<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/1021 E.  ,  2025/9228 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/1021<br>Karar No : 2025/9228 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Kaymakamlığı / ...<br><br>DİĞER DAVALI: ... Valiliği<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Erzincan ili, ... İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacının, hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17/ç.10 bendinde düzenlenen "görevi ile ilgili her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak" fiilini işlediğinden bahisle "güvenlik korucusu görevinden çıkarılmasına" ilişkin ... Kaymakamlığı'nın ... tarih ve E:... sayılı, Erzincan Valiliği "Olur"una haiz işlemin iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı her ne kadar söz konusu kömürlerin ... İlçe Jandarma Karakol Komutanlığına ait olduğunu bilmeden satın aldığını söylemişse de, davacının savunması ve ifadesi arasındaki çelişkiler, paranın iadesine dair tutanak, dosyadaki diğer tanık ifadeleri ve fotoğraf kayıtlarıyla davacının olay günü (14/08/2020) ... İlçe Jandarma Komutanlığı'nda nizamiye nöbetçisi olması ve adı geçen karakola kömür getiren H.Y'den kömür alması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının söz konusu yeşil torbalı ve 25 kilogramlık kömürlerin ... İlçe Jandarma Karakol Komutanlığı'na ait olduğunu bilerek aldığını gösterdiği anlaşılmakla bu nedenle davacının söz konusu kömürleri satın alıp bir kısmını küçük torbalara doldurup kullanıma hazır hale getirerek görevi ile ilgili çıkar sağladığı hususunun sabit olduğu, davacının sübuta eren eylemi ile verilen cezanın uyumlu olduğu, davacının eylemine uyan disiplin cezasıyla tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararda; "Güvenlik korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamalar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir." şeklindeki 442 sayılı Köy Kanunu'nun en son 700 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile değişikliğe uğrayan Ek 18. maddesi uyarınca 2008/13105 sayılı Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin çıkarıldığı ve Yönetmeliğin 17. maddesinde disiplin hükümleri düzenlenerek, hangi halde hangi disiplin cezalarının verileceği bu şekilde belirlenmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararıyla maddede yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline karar verildiği, bu durumda, kanuni bir dayanak olmaksızın ceza verilemeyeceği veya verilen cezaların kanuni dayanaklarının sonradan ortadan kalkması halinde cezaların ortadan kaldırılması gerektiği hususunun açık olduğu, davacıya disiplin cezası verilmesine dair olan işbu dava konusu işlemin Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı sebebiyle kanuni dayanaktan yoksun hale geldiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptali gerektiği sonucuna ulaşıldığı, burada, Anayasa Mahkemesinin anılan kararında iptal kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş olmasının somut olaya etkisinin de değerlendirilmesi gerektiği, bir Kanun ya da KHK'nın uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasanın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin de, hak veya menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması halinde iptal hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği, aksi halde Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının uygulama tarihinin belirtilen amaçla ayrıca belirlenmesi halinde iptal edilen yasa kuralının uygulanmasının sürdürülmesi nedeniyle bu uygulamaya karşı dava yoluna başvuracakların iptal kararının hukuki sonuçlarından yararlanamayacaklarının kabulü; bir yandan dava yoluna başvuran herkes için Anayasa ile tanınmış olan itiraz hakkının bunlar için fiilen işlemez hale getirilerek ortadan kalkması ve iptal kararının uygulanamaması öte yandan Anayasa'ya aykırılığı hükmen saptanmış olan bir yasa kuralının uygulanmasının hukuken korunması gibi bir sonuca neden olacağı ki bu durumun, Anayasanın üstünlüğü ve Hukuk Devleti ilkesine aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı ... Kaymakamlığı tarafından, davacının satın almış olduğunu beyan ettiği kömürlerin ... İlçe Jandarma Komutanlığına ait kömürler olduğunu bildiği halde ücrete mukabil satın aldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'UN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY : <br> Erzincan