<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/4765 E.  ,  2025/4127 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/4765<br>Karar No : 2025/4127<br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 15 ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, kendisinin OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde kamu görevinden çıkarıldığı ve 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, OHAL KHK'larının Resmi Gazetede yayımlandıkları gün TBMM'nin onayına sunulması ve en geç 30 gün içerisinde görüşülüp karara bağlanmasının zorunlu olduğu, TBMM onayına sunulduktan sonra 30 gün içerisinde onaylanmadığı, dolayısıyla yok hükmünde olduğu, bu sebeple dava konusu işlemin dayanaksız kaldığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, bir kamu görevlisinin uzunca bir süre bazı meslekleri icra etmekten men edilmesini ceza hukuku anlamında bir ceza olarak nitelendirdiği ve bu türden bir cezaya Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesindeki tüm güvencelerin uygulanacağına hükmettiği, somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin uygulanması gerektiği, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama, suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin bulunmadığı, aksi uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, Anayasanın 13., 37., 70., 129., 138., 142. maddelerinin ihlal edildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24 Haziran 2008 tarihli kararında ''hizmet hareketi'' olarak bilinen oluşumun bir terör örgütü veya suç örgütü olmadığı kesin hükümle saptandığı ve yeni bir yargı kararıyla aynı oluşumun terör örgütü olduğu saptanıncaya kadar yasal olduğu, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, işlendiği tarihte kanunen suç olarak sayılmayan eylemler nedeniyle cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğu, Garson kod adlı gizli tanıktan elde edilen fişleme bilgilerinin gerçeği yansıtmadığı, hukuka aykırı delil olduğundan hükme esas alınamayacağı ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. <br>Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla hapis cezası verildiği bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... esastan reddedildiği, kararın Yargıtay aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.<br>Söz konusu kararda; "..TANIK H. İ. E.'UN İFADESİNDE: Ben ...'ı Siirt ilinden tanırım. Kendisi ile Siirt ilinde aynı karakolda polis memuru olarak çalıştığımızdan dolayı tanırım. Kendisi ile aynı sohbet grubundaydık. Kendisini örgüt mensubu olarak bilirim. 2010 yılı Komiser yardımcılığı sınavına birlikte hazırlandık. 2010 yılı sınavında ... ile aynı hazırlık grubundaydık. Siirt ilinde karakol sorumlusuydum ve sınav dönemi gelince sınavla ilgili koordinasyonunu da B.A.A.'la birlikte sağlayan kişilerden biriydim. Sınava hazırlanılan evlere sürekli gidip gelirdim. Sanık da kendisine soruların verilmesi kararlaştırılan örgüt mensuplarından biriydi. Soruları örgüt mensuplarına götürdüğümüz zaman ben araçla aşağıda beklerdim. B.A.A. da örgüt mensubu kişilerin evlerine çıkarak soruları teslim ederdi. Sanığın kaldığı eve de soruları götürdük. 2010 yılı komiser yardımcılığı sınavını ben kazanamadım ancak ... 100 üzerinden 94 gibi bir puan alarak kazanmıştı..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmekle; Sanığın 2010 yılı Komiser Yardımcılığı sınavına ilişkin olarak örgüt tarafından sınavdan önce ele geçirilen soruları örgütün kendisine sınavdan önce teslimi sonrası sınavda başarı kazanarak polis memurluğundan Komiser Yardımcılığına geçiş yaptığı ve bu durumun yukarıda belirtilen tanık beyanları, düzenlenen bilirkişi raporlarında; "Sanığın 2009 ve 2010 yıllarında yapılan Komiser Yardımcılığı sınavlarındaki puan farkının ( 20,924 puan ve üzeri), mahkeme kararıyla veya idari işlemle iptal edilen 13 soruya doğru yanıt verme sayısı (9 ve üzeri şüpheli), Polis Akademisiyle Milli Eğitim Bakanlığının hazırladığı sorulardaki başarı oran farkı , GBT programı ile cevap örüntü benzerliklerine ilişkin eşleşme sayısı( 100 ün üzeri) gözetilerek, 08.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere sanığın 3 ölçütten 2 sine yakalanarak soruları sınavdan önce elde edip kullandığına dair orta düzeyde şüpheli olduğunun tespit edildiği, 26.01.2017 tarihli bilirkişi raporunda sanığın çok zor 8 soru ile zor olan 3 sorunun tamamına doğru yanıt verdiği, 26.soruyu doğru yanıtladığı, iptal edilen 13 sorunun tamamına doğru yanıt verdiği ayrıca 5.soru "c" şıkkı olarak işaretlediği anlaşılmıştır." şeklinde yapılan tespitler, aynı sınavda aynı şekilde başarı sağlayan örgüt üyeleriyle olan HTS irtibatları ile sabit olduğu anlaşılmakla sanığın işlediği sabit görülen kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunda sanığın temel cezası suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu ve meydana gelen zarar miktarı göz önüne alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmiş, bununla birlikte elde edilen menfaat miktarı dikkate alınarak adli para cezasına da hükmedilmiştir.."şeklindeki tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

memur