<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/15604 E. , 2025/8491 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2022/15604<br>Karar No : 2025/8491<br><br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı / ...<br>VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi...... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İmam-hatib olarak görev yapan davacının, FETÖ terör örgütü ile irtibatı/iltisakı nedeniyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına yönelik Diyanet İşleri Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; olağanüstü hal dönemine ilişkin mevzuat hükümleriyle, terör örgütlerine veya Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişilerin kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılması sonucuna ulaşılmak istendiği, buna göre, kamu görevinden çıkarmanın, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen diğer yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlandığı, devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen "yapı", "oluşum" veya "gruplar"la bağ kurulmasının yeterli görüldüğü, diğer taraftan maddeye göre kamu görevinden çıkarma tedbirinin uygulanabilmesi için söz konusu bağın yapıya, oluşuma veya gruba "üyelik" veya "mensubiyet" şeklinde olması zorunlu olmayıp, "iltisak" ya da "irtibat" şeklinde olmasının da yeterli olduğu, bu aşamada yapılacak değerlendirmenin bir "kanaati" ifade ettiği, bu kanaatin cezai sorumluluğun bulunup bulunmadığından bağımsız olarak sadece görevde kalmanın uygun olup olmadığı yönünde bir değerlendirmeden ibaret olduğu, buna göre; davacı hakkındaki ceza mahkemesi kararı, soruşturma raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, her ne kadar, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verilmiş ise de, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmenin suç örgütü üyeliğini irdeleyen ceza mahkemesi kararından bağımsız olduğu gözetildiğinde, davacının, 2005-2013 yılları arasında fetö/pdy silahlı terör örgütü'ne müzahir zaman gazetesi ve sızıntı dergisi aboneliklerinin bulunduğu, 17/25 Aralık 2013 tarihinden sonraki dönemde, 27.02.2014 tarihli sosyal medya görüşme kayıtlarında fetö/pdy silahlı terör örgütü elebaşından "hoca efendi" olarak bahsettiği, daha sonra bu ifadeyi kullandığı için pişman olduğunu beyan ettiği, OHAL kapsamında kapatılan kimse yok mu derneğine birisi 16.06.2014 tarihi olmak üzere iki kez bağışta bulunduğu, 03.06.2014 tarihinde Bank Asya hesabındaki parasını çektiği, ancak 17.06.2014 tarihinde söz konusu banka hesabına 2.700.-TL yatırdığı, 12.01.2014 - 12.05.2015 tarihleri arasında Bank Asya'da aktif kredi kartı kullanımlarının bulunduğu, bylock hesabı bulunmasa da bylock yazışmalarında yurt dışındaki görev yeri belirtilmek suretiyle adının geçtiği görülmekte olup, söz konusu eylemleri nedeniyle Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan silahlı terör örgütüyle irtibatlı/iltisaklı olduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı/iltisaklı olduğu şeklinde değerlendirilmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, Anayasa'daki sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği açık olduğundan, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, ...Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde beraat ettiği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, hiç bir zaman talimat ile Bank Asya Bankasında hesap açmadığı ve para yatırmadığı, hukuki güvenlik ilkesinin ihlal edildiği, Devletin ve çalıştığı kurumun güvenliğini tehlikeye düşürebilecek ideolojik veya yasa dışı faaliyetlerde bulunmadığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesince verilen karar usul ve hukuka uygun olduğundan, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: <br>Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. <br>Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.<br>MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır.<br>23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(a) maddesinde; 27/07/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na tabi personelden terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin ilgili Kuvvet Komutanının teklifi, Genelkurmay Başkanının inhası, Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.<br>Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye Geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;...1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.'' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(a) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu Geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.