<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/13406 E.  ,  2025/8104 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2022/13406<br>Karar No : 2025/8104<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLLERİ : Av...., Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararında; davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı tarihte ve FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimatından sonraki dönemde hesap hareketlerinin bulunduğu, bu kapsamda davacının Bank Asya'daki hesap bakiyesi 31/12/2013 tarihinde 11.786,86 TL iken; mezkur hesaba 17/02/2014 tarihinde 1.000,00 TL, 22/05/2014 tarihinde 500,00 TL, 24/07/2014 tarihinde 1.000,00 TL, 27/11/2014 tarihinde 1.250,00 TL tutarında para yatırdığı ve aynı hesaba muhtelif tarihlerde farklı tutarlarda para girişi olduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine 2014-2016 yılları arasında ödeme bilgisi bulunduğu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/137527 soruşturma sayılı dosyasında, davacının örgüt talimatından sonraki dönemde Bank Asya'da hesap hareketleri bulunduğunun tespit edildiği, ancak bu tespitin silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyet için yeterli olmadığının değerlendirildiği ve bu kapsamda FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma/yardım etme suçu için hakkında kovuşturma açılmasına yeter delil elde edilemediğinden kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakta ise de anılan tespitin ceza yargılamasından bağımsız olarak davacının terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı yönünden hükme esas alınabileceği, aktarılan Komisyon tespitleri ile ceza yargılamasında elde edilen deliller birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .. İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : FETÖ/PDY terör örgütü ve darbe girişimiyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, OHAL KHK'si kapsamında alınan tedbirlerin OHAL dönemi ile sınırlı olduğu, Bank Asya'ya terör örgütünün talimatı ile finansal destek verdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, Kimse Yok Mu Derneği'ne yalnızca insani yardım amacıyla bağış yaptığı, hakkında yürütülen ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, masumiyet karinesi ve suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, gereği görüşüldü: <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: <br> Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. <br> Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.<br> MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.<br> 07/02/2017 tarih ve 29972 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 686 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personellerine ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde: ''(1) erör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin 24/06/2021 tarih ve E:2018/81, K:2021/45 sayılı kararıyla 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir.<br>Davacı, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru ... tarih ve .. sayılı işlem ile reddedilmiştir.<br> Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.<br> Öte yandan, davacının, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan adli soruşturmada ... Cumhuriyet Başsavcılığının... tarih ve S:..., K:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmüştür.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, "meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan "olağanüstü tedbir" niteliğindedir.<br> AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).<br> Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. <br> Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.<br> Dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında; <br> - Davacının, Bank Asya'da hesabının bulunduğu, bahse konu hesap bakiyesi 31/12/2013 tarihinde 11.786,86-TL iken mezkur hesaba 17/02/2014 tarihinde 1.000,00-TL, 22/05/2014 tarihinde 500,00-TL, 24/07/2014 tarihinde 1.000,00-TL, 27/11/2014 tarihinde 1.250,00-TL para yatırıldığı ve aynı hesaba muhtelif tarihlerde farklı tutarlarda para girişi olduğu, <br> - FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine 02/01/2014 - 05/04/2016 tarihleri arasında 909,00 TL para gönderdiği,<br> tespitlerine yer verilmiştir.<br> Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen adli soruşturma neticesinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/137527 soruşturma sayılı dosyasında: "...Bank Asya isimli bankada hesabının bulunduğu ve bir kısım bankacılık araçlarını kullandığı ve hesabın aktif olarak kullanıldığı tespit edilmiş ise de hesap hareketlerinde yapılan incelemede örgüt liderinin talimatı üzerine herhangi bir işlem tesis ettiklerine dair aleyhlerine değerlendirilebilecek bulguların elde edilemediği, ... Samanyolu, Kanaltürk, Yumurcak, Bugün Tv gibi örgütün basın yayın organlarından olan kanalların ... dijital platformlardan çıkarılmasının akabinde ... şüpheliler hakkında aleyhlerine değerlendirilebilecek herhangi bir hususun tespit olunamadığı, ... üzerlerine atılı bulunan suçu işlediklerine dair haklarında kamu davası açılabilmesi için gerekli bulunan her türlü şüpheden uzak somut ve yeterli delillerin elde edilemediği..." gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. <br>Davacı tarafından, FETÖ/PDY örgütü ile bir irtibatının bulunmadığı, örgüt üyeliği suçundan yapılan soruşturmada hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Bank Asya'ya örgüt talimatıyla para yatırmadığı, talimat tarihi olarak nitelendirilen dönem öncesinde ve sonrasında da bankayı aktif olarak kullandığı, Kimse Yok Mu Derneği'ne yaptığı bağışların insani amaçla olduğu, bunun yanı sıra Kızılay, İHH gibi yardım kuruluşlarına insani yardım amacıyla SMS gönderdiği ileri sürülmüştür.<br>Bank Asya'da hesabının bulunduğu, talimat dönemleri içerisinde para yatırdığı ve bakiye artışı olduğu tespitine ilişkin olarak davacının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Banka hesabının 2012 yılında açıldığı, açılış tarihinden itibaren gerek para yatırma ve harcama, gerek ise katılım hesabı açmak suretiyle yatırım amacıyla kullanıldığı, bankanın örgüte finansal destek sağlamak amacıyla desteklendiği dönemin başlangıcı olarak kabul edilen Ocak 2014 tarihine gelindiğinde halihazırda hesapta 11.786,86 TL varlık bulunduğu, bankanın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihi itibarıyla 17.172,98 TL hesap bakiyesi bulunmakta ise de, bu tarih sonrasında da hesabın kullanılmaya devam edildiği, ayrıca davacı tarafından gerçekleştirilen para yatırma işlemlerinin, örgütsel çağrılar üzerine finansal destek yapılmak amacıyla kitlesel olarak gerçekleştiği tespit edilen Ocak 2014, Eylül 2014, Şubat 2015 dönemlerinde de gerçekleşmediği, bu bağlamda davacının anılan hesabı rutin bankacılık işlemleri yapmak haricinde başka bir amaçla kullanmadığı yolundaki iddiasına itibar edilmesi gerektiği, şu halde göre komisyon tarafından tespit edilen ve temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesince hükme esas alınan para hareketlerinin bütünü değerlendirildiğinde, rutin bankacılık işlemleri olduğu kanaatine varılan para hareketlerinin davacının örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.<br> Ayrıca, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne 02/01/2014 - 05/04/2016 tarihleri arasında 909,00 TL para gönderdiği bilgisi hükme esas alınmış ise de, Kimse Yok Mu Derneğine gönderilen paraların insani duygularla bağış amacı dışında örgüte mali destek sağlamak amacıyla yapıldığına dair dava dosyasında herhangi bir somut tespit bulunmadığı görüldüğünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakı bulunduğunu ortaya koyan nitelikte bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.<br> Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br></font></p></body></html>

memur