<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2023/1467 E.  ,  2025/5442 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/1467<br>Karar No : 2025/5442<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Emekli olan davacı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görevli yapmakta iken, "Yetkisini ve nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" eylemini işlediğinin sübuta erdiğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ç maddesi gereğince "meslekten çıkarma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin 21/12/2020 tarihli Bakan onayı tarihli Ankara Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ...günlü, ...sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ...İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasındaki mevcut soruşturma raporu ve ekleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacıya isnat edilen "Yetkisini ve nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" eyleminin sübuta erdiği anlaşıldığından, davacının 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ç maddesi gereğince "meslekten çıkarma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacı hakkında dolandırıcılık suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin... esasına kayden açılan davanın derdest olduğu görülmüş ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 131. maddesindeki; "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahküm olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü de dikkate alındığında, ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, aynı olaydan dolayı başlanılan ceza kovuşturmasının disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, zamanaşımı süresi dolduktan sonra meslekten çıkarma cezası verildiği, Danıştay İkinci Dairesinin 23/02/2021 günlü, E:2021/14, K:2021/245 sayılı kararının zamanaşımı yönünden Bakan onayını esas aldığı, ayrıca eylemin öğrenilmesinden 15 ay sonra soruşturmaya başlanması nedeniyle 6 ay içerisinde disiplin soruşturmasının başlatılmasına dair hükmün ihlal edildiği, cezaya dayanak teşkil eden fiilin subuta ermediği, dosya kapsamında yeterli delilin olmadığı gibi disiplin cezasının ölçülü olmadığı, sonuç itibarıyla dava konusu işlemin adalete ve hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. <br> <br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin zamanaşımına uğraması nedeniyle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Öte yandan, davacının, "Kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık" suçundan yargılandığı ceza davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:...sayılı kararıyla 2 yıl 6 ay hapis ve 80 Tl adli para cezasıyla cezalandırıldığı; anılan kararın, eylemin basit dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve anılan suçun uzlaşma kapsamında olduğu gerekçesiyle ... Bölge Adliye Mahkmesi ...Ceza Dairesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla bozulması üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği görülmüştür.<br>Her ne kadar yukarıda yer verilen ceza davasında düşme kararı verilmiş ise de, ceza yargılamasının basit dolandırıcılık suçu kapsamında yapıldığı, işbu davaya konu disiplin cezasının ise, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ç maddesinde yer verilen; "Yetkisini ve nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" hükmü kapsamında tesis edildiği, anılan düşme kararında davacının fiilinin sübuta erdiği tespitine yer verildiği hususu davacının eylemleriyle bir bütün olarak disiplin hukuku açısından değerlendirildiğinde, davacının fiillerinin "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" hükmü kapsamında olduğu ve sübuta erdiği açıktır.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararın yukarıda yer verilen açıklama eklenmek suretiyle ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan...-TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br><br>(X) KARŞI OY :<br><br> Dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre davacıya isnat edilen fiil sübuta ermekle birlikte; mevzuatta öngörülen zamanaşımı süresi içinde disiplin cezası verilip verilmediği hususunun ayrıca incelenmesi gerekmektedir.<br> 7068 sayılı Kanun'un; "Emniyet teşkilatı disiplin kurullarınca verilen kararların kesinleşmesi" başlıklı 18. maddesinde; "(1) Disiplin kurullarınca verilen kararlardan; a) İl polis disiplin kurulunun polis memurları hakkında verdiği meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları valinin onayıyla; meslekten çıkarma cezası kararları valinin önerisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayıyla, kesinleşir. ... " hükmüne yer verilmiştir.<br>Alıntılanan yasal düzenlemeye göre disiplin cezasına ilişkin işlemlerin, aynı idare içerisinde yer alan farklı idari birimlerin irade açıklamalarının ortaya konulması suretiyle birden çok aşamayı içeren işlem niteliğinde olduğu, meslekten çıkarma işlemlerinde işlemin son aşamasını teşkil eden Bakan onayı öncesindeki ara işlemlerin, işlemin gerçekleşmesinin zorunlu unsurunu oluşturmakla birlikte tek başına hukuksal sonuç doğurucu niteliklerinin bulunmadığı, Bakan onayı işlemi ile işlemin kesin ve yürütülebilir işlem niteliğini kazandığı görülmektedir. <br>Diğer yandan, aynı Kanun'un "Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinde; "(1) Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde, b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.<br> (2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (3) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar." düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Uyuşmazlıkta; disiplin cezasına konu eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yıllık süre geçtikten sonra verilen Bakan onayı ile dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.<br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, Bakan onayı ile kesin ve yürütülebilir nitelik kazanan disiplin işlemi, zamanaşımı yönünden de ancak bu onay tarihi itibarıyla sonuç doğurabilecektir.<br> Aksi kabulün; kesin ve yürütülebilir niteliği olmayan idari işlemlerin ilgililer hakkında sonuç doğurmasına ve Kanun'da düzenlenen zamanaşımı süresinin öngörülemez şekilde belirsizleştirilmesine neden olacağı açıktır.<br>Bu durumda; davacıya isnat olunan fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra tesis edilen işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararın bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br><br><br><br></font></p></body></html>

memur