<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/3812 E. , 2025/9398 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/3812<br>Karar No : 2025/9398 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Şırnak ili, İdil ilçesi, ... Köyünde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, "gizlilik dereceli belge ve bilgileri açıklamak" fiilini işlediğinden bahisle Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17/ç.2. maddesi uyarınca görevden çıkarma cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin Şırnak Valiliği'nin 18/12/2020 tarihli kararı ile onaylanan İdil Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bakılan davada; Mahkemenin 20/10/2021 tarihli ara kararı ile davalı idareden, davaya konu iddiayla ilgili olarak davacı hakkında başlatılan disiplin soruşturmasının bulunup bulunmadığının sorulduğu, cevabi yazıda; kanuni mevzuat yazılmak suretiyle savunma dilekçesiyle dosyaya sunulan belgelerin ikinci kez sunulduğu, ancak davacı hakkında soruşturma başlatıldığına ilişkin bilgi ve belgelerin sunulmadığının görüldüğü, bu durumda, "gizlilik dereceli belge ve bilgileri açıklamak" fiilinin, Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nde görevden çıkarmayı gerektiren bir disiplin cezası olarak açıkça düzenlenmesi karşısında, işlem tesis edilirken disiplin cezası verilmesine ilişkin usule uyulması zorunlu olmasına karşın; davacı hakkında anılan fiili ile ilgili olarak usulüne uygun olarak soruşturma başlatılmadığı ve davacının usulüne uygun olarak savunmasının alınmadığı, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, Anayasanın 125. maddesi ile getirilen, idarelerin her türlü eylemlerinden ve işlemlerinden doğan zararları tazminle yükümlü tutulduklarına yönelik kural uyarınca, yapılan yargılama ile hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının parasal ve özlük hak talebinin kabulü ile özlük haklarının iadesine, yoksun kaldığı her bir parasal hakkın ödenmesi gerektiği tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, parasal haklara ilişkin fazlaya ilişkin faiz isteminin ise reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararda; 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesi'nin 24/03/2022 tarih ve 31788 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24/02/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile söz konusu ibarenin iptaline karar verildiği, ancak Anayasa Mahkemesince söz konusu iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlamasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesinin uygun görüldüğü, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği, Danıştay 8. Dairesinin bu husustaki içtihadının; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe kadar Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin dayanağı olan 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresi yürürlükte olduğu, ancak Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesi için verilen 9 aylık süre dolmadan 442 sayılı Kanun'a "güvenlik korucularına verilecek disiplin cezaları" şeklinde ekleme yapıldığı, dolayısıyla artık disiplin cezalarında yönetmelik hükümlerinin esas alınamayacağı nedeniyle iptal kararlarının gerekçesini değiştirerek onandığı, yönünde olduğu, Dairelerinin çoğunluk görüşünün; Anayasa Mahkemesince, bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi halinde Anayasa Mahkemesi kararına derhal uyulması gerektiği, zira eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği gibi Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturacağı yönünde olsa da Danıştay 8. Dairesinin kararlarına uyulması yönünde oyçokluğu sağlandığından belirtilen aynı gerekçe ile davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezasında da hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında mevzuata uygun şeklide disiplin soruşturması başlatıldığı, bu kapsamda davacının olaya ilişkin ifadesinin alındığı, davacının ifadesi yetersiz görüldüğünden dava konusu işlemin tesis edildiği, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br> <br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> MADDİ OLAY : <br> Şırnak ili, İdil ilçesi, ... Köyünde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacının, 10/10/2020 tarihinde CİMER'e yapmış olduğu müracaatın ekine karakollar arası bilgi ve iletişim için kullanılan mesaj emrini de eklediği, bu hususun öğrenilmesi üzerine İdil Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile davacının olaya ilişkin savunmasının istendiği, savunmanın yetersiz bulunduğu, İdil Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı kararının Şırnak Valiliği'nin 18/12/2020 tarihli kararı ile onaylanması üzerine davacının görevine son verilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.<br> Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.<br> 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.<br> Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 2. alt bendinde; 'Gizlilik dereceli belge ve bilgileri açıklamak' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir. <br> 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir.<br> Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği görülmüştür.<br> 442 sayılı Köy Kanunu'nun "Güvenlik Korucularına Verilecek Disiplin Cezalarının Çeşitleri ile Ceza Uygulanacak Fiil ve Haller" başlıklı 74/A maddesi ç) "Görevden Çıkarma" yan başlıklı (ç) / 2. bendi; 'Güvenlik korucularının görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Görevden çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: ...2) Gizlilik dereceli belge ve bilgileri açıklamak,<br>" şeklinde düzenlenmiştir. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." hükmü ile "suçun kanuniliği" ilkesi; üçüncü fıkrasındaki "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." hükmü ile "cezanın kanuniliği" ilkesi benimsenmiştir.<br> Ceza Hukukunda, bir eylemin suç sayılabilmesi için, eylem sahibinin kusurlu iradesinden doğması, kanunda yazılı tipe uygun bulunması ve bir yaptırım uygulanmasını gerektirmesi şarttır. Disiplin suçu, kamu görevlisinin ilgili Kanunlarda tanımı yapılan ve kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı taşıyan kuralların ihlali sonucunu doğuran eylemleridir. Ceza ise, suç tanımına uyan eylemi gerçekleştiren kişilere uygulanacak olan ve nev'i, süresi ve miktarları kanunla belirlenen yaptırımlardır. Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği gibi kanunun başka bir ceza öngördüğü eylem için daha ağır bir ceza verilemez. Zira "cezada kanunilik" ilkesi, kişinin belli bir suçla ilgili olarak kanunda öngörülmeyen bir ceza ile ya da kanunda öngörülen daha ağır bir ceza ile cezalandırılmasına imkan vermez. <br> Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Kanunsuz ceza olmaz" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında da hiç kimsenin, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamayacağı; aynı biçimde, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir cezanın verilemeyeceği yönündeki düzenlemeye yer verilmiştir. <br> Anayasa'nın 38. maddesinde idari suç ve cezalar ile adli suç ve cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından, her ikisi de bu maddede öngörülen ilkelere tabidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5. maddesinde, "Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." denilerek suç ve cazalar hakkında bu Kanunda düzenlenen genel hükümlerin, idari veya adli suç ve ceza ayrımı yapılmaksızın uygulanması gerektiği ifade edilmiştir. <br> 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasındaki "...İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar." şeklinde ifade edilen hükme göre, bir suçun işlendiği zamandaki Kanun hükmü ile sonradan yürürlüğe giren Kanun hükmü birbirinden farklı olduğu takdirde, fail hakkında lehe olan hüküm uygulanacaktır. Lehe olan hükmün saptanabilmesi için suç tarihinde yürürlükte bulunan kanuni düzenleme ile sonradan yürürlüğe giren kanuni düzenlemenin tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerekmektedir. <br> Dava konusu görevden çıkarma işleminin dayanağı olan Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17/ç.2. maddesinde yer alan "Gizlilik dereceli belge ve bilgileri açıklamak" hükmünün, 442 sayılı Köy Kanunu'nun 74/A.ç.2. maddesinde de yukarıda belirtildiği şekilde aynen yer aldığı görülmüştür.<br> Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararında disiplin işleminin dayandığı kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptal edildiği bu nedenle işlemin de hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal hükmü kurulmuş ise de; dava konusu işleme ilişkin temyiz incelemesinin yapıldığı tarihte yukarıda belirtilen; Anayasa Mahkemesi iptal kararı ve bu karar uyarınca 442 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle davacı lehine bir durum oluşmadığı anlaşılmıştır.<br> Bu halde dava konusu fiilin incelenmesinden; İdil Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığının davacının savunması hakkındaki yazı içeriğinden; davacının 10/10/2020 tarihinde CİMER'e hiteben yazmış olduğu Güvenlik korucusu E. Ö.'nün nöbet faaliyetlerine iştirak etmeyerek, Botaş'ta bahçıvanlık yaptığı, ilgili karakol komutanının güvenlik korucularına eşit davranmadığına ilişkin şikayetine karakollar arası bilgi ve iletişim için kullanılan mesaj emrini eklediğinin tespit edildiği, bu mesaj emrini nasıl ve ne şekilde temin ettiğine dair savunmasının istendiği, davacının savunmasında; "Evrakı masada gördüm dikkatimi çekti bende resmini çektim." hususlarının yer aldığı görülmüştür. Bu durumda davacının öncelik derecesi "ivedi", gizlilik derecesi "gizli" olan bir mesaj emrini, gizlice temin ederek ve bu mesajı da ek yaparak karakol komutanını şikayet ettiği anlaşıldığından davacının gizlilik dereceli belge ve bilgileri açıklamak fiilini işlediği hususunun sabit olduğu, davacı hakkında usul ve mevzuata uygun şekilde göreve son işlemi tesis edildiğinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br> Her ne kadar İdare Mahkemesi tarafından, davacı hakkında soruşturma yapılmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, Bölge İdare Mahkemesince de bu kararın istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmişse de; Dairemiz yerleşik içtihadına göre; güvenlik korucularının görevlerine son verilmesine ilişkin disiplin yaptırımları ve buna bağlı işlemlerin tamamında savunma alınma zorunluluğu bulunmasına rağmen, her dosyada soruşturma yapılması gerekmemektedir. Dava konusu olayın niteliği, davacının iddiaları nedeniyle araştırılması gereken hususların varlığı halinde soruşturma yapılması gerektiği açıktır. Dava konusu işlemin dayanağı fiil ile ilgili olarak davacıdan başkaca kimsenin ifade/savunma ya da tanıklığına ihtiyaç bulunmadığından soruşturma yapılmaması işlemi kusurlandırmamaktadır.<br>Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali, parasal ve özlük hak talebinin kabulü ile özlük haklarının iadesi, yoksun kaldığı her bir parasal hakkın ödenmesi gerektiği tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi, parasal haklara ilişkin fazlaya ilişkin faiz isteminin ise reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin gerekçeli reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. Kesin olarak, 03/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
memur