<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/866 E. , 2025/319 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2023/866<br>Karar No : 2025/319 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1) ...<br> 2) ...<br> 3)...<br> 4) ...<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları ...'ın, ... tarihinde Adana-Ankara Karayolu, ... Deresi mevkiinde bulunan park alanında ... İlçe Jandarma Komutanlığı ve ... Emniyet Müdürlüğü görevlilerinin uygulama yaptığı sırada meydana gelen (kamuoyunda Gedelli saldırısı olarak bilinen) terör saldırısında hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın eşi ... için 119.109,65 TL maddi, 80.000,00 TL manevi, çocukları olan diğer davacılar için ayrı ayrı 10.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın 20/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacılar yakınının, terör saldırısı olacağı yönünde alınan ihbar üzerine gerçekleştirilen yol uygulaması sırasında ortada tehlikeli bir durum olduğu sabit olmasına rağmen güvenli bölgeye alınmaksızın bekletilmesi sırasında meydana gelen terör saldırısında hayatını kaybetmesi olayında davalı idarenin ağır ihmali ve hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle davacılardan ... için 119.109,65 TL maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine, diğer davaların maddi tazminat istemlerinin reddine, dava konusu olayın niteliği, davacıların duyduğu acı, ızdırap ve üzüntünün bir nebze olsun giderilebilmesi için takdiren müteveffanın eşi ... için 50.000,00 TL, diğer davacılar olan çocukları için ayrı ayrı 30.000,00 TL olmak üzere toplam 140.000,00 TL manevi tazminatın kabulüyle fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br> Bölge Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Dairelerinin davacılar yakınının polis olduğu, dava konusu olay nedeniyle davacıların uğradıkları zararların kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmin edilmesi gerektiği, hizmet kusuru ilkesi kapsamında değerlendirme yapan İdare Mahkemesi kararında bu yönüyle hukuki isabet bulunmadığı ayrıca hükmedilen manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği belirtilerek tarafların istinaf başvurularının açıklanan gerekçeyle reddine ilişkin kararının temyiz incelemesi neticesinde Danıştay Onuncu Dairesinin 13/10/2021 tarih ve E:2021/1771, K:2021/4711 sayılı kararıyla davacılar yakınının polis memuru olmadığı, kargo şirketi çalışanı olduğu; diğer yandan, meydana gelen olayın, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilerek davacılardan ...'a Niğde Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararıyla aynı Kanunun Ek 1. maddesi uyarınca maaş bağlandığı, bu durumda; Bölge İdare Mahkemesince kararda yer verilen hususlar göz önünde bulundurularak davacıların maddi tazminat istemleri yönünden yeniden bir karar verilmesinin gerektiği, meydana gelen olayın terör saldırısı olduğu göz önünde bulundurulduğunda davacıların yakınlarını kaybetmeleri nedeniyle uğradıkları manevi zararın davalı idarece sosyal risk ilkesi uyarınca tazmin edilmesinin gerektiği, temyizen incelenen kararın manevi tazminata ilişkin kısımının usul ve hukuka uygun olup, belirtilen gerekçeyle onanmasına karar verilmesi üzerine kararın bozulan kısmına ilişkin olarak yeniden yapılan inceleme neticesinde; dosyada yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, davacıların yakınının ölümüne neden olan olayın terör eylemi sonucu gerçekleştiği ve eylemle ilgili idarenin herhangi bir kusur sorumluluğunun bulunmadığı, olayın sosyal risk kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, terör eylemi kapsamında olan saldırı neticesinde ölümün vuku bulduğu göz önüne alındığında maddi tazminatın 5233 sayılı Yasa ve ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği, davalı idare tarafından yasadaki hesaplama yöntemine uygun olarak 24.534,30 TL nakdi tazminat teklif edildiği ve davacılar tarafından sulhname tasarısının imzalanmadığı göz önüne alındığında, davacıların ilgili yasa kapsamında sadece idarece belirlenen bu tazminatı alma haklarının olduğu, bunun dışında herhangi bir tazminata hükmedilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat isteminin 24.534,30 TL'sinin kabulüne, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br> Davacılar tarafından, müteveffanın kargo kamyon sürücüsü olduğu, olay günü yapılan uygulamada jandarma tarafından çevrilmesinin ardından belgelerinin kontrol edildiği, jandarmanın kamyonun içini görmek istemesi üzerine kamyonun mal yükleme indirme kapısının yükleme merkezinde mühürlendiğini ancak indirme yerinde yerinde yetkililerce açılabileceğini, müteveffanın mühürlü kapıyı açma yetkisinin bulunmadığını söylemesi üzerine yetkililerin gelmesinin beklendiği, bekleme süresinin 5 saati geçtiği, müteveffanın jandarma tarafından güvenli bir park alanına çekilmesi ve güvenliğinin sağlanması gerekirken bekletildiği yol kenarında maruz kaldığı terör saldırısında hayatını kaybetmesinde idarenin hizmet kusuru bulunduğu, hükmedilen tazminat tutarının yetersiz kaldığı ve Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br> Davalı idare tarafından, dava konusu olayın üçüncü kişilerin suç teşkil eden eylemleri sonucunda gerçekleştiği, eylemi gerçekleştiren sanıklar hakkında ceza hükmü kurulduğu, dava konusu zararın tazmin sorumluluğunun olayın faillerine ait olduğu, idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Karşılıklı olarak taraflarca diğer tarafın temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin yatıran tarafa iadesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/01/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>
memur