<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/13536 E.  ,  2025/8831 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2025/13536<br>Karar No : 2025/8831<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Üniversitesi adına ...'e vesayeten ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılarak mal varlıklarına el konulan Vakıf Üniversitesinin 7075 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi uyarınca mal varlıklarına el konulması kararının kaldırılması talebiyle davalı idareye yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dava konusu olayda, davacı yükseköğretim kurumunun, Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, FETÖ terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname ile kapatıldığı, kapatılma işlemine karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddedildiği ve davacı kurum yetkilileri tarafından OHAL Komisyon kararına karşı dava açılmadığı ve ilgili mevzuat hükümlerinde de Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonlarının kapatılacağı ve kapatılan bu kurumların bağlı oldukları şirketlerin faaliyetlerinin sonlandırılarak ticari sicil kayıtlarının resen terkin edileceği ve kapatılan kurumların varlıkları ile şirketlerin de devralınan varlıkları dışındaki varlıklarının da Hazineye bedelsiz devredilmiş sayılacağına yönelik hükümlere yer verildiği dikkate alındığında davacı hakkında uygulanan ilave tedbirlerin mevzuat hükümlerine uygun tesis edildiği anlaşılmakla davacının uygulanan ilave tedbirlerin kaldırılması amacıyla idareye yaptığı başvurusunun davalı idarece zımnen reddedilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun Ek 5. maddesinde: "Vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarının, vakıf yönetim organı dışında en az yedi kişiden oluşan bir mütevelli heyeti bulunur. Mütevelli heyet üyeleri, vakıf yönetim organı tarafından dört yıl için seçilir, süresi biten üyeler yeniden seçilebilir. Mütevelli heyet üyelerinin yaş sınırlaması hariç Devlet memuru olma niteliklerine sahip bulunmaları ve en az üçte ikisinin lisans düzeyinde yükseköğrenim görmüş olması gerekir. Mütevelli heyet üyeleri kendi aralarından bir başkan seçer. Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil eder. Vakıf yükseköğretim kurumlarının yöneticileri Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelli heyet tarafından atanır. Mütevelli heyet; vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilir. Yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylar ve uygulamaları izler, ayrıca vakıfca hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür. Mütevelli heyetin toplantı nisabı ve karar alınması ile ilgili hususlarda bu Kanunun 61 inci maddesi hükmü uygulanır." hükmü yer verildiği, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'nun İlave tedbirler için başvuru yolu başlıklı, Geçici 4.maddesinde ise;(Ek:11/11/2020-7256/41 md. Bu Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen işlemlere bağlı olarak olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlarda yer alan ilave tedbirlere karşı hakkında tedbir uygulanan kişi, kanuni temsilcisi ya da mirasçıları tarafından tedbiri uygulayan veya tedbirle ilgili olan kamu kurum ve kuruluşlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde başvurulur. Kamu kurum ve kuruluşları, başvuru üzerine yapacağı inceleme sonucuna göre en geç altı ay içinde başvurunun reddine veya tedbirin kaldırılmasına karar verileceği hükümlerine yer verildiği, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde; ilave tedbirler için idari başvuru yolu getiren kanun hükmünde başvurunun kanuni temsilci tarafından yapılmasının zorunlu olduğu; vakıf yükseköğretim kurumlarında mütevelli heyetin kurumu temsile yetkili olduğu ancak bu yetkisini kurum yöneticilerine devredebileceğinin anlaşıldığı, dava dosyasının incelenmesinden, kapatılan vakıf üniversitesi mütevelli heyetinin "imza yetkisi" konulu ve 01/02/2016 günlü kararı ile; üniversiteyi kamu kurumları ile mahkemelerde temsil etmek üzere, ... ve ... adlı mütevelli heyet üyeleri ile kurum yöneticilerinin çift imza kullanmak suretiyle yetkili kılınmasına karar verildiği; davacının ise, kapatılan Selahattin Eyyübi Üniversitesi'nin mütevelli heyetinde üye(ve başkan vekili) olmasına karşın, temsile ilişkin yetkisinin bulunmadığı belirtilerek davacı ...'in kapatılan vakıf üniversitesini temsile yetkisi olmadığı görüldüğünden, dava açma ehliyeti bulunmayan davacı ... tarafından açılan davanın 2577 sayılı Kanun'un 15/1-b maddesi uyarınca ehliyet yönünden reddi gerekmekle, İdare Mahkemesince davanın esası hakkında verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulüne, İstinaf istemine konu idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.