<br>Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca ... tarih ve ... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır.<br>Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.<br>Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan açılan ceza davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararı ile beraat kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. <br>Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. <br>AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).<br> Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir. <br>Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. <br>Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır. <br>375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinde yer alan, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına karar verilir'' hükmü gereğince davacı hakkında dava konusu işlem tesis edilmiştir.<br>Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönünde davalı idarece yapılan değerlendirmenin de kuşkusuz keyfilikten uzak olması gerekir.<br>Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün hatta olayın niteliğine göre gereklidir.<br>Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarece, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin gerekçesi olarak davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönündeki değerlendirmenin gösterildiği, İdare Mahkemesince... tarih ve E:...sayılı ara karar ile davalı idareden, dava konusu işleme esas alınan bilgi ve belgelerin istenildiği, cevaben gelen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğu iddiasıyla yürütülen idari soruşturma neticesinde, "...Serinhisar İlçesi'nde görev yaptığı 2003-2010 yıllarında FETÖ/PDY'nin faaliyet ve organizasyonlarında ihraç edilen din görevlileriyle birlikte hareket ettiği, bu yapıyla iltisaklı öğrenci yurtlarında hafizlık eğitimi vermek vaadiyle öğrenci topladığı ve bu öğrencilerin hafizlık yapmalarında görev aldığı, sohbet adı altındaki toplantılara katıldığı, bu yapının önde gelenlerinden olduğu, ihraç edilen şahıslardan bahsedilince şüphelinin nasıl hala görevde bulunduğuna insanların şaşırdığı, halk arasında şüphelinin uzun süredir yurt dışında bulunmasından dolayı gözden kaçtığı ve Türkiye'de olsaydı şimdiye kadar ihraç edilirdi şeklinde konuşmalar geçtiği, bu yapıya kurban bağışında bulunduğu ve başkalarından deri, kurban ve himmet topladığı, 2005-2013 yılları arasında Zaman Gazetesi ve Sızıntı Dergisi aboneliğinin bulunduğu, 2010-2013 yıllarında FETÖ'cülerle birlikte hareket ettiği, sohbet adı altındaki toplantılara katıldığı, ... Camii cemaatinden bazı kişilerce bu yapıyla irtibatlı ve iltisaklı olduğunun söylendiği, 15 Temmuz darbe girişiminden sonraki süreçte Denizli İl Müftülüğü personelinden ve merkezde görev yapan din görevlilerinden şüphelinin FETÖ'cü olduğuyla ilgili söylemlerde bulunanların olduğu, 01.03.2014 tarihli Facebook mesajlaşmasında örgütün elebaşı Fethullah GÜLEN için “hoca efendi” şeklinde hitapta bulunduğu, Asya Katılım Bankası A.Ş.'de bulunan parasını 03.06.2014 tarihinde çektiği, ancak 17.06.2014 tarihinde vadesiz hesabına 2.700.-TL para yatırdığı, kendisi ve eşi adına Asya Emeklilik ve Hayat A.Ş.'deki bireysel emeklilik taksitlerinin vadesiz hesabından ödenmeye devam ettiği, 12.01.2014-12.05.2015 tarihleri arasında aktif kredi kartı (bankomat kartı aracılığıyla) kullanımının bulunduğu, OHAL kapsamında KHK ile kapatılan Kimse Yokmu Dayanışma ve Yardımlaşma Derneğine 16.06.2014 tarihinde 3.000 TL bağışta bulunduğu, ByLock yazışmalarında isminin ve görev yerinin geçtiği, bu hususun hakkında düzenlenen iddianamede de teyit edildiği ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak üzere örgüt üyeliğinden yargılanması gerektiği kanaatine varıldığı göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu eylem ve söylemleriyle 17-25 Aralık 2013 sürecinden önce ve sonra FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğu her türlü şüpheden uzak, kesin ve net bir biçimde anlaşıldığı..." tespitleriyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye 7145 sayılı Kanun ile eklenen geçici 35.maddenin B/10 fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasının uygun olacağı yönünde teklif getirildiği, teklif doğrultusunda 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarıldığı, davacı hakkında "silahlı terör örgüte üye olmak" suçundan ...Ağır Ceza Mahkemesinde açılan ceza davasında, yapılan yargılama sonucunda, "...... İl Emniyet Müdürlüğünün 