<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/2548 E. , 2025/2719 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2023/2548<br>Karar No : 2025/2719 <br><br>DAVACI :... Sendikası <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALILAR : 1- ...<br> 2- ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Huk. Müş. ...<br><br>DAVANIN_KONUSU : 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) ve (g) bentlerinin, 5. maddesinin 9. fıkrasının, 8. maddesinin 1., 2., 3. ve 5. fıkralarının, 8. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "diğer yıla aktarılamaz" ibaresinin ve anılan Yönetmeliğin eki "Ek-2 Sağlık İzni Tablosu"nun iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ_İDDİALARI : Davacı sendika tarafından, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde bulunan "gözetimli alan" tanımının, radyasyon kaynağı olan cihazın bulunduğu oda ile bağlantılı bulunan "görsel takibi" sağlayan kumandanın bulunduğu alanın, "denetimli alan" kapsamından çıkarılıp, "gözetimli alan" kapsamına alınmasına sebebiyet verilmesi bakımından çelişki oluşturması nedeniyle hukuka aykırı olduğu, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendindeki "kontrollü (denetimli alan)" tanımı içerisine, yalnızca "radyasyon kaynağı cihazının bulunduğu ve doğrudan radyasyona maruz kalınan alanın" dahil edilmiş olduğu, fakat radyasyon kaynağı olan cihazın kumanda makinesinin de, radyasyon cihazının bir parçası olmasına rağmen "kumanda makinesinin bağlantılı bulunduğu alan"ın iptali talep edilen tanım içerisine dahil edilmediği, esasen, radyasyon kaynağı olan cihaz ile cihazın kumanda edildiği makinenin aynı mekanda bulunduğu, buna rağmen iptali istenilen "gözetimli alan" ve "denetimli (kontrollü) alan" tanımları dikkate alındığında, belirtilen 2 mekanın ayrıma tabi tutularak, radyasyon yayan cihazın bulunduğu alana "kontrollü (denetimli) alan", cihazın kumandasının bulunduğu alana ise, "gözetimli alan" denilerek, uygulamada sorun teşkil edebilecek düzenlemelerin ihdas edildiği, radyasyon kaynağı olan cihazın bulunduğu kısmın "kontrollü (denetimli) alan", cihazın kumanda edildiği kısmın ise "gözetimli alan" alan olarak tanımlanmasının hukuka aykırı olduğu, söz konusu cihazların bulunduğu birimlerde görevli sağlık çalışanlarının sağlık durumları bakımından oldukça riskli düzenleme ve tanımlara imza atılmış olduğu, Yönetmeliğin 5. maddesinin 9. fıkrasının da aynı gerekçelerle hukuka aykırı olduğu, 657 sayılı Kanun'un 103. maddesinin 3. fıkrasında "Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir." düzenlemesinin yer aldığı, üst norm olan 657 sayılı Kanun'un 103. maddesinin 3. fıkrasında, hiçbir ayrım yapılmadığı, "radyoaktif ışınlarla çalışan personelin" sağlık izninden yararlanabileceğin düzenlendiği, kanunda yer alan bir düzenlemenin Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrası ile kısıtlanarak, sağlık izninin, yalnızca "kontrollü (denetimli) alanlarda" görev yapan sağlık çalışanlarına verilebilmesin mümkün olmadığı, aynı gerekçeyle Yönetmeliğin 8. maddesinin 2. fıkrasının da hukuka aykırı olduğu, fiilen denetimli alanda geçirilen sürenin tespitinin yapılmasının mümkün olmadığı, Yönetmeliğin 8. maddesinin 3. fıkrasında, "doz aşımı halinde sadece kontrollü (denetimli) alanda çalışanlara izin veriliyor olmasının" hukuki bir açıklamasının bulunmadığı, söz konusu düzenlemeye göre, doz aşımı gerçekleşen "kontrollü (denetimli) alanda" görev yapan sağlık çalışanının sağlık izni hemen kullandırılırken, "gözetimli alanda" görev yapan sağlık çalışanının doz aşımı gerçekleşse dahi sağlık izninin hemen kullandırılmasının mümkün olmayacağı, bu durumda, hem gözetimli alanda görev yapan ve doz aşımına maruz kalan sağlık çalışanının sağlığının tehdit edilmesinin gündeme geleceği hem de "kontrollü (denetimli) alan" ile "gözetimli alanda" görev yapan sağlık çalışanları arasında eşitsizliğe sebebiyet verilmesi nedeniyle Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesinin ihlal edileceği, düzenlemenin Anayasa'ya aykırılığının yanı sıra sebep ve amaç yönlerinden de hukuka aykırı olduğu olduğu, radyoaktif ışınlarla çalışan sağlık çalışanlarının sağlık izinlerinin diğer yıla aktarmasını engelleyen hiçbir yasal düzenleme bulunmamakta iken ve 657 sayılı Kanun'un 103. maddesinin 3. fıkrasında, bu yönde bir kısıtlamaya yer verilmemişken, Yönetmeliğin 8. maddesinin 4. fıkrası ile söz konusu kısıtlamanın getirilmesinin hukuka ve yasaya açıkça aykırı olduğu, Yönetmeliğin 8. maddesinin 5. fıkrasının hukuka açıkça aykırı olduğu, söz konusu düzenlemenin gerekçesinin açıklığa kavuşturulamamış olduğu, Yönetmeliğin EK-2'sinde bulunan "Sağlık İzni Tablosu" nun kanunilik ilkesine aykırı olduğu, bilimsel hiçbir gerekçeye sahip olmadığı, "Sağlık İzni Tablosu" nun, 657 sayılı Kanun'un 103. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olduğu, söz konusu tablonun kamu yararı ve hizmet gerekleriyle bağdaşmadığı, amaç yönünden de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALILARIN_SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) ve (g) bentlerinde yer alan tanımların, başta Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) mevzuatı ve dava konusu yönetmelik hazırlanırken Kurumun söz konusu tanımlara ilişkin ilettiği görüşler doğrultusunda düzenlendiği, dava konusu yönetmeliğin hazırlık çalışmalarının her aşamasında ülkemizde iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarına ilişkin düzenleme, değerlendirme, yetkilendirme ve denetleme görevlerini yürüten Nükleer Düzenleme Kurumu ile ortak çalışma yürütüldüğü, Nükleer Düzenleme Kanunu hükümleri gereğince iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarına ilişkin düzenleme, değerlendirme, yetkilendirme, denetleme faaliyetleri ile yaptırımların uygulanması görevlerinin Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından yürütülmekte olduğu, bu doğrultuda iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarının kullanıldığı kurum ve kuruluşlarda radyasyon güvenliğinin sağlanması yönündeki hususların Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği ve Radyasyon Güvenliği Tüzüğü başta olmak üzere Nükleer Düzenleme Kurumu mevzuatında düzenlenmiş olmakla birlikte dava konusu Yönetmelikte de 3153 sayılı Kanun uyarınca sağlık kurum ve kuruluşlarında tıbbi radyasyon uygulamalarına ve tıbbi ışınlanmalara ilişkin güvenlik tedbirlerine yer verildiği, dolayısıyla radyasyon alanlarında esas olanın radyasyon güvenliğine ilişkin tedbir almak olduğundan Yönetmelikte de idare tarafından bu alanlarda çalışan personelin sağlığını korumak için alınması gereken tedbirlerin açıkça belirtildiği, ayrıca radyasyon alanlarına ilişkin gözetimli ve denetimli alan ayrımının radyasyon düzeylerine göre, Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından yürütülmekte olan Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği ve Radyasyon Güvenliği Tüzüğü başta olmak üzere Radyasyon Alanlarının Sınıflandırılmasına İlişkin Kılavuzda açıkça belirtilmekte olduğu, söz konusu alan ayrımı ve tanımların dava konusu Yönetmelik ile değil iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarına ilişkin düzenleme, değerlendirme, yetkilendirme, denetleme faaliyetleri ile yaptırımların uygulanması görevlerini yürüten Nükleer Düzenleme Kurumu mevzuatında düzenlenmiş olduğu, dava konusu Yönetmelikte tanımlanan gözetimli ve denetimli alan tanımlarına ilişkin mevzuata aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla radyasyon alanına yönelik ihdas edilen ikili ayrımın, bilimsel gerçekler ve literatür dikkate alınmaksızın ihdas edildiği, sahada uygulanabilirliğinin bulunmadığı, sağlık çalışanlarının sağlık durumları bakımından oldukça riskli düzenlemelere imza atıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı, Yönetmeliğin 8. maddesi kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izinlerinin, bir takvim yılı içerisinde kontrollü (denetimli) alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2'de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirleneceği, fiili çalışma süresinin hesaplandığı yıl sona erdikten sonra personelin ardışık yıl içerisinde sağlık iznini kullanacağı, 3153 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesinde belirtilen haftalık 35 saatlik çalışma süresi ve bir takvim yılı 52 hafta olarak dikkate alındığında, 35 saatx52 hafta=1840 saat olarak hesaplama yapılması gerekirken, 30 günlük yıllık izin ve maksimum 30 günlük sağlık izin hakkı düşülerek, 1500 saat üzerinden hesaplama yapıldığı, 1500 saat iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personelin, 42 haftalık fiili çalışma süresi ile 30 günlük sağlık iznini kullanabileceği, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanlarının haftalık çalışma süresinin 35 saat ile sınırlı olup gerek sektör farkı gerekse sağlık hizmetinin yapısı gereği hizmetin etkinlik ve sürekliliğinin sağlanması bakımından kesintisiz sunulduğu dikkate alındığında sağlık izni süresinin gün bazlı hesaplanabilmesinin mümkün olmadığı, bu doğrultuda sağlık iznine esas sürenin, yalnızca Kanunla belirlenen haftalık 35 saat üzerinden hesaplanmış olduğu, ülkemizin de taraf olduğu Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (LABA) tarafından yayımlanan “Radyasyondan Korunma ve Radyasyon Kaynaklarının Güvenliği: Uluslararası Temel Güvenlik Standartları – Genel Güvenlik Gereksinimlerinde iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak çalışılan yerlerde personel için gerekli koruma ve güvenlik tedbirlerinin alınması halinde başka bir fayda (izin, ek tatiller, çalışma saatleri vb.) sağlanmasına ihtiyaç bulunmadığının açıkça belirtilmiş olduğu, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından yayımlanan standartlar ve gereklilikler içerisinde sağlık iznine yönelik bir uygulama bulunmamakla birlikte ülkemizde 657 sayılı Kanun’da iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personele yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verileceğinin hükme bağlanmış olduğu ve bu hüküm kapsamında dava konusu Yönetmelikte sağlık iznine yer verilmiş olduğu, sağlık izninin, iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak oluşabilecek maruziyetler nedeniyle kullanıldığından sağlık iznine esas süre hesaplanırken ilgili personelin iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kaynaklara maruz kaldığı sürelerin dikkate alınmakta olduğu, tıbbi görüntüleme hizmetlerinde çalışan personelin takvim yılı içerisinde iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları içeren ve içermeyen birimlerde rotasyon yaparak da çalışabilmekte olduğu, bu nedenle dava konusu Yönetmelikte sağlık izni hesaplanırken iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışılmayan sürelerin (yıllık izin, doğum, ölüm izni, resmi tatiller vb.) dışarıda bırakılarak iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalınmayan süreler nedeniyle oluşabilecek iş gücü kayıplarının önüne geçilmesinin amaçlanmış olduğu, kamu yararı gözetilerek bu doğrultuda düzenleme yapılmış olduğu savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) ve (g) bentlerinin, 5. maddesinin 9. fıkrasının, 8. maddesinin 1., 2., 3. ve 5. fıkralarının, 8. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "diğer yıla aktarılamaz" ibaresinin ve anılan Yönetmeliğin eki "Ek-2 Sağlık İzni Tablosu"nun iptali istenilmektedir.<br>Sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji hizmetleri, nükleer tıp hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıfları, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı maruziyetine karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usûl ve esaslar ile iyonlaştırıcı radyasyon ve radyoaktif madde ile çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemek üzere 5530 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 26/04/2022 tarihinde 31821 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik” yürürlüğe girmiştir. <br>3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun Ek 1 inci maddesinde “İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” hükmü yer almaktadır. Bu hüküm doğrultusunda 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 26/04/2022 tarihinde 31821 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği” ile yapılan düzenlemeler çerçevesinde mezkur Yönetmeliğin 21 inci maddesi doğrultusunda yürürlükten kaldırılan “Sağlık Hizmetlerinde İyonlaştırıcı Radyasyon Kaynakları İle Çalışan Personelin Radyasyon Doz Limitleri ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik” radyasyon kaynağı ile teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı kamu ve özel tüm sağlık kurum ve kuruluşları ile radyasyon kaynaklarıyla çalışan personeli kapsamaktaydı. Mezkûr Yönetmeliğin “Personel çalışma esasları ve tedbirler” başlıklı 8 inci maddesinin 11 inci fıkrasında yer alan “Radyasyon kaynağı ile çalışan personelin sağlık izni yılı içerisinde kullandırılır.” hükmü doğrultusunda hem kamu hem özel tüm sağlık kurum ve kuruluşlarında radyasyon kaynağı ile çalışan personelin sağlık izninin "yılı içerisinde" kullandırılacağı açıkça ifade edilmişken,19/04/1937 tarihli ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi ile 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 2 nci ve 103 üncü maddelerine dayanılarak 5530 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 26/04/2022 tarihinde 31821 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik” in “Sağlık izni” başlıklı 8 inci maddesinde yer alan “(1) Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı denetimli alanlarda çalışanlara, yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verilir. İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (2) Mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazları kullanan iyonlaştırıcı radyasyon içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir.” hükümleri doğrultusunda sağlık izni yeniden düzenlenmiştir.<br>Buna göre 26/04/2022 tarihli “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik” in yukarıda belirtilen 8 inci maddesi kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izinleri; bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenecek olup çalışma süresinin hesaplandığı yıl sona erdikten sonra personel ardışık yıl içerisinde sağlık izni kullanacaktır.<br> Yönetmelik, 19/4/1937 tarihli ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 2 nci ve 103 üncü maddeleri ile 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 11 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.<br>Yönetmeliğin amacı; sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji, nükleer tıp, radyasyon onkolojisi hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıflarını, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı nedeni ile ışınlanmalara karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usul ve esasları ve iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak yürütülen faaliyetlerde çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemektir.<br>657 sayılı Kanunun 103. maddesindeki ‘Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir’ şeklinde emredici hüküm bulunmaktadır. Yeni yönetmelik bu hükmü yok saymaktadır. Buna göre sağlık izni süresinin, bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan ‘Sağlık İzni Tablosu’nda belirtilen çalışma süresine göre belirleneceği belirtilmiştir.<br>Düzenleme ile Yasanın emredici hükmüne aykırı olarak sağlık izninin 30 günün altına düşmesine sebebiyet veren hükümlerinde 657 sayılı Kanundaki düzenlemede uyarlık bulunmamaktadır.<br>Diğer maddeler yönünden ise, davalı idarece; mevzuatın öngördüğü şekilde hizmetin gerekleri esas alınarak, "sağlık hizmet sunumu kapsamında tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji hizmetlerinin planlanması, sınıflandırılması ile bu hizmetlerin sunulduğu sağlık kurum ve kuruluşların faaliyetlerine, standartlarına ve denetlenmesine" ilişkin usûl ve esaslar ile kriterlerin belirlenerek, hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini temin etme amacına yönelik çıkarılan uyuşmazlık konusu düzenlemelerde, 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun 10,, 11., 12., 13. ve ek 1. maddelerine, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3., 9. ve ek 11. maddelerine, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 355., 506. ve 508. maddeleri hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla üst hukuk normlarına uygun olduğu anlaşıldığından, iptali istenilen anılan düzenlemelerde, dayanağı mevzuata, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemenin 8. maddesinin 1, 2, 3, 5. fıkralarının, EK-2 sağlık izin tablosunun iptaline, diğer maddeler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br> Karar veren Danıştay Onuncu ve Onikinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca yapılan müşterek toplantıda, 2577 sayılı Kanunun 17. maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşma için taraflara önceden bildirilen 27/05/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'in geldiği, davalı Cumhurbaşkanlığı ve Sağlık Bakanlığı vekili Hukuk Müşaviri ...'in geldiği, Danıştay Savcısı ...'un hazır olduğu görülerek açık duruşmaya başlandı.