<br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kapatılan üniversitenin kapatıldığı tarihe kadar mütevelli heyet başkan yardımcısı sıfatıyla yönetici pozisyonunda görev aldığı, üniversitenin kapatılması nedeniyle mal varlıklarına el konulmasına ilişkin işlemle kişisel, güncel ve meşru menfaatinin etkilendiği, yönetiminde görev aldığı üniversitenin kapatılması nedeniyle mal varlıklarına el konulması kararının kaldırılması ve mal varlıklarına el konulduğu tarihten itibaren uğradığı maddi zararın ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi amacıyla bu işlemi yargı önüne götürme hakkına sahip olduğu olduğu, aksi yöndeki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin hiç biri 2577 sayılı İYUK’un 49 uncu maddesinde sayılan temyiz sebeplerine uymadığı, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY :<br>Selahaddin Eyyubi Üniversitesi 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılarak Vakfın mal varlıklarına el konulmuş, Vakfın avukatı (vekili) tarafından, 7075 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi uyarınca mal varlıklarına el konulması kararının kaldırılması talebiyle davalı idareye yapılan 08/02/2021 tarihli başvuru, Vakıflar Genel Müdürlüğünce zımnen reddedilmiştir<br>Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle, (kapatılan) Selahaddin Eyyubi Üniversitesi ile anılan Vakfın yönetim kurulu üyelerinden ... davacı taraf olarak gösterilmek suretiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başıklı 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." kuralı yer almaktadır.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçelerinin "ehliyet" yönünden inceleneceği kurala bağlanmıştır.<br>23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin tedbirler" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen; ... c) Ekli (III) sayılı listede yer alan vakıf ve dernekler ile bunların iktisadi işletmeleri ... kapatılmıştır.<br> (2) Kapatılan vakıfların her türlü taşınır ve taşınmazları ile her türlü mal varlığı, alacak ve hakları, belge ve evrakı Vakıflar Genel Müdürlüğüne bedelsiz olarak devredilmiş sayılır. Kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarının sağlık uygulama ve araştırma merkezleri ve kapatılan diğer kurum ve kuruluşlara ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrak Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılır, bunlara ait taşınmazlar tapuda resen Hazine adına, her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edilir. Birinci fıkrada sayılanların her türlü borçlarından dolayı hiçbir şekilde Hazineden bir hak ve talepte bulunulamaz. Devire ilişkin işlemler ilgili tüm kurumlardan gerekli yardımı almak suretiyle ilgisine göre Maliye Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir.<br> (3) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı belirlenen ve ekli listelerde yer almayan özel ve vakıf sağlık kurum ve kuruluşları, özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, vakıflar, dernekler, vakıf yükseköğretim kurumları, sendikalar, federasyonlar ve konfederasyonlar, ilgili bakanlıklarda bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine bakan onayı ile kapatılır. Bu fıkra kapsamında kapatılan kurum ve kuruluşlar hakkında da ikinci fıkra hükümleri uygulanır..." hükmüne yer verilmiştir.<br> 7075 sayılı Kanun'un, 17/11/2020 tarihinde yürürlüğe giren 11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Kanun'un 41. maddesiyle eklenen ''İlave tedbirler için başvuru yolu'' başlıklı Geçici 4. maddesinde, ''(1) Bu Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen işlemlere bağlı olarak olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlarda yer alan ilave tedbirlere karşı hakkında tedbir uygulanan kişi, kanuni temsilcisi ya da mirasçıları tarafından tedbiri uygulayan veya tedbirle ilgili olan kamu kurum ve kuruluşlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde başvurulur. Kamu kurum ve kuruluşları, başvuru üzerine yapacağı inceleme sonucuna göre en geç altı ay içinde başvurunun reddine veya tedbirin kaldırılmasına karar verir. 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanununun ek 7 nci maddesi hükmü saklıdır.<br>(2) Başvuruların incelenmesi ve sonuçlandırılması için kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde komisyon kurulabilir.<br>...