<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/5059 E. , 2025/2430 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/5059<br>Karar No : 2025/2430 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, uhdesindeki Çorum ili, ... ilçesi sınırları içinde bulunan ... sayılı IV. Grup linyit işletme sahasına ait işletme ruhsatının iptaline ilişkin davalı idarenin ... tarih ve E... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafça, maden ruhsatının ilgili dönem ruhsat bedelinin ödenmesi, aksi halde ruhsatın iptal edileceği şeklinde ön işlem mahiyetindeki davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işleminin usulüne uygun tebliğ edilmediği ve dolayısıyla devamında tesis edilen ruhsat iptali yolundaki davaya konu Genel Müdürlüğün ... tarih ve ... sayılı Olur işleminin sakat olduğu iddiasıyla iptali talep edilmekte ise de, dosyada mevcut bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacıya ait maden ruhsatının, söz konusu ocağın 2016 yılı ruhsat bedeli yatırılmadığından bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesi gereğince Genel Müdürlüğün ... tarih ve ... sayılı Olur'u ile iptal edildiği, davalı idarenin ... tarih ve E-... sayılı yazısı ile davacının bizzat kendi imzasına (ve aza ...'a da usulsüz yapıldığı belirtilen tebligat ile aynı adreste) 01/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği, akabinde davalı idarenin ... tarih ve E-... sayılı işlemi ile de; ... tarih ve ... sayılı yazısına atıfla 2016 yılı ruhsat bedeli yatırılmadığından bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesi gereğince işletme ruhsatının 15/05/2017 tarihi itibarıyla iptal edildiğinin belirtildiği ve bu yazının da davacının aynı tebligat adresine 26/02/2018 tarihinde bizzat kendi imzasına tebliğ edildiği, davacının dava konusu işlemden 01/11/2017 tarihi itibarıyla haberdar olduğunun açık olduğu, ikinci tebligatın yapıldığı 26/02/2018 tarihinde dahi tebliğ yapıldığı kabul edilse bile, tebliğ işlemlerinin 2017 ve 2018 yıllarında yapılmış olmaları karşısında, 60 günlük genel dava açma sürelerinin geçirilmiş olduğu anlaşıldığından, işbu davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı, diğer yandan, davacının vekili aracılığıyla yaptığı 11/05/2018 müracaat dilekçesinde; ruhsatının iptal edildiği şeklinde bilgi sahibi olduğundan söz edildiği gibi, ilaveten hakkın açıkça kötüye kullanımı mahiyetindeki 09/04/2019 ve 24/05/2021 tarihli müracaatların da geçmiş olan dava açma süresini canlandırmayacağı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlıkta dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, ... tarih ve ... sayılı işlemin ruhsat iptali işlemi olmadığı, 2017 yılına ait işletme bedelinin 3 ay içinde yatırılması, aksi takdirde ruhsatın iptal edileceğine dair ruhsat sahibine yazı yazılmasına ilişkin işlem olduğu, ruhsat iptaline ilişkin işlemin ... tarih ve ... sayılı işlem olduğu, davacının ilk dava dilekçesinde, ... tarih ve ... sayılı ruhsat iptali işleminin iptali istemine yer vererek işlemin tarih ve sayısını doğru şekilde belirttiği halde, Mahkemece, davacının yanıltılması suretiyle, ruhsat iptaline ilişkin olmayan ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açılmasına neden olunmuşsa da, usul ekonomisi gereği, ... tarih ve ... sayılı ruhsat iptali işlemi davanın konusu olarak kabul edilmek suretiyle inceleme yapılmasının Dairece uygun bulunduğu, olayda, dava konusu olarak kabul edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin 26/02/2018 tarihinde davacı imzasına usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği görülmekle, bu tarihten itibaren 60 günlük yasal dava açma süresi içinde dava açılması veya 11. madde uyarınca idareye başvurup reddi üzerine kalan süre içinde dava açılması gerekirken, bu süreler geçildikten sonra 21/07/2021 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğundan, İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davacının okuma yazma bilmediği, imza atamadığı, parmak basmak suretiyle vekaletname verdiği düşünüldüğünde dava konusu işleme ilişkin tebliğ mazbatasına imza atarak mazbatayı teslim aldığı iddiasının kabulünün mümkün olmadığı, öte yandan davacıya çıkarılan tebliğ mazbatalarına bakıldığında "muhatabın adresi mernis adres kayıt sisteminden alınmıştır" ibaresinin yazılı olduğu, tebliğ memurunun da bu ibareye istinaden Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine istinaden aza ...'a mazbatayı teslim ettiği, bu nedenle öncelikle bilinen son adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi sonrasında muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ yapılması gerekirken bu usule uyulmaksızın yapılan tebligatın usulsüz olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, işletme ruhsatının ... tarihi itibariyle iptaline ilişkin dava konusu ... tarih ve E... sayılı yazının Tebligat Kanunu hükümlerine göre ... tarihinde tebliğ edildiği, ruhsatın iptal edilmesine ilişkin yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, işlemin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 12/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
memur