<br> Taraflara usulüne göre söz verilip, dinlenildikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alınarak, taraflara son kez söz verildikten sonra duruşmaya son verildi.<br>Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü: <br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br> 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) ve (g) bentlerinin, 5. maddesinin 9. fıkrasının, 8. maddesinin 1., 2., 3. ve 5. fıkralarının, 8. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "diğer yıla aktarılamaz" ibaresinin ve anılan Yönetmeliğin eki "Ek-2 Sağlık İzni Tablosu"nun iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 23/07/1965 tarih ve 12056 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun “Yıllık İzinlerin Kullanılışı” başlıklı 103. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir." hükmü yer almıştır. <br>28/4/1937 tarih ve 3591 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un 3. maddesinde, ''Birinci maddede yazılı müesseselerin bina vasıfları ve hastalarla mütehassısları ve orada çalışan veya bulunan başkalarının elektrik cereyanı ve röntgen şuaı ve radiyom arızalarından korunacak tertiplerle bunlara ait levazımın şartları ve radiyom için bir müessesede bulunması lazımgelen en az miktar ve elektrikle tedaviye mahsus aletlere ait vasıf ve şartlar hakkında Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.'' kuralına; Ek-1. maddesinde ise, ''İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.'' kuralına yer verilmiştir.<br>12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğin amacı; sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji, nükleer tıp, radyasyon onkolojisi hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıflarını, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı nedeni ile ışınlanmalara karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usul ve esasları ve iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak yürütülen faaliyetlerde çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemektir.", "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik, iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak sağlık hizmeti sunan sağlık kurum ve kuruluşları ile buralardan sağlık hizmeti alan kişileri ve buralarda görev yapan personeli kapsar.", "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik, 19/4/1937 tarihli ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 2 nci ve 103 üncü maddeleri ile 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 11 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.", "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelikte geçen;... d) Gözetimli alan: Kontrollü alan olarak değerlendirilmeyen ve kişisel doz ölçümü gerektirmeyen, ancak radyasyonla çalışanların radyasyona maruz kalma potansiyelinin bulunması nedeniyle, alandaki radyasyon seviyelerinin düzenli olarak izlenmesini gerektiren ve radyasyonla çalışanlar için ardışık beş yılın ortalaması olan yıllık doz sınırlarının 1/20’ sinin aşılma olasılığı olup 3/10’unun aşılması beklenmeyen alanları, e) İyonlaştırıcı radyasyon: Maddesel ortamdan geçerken onunla etkileşerek iyon çiftleri oluşturabilen X ışını, gama ışını gibi elektromanyetik ışınlarla, kinetik enerjileri olan yüklü parçacıklar, ağır iyonlar ve serbest nötronlar gibi tanecik karakterli ışınımları, f) İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı: İyonlaştırıcı radyasyon üreten veya yayan cihazlar ile radyoaktif kaynakları, g) Kontrollü (denetimli) alan: Radyasyondan korunmayı sağlamak veya radyoaktif kirliliğin yayılmasını önlemek amacı ile özel kuralların uygulandığı, radyasyonla çalışanların kişisel doz izlemelerinin yapıldığı, giriş çıkışların kontrole tabi olduğu ve görevi gereği radyasyonla çalışanlar için ardışık beş yılın ortalaması olan yıllık doz sınırlarının 3/10’undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alanları,... ş) Sağlık izni: 3153 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi ile 657 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışanlara verilecek izni, ifade eder.", "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinde, "(1) Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda çalışanlara yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verilir. Radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (2) Mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazları kullanan radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (3) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanların maruz kaldıkları dozların, doz sınırlarını aşması hâlinde bu çalışanlar için sağlık kurum ve kuruluşu tarafından sağlık izni hemen kullandırılır. (4) Sağlık izni bölünemez, yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz. (5) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi hesaplanırken doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin ile geçirilen süreler, çalışma süresine dahil edilmez." kuralına, Yönetmeliğin ekinde EK-2’de “Sağlık İzni Tablosu”na yer verilmiştir.