<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/2235 E.  ,  2025/183 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/2235<br>Karar No : 2025/183<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ...,<br> Hukuk Müşaviri V. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 30/03/2022 tarih ve E:2018/6360, K:2022/1541 sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İstanbul ili, Şişli ilçesi Okmeydanı Eğitim Araştırma Hastanesinde ... olarak görev yapmakta iken 15/02/2017 - 24/01/2018 tarihleri arasında açığa alınan davacı tarafından, açıkta kaldığı sürede alamadığı ek ödemelerinin verilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olarak gösterilen 14/02/2013 tarih ve 28559 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin iptali ve anılan dönemde aynı klinikte çalıştığı uzman doktorların ortalama performans puanları veya bir önceki yılın aynı aylarına ait kişisel ortalama performans puanından lehine olan puan dikkate alınarak performansa dayalı ek ödemenin yapılmasına karar verilmesi istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 30/03/2022 tarih ve E:2018/6360, K:2022/1541 sayılı kararıyla;<br>209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları İle Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 1. ve 5. maddeleri ile 14/02/2013 tarih ve 28559 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 5/1/(a). maddesinin dava tarihindeki hâllerine yer verildikten sonra;<br>Düzenleyici işlem yönünden;<br>Dava konusu 14/02/2013 tarih ve 28559 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik, 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, anılan Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer bulunmadığı,<br>Davacının açıkta kaldığı 15/02/2017 - 24/01/2018 tarihleri arasındaki dönemde alamadığı ek ödemelerinin verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ve anılan dönemde aynı klinikte çalıştığı uzman doktorların ortalama performans puanları veya bir önceki yılın aynı aylarına ait kişisel ortalama performans puanından lehine olan puanın dikkate alınarak performansa dayalı ek ödemenin yapılması istemi yönünden;<br>209 sayılı Kanun kapsamında yapılan ek ödemeler, performansa dayalı olarak, hizmet sunum şartları ve kriterleri dikkate alınmak suretiyle personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetleri, yapılan muayene, ameliyat, anestezi ve girişimsel işlemler ile özellik arz eden birimlerde çalışma gibi unsurlar esas alınarak belirlenmekte olup, Kanun'un 5. maddesinde yer alan "personelin katkısıyla elde edilen" ibaresi, her ne kadar 6428 sayılı Kanun ile madde metninden çıkarılmış ise de, aynı maddede ek ödemenin belirlenmesinde dikkate alınacak unsurlar arasında sayılan "hizmete katkı"nın esas olduğunun anlaşıldığı,<br>Bu duruma göre, hizmete katkıda bulunmayan, başka bir deyişle sağlık hizmeti verilen tesislerde fiilen katkı sağlamayan personelin, performansa bağlı olarak ödenmesi öngörülen ek ödemeden yararlanmasına olanak bulunmadığından ve davacının açığa alındığı 15/02/2017 - 24/01/2018 tarihleri arasında fiilen görev yapmadığı açık olduğundan, davacının başvurusunun reddine ilişkin işlemde de hukuka aykırılık görülmediği,<br>Gerekçeleriyle, dava konusu düzenleyici işlemin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacının, açıkta kaldığı 15/02/2017 - 24/01/2018 tarihleri arasındaki dönemde alamadığı ek ödemelerinin verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile anılan dönemde aynı klinikte çalıştığı uzman doktorların ortalama performans puanları veya bir önceki yılın aynı aylarına ait kişisel ortalama performans puanından lehine olan puanın dikkate alınarak performansa dayalı ek ödemenin yapılması istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 15/02/2017 tarihinde açığa alındığı ve 24/01/2018 tarihinde görevine geri döndüğü, görevden ayrı kaldığı süreçte ek ödemesinin tamamında kesinti yapıldığı, kendi isteği dışında görevden uzakta kaldığı süre içindeki tamamı kesilmiş olan ek ödemenin, aynı klinikte çalıştığı uzman doktorların ortalama performans puanları üzerinden veya bir önceki yılın aynı aylarına ait kişisel ortalama performans puanı üzerinden hesaplanarak ödenmesi talebinin reddedildiği, halbuki KHK ile görevlerinden uzaklaştırılan öğretmenlere ek ödemelerinin yapıldığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz sebebi olarak ileri sürdüğü iddiaların dava sürecinde tartışıldığı ve temyiz sebebi teşkil edici nitelikte yeni bir iddia bulunmadığı, davacının temyiz talebinin haksız ve mesnetsiz olduğu savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın davanın reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle, davanın kısmen reddi, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki Danıştay Onikinci Dairesinin 30/03/2022 tarih ve E:2018/6360, K:2022/1541 sayılı kararının temyize konu davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,<br>3. Kesin olarak, 03/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br> <br><br>KARŞI OY<br>X- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 137.maddesinde, "Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir.", 141. maddesinde ise, "Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler. 143 üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir." hükümleri yer almaktadır.