19/03/2020 tarihli bylock sorgulama tutanağına göre sanığın TC Kimlik numarası üzerinden yapılan bylock sorgusunda herhangi bir bylock program kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, Bank Asya isimli bankada hesabının bulunduğu ancak örgüt liderinin talimatı sonrasını kapsayan 2014 yılı ve sonrasında talimat ile para yatırdığına veya katılım hesabı açtığına dair herhangi bir kaydın bulunmadığı görüldüğü, dosya içerisinde bulunan E.H., S.S. ve R.K. isimli şahıslara ait bylock yazışma içeriklerinde "..." şeklinde yazışmanın bulunduğu, bahse konu yazışma ile ilgili tanık S.S. ve R.K.'nın mahkememizce dinlenildiği, bylock kullanmadıklarını ve sanığı tanımadıklarını beyan ettikleri, sanık savunmasında; din görevlisi olduğunu, Denizli Pamukkale İlçe Müftülüğünde çalıştığını, bir dönem Diyanet İşleri Başkanlığının görevlendirmesi ile Almanya'da yurt dışı görevinde bulunduğunu, bu görevlendirmenin fetö ile alakasının olmadığını, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ettiği, bu hususta soruşturma safhasında emniyette etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde örgüt ile bağlantılı olduğunu bildiği şahısları teşhis ettiği, kendisinin bir dönem örgütün sohbet toplantılarına katıldığını, bundan pişman olduğunu, bu nedenle emniyete giderek hakkında bir soruşturma olmadan etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan etmiş ise de, savunmaları ve dosyada toplanan deliller ışığında örgütün sadece sohbet toplantılarına katıldığı, bylock yazışma içeriklerinde her ne kadar adı geçse de sanığın örgüt içerisinde herhangi bir faaliyetinin bulunduğuna dair bir delilin olmadığı, ...Derneği'ne üye olduğu görülmüş ise de, söz konusu derneğin fetö/pdy ile bağlantısının tam olarak tespit edilemediği anlaşılmakla, sanığın örgütün sohbet toplantılarına katılmasından ibaret olan eyleminin tek başına silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmaya yeterli olmadığı..." gerekçesiyle... tarihli ve E...., K.... sayılı karar ile beraatine yönelik hüküm tesis edildiği, İdare Mahkemesince idari soruşturma raporu, ceza mahkemesi kararı değerlendirilerek davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Bu nedenle, öncelikle; davalı idarece dava dosyasına sunulan davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin değerlendirilmesi, gerek görülmesi halinde yeniden sorulması, öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için;<br> "Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığından; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulmasına, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların, (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının istenilmesine,<br> Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan; davacının, müflis Asya Katılım Bankası AŞ’de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, hesap no, hesap açılma tarihi, işlem tarihleri, işlemlerin mahiyeti, tutarı yer alacak şekilde) istenilmesine,<br>Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığının sorularak, var ise tespitine ilişkin belge ve raporların istenilmesine,<br>Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulundan (MASAK); davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde) istenilmesine,<br> İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika/federasyon/konfederasyonlarda yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine,<br>Vakıflar Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine,<br> Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketinden; davacının Digitürk aboneliğinin bulunup bulunmadığı, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediğinin, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiğinin sorularak, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümünün ve diğer bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenilmesine" yönelik yapılacak ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. <br>Kuşkusuz yukarıda anılan değerlendirme yapılırken davacı hakkındaki varsa ceza kovuşturmasındaki (kesinleşmiş takipsizlik ya da beraat kararı ile sonuçlanmış olsa dahi) tespitlerin de irtibat ve iltisak noktasında göz önüne alınması gerekmektedir.<br>Bu itibarla, belirtilen hususlarda araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeyle davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; <br> 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, <br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 03/07/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br></font></p></body></html>
memur