<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2025/2162 E. , 2025/2887 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/2162<br>Karar No : 2025/2887<br><br> Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ...<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dava aşamasında yasallık ilkesi ihlal edilerek karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, hukuki öngörülebilirlik ilkesine aykırı ve muğlak ifadelerle memurların mesleki ve özel hayatına müdahale edilmesinin orantısız sonuçlar doğuracağı, işlendiği zaman yürürlükte bulunan yasaların suç saymadığı eylemlerin dava aşamasında Anayasa ve yasalarımızda düzenlenen sadakat yükümlülüğüne aykırılık olarak değerlendirilemeyeceği, hakkındaki suçlamaları kabul etmediği, ByLock programını kesinlikle indirmediği ve kullanmadığı, ByLock kullanıcısı olduğu iddiasının dayanağı olan emniyet raporunun basit, ham bir beyanat olduğu, hangi verilerle bu sonuca varıldığını ve dayanak veriler ile bu dayanak verilerin nasıl oluşturulduğuna dair bilgiler içermediği, tek sayfalık bir analiz raporunun yerel mahkemelerce esas alındığı, ByLock programının delil olarak değerlendirilmesi hususunda Yargıtay tarafından verilen çok sayıda emsal kararın bulunduğu, bu kararlara göre programın hem teknik verilerle kesin olarak kullanıldığına dair tespitin yapılması gerektiği hem de bu kullanımın örgütsel gizliliği sağlamak maksadıyla yapıldığının ispat edilmesi gerektiği, örgüt talimatıyla ve örgütsel gizliliği sağlamak maksadıyla ByLock kullandığına ilişkin somut bir tespit bulunmadığı, Veri İnceleme Raporundaki iddiaları kabul etmediği, bunların fişleme olması nedeniyle hem hukuka aykırı olduğu hem de suç teşkil ettiği, isminin yanlışlıkla fişleme listesine girdiği, terör örgütü mensubu tarafından oluşturulan listenin itibar edilebilecek bir belge olmadığı, listeyi oluşturan kişinin kanaatini yansıttığı, kanaatin somut bilgiler ve delillerle desteklenmedikçe hükme esas alınmaması gerektiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, hiçbir terör örgütü ile bağı, irtibatı, iltisakı veya somut bir terör eylemine fiili olarak müdahil olduğuna dair dava konusu kararda somut delil bulunmadığı, AİHM tarafından Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, söz konusu kararda belirtildiği gibi OHAL şartları ve derogasyon bildiriminin temel hak ve özgürlüklerin ihlali konusunda idarelere herhangi bir yetki vermediği, davanın reddine gerekçe olarak alınan olgu ve eylemlerin tamamının yasal faaliyetler kapsamında kaldığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.<br> Bununla birlikte; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan: "...Sanığın, 29/06/2017 tarihli Tespit ve Değerlendirme Tutanağı içeriğine göre; ByLock programını... numaralı hattı ile ... İMEİ no'lu cihazda kullandığının tespit edildiği,sanığın ID numarasının ..., kullanıcı adının "...", şifresinin "kaptan.16" olduğunun anlaşıldığı, <br> ... İl Emniyet Müdürlüğü'nün ... tarihli yazısına istinaden; ByLock kullanım tarihi itibari ile ikamet adresi, telefon hattı ve kullanılan İMEİ no'lu cihaz ile CGNAT, HTS ve HIS kayıtlarını gösterir veriler karşılaştırıldığında birbirleri ile uyuştuğunun belirlendiği..." şeklindeki tespit, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucu teyit edilmiştir.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br><br></font></p></body></html>
memur