(7) Kamu kurum ve kuruluşlarının kararlarına karşı Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenecek Ankara idare mahkemelerinde iptal davası açılabilir..." hükmü yer almaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>İptal davalarıyla; idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanması, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve böylece hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesi amaçlandığından, bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda yorumlanması gerekmektedir. İdari yargıda dava açma ehliyetinde aranan menfaat ihlali, davacının dava konusu ettiği işlemle arasında kurulabilecek minimum düzeyde de olsa ilgiyi, alakayı ifade etmektedir. Yargısal kararlarda menfaat ihlali koşulu, davacının idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisinin kurulması gerektiği şeklinde tanımlanmıştır. Meşru menfaat, iptal davasını açan kişinin, hukuka uygun bir korunmadan faydalanmak istemesi anlamına gelmektedir. Güncel menfaat, davanın açılması sırasında var olan aktüel ilgiyi, alakayı ifade etmektedir. Kişisel menfaat ilgisi ise idari bir işlemin doğrudan doğruya o kişi hakkında yapılmış olması anlamına gelmeyip, dolaylı olarak da olsa o kimseyi etkilemesidir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları, her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.<br>Dava konusu uyuşmazlıkta, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, kapatılan vakıf üniversitesi mütevelli heyetinin "imza yetkisi" konulu ve 01/02/2016 günlü kararı ile; üniversiteyi kamu kurumları ile mahkemelerde temsil etmek üzere, ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlı mütevelli heyet üyeleri ile kurum yöneticilerinin çift imza kullanmak suretiyle yetkili kılınmasına karar verildiği; davacının ise, kapatılan Selahattin Eyyübi Üniversitesi'nin mütevelli heyetinde üye(ve başkan vekili) olmasına karşın, temsile ilişkin yetkisinin, dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunmadığı belirtilerek, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.<br>Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle imza devri müessesesinin hukuki niteliğinin irdelenmesi gerekmektedir. Doktrin ve yargısal içtihatlarda belirtildiği üzere, kamu düzeninden olan yetki meselesinin bir alt unsuru olan imza devri müessesesinin hukuki niteliği, gereği yetki devri gibi idari teşkilat içinde yer alan makamların kamu hizmetinin etkin biçimde sağlanması ve bir an önce muhataplarına ulaşması adına bulunmuş bir müessese olup, imza devri, işlemi imza etme noktasında yetkili makamın kendisinin kullanması gereken bu yetkini aynı hiyerarşi içerisinde başka makamdaki kamu görevlisine devretmesidir. İmza devri, tıpkı yetki devri gibi istisnai niteliği haiz bir uygulama olup; imza yetkisinin devrinin en belirgin özelliği; bazı konularda idari işlemin, asıl yetkili kişinin iradesi ile aynı yönde fakat farklı bir görevli tarafından da imzalanabilmesidir. Dolayısıyla İmza devrinde, işlemi tesis etme noktasında irade açıklamaya yetkili makamın yetkisinde değişiklik olmamakta, sadece işlemi imzalama yetkisi bir başkasına geçmektedir. Burada, İmza devri ile bir kamu görevlisi, devredilen yetkiyi, mevzuatla kendisine bu yetkinin verildiği kişi veya makam adına kullanır. Kısacası, imza devrinde, kendisine devir yapılan kişi, devredenin iradesiyle ve onunla eş değerde imza etme yetkisine haizdir. Bunun doğal sonucu olarak da; sorumluluk ve karar alma yetkisi devredende kalacaktır. Ayrıca, imza yetkisini devreden üst gerekli gördüğü takdirde işlemi bizzat kendisi de imzalayabilecektir. <br> Bu itibarla kapatılan vakıf üniversitesi mütevelli heyetinin "imza yetkisi" konulu ve 01/02/2016 günlü kararından ari olarak mütevelli heyetinde üye(ve başkan vekili) olan davacının temsil yetkisinin devam ettiğinin kabulü gerekmektedir. Aksi düşüncenin Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının unsuru olan mahkemeye erişim hakkının ihlaline yol açacağı açıktır.<br>Bu durumda, kapatılan Selahattin Eyyübi Üniversitesi'nin mütevelli heyetinde üye(ve başkan vekili) olan davacının, anılan üniversitenin kapatılması nedeniyle mal varlıklarına el konulması kararının kaldırılması talebiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemin <br> iptalini istemekte yetkili olduğu anlaşıldığından, işin esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br> <br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne; <br>2.Davanın, reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 16/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

memur