarenin iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT: <br>Anayasa'nın "Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi" başlıklı 42. maddesinde; "Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir..." hükmüne, "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56. maddesinde; "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir... Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler... Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir...", hükmü yer almaktadır.<br>3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun "Temel Esaslar" başlıklı 3. maddesinin (a) bendinde; "Sağlık kurum ve kuruluşları yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde ... planlanır..." (c) bendinde; "Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır...." (g) bendinde ise; ilgili Bakanlığın sağlık ve yardımcı sağlık personelinin yurt düzeyinde dengeli dağılımını sağlamak üzere istihdam planlaması yapacağına ilişkin hükümler konulmuştur.<br>Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan; Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin "Olağanüstü ve Özel Durumlarda Yer Değişikliği" esaslarını düzenleyen 21. maddesinde; "personelin sağlık ile ilgili bir alanda en az dört yıllık lisans öğrenimi gördüğünü belgelendirmesi halinde, münhal kadro olması ve öğrenim süresiyle sınırlı olmak kaydıyla, öğrenim gördüğü yere yer değiştirme suretiyle atanma talebi değerlendirilir" kuralına yer verilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>I- Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin "Olağanüstü ve Özel Durumlarda Yer Değişikliği" başlıklı 21. maddesinde yer alan "dört yıllık" ibarenin iptali istemi yönünden;<br>Dava konusu 08/06/2004 günlü, 25486 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği, 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 32. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, bu isteme yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.<br>Bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği düzenleme yürürlükte olmadığından, anılan düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.<br>II. Davacının, öğrenim durumu nedeniyle Aksaray iline naklen atanma talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem bakımından; <br>Dava konusu bireysel işlemin dayanağı olan Yönetmelik yürürlükten kaldırılmış ise de, idari yargılama hukukunun temel ilkeleri gereği, idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadıklarına ilişkin yargısal denetimin, tesis edildikleri tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekmektedir.<br>Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin 21. maddesinde personelin sağlık ile ilgili bir alanda en az dört yıllık lisans öğrenimi gördüğünü belgelendirmesi halinde, belli koşullarla öğrenim gördüğü yere atanmasına olanak tanınmıştır.<br>Anayasa'nın 42. maddesinde herkesin eğitim ve öğrenim hakkı ile ilgili genel ilkeler belirlenmiş olmakla birlikte; hukuki statüleri 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, özel yasalar ve kurumsal nitelikte yasa ve yönetmeliklerle düzenlenmiş olan kamu görevlilerinin bu statüde kaldıkları sürece, görevlerine ilişkin olarak, öncelikle söz konusu yasa ve yönetmelikte düzenlenmiş bulunan kurallara uymakla, bu kuralların ve kamu hizmetinin gereklerine uygun davranmakla yükümlü olduklarının kabulü gerekir. Aksi halin, yani statünün gereklerinin ikinci sıraya alınmasının, kamu hizmetlerini yürütmek amacı ile kurulmuş olan kamu kurumlarının görevlerini yerine getirmekte zorlanmalarına, giderek görevlerini aksatmalarına neden olabileceği ve personel istihdamı konusunda genel kabul görmüş belirli ilkelerin (örneğin coğrafi bölge esası, ihtiyaca göre istihdam, personelin birimler arasında dengeli dağılımı gibi) uygulanmasını engelleyeceği açıktır.<br>Belirtilen hukuki durum karşısında, personelin hizmet bölgelerinde dengeli dağılımının sağlanması ve sağlık hizmetlerinin aksamadan yürütülmesi zorunlu olduğundan, personelin öğrenim durumu gözetilerek atanma olanağının sınırlı bir biçimde, yalnızca sağlık alanında dört yıl süreli lisans öğrenim görenlere tanınmasında üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.<br>Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca Sağlık Bakanlığı personelinin atanmasında dikkate alınabilecek öğrenim özrü, sağlık ile ilgili bir alandaki en az dört yıllık lisans öğrenimi ile sınırlıdır. Dolayısıyla, önlisans öğrencisi olan davacının öğrenim durumunun, atanma istemi değerlendirilirken dikkate alınması gerektiği yolunda bir mevzuat hükmü mevcut değildir.<br>Bu durumda davacının öğrenim durumu nedeniyle Aksaray iline naklen atanma talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 08/06/2004 günlü ve 25486 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin 21. maddesinde yer alan "dört yıllık" ibarenin iptali istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oyçokluğuyla,<br>2. Davacının öğrenim durumu nedeniyle Aksaray iline naklen atanma talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığının … günlü, … sayılı işleminin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliğiyle,<br>3. Aşağıda dökümü yapılan …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan toplam … TL masrafın davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta pulu ücretinden artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>4. Kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere 26/04/2023 tarihinde karar verildi. <br><br><br> (X) KARŞI OY :<br>İdari Yargı denetiminin amacının "hukuka uygunluk" olduğu ve bu denetimin de dava konusu işlemin kurulduğu tarih itibarıyla gerçekleştirilmesi gerektiği İdare hukukunun ve idari yargının bilinen en temel ilkeleridir. Bu nedenle, dava konusu düzenleyici işlemin hukuka uygunluğunun denetlenerek bir karar verilmesi ve tarafların davadaki haklılık durumuna göre de yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmekte iken, dava konusu edilen Yönetmelik maddesinin daha sonra yürürlüğe giren Yönetmelik maddesi ile yürürlükten kaldırılması nedeniyle düzenleyici işlem bakımından davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen kararın bu kısmına katılmıyorum.</font></p></body></html>

naklen