ili, ... İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacının, ... Jandarma Karakol Komutanlığı'nda nöbetçi olduğu 14/08/2020 tarihinde, H.Y isimli güvenlik korucusu tarafından adı geçen karakola yeşil torbalar içerisinde traktör ile kömür getirildiği, daha sonra davacı tarafından söz konusu kömürlerden 1.500,00 TL ödenerek satın alındığı, durumun 16/09/2020 tarihinde gelen bir ihbarla öğrenilmesi üzerine davacı hakkında ... Kaymakamlığı'nın 17/09/2020 tarihli Olur'u ile disiplin soruşturması açıldığı, soruşturma neticesinde ''görevi ile ilgili her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak'' fiilinin sübuta erdiğinden bahisle ... Kaymakamlığı'nın ... tarih ve E:... sayılı Erzincan Valiliği "Olur"una haiz işlemi ile davacının güvenlik koruculuğu görevine son verilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.<br>Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.<br>442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.<br>Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 10. alt bendinde; 'Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlama' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir. <br>24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanununun ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir.<br> Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği görülmüştür.<br>442 sayılı Köy Kanunu'nun "Güvenlik Korucularına Verilecek Disiplin Cezalarının Çeşitleri ile Ceza Uygulanacak Fiil ve Haller" başlıklı 74/A maddesi ç) "Görevden Çıkarma" yan başlıklı (ç) / 11. bendi; 'Güvenlik korucularının görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Görevden çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: ...11) Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak,<br>" şeklinde düzenlenmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." hükmü ile "suçun kanuniliği" ilkesi; üçüncü fıkrasındaki "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." hükmü ile "cezanın kanuniliği" ilkesi benimsenmiştir.<br>Ceza Hukukunda, bir eylemin suç sayılabilmesi için, eylem sahibinin kusurlu iradesinden doğması, kanunda yazılı tipe uygun bulunması ve bir yaptırım uygulanmasını gerektirmesi şarttır. Disiplin suçu, kamu görevlisinin ilgili Kanunlarda tanımı yapılan ve kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı taşıyan kuralların ihlali sonucunu doğuran eylemleridir. Ceza ise, suç tanımına uyan eylemi gerçekleştiren kişilere uygulanacak olan ve nev'i, süresi ve miktarları kanunla belirlenen yaptırımlardır. Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği gibi kanunun başka bir ceza öngördüğü eylem için daha ağır bir ceza verilemez. Zira "cezada kanunilik" ilkesi, kişinin belli bir suçla ilgili olarak kanunda öngörülmeyen bir ceza ile ya da kanunda öngörülen daha ağır bir ceza ile cezalandırılmasına imkan vermez. <br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Kanunsuz ceza olmaz" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında da hiç kimsenin, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamayacağı; aynı biçimde, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir cezanın verilemeyeceği yönündeki düzenlemeye yer verilmiştir. <br>Anayasa'nın 38. maddesinde idari suç ve cezalar ile adli suç ve cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından, her ikisi de bu maddede öngörülen ilkelere tabidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5. maddesinde, "Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." denilerek suç ve cazalar hakkında bu Kanunda düzenlenen genel hükümlerin, idari veya adli suç ve ceza ayrımı yapılmaksızın uygulanması gerektiği ifade edilmiştir. <br>5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasındaki "...İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar." şeklinde ifade edilen hükme göre, bir suçun işlendiği zamandaki Kanun hükmü ile sonradan yürürlüğe giren Kanun hükmü birbirinden farklı olduğu takdirde, fail hakkında lehe olan hüküm uygulanacaktır. Lehe olan hükmün saptanabilmesi için suç tarihinde yürürlükte bulunan kanuni düzenleme ile sonradan yürürlüğe giren kanuni düzenlemenin tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerekmektedir. <br>Dava konusu görevden çıkarma işleminin dayanağı olan Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17.ç.10. maddesinde yer alan "Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlama" hükmünün, 442 sayılı Köy Kanunu'nun 74/A.