<br>Öte yandan, 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un -dava tarihindeki yürürlükteki hâliyle- 5. maddesinin 1. fıkrasında; "... döner sermayeli sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlar ve sözleşmeli personel ile açıktan vekil olarak atananlara mesai içi veya mesai dışı ayrımı yapılmaksızın ek ödeme yapılabilir. Sağlık kurum ve kuruluşlarında Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri de dikkate alınmak suretiyle, bu ödemenin oranı ile esas ve usûlleri; personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar esas alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne, bu kanuna dayanılarak çıkarılan ve işlem tarihinde yürürlükte olan 14/02/2013 tarih ve 28559 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise "Ek ödeme, personele sağlık tesisine fiilen katkı sağladığı sürece verilebilir. Sağlık tesisinin o dönemde elde ettiği gayrisafi hasılattan öncelikle Hazine payı, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi gereğince ayrılacak pay ile Bakanlık merkez payı ayrıldıktan sonra kalan miktar, 209 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen oranları geçmemek üzere personele ek ödeme olarak dağıtılabilir. Bağış, faiz, kira gelirinden elde edilen döner sermaye gelirleri hiçbir şekilde personele ek ödeme olarak dağıtılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.<br>Temyizen incelenen dosyada; davacı, hakkında başlatılan ceza soruşturması nedeniyle ihtiyati tedbir olarak idare tarafından görevinden uzaklaştırılmış ve yapılan ceza soruşturması neticesinde hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi sonucunda göreve iade edilmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından, görevden uzakta kaldığı dönemlere ilişkin ek ödemelerinin verilmesi istemiyle idareye başvuru yapılmış ve bu başvurunun reddi üzerine de davalı idare tarafından tesis edilen bu işlemin iptali ve anılan dönemde aynı klinikte çalıştığı uzman doktorların ortalama performans puanları veya bir önceki yılın aynı aylarına ait kişisel ortalama performans puanından lehine olan puan dikkate alınarak performansa dayalı ek ödemenin yapılmasına karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır.<br>Mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, "Görevden uzaklaştırma" işlemi, ilgililerin görevinin başında kalmasında sakınca görülen hallerde, idare tarafından tesis edilen bir ihtiyati tedbir işlemidir. Görevden uzaklaştırılan memura, 657 sayılı Kanun'un 141. maddesine göre, görevden uzaklaştırıldığı dönemde, aylıklarının üçte ikisi ödenir ve ayrıca anılan Kanun'un öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan memur faydalanmaya devam eder.<br>Anılan Kanun hükmünde ayrıca, görevden uzaklaştırılan memurun tekrar göreve iade edilmesi durumunda, görevden uzakta geçirdiği sürenin, derecesindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmının, üst dereceye yükselmesi hâlinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirileceğini belirtmiştir. Oysa memurların kademe ilerlemesi ve derece yükselmesinde "fiili çalışma şartı" aranırken, kanun koyucu hak kaybının önlenmesi ve hakkaniyet gereği, burada, fiili çalışma şartını aramayarak, ilgilinin iradesi ve isteği dışında, idarenin tesis ettiği bir işlem nedeniyle zarara uğramasının engellenmesini amaçlamıştır.<br>Bu durumda, anılan mevzuat hükümlerinin birlikte incelenip, yorumlanmasından; idare tarafından, ihtiyati tedbir niteliğinde olan ve re'sen tesis edilen görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılması durumunda kanunkoyucunun, ilgililerin yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının telafi edilmesini öngördüğü açıktır.<br>Öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında; idarelerin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. Olayda da davacılar görevlerini, idarenin re'sen tesis ettiği "görevden uzaklaştırma" kararları nedeniyle yerine getirememektedirler. Bu durumda, anılan işleminin sebep unsurunu oluşturan ceza soruşturma sürecinin de "kamu adına kovuşturmaya yer olmadığı kararı" ile sonuçlandığı göz önüne alındığında, idarenin kendi işlemi nedeniyle, davacıların fiilen çalışmasının engellenmesi nedeniyle bu döneme ilişkin zararın da idare tarafından giderilmesi gerekmektedir.<br>Bu itibarla, iradesi ve isteği dışında, görevden uzaklaştırılan memurlara, tekrar göreve dönmeleri hâlinde, açıkta kaldıkları döneme ilişkin olarak, aylık gelirlerinin önemli bir parçasını oluşturan ek ödemelerinin yasal faiziyle ödenmesinin önünde yasal bir engel bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, Daire kararının, davacının, açıkta kaldığı dönemde alamadığı ek ödemelerinin verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve tazmin istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.<br><br><br><br></font></p></body></html>

memur