<br>(Mülga) Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan ve 24/03/2000 tarih ve 23999 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği’nin "Yıllık doz sınırları" başlıklı 10. maddesinde; "Yıllık doz sınırlan sağlığa zarar vermeyecek şekilde uluslararası standartlara uygun olarak, Kurum tarafından radyasyon görevlileri ve toplum üyesi kişiler için ayrı ayrı belirlenmiştir. Yıllık toplam doz aynı yıl içindeki dış ışınlama ile iç ışınlamadan alınan dozların toplamıdır. Kişilerin, denetim altındaki kaynaklar ve uygulamalardan dolayı bu sınırların üzerinde radyasyon dozuna maruz kalmalarına izin verilemez ve bu sınırlara tıbbi ışınlamalar ve doğal radyasyon nedeniyle maruz kalınacak dozlar dahil edilemez<br>a) Radyasyon görevlileri için etkin doz herhangi bir yılda 50 mSv'i, ardışık beş yılın ortalaması ise 20 mSv'i geçemez El ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz sının 500 mSv, göz merceği için 150 mSv'dir<br>b)Toplum üyesi kişiler için etkin doz herhangi bir yılda 5 mSv'i, ardışık beş yılın ortalaması ise 1 mSv'i geçemez El, ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz sının 50 mSv, göz merceği için 15 mSv'dir.<br>c) 18 yaşından küçükler Tüzüğün 6ncı maddesine göre radyasyon uygulaması işinde çalıştırılamazlar. Bu Yönetmeliğin 15inci maddesinin (b) bendinde belirtilen alanlarda, eğitim amaçlı olmak koşuluyla, eğitimleri radyasyon kaynaklarının kullanılmasını gerektiren 16-18 yaş arasındaki stajyerler ve öğrenciler için etkin doz, herhangi bir yılda 6 mSv'i geçemez. Ancak el, ayak veya deri için yıllık eşdeğer doz sının 150 mSv, goz merceği için 50 mSv'dir." hükmüne yer verilmiş, “Radyasyon alanlarının sınıflandırılması” başlıklı 15. maddesinde denetimli alanlar, “Radyasyon görevlilerinin giriş ve çıkışlarının özel denetime, çalışmalarının (Değişik ibare: RG-2/6/2010-27600) radyasyondan korunma bakımından özel kurallara bağlı okluğu ve görevi gereği radyasyon ile çalışan kışilerin ardışık beş yılın ortalama yıllık doz sınırlarının 3/10'undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alanlardır."; gözetimli alanlar, “Radyasyon görevlileri için yıllık doz sınırlarının 120'sının aşılma olasılığı olup, 3/L0'unun aşılması beklenmeyen, kişisel doz ölçümünü gerektirmeyen fakat çevresel radyasyonun izlenmesini gerektiren alanlardır.” olarak tanımlanmıştır.<br>Ayrıca Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan “Radyasyon Alanlarının Sınıflandırılmasına İlişkin Kılavuz RSGD-KLV-005 (Rev.1)”un “Radyasyon Alanları” başlıklı bölümünde “2.1. Denetimli Alanlar ve Özellikleri” ile "2.2. Gözetimli Alanlar ve Özellikleri" alt başlıklı bölümde denetimli ve gözetimli alanların tanımları yapılmış, Kılavuz'un ekinde yer alan "Ek-1 Denetimli ve Gözetimli Alanların Genel Özellikleri” başlıklı tabloda ve “Ek-2.1. Tıbbi Radyoloji Uygulamalarına İlişkin Örnekler” başlıklı tabloda hem denetimli, hem de gözetimli alanın özellikleri belirtilmiş ve bu alanlara ilişkin örneklere yer verilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Dava konusu Yönetmeliğin ''Tanımlar ve kısaltmalar'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile (g) bentleri yönünden;<br> İyonlaştırıcı radyasyon ışınlamalarına karşı kişilerin ve çevrenin radyasyon güvenliğini sağlamak amacıyla mülga Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından hazırlanan ve 24/03/2000 tarih ve 23999 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği’nde denetimli ve gözetimli alanlar tanımlanmış olup, söz konusu düzenlemeler doğrultusunda radyasyon görevlileri için etkin dozun ardışık beş yılın ortalamasının 20 mSv'i, herhangi bir yılda ise 50 mSv'i geçemeyeceği açıkça belirtilmiş olup, ardışık beş yılın ortalama yıllık doz sınırlarının 3/10'undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alan olarak tanımlanan denetimli alanlarda hesaplama neticesinde (20 mSv x 3/10 = 6 mSv) 6 mSv değerine ulaşıldığı, “Gözetimli alan” tanımında ise yıllık doz sınırlarının 1/20'sinin aşılma olasılığı olup, 3/10'unun aşılması beklenmeyen alan ifadesi yer almakta olup yapılan hesaplama neticesinde (20 mSv x1/20 = 1 mSv) 1 mSv değerine ulaşıldığı, bu nedenle; radyasyon alanlarının doz değerlerinin hesaplanmasında Nükleer Düzenleme Kurumu mevzuatı ve görüşleri doğrultusunda “ardışık beş yıl” ibaresi kullanılmakta denetimli alan doz değeri 6 mSv < ; gözelimli alan doz değeri 1 mSv < ,..