<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/4632 E.  ,  2025/7914 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/4632<br>Karar No : 2025/7914<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi<br> / ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ...tarih ve ...sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; davacının Bank Asya'da ... müşteri numarası ile 11/09/2014 tarihinde açılmış hesabının bulunduğu, bahse konu hesaba 11/09/2014 tarihinde 1.592,58-TL para girişi olduğu ve aynı tarihte 56.000,00-TL yatırılmak suretiyle 92 günlük katılım hesabı açıldığı, ayrıca 20/01/2015 tarihinde 50.266,62-TL tutarlı 31 günlük katılım hesabı açıldığı, davacının Bank Asya'daki hesap hareketlerinin değerlendirmesinden, örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte hesap açtığı ve paralar yatırdığı, anılan bankaya yatırdığı paraların ve açtığı hesabın iltisak ve irtibat çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, davacının durumunun değerlendirilmesinde, hükme esas alınabilecek nitelikte görülen komisyon tespiti dikkate alındığında davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının olduğu anlaşıldığından, davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, söz konusu kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakına dair somut hiçbir delilin bulunmadığı, Bank Asya'da hesap açmasının ve bu hesaba para yatırmasının talimatla olmadığı, babasının kendisine ait ... parsel arsayı satması üzerine elde edilen meblağ ile öncelikle borcunu ödediği ve geri kalan kısmını ise kendisine ve iki kardeşine verdiği, küçük kardeşinin paranın bölünmesi halinde kimsenin yararına olmayacağını söylemesi üzerine babasından söz konusu meblağı teslim aldığı ve ortanca kardeşinin faiz hassasiyeti bulunması nedeniyle de bankaya yatırmak yerine evinde bulunan kasada muhafaza etmeye başladığı, bulunduğu mahallede hırsızlık vakalarının artması üzerine daha güvenilir bir yerde muhafaza etme ihtiyacı duyduğu ve ortanca kardeşin faiz hassasiyeti nedeniyle Bank Asya ile Kuveyt Türk Katılım Bankası arasında kararsız kaldığı, Kuveyt Türk Katılım Bankası'nın yerli olmaması nedeniyle tercihini Bank Asya'dan yana kullandığı, söz konusu meblağı bankaya yatırdıktan sonraki tek hesap hareketinin bu meblağı dolara çevirmek olduğu, diğer bankalarda da hesabı olduğu ve o bankaları daha yoğun şekilde kullandığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:<br> Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.<br> Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.<br> MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.<br> 29/04/2017 tarih ve 30052 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 689 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir<br> Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvuru, anılan Komisyonun ...tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.<br> Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.<br> AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).<br> Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.<br>Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının Bank Asya'da örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte hesap açtığı ve bu hesaba paralar yatırdığı belirtilmiş ve bu eylemlerin FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisak olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. <br>Davacı tarafından bu tespitle ilgili olarak; Bank Asya'da hesap açmasının ve bu hesaba para yatırmasının talimatla olmadığı, babasının kendisine ait 4 parsel arsayı satması üzerine elde edilen meblağ ile öncelikle borcunu ödediği ve geri kalan kısmını ise kendisine ve iki kardeşine verdiği, küçük kardeşinin paranın bölünmesi halinde kimsenin yararına olmayacağını söylemesi üzerine babasından söz konusu meblağı teslim aldığı ve ortanca kardeşinin faiz hassasiyeti bulunması nedeniyle de bankaya yatırmak yerine evinde bulunan kasada muhafaza etmeye başladığı, bulunduğu mahallede hırsızlık vakalarının artması üzerine daha güvenilir bir yerde muhafaza etme ihtiyacı duyduğu ve ortanca kardeşin faiz hassasiyeti nedeniyle Bank Asya ile Kuveyt Türk Katılım Bankası arasında kararsız kaldığı, Kuveyt Türk Katılım Bankası'nın yerli olmaması nedeniyle tercihini Bank Asya'dan yana kullandığı, söz konusu meblağı bankaya yatırdıktan sonraki tek hesap hareketinin bu meblağı dolara çevirmek olduğu, diğer bankalarda da hesabı olduğu ve o bankaları daha yoğun şekilde kullandığı ileri sürülmüştür.<br>Dosyanın incelenmesinden, davacının Bank Asya'da ilk hesap açılış tarihinin 11/09/2014 olduğu, aynı tarihte 56.000,00-TL yatırmak suretiyle 92 günlük katılım hesabı açtığı ve altın cari mevduat hesabına yine bu tarihte 18,10 gram altın yatırdığı, davacı tarafından söz konusu hesapta döviz alış ve satış, virman, katılım hesabı açma ve katılım hesabını temdit etme, hurda altın yatırma gibi rutin bankacılık işlemlerinin gerçekleştirildiği, Banka yönetiminin tamamının TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihinden sonraki dönemde de hesabında para ve altın bulundurmaya devam ettiği, Bank Asya'daki bankacılık işlemlerinin terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütsel amaçla yapıldığına dair somut bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, Bank Asya hesap hareketlerinin, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.<br> Bununla birlikte UYAP ortamında yapılan incelemede, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme veya üye olma suçundan yürütülen bir ceza kovuşturmasının ya da açılan bir ceza soruşturmasının da bulunmadığı görülmüştür.<br>Diğer taraftan, yukarıda belirtilen husus dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br><br>Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.<br><br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; <br>2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda yer verilen gerekçeyle BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>

memur