<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/14449 E. , 2025/8834 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2022/14449<br>Karar No : 2025/8834<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrasına istinaden kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Mahkemelerinin 25/02/2020 tarihli ara kararı üzerine, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 22/03/2021 tarihli cevabi yazısında davacı ve yakın akrabaları hakkında herhangi bir soruşturma kaydı bulunmadığı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğünün 02/04/2021 tarihli cevabi yazısında davacı hakkında görülen davaya ilişkin işlem kaydı bildirilerek, yakın akrabaları hakkında işlem kaydına rastlanılmadığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığının 01/04/2021 tarihinde Mahkememiz kayıtlarına giren cevabi yazısında davacı hakkında görülen davaya ilişkin işlem kaydı ve kamu görevinden çıkarıldığı bildirilerek, yakın akrabaları hakkında işlem kaydına rastlanılmadığı, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığının 30/03/2021 tarihli cevabi yazısında kendi verdikleri istihbari bilgilerin haricen delillendirilmedikçe adli ve idari işlemlere esas alınamayacağı, adli birimlerin görüşlerinin esas alınmasının uygun olacağı, Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün 01/04/2021 tarihinde Mahkemelerinin kayıtlarına giren cevabi yazısında davacı ve yakın akrabaları hakkında kayıt bilgisi bulunmadığı, Denizli İl Emniyet Müdürlüğünün 01/04/2021 tarihli cevabi yazısında davacı hakkında görülen davaya ilişkin işlem kaydı bildirilerek, yakın akrabaları hakkında işlem kaydına rastlanılmadığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 29/03/2021 tarihli cevabi yazısında davacı hakkında ... sayılı soruşturma dosyalarında hazırlanan iddianame ile ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında dava açıldığı, yakın akrabaları hakkında herhangi bir soruşturma bulunmadığı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun 14/04/2021 tarihinde Mahkemelerinin kayıtlarına giren cevabi yazısında davacı ve yakın akrabalarının hesap kaydı bulunmadığı, ... İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon A.Ş.'nin 25/05/2021 tarihinde Mahkemeleri kayıtlarına giren cevabi yazısında davacı ve yakın akrabalarının abonelik kaydı bulunmadığının belirtildiği, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile özetle, davacının telefon iletişim kayıtlarının örgütün kullandığı metoda uymadığı, FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşik yapısı içinde bulunduğuna dair cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin delil ve emarenin elde edilememiş olması nedeniyle beraatine karar verildiğinin görüldüğü, bu durumda, haklarında araştırma yapılan kişilerin kamu görevinden çıkarılabilmeleri için terör örgütleriyle iltisakı yahut irtibatı bulunduğunun somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmasının gerektiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararının gerekçesinde davacının telefon kayıtlarının örgütün iletişim metodlarına uymadığının ortaya konulduğu, davacı ve yakın akrabaları hakkında terör örgütleriyle irtibat veya iltisaka ilişkin bir bilgi belge bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde, davacının kamu görevinden çıkarılmasına neden olabilecek, hukuken kabul edilebilir nitelikte bir bilgi olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davalı idare tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. maddesi uyarınca bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatının olduğunun değerlendirilmesinin yeterli olduğu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yapılacak değerlendirme için herhangi bir delile dayanma zorunluluğunun öngörülmediği, davacı hakkındaki soruşturma dosyasında bulunan rapor ve delillerle davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve iltisakına ilişkin öznel değerlendirme olduğu bu nedenle Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :İdari yargı mercilerince uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığı hususunun, davalı idarece dosyaya sunulan tespitler ile ve resen araştırma ilkesi uyarınca elde edilen deliller ve davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması veya yargılamasında elde edilen maddi delillerin yanında davacı iddialarının birlikte dikkate alınması suretiyle irdelenmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekmekteyken, sadece davacının mahkumiyet kararına atıfta bulunularak davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. <br>Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.<br>MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır.<br>23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(a) maddesinde; 27/07/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na tabi personelden terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin ilgili Kuvvet Komutanının teklifi, Genelkurmay Başkanının inhası, Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.<br>Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye Geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesi'nin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2020/86 sayılı kararıyla "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresi iptal edilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;...1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.'' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(a) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu Geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.<br>Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca ... tarih ve ... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır.<br>Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hakediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br>Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olma'' suçunu işlediği iddiasıyla, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla anılan kararın Yargıtay'da temyiz incelemesinde olduğu görülmüştür.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.<br>AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).<br>Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.<br>Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.<br>Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır. <br> 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinde yer alan, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına karar verilir'' hükmü gereğince davacı hakkında dava konusu işlem tesis edilmiştir.<br>Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönünde davalı idarece yapılan değerlendirmenin de kuşkusuz keyfilikten uzak olması gerekir.<br>Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen re'sen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün hatta olayın niteliğine göre gereklidir. <br> Dosyanın incelenmesinden, temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, Mahkemelerinin 25/02/2021 tarihli ara kararı ile ilgili kurum ve kuruluşlardan davacının FETÖ/PDY ile irtibatı veya iltisakına ilişkin tespitlerin ve bu tespitlere dayanak bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği; söz konusu ara kararına verilen cevabi yazılarda, davacı ve yakın akrabaları hakkında terör örgütleriyle irtibat veya iltisaka ilişkin bir bilgi belge bulunmadığı ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararının gerekçesinde davacının telefon kayıtlarının örgütün iletişim metodlarına uymadığının ortaya konulduğu belirtilerek karar verildiği görülmekte ise de, dosya içeriğinde davacı hakkında ardışık aranma tespitine yönelik HTS analiz raporunun bulunmadığı, iş bu tespite yönelik bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığı, zira CBS ekranında yapılan sorgulamada davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararında davacı ile ardışık arandığı belirtilen A.B. hakkında Türk Silahlı Kuvvetleri askeri yapılanma içerisinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mahrem imamları tarafından sabit hatlardan farklı tarih ve zamanlarda şifreleme yöntemi ile arandığı tespit edilerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.<br> Bu durumda, Dairemizce yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler dikkate alınarak, öncelikle; davalı idarece dava dosyasına sunulan davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin somutlaştırılarak davacının kullandığı tespit edilen ... ve ... numaralı GSM hattına lişkin HTS analiz raporlarının dava dosyasına kazandırılarak ve davacı ile ardışık arandığı tespit edilen asker şahıslarla ilgili bilgi ve belgeler temin edilerek, gerek görülmesi halinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle söz konusu iddiaların bir bütün halinde irdelenerek değerlendirme yapılması gerekmektedir.<br>Bu itibarla, belirtilen hususlarda bir değerlendirme ve araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeyle dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br> <br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne; <br>2. Dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 16/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
memur