<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/6870 E. , 2025/407 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/6870<br>Karar No : 2025/407<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Tekstil Triko Aksesuar İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2005, 2008 ila 2012, 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen... tarih ve... ila ..., ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının 23/01/2012 tarihli ortaklar kurulu kararı ile asıl borçlu şirketi temsile yetkili müdür olarak seçildiği, anılan kararın 06/02/2012 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, şirketin 06/03/2012 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiyeye girdiğinin ve davacının tasfiye memuru olarak atandığı hususunun 13/03/2012 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ve ilan edildiğinin anlaşıldığı olayda, dava konusu ödeme emirlerinin, vadesi davacının kanuni temsilci olarak göreve başladığı tarih olan 06/02/2012 tarihinden öncesine ilişkin alacaklara ilişkin olarak dava konusu borçların ilişkin olduğu dönemde ve vade tarihlerinde davacının kanuni temsilci sıfatı bulunmadığından söz konusu amme alacağından sorumlu tutulamayacağı, bu tarihten sonrasına ilişkin olarak ise asıl borçlu şirket adına düzenlenen... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin 24/05/2013 tarihinde, tasfiye memuru olan davacıya tebliğ edildiği, söz konusu ödeme emri içeriği alacaklara ilişkin olarak ilk kez 18/02/2014 tarihinde asıl borçlu şirket adına haciz uygulanması suretiyle tahsil zamanaşımı süresinin kesildiği, bu tarihten sonra 2015 ve 2016 yıllarında söz konusu alacaklara ilişkin olarak mükerrer düzenlenen haciz bildirileri tahsil zamanaşımını kesmeyeceğinden ve zamanaşımının kesildiğine dair başkaca herhangi bir bilginin dosyaya ibraz edilmediği görüldüğünden söz konusu borcun 31/12/2019 tarihinde tahsil zamanaşımına uğradığı, asıl borçlu şirket adına tanzim edilen ... tarih ve ...,... tarih ve ...,... tarih ve ..., ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin, şirketteki hisselerini ve kanuni temsilcilik görevini 06/02/2012 tarihinde devreden ve şirketle ilgisi kalmayan ...’un ikametgâhında 01/08/2019 tarihinde ...’e tebliği usulsüz olduğundan kamu alacağının şirketten tahsilinin mümkün bulunmadığı hususunun usulünce ortaya konulamadığı anlaşıldığından kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir. <br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Her ne kadar Vergi Mahkemesi kararında, davacının kanuni temsilci olarak atandığı tarihin ticaret sicil gazetesinde ilan tarihi olan 06/02/2012 tarihi olarak kabul edilerek davacının sorumluluk dönemlerine dair değerlendirme yapılsa da kanuni temsilci olduğu tarihin şirket ortaklar kurulu karar tarihi olan 23/01/2012 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilerek istinaf başvurusu, istinafa konu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Kararın usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 06/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
memur