<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2025/2157 E. , 2025/4355 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/2157<br>Karar No : 2025/4355<br><br> Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Başkanlığı / ...<br>Vekilleri : Av. ..., Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasının ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, bu nedenle ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan hakları ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin somut olaya uygulanması gerektiği, terör örgütünün varlığının ancak yargı kararıyla tespit edilebileceği, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki eylemlerinden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, iltisak ve irtibat kavramlarının belirsiz ve soyut kavramlar olduğu, bir kişinin aynı eylem nedeniyle iki kez yargılanamayacağı, yetkili makamların izinleri ile faaliyet gösteren bir bankaya yatırım amacıyla para yatırmasının suç teşkil etmediği, mülkiyet hakkına müdahale edildiği, olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı, geçici tedbirler alınabileceği, örgütle iltisak ve irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, Devlete olan sadakat yükümlülüğüne riayet etmediğine ilişkin somut bir gerekçe ortaya konulamadığı, savunma hakkı tanınmadan ve soruşturma yapılmadan tesis edilen dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, uluslararası hukuktan kaynaklanan pek çok yükümlülüğün ihlaline sebebiyet verildiği, hukuk devleti, hukuki güvenlik, suç ve cezaların kanuniliği, kanunların geçmişe yürümezliği, kanun önünde eşitlik, ölçülülük, orantılılık ilkeleri ile masumiyet karinesi, adil yargılanma, savunma, özel hayata saygı ve gerekçeli karar hakkının, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri ile disiplin hukuku ve ceza hukuku ilkelerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.<br>Bununla birlikte, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında yer alan; "...Sanığın 30/01/2014 tarihinde örgütle bağlantılı ... Keçiören Şubesinde ... müşteri hesap numarası ile para ve altın hesabı açtırdığı, söz konusu hesaba 30/01/2014 tarihinde 71,82 gram hurda altın alımının yapıldığı, alınan miktarın 2 ek nolu cari mevduata yatırıldığı, 03/02/2014 tarihinde 4 ek nolu katılım hesabına nakit yatırılan 85.000,00 TL üzerinden 37 gün vadeli katılım hesap açılması işlemine yer verildiği, 08/09/2014 tarihinde 2.490,35 TL ile 28,18 gram altın alımının yapıldığı, alınan miktarın 2 ek nolu cari mevduata yatırıldığı, daha önce alımı yapılan 71,82 gram altınla birlikte 100,00 grama ulaşan 2 ek nolu cari mevduatta bulunan altın miktarı ile 5 ek nolu 91 günlük katılım hesabının açıldığı, hesabın açılışından itibaren en son hareket gördüğü tarihe kadar olan işleyişine bakıldığında, hesabın süreçte açılması ve devamında üzerinde katılım hesap açılarak bir dönem vadeli tutulup kapatılmasının, talimat süresi içinde gerçekleştiği, buna karşılık süreçte açılan iki adet katılım hesabında bulunan paranın/kıymetin, Bankanın TMSF'de olduğu dönemde hesapta uzun süre tutulmasına takiben kapatıldığı, sanığın her ne kadar mahkememiz huzurunda alınan savunmalarında örgüt liderinin talimatı ile ...'ya para yatırılmadığını, daha önce altın hesabının ... Bankasında olduğunu ... Bankası'nın yıllık işletim ücreti olarak 250,00 TL istediklerinden bu hesabını ...'ya aktardığını, ...'nın ekstre ücret almadığından altınlarını ...'ya yatırdığını iddia etmiş ise de, örgüt liderinin talimatı tarihinden öncesi ilgili banka da hesabının bulunmadığı, sanığın hesabının örgüt liderinin talimatları doğrultusunda talimat tarihine uyumlu kayda değer bir artışın olduğundan savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, bu suretle olan sanığın ... daki hesaplarının 2014 ve 2015 tarihlerindeki artışın mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 28/10/2022 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olduğu, yapılan işlemlerin ve açılan para ve altın hesaplarının rutin bankacılık faaliyeti olarak değerlendirilemeyeceği, dosyamız içerisinde mevcut soruşturma evresinde Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından FETÖ Silahlı Terör Örgütü mensuplarının örgütün finansmanı esnasında şüpheli işlem bildiriminden kurtulmak veya elde edilen himmet paralarının şüphe çekmeden aklanması için yapılan işlemler ile ilgili olarak ... Bankası A.