</= 6 mSv olarak düzenleme yapıldığı, bununla birlikte Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği ve Radyasyon Güvenliği Tüzüğü başta olmak üzere Nükleer Düzenleme Kurumu mevzuatı kapsamında radyasyon güvenliğine ilişkin radyasyon alanlarında idarenin her türlü tedbiri alma yükümlülüğü göz önüne alındığında anılan düzenlemede üst hukuk normlarına ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. <br><br>Dava Konusu Yönetmeliğin "Bina Durumu ve Fiziki Şartlar" başlıklı 5. maddesinin 9. fıkrası yönünden;<br>Anılan Yönetmeliği "Bina Durumu ve Fiziki Şartlar" başlıklı 5. maddesinin dokuzuncu fıkrasında, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağının bulunduğu kontrollü alanlardan fiziki olarak ayrılmış alanların, kontrollü alan kapsamında yer almayacağı, aynı maddenin onbeşinci fıkrasının (b) bendinde ise, bilgisayarlı tomografi biriminde, cihaz odası ve kumanda odasının bulunacağı, ancak bu birimde yer alan kumanda odasının, cihaz odası içerisinde yer almayacağı düzenlemesine yer verilmiş olup, "Gözetimli alan" ve "Kontrollü (denetimli) alan" tanımları çerçevesinde, Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği'de iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı cihazlar arasında yer alan bilgisayarlı tomografi cihazlarının bulunduğu birimlerde görev yapan personelin, hizmetlerini ifa ederken hastayı hazırlama, pozisyon verme ve acil durumlarda hastanın yanında bulunma gibi işlemler nedeniyle hem denetimli alanda, hem de çekim esnasında gözetimli alan olarak değerlendirilen kumanda odasında görev yaptıkları göz önüne alındığında, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı röntgen ve bilgisayarlı tomografi cihazlarının bulunduğu denetimli (kontrollü) alan olarak nitelendirilen birimlerde fiili olarak görev yapan personele sağlık izninin kullandırılmasının amaçlandığı anlaşıldığından dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br> Dava konusu Yönetmeliğin “Sağlık izni” başlıklı 8. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile Yönetmeliğin ekinde yer alan "Ek-2 Sağlık İzni Tablosu" yönünden;<br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 103. maddesi ile hizmetleri sırasında hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izninin verileceğinin ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un Ek 1. maddesinde, iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi belirlenerek bu yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin sağlık izni kullanacakları, doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğinin hüküm altına alındığı, bu kapsamda dava konusu Yönetmelik ile radyasyon kaynaklarının bulunduğu yerler denetimli, bu yerlere bitişik alanların da gözetimli alan olarak sınıflandırıldığı, radyasyon kaynağı ile fiilen çalışması olan ve olmayan arasında radyasyona maruz kalma açısından bir ayrım yapılması zorunluluğunun ortaya konulması amacıyla sağlık izninin, iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile denetimli alanlarda fiilen çalışılan süreler dikkate alınarak, sağlık izni tablosunda belirtilen çalışma süresine göre belirlendiği, radyasyon alanlarının denetimli ve gözetimli olarak ikiye ayrılmasında, esas olarak radyasyon kaynaklarının özellikleri ile kaynağın ve kullanıldıkları alanın zırhlama özelliklerinin göz önüne alındığı, radyasyon dozu alma olasılığı açısından, denetimli alanlarda çalışmanın gözetimli alanlarda çalışmaktan daha riskli olduğu, aynı şekilde gözetimli alanlarda çalışanların radyasyon dozu alma olasılığının, radyasyon alanı olmayan alanlarda çalışanlardan daha yüksek olduğu, dolayısıyla iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kaynaklarla çalışanlara verilecek sağlık izni süresinin, bu çalışanların iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarının bulunduğu ve doğrudan radyasyona maruz kalınan denetimli alanlarda fiilen çalışılan süreler dikkate alınarak belirlenmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br>Yönetmeliğin ''Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesinin 3. fıkrası yönünden;<br>Denetimli (kontrollü) alanlarda radyasyonla çalışanların maruz kaldıkları dozların, doz sınırlarını aşması halinde bu çalışanlar için sağlık kurum ve kuruluşu tarafından sağlık izninin hemen kullandırılacağına ilişkin kuralın, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personelin zaman kaybedilmeksizin dinlendirilmesinin sağlanması suretiyle sağlığını korumak amacıyla getirildiği açık olduğundan, anılan düzenlemelerde hizmetin gereklerine, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br>Yönetmeliğin "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "diğer yıla aktarılamaz” ibaresi yönünden;<br> Dava konusu Yönetmelik'te, sağlık izninin 3153 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi ile 657 sayılı Kanunun 103. maddesi kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışanlara verilecek izin olarak tanımlandığı, sağlık izninin, hakkedildiği zamanda kullanılmayıp yıllık izinde olduğu gibi bir sonraki yıla aktarılmasının iznin kullanım amacı ile çeliştiği, söz konusu izin, çalışanların yıllık izinleri gibi isteğe bağlı olarak kullanabildikleri bir izin olarak değerlendirilemeyeceğinden dava konusu yönetmelikte iznin bir sonraki yıla aktarılmamasına ilişkin yapılan düzenlemenin, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personelin sağlığını korumak amacıyla getirildiği açık olduğundan, anılan düzenlemelerde hizmetin gereklerine, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br>Yönetmeliğin ''Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesinin beşinci fıkrası yönünden;<br>Sağlık izni, iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak oluşabilecek maruziyetler nedeniyle kullanıldığı, sağlık iznine esas süre hesaplanırken ilgili personelin iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kaynaklara maruz kaldığı sürelerin dikkate alındığı, tıbbi görüntüleme hizmetlerinde çalışan personelin takvim yılı içerisinde iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları içeren ve içermeyen birimlerde rotasyon yaparak da çalışabildiği göz önüne alındığında, dava konusu Yönetmelik'te sağlık izni hesaplanırken yıllık izin, doğum, ölüm izni, resmi tatiller vb. iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalınmayan sürelerin sağlık izni için belirlenen çalışma sürelerine dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Dava konusu Yönetmeliğin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) ve (g) bentleri, 5. maddesinin 9. fıkrası, 8. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "diğer yıla aktarılamaz" ibaresi yönünden oy birliğiyle DAVANIN REDDİNE,<br>2. 8. maddesinin 1., 2., 3. ve 5. fıkraları ve Yönetmeliğin eki "Ek-2 Sağlık İzni Tablosu" yönünden oy çokluğuyla DAVANIN REDDİNE,<br>3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL<br> yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/05/2025 tarihinde karar verildi.<br><br><br>(X)- KARŞI OY :<br><br>Dava, 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) ve (g) bentlerinin, 5. maddesinin 9. fıkrasının, 8. maddesinin 1., 2., 3. ve 5. fıkralarının, 8. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "diğer yıla aktarılamaz" ibaresinin ve anılan Yönetmeliğin eki "Ek-2 Sağlık İzni Tablosu"nun iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ''Yönetmelikler'' başlıklı 124. maddesinin birinci fıkrasında, ''Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.'' kuralına yer verilmiştir.<br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ''Amaç'' başlıklı 2. maddesinde, ''Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini<br>ve diğer özlük işlerini düzenler. (Mülga birinci cümle: 13/2/2011-6111/117 md.) Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulur.'' kuralına; ''Yıllık izinlerin kullanılışı'' başlıklı 103. maddesinin son fıkrasında, ''Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir.'' kuralına; 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un 3. maddesinde, ''Birinci maddede yazılı müesseselerin bina vasıfları ve hastalarla mütehassısları ve orada çalışan veya bulunan başkalarının elektrik cereyanı ve röntgen şuaı ve radiyom arızalarından korunacak tertiplerle bunlara ait levazımın şartları ve radiyom için bir müessesede bulunması lazımgelen en az miktar ve elektrikle tedaviye mahsus aletlere ait vasıf ve şartlar hakkında Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.'' kuralına; Ek-1. maddesinde, ''İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.'' kuralına; 3153 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle 657 sayılı Kanun'un 2. ve 103. maddelerine dayanılarak hazırlanan, 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in ''Amaç'' başlıklı 1. maddesinde; ''Bu Yönetmeliğin amacı; sağlık hizmeti sunumu kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak tetkik, teşhis ve tedavi amaçlı uygulanan radyoloji, nükleer tıp, radyasyon onkolojisi hizmetleri ile ağız, diş ve çene radyolojisi hizmetlerinin sunulduğu binaların vasıflarını, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı nedeniyle ışınlamalara karşı hastalar ve çalışan güvenliğine ilişkin usûl ve esasları ve iyonlaştırıcı radyasyon ve radyoaktif kullanılarak yürütülen faaliyetlerde çalışan personele verilecek sağlık iznini belirlemektir.'' kuralına; ''Tanımlar ve kısaltmalar'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, ''Gözetimli alan: Kontrollü alan olarak değerlendirilmeyen ve kişisel doz ölçümü gerektirmeyen, ancak radyasyonla çalışanların radyasyona maruz kalma potansiyelinin bulunması nedeniyle, alandaki radyasyon seviyelerinin düzenli olarak izlenmesini gerektiren ve radyasyonla çalışanlar için ardışık beş yılın ortalaması olan yıllık doz sınırlarının 1/20’ sinin aşılma olasılığı olup 3/10’unun aşılması beklenmeyen alanları,'' kuralına; (e) bendinde, ''İyonlaştırıcı radyasyon: Maddesel ortamdan geçerken onunla etkileşerek iyon çiftleri oluşturabilen X ışını, gama ışını gibi elektromanyetik ışınlarla, kinetik enerjileri olan yüklü parçacıklar, ağır iyonlar ve serbest nötronlar gibi tanecik karakterli ışınımları'' kuralına; (f) bendinde, ''İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı: İyonlaştırıcı radyasyon üreten veya yayan cihazlar ile radyoaktif kaynakları'' kuralına; (g) bendinde, ''Kontrollü (denetimli) alan: Radyasyondan korunmayı sağlamak veya radyoaktif kirliliğin yayılmasını önlemek amacı ile özel kuralların uygulandığı, radyasyonla çalışanların kişisel doz izlemelerinin yapıldığı, giriş çıkışların kontrole tabi olduğu ve görevi gereği radyasyonla çalışanlar için ardışık beş yılın ortalaması olan yıllık doz sınırlarının 3/10’undan fazla radyasyon dozuna maruz kalabilecekleri alanları,'' kuralına; (j) bendinde, ''Radyasyon alanı: Planlanmış ışınlanmalar nedeniyle halk için belirlenen yıllık doz sınırlarının üzerinde ışınlanma olasılığı olan alanları'' kuralına; (k) bendinde, ''Radyasyonla çalışan: İyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarıyla yürütülen faaliyetlerde görevi gereği halk için belirlenen doz sınırlarının üzerinde ışınlanma olasılığı olan kişiyi'' kuralına; (r) bendinde, ''Radyonüklit: Doğal veya nükleer reaksiyon ürünü elementlerin radyoaktif formunu'' kuralına; (ş) bendinde, ''Sağlık izni: 3153 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesi ile 657 sayılı Kanun'un 103. maddesi kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışanlara verilecek izni, ifade eder.'' kuralına; ''Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesinde, (1) Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda çalışanlara yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verilir. Radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (2) Mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazları kullanan radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir. (3) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanların maruz kaldıkları dozların, doz sınırlarını aşması halinde bu çalışanlar için sağlık kurum ve kuruluşu tarafından sağlık izni hemen kullandırılır. (4) Sağlık izni bölünemez, yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz. (5) Kontrollü alanlarda radyasyonla çalışanlara verilecek sağlık izni süresi hesaplanırken doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin ile geçirilen süreler, çalışma süresine dahil edilmez.'' kuralına yer verilmiştir.