<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/11446 E. , 2025/4257 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/11446<br>Karar No : 2025/4257<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): ...Genel Müdürlüğü / ...<br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı Taraf (Davacı) : ...<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada dava konusu işlemin iptali, yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davalı idarenin İddialarının Özeti: Terör örgütleriyle iltisak ve irtibatın Anayasal düzene sadakat yükümlülüğüne aykırılık teşkil edeceği, iltisak ve irtibata ilişkin değerlendirmenin kişilerin cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığından bağımsız olarak yapılacak bir inceleme olduğu, dava konusu işlemin Anayasa'ya ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olduğu, davacının kamu görevinden çıkarılmasının kamu yararının bir gereği olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.<br><br>Davacının Savunmasının Özeti : Savunma verilmemiştir.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br> <br><br><br>KARŞI OY :<br> 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada dava konusu işlemin iptali, yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br>15 Temmuz 2016 tarihinde terör örgütlerinin işbirliği ile gerçekleştirilen darbe girişimi sonucunda 250'den fazla kişinin öldürüldüğü, 2000'den fazla kişinin yaralanıp sakat kaldığı bilinmektedir. Devlet yönetimi tarafından bu tehlikenin bertaraf edilmesi amacıyla tesis edilen 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar alındığı, bu kararların adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğinde olduğu, olağanüstü hal kapsamında tesis edildiği izahtan varestedir.<br>1982 tarihli Anayasanın 129. maddesinde; "Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler." hükmüne yer verildiği, bu doğrultuda yasama organınca çıkarılan Devlet memurlarının özel kanunu niteliğinde olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Sadakat başlıklı 6. maddesinde; "Devlet memurları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatla bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatla uygulamak zorundadırlar.", Tarafsızlık ve Devlete bağlılık başlıklı 7. maddesinde; "Devlet memurları her durumda Devletin menfaatlerini korumak mecburiyetindedirler. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına aykırı olan, memleketin bağımsızlığını ve bütünlüğünü bozan Türkiye Cumhuriyetinin güvenliğini tehlikeye düşüren herhangi bir faaliyette bulunamazlar. Aynı nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, teşekküle veya derneğe katılamazlar, bunlara yardım edemezler." emredici hükümleri gereği görev ifa etmek zorundadırlar. <br>Bu bağlamda, kamu personelinden terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalara ilişkin uyuşmazlık değerlendirildiğinde; PKK/KCK silahlı terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı nedeniyle kapatılan sivil toplum örgütlerine üye olma, örgütsel nitelikteki toplantı, yürüyüş gibi eylemlere katılma, örgüt içerisinde çeşitli görevler alma, söz, yazı ve eylemleri ile örgüte destek verme, emniyet veya istihbarat raporları, sosyal medya bağlantıları, kurum değerlendirmesi, ziyaret edilen web sitelerinin analizi gibi hertürlü olay ve olgu irtibat ve iltisakın varlığı konusunda değerlendirilebilecektir.<br>Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı hakkında, personel bilgi dosyasında Facebook hesabında PKK/KCK silahlı terör örgütü lehine paylaşımlarda bulunduğunun bildirildiği, İlk derece mahkemesi tarafından 28/04/2021, 06/07/2021, 02/12/2021 tarihli ara kararlar ile Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığından davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü lehine sosyal medya hesaplarından yaptığı beğeni veya paylaşımın bulunup bulunmadığı sorulmuş, ara karara cevaben Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 14/06/2021 tarihli Araştırma Raporunun incelenmesinden; davacının Facebook hesabında 05/06/2021 tarihli paylaşımında; ...'nun fotoğrafını paylaşarak "... 64 gündür tutsak unutmayalım kanıksamayalım" şeklinde yorum yazdığı, Twitter hesabında 20/03/2021 tarihli paylaşımında; "Her ne kadar darbe girişimi suçunu bize yükleyip, itibarsızlaştırmaya çalışsanız da, onurla ve gururla dimdik ayaktayız ve asla aşağıya bakmayacağız, bu da size dert olsun" şeklinde yorum yazdığı, 20/05/2021 tarihli paylaşımında; "Bu insanlardan terörist yaratmaya çalışanlar, dönüp aynaya dikkatlice bir baksınlar KHK'lılar susmayacak" şeklinde yorum yazdığı, 03/04/2021 tarihli paylaşımında, ...'nun fotoğrafını paylaşarak "Meclis senin pırlanta yüreğine çok dar gelir sayın vekilim dokunduğun yürekler asla seni unutmaz" şeklinde yorum yazdığı, 25/08/2015 tarihli paylaşımında; "Bugün PKK çıkıp silah bırakıyoruz dese olmaz erken seçime kadar bırakamazsın cevabını alır öyle de kirli bir oyun bu oynanan" şeklinde yorum yazdığı, ... isimli şahsın öldürülmesine ilişkin 12/03/2014 tarihinde tek kişilik oturma eylemi başlattığı, konuyla ilgili olarak Twitter hesabında 10/03/2015 tarihli paylaşımında "Yağmurda, yağışta, karda, buzda bastonlarım kayar da düşerim diye halen korkarak dışarı çıkarken ameliyatlı ve yaralı halimle o gün dışarı çıkardın beni, kara gözlerinden öpüyorum seni çocuk, katillerin er ya da geç ama mutlak bu halka hesap verecek" şeklinde paylaşımda bulunduğu, söz konusu tespitlerin davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğu yönünde değerlendirme yapılarak kamu görevinden çıkarıldığı görülmektedir. "İrtibat ve iltisak" kavramlarıyla illegal örgütün gizli yapılanması ve gizli ve yanıltıcı faaliyetlerinin somut tespit edilmesindeki güçlükler sebebiyle seçilmiş kavramlar olduğu sarihtir. Bu bağlamda, kamu görevi ifa ettiği kurumun süregelen zaman zarfında özellikle edindiği bilgilerle gözleme dayalı kanaatin hukuka aykırı olduğu söylenemez. Bu tespitlerin genel değerlendirme niteliğinde olmadığı da dikkate alındığında, davacının kamu görevinden çıkarılması üzerine göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı görülmekte olduğundan İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br><br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
memur