<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/22001 E.  ,  2025/3234 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/22001<br>Karar No : 2025/3234<br><br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA <br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Ceza yargılamasında yer alan kişilerin kendisini tanımadığını beyan ettikleri, HTS kayıtlarına bakılarak değerlendirme yapılmasının son derece yanlış olduğu, polis memuru olarak görev alanının değişmesinden kaynaklı ortak HST kaydı çıkmasının kalabalık bölge olması nedeniyle normal olduğu, ByLock yazışmasında ismini kullanan şahsın ceza yargılamasında kendisini tanımadığını beyan ettiği, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatını ve iltisakını gösteren somut delil bulunmadığı, söz konusu örgüte ait evde kalmasının barınma amaçlı olduğu iddia edilmektedir. <br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. <br>Öte yandan; her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmekte ise de; söz konusu karara karşı yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin kararın, Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "...Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir, ancak; Silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilen sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddeleri uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK'nın 221/4-2 nci cümle maddesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun üst hadde yakın daha fazla indirim yapılması gerekirken, dosya kapsamı ile de uyuşmayan ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,... Kanuna aykırı,..." gerekçesiyle bozulduğu, yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında derdest olduğu görülmüş olup, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün olmamakla birlikte bozma kararında delillerin geçersiz olduğuna dair bir belirlemede bulunulmaması karşısında, anılan bozma kararının davacının hukuki durumunda değişiklik yaratmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Bu nedenle, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;<br> "... ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyası kapsamında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında işlem yapılan ve ByLock kaydı bulunan M.B. ile ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyası kapsamında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında işlem yapılan ve ByLock kaydı olan şahısların ByLock mesajlaşmalarında sanık ...'nun Polis Okulunu kazandığından ve mahrem yapıya devredilmesi gerektiğine ilişkin hususlarından bahsedildiğine dair yazışmalar olduğunun tespit edildiği, Tanık M.B.'ın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanında özetle; etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde anlatımlarda bulunduğunu, sanık ...'nun devredilmesine ilişkin olarak atılan ByLock mesajının Uşak ilinde olan ... kod adlı A.A. tarafından kendisine atıldığını, sanık ...'nun Uşak ilinde örgüt içerisinde muhtemelen DÇ olduğunun ve bu sebeple farklı bir birim tarafından takip edilmesinin istendiğinin, normalde bu şekilde DÇ olabilecek kişilere ilişkin bilgileri ByLock üzerinden Ankara'da bulunan K.Y. isimli ... kod adını kullanan kişiye gönderdiğini beyan ettiği, Sanık ...'nun aşamalardaki savunmalarında özetle; etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini beyan ederek anlatımlarda bulunduğu, lise son sınıfta 2009-2010 yıllarında örgütle bağlantılı olan Körfez Dershanesine gittiği esnada örgüt tarafından örgüte ait yurtlara çağrıldığını, söz konusu yurtlarda düzenlenen sohbet adı altındaki toplantılara katıldığını, 2010 yılında Uşak'ta üniversiteyi kazanması üzerine dershane tarafından örgüte ait evlere yönlendirildiğini, söz konusu evlerde kalmaya başladığını, üniversite döneminde örgüte ait yurtlarda ve evlerde "Abla" olarak görev üstlendiğini, üniversiteden sonra ise örgüt yönlendirilmesiyle örgüt tarafından oluşturulan "KPSS Çalışma Evi" adı altındaki evlere gittiğini, KPSS'den kurumlara atanmak için yeterli puan alamaması üzerine örgüt tarafından polislik sınavlarına girmesinin teklif edildiğini, söz konusu sınavlara girmesi üzerine başarılı olduğunu, 2016 yılında ise örgüte ait evlerden ayrıldığını, bu esnada örgüt mensupları tarafından kendisine artık "mahrem yapı"ya devredildiğinin söylendiğini, 2019 yılında ise B.E. isimli şahıs tarafından arandığını ve örgütten birisinin kendisi ile görüşmek istediğini beyan etmesi üzerine kendisinin aklına mahrem yapıya devredildiğine dair beyanların geldiğini, Avcılar ilçesinde bu şahıs ile görüşmeye gittiğini, sanık E.Y.'in kendisinin yanına geldiğini, telefon numarasını verdiğini, bir dahaki görüşmede ise bir evde görüşeceklerini söylediğini ancak görüşmediklerini beyan ederek örgüt ile ilişkisini kabul ettiği ve örgütsel manada tanıdığı kişilere ilişkin isimler verdiği, buna ilişkin teşhis işlemlerinin yapılmış olduğu, sanığın anlatımlarının dosya muhtevasıyla uyumlu olduğu..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

memur