<br> Anayasa'nın 124. maddesinde, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve kanunlara aykırı olmamak kaydıyla yönetmelikler çıkartılabileceği öngörülmektedir. Bu yetki, genel ve soyut nitelikte hükümler ihtiva eden kanunların detaylandırılması amacını taşımaktadır. Bu çerçevede, kanunda öngörülmeyen bazı hususların yine kanuna aykırı olmamak kaydıyla yönetmeliklerde düzenlenmesi mümkün olabilmektedir. Öte yandan, kanunların uygulanmasını göstermek üzere çıkartılan yönetmeliklerin, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı kural içeremeyecekleri ve idarenin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağı da idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Dolayısıyla, idarenin düzenleyici işlemlerinin, başta Anayasa ve kanunlar olmak üzere üst hukuk kurallarına uygun olması gerektiği açıktır.<br><br> Yukarıda metinlerine yer verilen radyasyonla ilgili genel tanımlamalar yanında, dava konusu Yönetmelik'e dayanak teşkil eden 657 sayılı Kanun'un 103. maddesi incelendiğinde; hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verileceği kurala bağlanmış olup, dolayısıyla sağlık iznine hak kazanılması açısından, hizmet sırasında doğrudan doğruya radyoaktif ışınlarla çalışma halinin mevcudiyeti yeterli görülerek, ayrıca maruz kalınan radyasyon oranı bakımından bir doz sınırlaması da getirilmemiştir. Böylece, radyoaktif ışınlarla çalışan cihazların kullanıldığı alanlarda görev yapan personele, çalıştığı alanın bir sonucu olarak, diğer toplum üyesi kişilerden daha fazla radyoaktif ışınlara maruz kaldıkları göz önünde bulundurulmak suretiyle, radyoaktif ışınlar yoluyla vücutlarında oluşabilecek muhtemel tahribatları onarmak amacıyla, diğer kamu görevlilerine mevzuatla tanınan yıllık izne ek olarak sağlık izni adı altında otuz gün daha fazla izin kullanma hakkının tanındığı anlaşılmaktadır. <br> Kanun'un sağlık izninin verilmesine yönelik söz konusu açık hükmüne rağmen, dava konusu Yönetmelik'in ''Sağlık izni'' başlıklı 8. maddesiyle, önceki mevzuat hükümlerinden farklı olarak yeniden düzenleme yapılmıştır. Bu kapsamda, sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı kontrollü alanlarda çalışan personele, yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verileceği, sağlık izni süresinin, çalışanların bir takvim yılı içerisinde kontrollü alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak, Yönetmelik'in eki Ek-2'de yer alan sağlık izni tablosunda belirtilen çalışma süresine göre hesaplanacağı, mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazların kullanılması durumunda da, kontrollü alanlarda fiilen çalışılan süreler dikkate alınarak hesaplama yapılacağı, doz sınırlarının aşımı halinde sağlık izninin hemen kullandırılmasının, kontrollü alanlarda iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı cihazı kullanan çalışanlar için geçerli olacağı ifade edilmiş olup, sağlık izni süresi hesaplanırken, çalışma süresine dahil edilmeyen sürelerin hesabında da sadece kontrollü alan yönünden irdeleme yapılmıştır. <br> Yönetmelik'in 8. maddesi uyarınca sağlık iznine hak kazanılması durumunda, anılan iznin ne şekilde hesaplanacağına ilişkin Ek-2 sayılı ''Sağlık İzni Tablosu''nda, 0-50 saatlik çalışma süresine 1 gün izin hakkı tanınarak, devamında 50 saatlik arttırım süreleriyle, en son aşamada 1451-1500 saatlik çalışma süresi için 30 günlük sağlık izni süresi belirlenmiştir. Böylece, Kanun'un 103. maddesinden farklı olarak, Yönetmelik'te belirtilen kriterlerin sağlanması durumunda, 50 saatlik çalışma sürelerine göre, gün bazında hesaplama yapılmıştır. <br> Bu durumda, 657 sayılı Kanun'un, hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl, yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izninin verileceği yönündeki açık hükmüne rağmen, dava konusu Yönetmelik ile, Kanun hükmünü kısıtlayıcı şekilde, sağlık izni kullanımı açısından birtakım kriterler getirilmek suretiyle, radyasyona maruziyeti bulunan çalışanların kanunen tanınan haklarının sınırlandırılmasına yol açılmıştır. <br> Bu durum karşısında, Kanun'un uygulanmasını göstermek üzere çıkartılan Yönetmelik hükmünün, üst hukuk normlarına aykırılık teşkil ettiği ve idarenin bu alandaki düzenleme yetkisini, Kanun ile getirilen hükümleri aşacak şekilde kullandığı sonucuna varılmıştır. <br> Açıklanan nedenlerle, dava konusu Yönetmelik'in “Sağlık izni” başlıklı 8. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, beşinci fıkralarının ve "Ek-2 Sağlık İzin Tablosu"nun iptaline karar verilmesi gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararının bu düzenlemelere ilişkin kısmına katılmıyoruz.<br><br><br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
memur