Ş. nezdinde gerçekleştirilen blokeli işlemler üzerinde 5549 Sayılı Kanun kapsamında yapılan analiz çalışmaları neticesinde düzenlenen ...tarih ve ... sayılı analiz raporunda; İllerden toplanan himmet paraları veya farklı bir iş adamı tarafından örgüt için sağlanan paralar eşit tutarlar halinde mali profili uyumsuzluk gösteren örgüt mensubu öğretmen, memur, işçi, polis vb. şahısların hesaplarına aktarılması, akabinde bu örgüt mensuplarının talimatlarına istinaden hesaplarındaki bu paraya aynı banka çalışanı tarafından bloke koydurulması ve yine aynı çalışan tarafından gün içerisinde işlem zamanı ardışık olarak blokelerin kaldırılmak suretiyle hesaplardaki paraların nakit olarak çekilmesi yada farklı hesaplara havale edildiğinin bildirildiği, sanığın ... Etlik Şubesinde bulunan hesabına yüklü miktarda para yatırılıp, ardından bloke konulup, sonrasında anılan paranın çekildiğinin tespit edildiği, Sanığın ...müşteri hesabında 03/02/2014 tarihinde 85.000 TL yatırdığı, aynı gün söz konusu hesapta bulunan 100.000,00 TL paraya bloke işlemi uyguladığı, sanığın her ne kadar mahkememiz huzurunda alınan savunmalarında örgüt liderinin talimatı ile ...'ya para yatırılmadığını ve ...daki hesabına hiçbir zaman 85.000 TL para yatırmadığını iddia etmiş ise de, mahkememizce sanığın el imzaları alınarak Adli Tıp Kurumu'na gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu tarafından sanığın imza örnekleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda mahkememize sunulan 23/02/2021 tarihli raporda; inceleme konusu Bankacılık Hizmetleri ve kredi kartı sözleşmesi ile dekontlarda ( 85.000 TL para yatırma işleminin dekont üzerindeki imzanın) sanığın el ürünü olduğu ve yine mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesinde de, ... tarafından düzenlenen 20/03/2014 düzenlenme tarihli Katılma Hesabı işlemleri ve 03/02/2014 düzenlenme tarihli katılma hesabı açma dekontları üzerinde bulunan imzaların sanık tarafından atılmış olduğunun tespit edildiği mahkememize bildirilmiş olmakla, sanığın ...'da örgüt liderinin talimatı tarihinden öncesi ilgili bankada hesabının bulunmadığı, sanığın hesabının örgüt liderinin talimatları doğrultusunda talimat tarihine uyumlu kayda değer bir artışın olduğundan savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, bu suretle olan sanığın ...daki hesaplarındaki artışın rutin bankacılık faaliyeti olarak değerlendirilemeyeceği, bankadaki katılım hesaplarının örgüt liderinin talimat tarihi olan 25/12/2013 tarihinden sonra gerçekleştiği, söz konusu örgütle iltisaklı ve irtibatlı olduğu tespit edilen bankaya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda amaca hizmet ederek ilgili tarihlerde sanık tarafından para yatırılarak bakiye artışının sağlandığı, yine dosyamız içerisinde mevcut tanık olarak beyanları alınan ...'ın soruşturma evresinde Ankara TEM Şube Müdürlüğü tarafından alınan 02/12/2020 tarihli ifadesinde; '2009 yılında ... Jeofizik Servisi Firmasında çalışmakta iken, mesai arkadaşı olan sanığın kendisini... Mühendislik Derneğine 2009 yılında götürdüğünü, örgütle ilk defa orda tanıştığını, sonrasında sanığın kendisini birkaç kez Ankara Keçiören'de bulunan adresini bilmediği öğrenci evi olarak kullanılan örgüt evine götürdüğünü' beyan ederek sanığı teşhis ettiği, aynı tanığın mahkememizin 26/04/2022 tarihli duruşmasındaki beyanlarında özetle; 'sanıkla birlikte 2008-2010 yıllarında... Jeofizik Servisi firmasında çalıştıklarını, sanığın kendisini dini şeylerin konuşulduğu ... Mühendislik Derneğine götürdüğünü, burada fetönün kitaplarının okunmadığını, 2009 yılında dini sohbetlerin yapıldığı bir eve götürdüğünü, örgüt lideriyle alakalı pek bir şey konuşulmadığını, sanığın örgütü övücü söylemine şahit olmadığını' şeklinde beyanda bulunduğu..." yolundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/04/2025 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br><br></font></p></body></html>
memur