ç.11. maddesinde de yukarıda belirtildiği aynen yer aldığı görülmüştür.<br>Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararında disiplin işleminin dayandığı kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptal edildiği bu nedenle işlemin de hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal hükmü kurulmuş ise de; dava konusu işleme ilişkin temyiz incelemesinin yapıldığı tarihte yukarıda belirtilen; Anayasa Mahkemesi iptal kararı ve bu karar uyarınca 442 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle davacı lehine bir durum oluşmadığı anlaşılmıştır.<br>Bu halde dava konusu fiilin incelenmesinden; davacının ... Jandarma Karakol Komutanlığı'nda nöbetçi olduğu 14/08/2020 tarihinde H.Y isimli güvenlik korucusu tarafından adı geçen karakola yeşil torbalar içerisinde traktör ile kömür getirildiği, davacı tarafından söz konusu yeşil torbalı kömürlerin karakola ait olduğunu görmesine rağmen H.Y. isimli kişiden kendisine de kömür getirmesini istediği, akabinde H.Y'nin kömürleri davacının ... ilçe merkezinde bulunan evinin önüne traktörle getirdiği, durumun 16/09/2020 tarihinde tutanak altına alınan ihbarla ... İlçe Jandarma Komutanlığı'na bildirilmesi üzerine davacı hakkında disiplin soruşturması açıldığı, soruşturma dosyasında yer alan tanıklardan H.Y'nin ifadesinde özetle; ''kömürleri ... Jandarma Karakol komutanlığı'na getirdiğim sırada ... nöbetçiydi. Yanıma gelerek bu kömürlerden bana da getirir misin? getirirsen ben senin hakkını sana öderim dedi. Ben de olur dedim. ... İlçe Jandarma Komutanlığına gittiğimde kömürlerin olduğu alanda kimsenin olmadığını gördüm. 60-70 torba kömürü alarak traktöre kendim yükledim. ...'nun ... ilçe merkezindeki evinin önüne götürerek bıraktım. Kendisini arayarak kömürleri bıraktığımı söyledim. Benim götürdüğüm kömürler 25 kilogramlık yeşil torba içerisindeydi. ... 16/08/2020 tarihinde Ziraat Bankasında bulunan hesabıma 1.500,00 TL gönderdi.'' şeklinde beyanda bulunduğu, L.O ifadesinde özetle; ''... H.Y ile konuştuktan sonra tekrar nizamiyeye geldi. H.Y'nin kömürleri ... İlçe Jandarma Komutanlığı'ndan getirdiğini ve kendisine de 1.500,00TL karşılığında getirebileceğini söylediğini anlattı. Ben de bu işin şakası olmaz Devlet malıdır böyle bir şey yapmayın dedim. ... ise 1.500 TL karşılığında pazarlık yaptığını ancak üzerinde o kadar para olmadığını söyleyerek benden para istedi. Ben de bu işten dolayı para veremeyeceğimi yaptıklarının yanlış olduğunu başlarının belaya girebileceğini söyledim. Daha sonra H.Y. telefonla ...'nu arayarak evin tarifini istedi. ... benim de duyabileceği bir sesle evini tarif etti. H.Y. yaklaşık bir buçuk saat sonra da tekrar arayarak kömürleri evine bıraktım dedi.'' şeklinde beyanda bulunduğu, davacı ... ise ifadesinde özetle; ''14/08/2020 tarihinde ... Jandarma Karakol Komutanlığı'nda nizamiye nöbetçisiydim. H.Y. kendisine ait traktörle karakola yeşil torbalar içerisinde kömür getirdi ve karakoldan ayrıldı. Daha sonra beni arayarak kömür lazım olup olmadığını sordu. Ben de uygun fiyattan olursa alırım dedim. H.Y ise sana uygun fiyattan veririm dedi. Kömürleri nereden alacağını sordum ancak cevap vermedi. Bir süre sonra beni tekrar arayarak kömürleri ...'deki evimin önüne bıraktığını söyledi. Daha sonra arayarak ne kadar borcum olduğunu sordum. O da 1.600,00 TL civarında ödemem gerektiğini söyledi. Ben de 16/08/2020 tarihinde H.Y'nin Ziraat Bankasındaki hesabına 1.500,00 TL yolladım.'' şeklinde beyanda bulunduğu, yine davacının soruşturma kapsamında alınan savunmasında özetle; ''H.Y. beni arayarak kömür ihtiyacın var mı? burada çöpe atılacak kömürler var dedi. Ben de olur dedim. O da evin önüne yıkmış. Herhangi bir ücret ödemedim. Zaten H.Y'de talep etmedi. Pandemi döneminde H.Y'den borç para almıştım. Onu gönderdim.'' şeklinde beyanda bulunduğu, ancak davacının H.Y. isimli şahıstan aldığı kömürlere karşılık olarak verdiği 1.500,00 TL'nin H.Y tarafından rızaen kendisine iade edildiğine dair tutanakların olduğu ayrıca dosyadaki fotoğraf kayıtlarında davacının evinde yeşil renkli kömür torbalarının bulunduğu görüldüğünden davacının görevi ile ilgili çıkar sağladığı hususunun sabit olduğu, davacı hakkında usul ve mevzuata uygun şekilde göreve son işlemi tesis edildiğinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. Kesin olarak, 27/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br><br></font></p></body></html>

memur